#31277
Anonim
Pasif
izmirligizem;9851 wrote:
İznik konseyinde ( İ.S. 325’te ) Oğul’un ” Homeosis to Patri ” olduğu ifade edildi. Yani ” Baba ile aynı öze paydaş “. Latin dillerinde ” person ” un kazandığı anlamla, Türkçede en uygun ifade ” benlik” tir.

peki sayın çölgeçen arada geçen 3 asır insanlar neye inanıyordu?o zamana kadar inançta birlik diye bişey sözkonusmuydu?aziz aryusun fikirleri çok başkaydı.aryusun fikirlerine cevabınız nedir?çünkü biliyorsunuzki aryus isanın kul olduğunu ve tanrı ile ayne öze sahip olmadığını ileri sürüyordu.bu konudaki cevaplarınızı merak ediyorum.

Aslında bu konudaki en büyük yanılgı İsa’nın Tanrısallı’ğının İznik Konseyin’de kabul edildiğini düşünmek. İznik Konseyi’nde bir şey kabul edilmedi. Sadece İncil ayetleri okunarak, o ayetlerin nelerden bahsedildiği tartışıldı.

İznik Konseyi’nden 100lerce yıl öncesine gidelim…

Matta bölümünün hangi tarihte yazıldığı tam manasıyla bilimemektedir; ama 325 yılından sonra da yazılmadığı bir gerçektir:) Muhafazakarların araştırmalarına göre Matta bölümünün yazımı 70 ila 80 yılları arasında bitmiştir. Liberallere göre de Matta bölümünün yazımı 80 ile 100 tarihleri arasında bitmiştir. Matta bölümüne baktığımız zaman, Petrus’un Mesih İsa için “Sen yaşayan Tanrı’nın Oğlu, Mesih’sin” dediğini görürüz. Bu sözler Konsilden 225-255 yıl kadar önce telafuz edildiğini ve bu sözlerle Petrus tarafından İsa’nın “Tanrı’nın Oğlu” olduğu vurgulanmaktadır.

Ya da Yuhannaya bakalım… Yuhanna bölümünün de kaç yılında yazıldığı tam olarak bilinmemekle birlikte liberaller Yuhanna bölümünün yazımının 90 ila 100 yılları arasında bittiğini düşünmektedirler. Ve yine Yuhanna 1:1 ayetlerinde İsa’nın Tanrısallığı apaçık bir şekilde vurgulanmaktadır. Ve bu ayetlerde Konsilden 225-235 yıl kadar önce yazılmıştır!

Hristiyanlar Konstantin’i savunmaktadırlar… Bu adam neden savunulur inanın ki anlayabilmiş değilim…Konstantin’i burada tartışmayacam, zaten bir çok kişi tarafından Konstantin’in kim olduğu, ne olduğu bilinmektedir… Ama sonuç olarak… Konstantin iyi bir insan olsa da, kötü bir insan olsa da (ki bana göre kötüdür) İsa’nın Tanrısallığını onaylama konusunda ya da onaylamama konusunda en ufak bir hükmü yoktur. Sonuçta İsa’nın Tanrısallığı konsilden yaklaşık 3 asır önce onaylanmıştı!

Peki, “Aryus’a ne olduda böyle düşündü?” derseniz… Bunu ancak Rab bilir… Geçenlerde Kores güzel bir konuya deyindi, Aryus’a ya da başka kişilere gelene kadar Mesih’e Yahuda ihanet etmişti. Mesih’in öğretilerini yadsıyan, onların dışına çıkan Yahuday’dı. O Yahuda ki Mesih’in yanında birbir yer almış öğrencisiydi. Yani bu tarz şeyler bütün dinler için her zaman vardır ve olacaktırda…

Turan Dursun’u örnek alalım (Turan Dursun’u hiç bir şekilde sevmediğimi ve taktir etmediğimi belirtmek isterim). Turan Dursun Muhammed’in Türklerden nefret ettiğini ve “Türkleri öldürün” dediğini ileri sürer. Kendince bu düşüncesini de hadislerle destekler. Çok açık bir şey söyliyeyim, inanın ki ben bu konuda Turan Dursun’a inanmıyorum. Neden? Çünkü Kuran-ı Kerim’i açıp okuduğumda, “Türklerden nefret edin” diye bir ayetle karşılaşmadım.

Aynı şeyi, sizin içinde tavsiye ederim. İnsan düşüncelerini bir yana koyun. Çünkü ağzı olan ileri geri konuşuyor. Dinleri kanağından, birinci ağızdan, Kutsal Metinlerden değerlendirin.