#28457
Anonim
Pasif

SİZ KİMİN TARAFINDA SAVAŞIYORSUNUZ?

(J.M. Boice)

Eğer şeytana hizmet ediyorsanız ve onun yalanlarına inanıyorsanız , kaybeden taraf için çalışıyorsunuz. Tanrı’nın tarafı kazanan taraftır.

Tanrı’nın nihai tasarısı budur. Tanrı, yeniden doğmuş, yani O’na gönüllü olarak itaat eden ve O’nu seven insanları kullanarak şeytanı ve onun cinlerinden oluşan ordusunu yenecek ve bütünüyle yıkıma uğratacaktır.

Tanrı’nın bizi niçin bu savaşın içine sürüklediğini merak ediyor olabilirsiniz. Unutmayın ki, şeytan bahçede, Tanrı’nın yarattığı insanı yenilgiye uğratmış ve Tanrı’nın insanlara ait olmasını istediklerini onlardan çalmıştı. Aslında insan aldanarak onları İblise vermişti. Tanrı’nın iblisten geri alıp tekrar insana vermesi hukuksuz bir davranış olurdu.

Tanrı’nın şimdi yaptığı, bahçede gerçekleşen olaylardan sonra yapıyor olduğu ve amacı tamamlanana dek yapmayı sürdüreceği şey şudur : İnsanları donatarak şeytanın çaldıklarını geri alabilecek yeteneğe kavuşturmak.

Tanrı’nın tasarısındaki kişi İsa’dır.
(Joyce MEYER)

Tanrı’nın yılana sonunda başının ezileceğini (yani yetkisinin yok edileceğini) söylediği Yaratılış 3. bölümden öykümüze devam edelim. Tanrı ne olacağını önceden söylemişti. Eğer Tanrı söylerse, dediği kesinlikle gerçekleşir.

Ancak gerçekleşmeden önce, yeryüzünde insanlar çoğalana dek iki bin yıl geçti. Günah da sorunlar da çoğaldı. Günahın çoğaldığı yerde, sorunlar da mutlaka çoğalır.

İnsanlar hem kutsallıktan, hem de doğruluktan uzaktı ve Tanrı ile doğru bir ilişkileri yoktu. İnsanın bedeninde günah yer etmişti. İnsanların günahlı bir benliği vardı. Başka bir deyişle, insanın günah işlemesi onun için olağan bir duruma gelmişti. Günah işlemek için çaba harcaması gerekmiyordu, zaten işleyiveriyordu. Aslında günah işlemeden duramıyordu.

Çocuklar doğdukları zaman günahlı bir benlikle dünyaya geliyorlardı. Çocuklar akılları erene dek günahlarından sorumlu tutulmazlar ve bu yaş sınırı her çocuk için değişik olabilir. Yaptıklarının Tanrı’ya karşı günah olduğunu fark edebilecekleri yaşa geldikleri zaman , Tanrı’yı seçmek ya da O’nu reddetmek fırsatına sahip olurlar.

Benim günahlı bir benliğim var, sizin de öyle; herlesin günahlı bir benliği vardır. Onu doğduğumuzda alıyoruz. Günahımızın farkına vardığımız zaman da Tanrı’ya karşı sorumlu oluyoruz.


Yuhanna 8:44 ‘de olduğu gibi; şeytanın düşmüş bir varlık olduğunu unutuyoruz.

– Şeytanın gerçekle hiçbir ortaklığı yoktur.
– O, yalancıdır ve yalanların babasıdır.
– Luka 10:18 ‘de ifadesini bulduğu gib; o, başlangıçtan beri katildir.
– Şeytan; ceheneme gitmemiştir ve cehennemi yönetmemektedir.
– Şeytan, gururu yüzünden düşmüştür.
– Şeytan, insan soyunun üzerinde yapmadığını bırakmamıştır.
– Şeytan; bu gün de yalan söylemektedir.
– Şeytan, sınırlı bir varlıktır.
– Şeytan, mutlak bilgi sahibi değildir.
– Şeytan, geleceği bilemez.

Hiçbir inanlı; şeytanı gözardı etmemeli ve onu hafife almamalıdır. Şeytanı kısıtlayan Tanrı’dır. Şeytanın sonu Matta 25:41 ‘de söylendiği gibi , ateş gölüdür.

Şeytan asla cehenneme gitmemiştir ve cehennemi yönetmemektedir. Kutsal Kitap,cehennemi Tanrı’nın yarattığınıve bunu kısmen şeytan ve melekleri için hazırladığını ve şeytanın bir gün oraya gideceğini söylemektedir.

Kutsal Kitap ayrıca şeytanı tanımlarken, ” bilgeliğinde ve güzelliğinde eksiksiz” olduğunu söylemektedir. Bir zamanlar ” Tanrı’nın bahçesi Aden’de ” olduğunu, yaratılıdığı günden beri kendisinde ” kötülük ” bulunana dek yollarında ” kusursuz ” olduğunu söylemektedir ( Hezekiel 28:12-15 ).

Yeşaya’da şeytanın gururu yüzünden düştüğünü okumaktayız. Bu gurur, Tanrı’nın yerine geçme arzusunun ifade edilmesinde kendisini göstermişti. Kutsal Kitap, olayı şöyle anlatmaktadır. ” İçinden, ‘Göklere çıkacağım ‘ dedin. ” ‘Tahtımı Tanrı’nın yıldızlarından daha yükseğe koyacağım; ilahların toplandığı dağda, Safon’un doruğunda oturacağım. Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi’yle eşit kılacağım. ‘ ” Tanrı, şeytanın bu günahı yüzünden onun başına gelecekleri şöyle açıklamıştır, ” Ancak ölüler diyarına ölüm çukurunun dibine indirilmiş bulunuyorsun” ( Yeşaya 14:13-15 ). Bu kahraman bir yaratığın değil, düşmüş bir varlığın portresidir. Kişilerin ondan dehşetle ayrılması gereken bir varlıktır.

Şeytan insan ırkı üzerinde yapmadığını bırakmamıştır. İsa’nın kendisini dinleyenlere söylediği gibi şeytan katildir ve bu suçun yazarıdır.Adem ve Havva’nın düşüşünü takip eden ilk günah adam öldürmeydi; düşüşün sonucu olarak Kayin, kardeşini öldürmüştü. Benzer şekilde, İsa’yı düşmanlarının ellerine teslim etmek ve öldürülmesini sağlamak için şeytanın Yahuda’nın içine girdiğini okumaktayız ( Yu. 13:2 ), şeytanın tarihi kanla yazılmıştır.

Aynı zamanda, Mesih’in dediği gibi,yalancılıkla da yazılmıştır onun tarihi. Şeytan, Havva’ya yalan söylemişti, ” Ölmeyeceksin ” ( Yar. 3:4 ). Ama öldü. 1. Krallar’da yalan söyleyen ruhların Asurlular’a karşı savaşa girmesi ve bunun sonucunda ölmesi için Ahab’ın peygamberlerinin içine girdiğini okumaktayız ( 1. Krallar 22:21-23 ), Elçilerin İşleri’nde ise şeytanın Hananya’nın içine girerek, sahip olduğu mülkün değeri hakkında yalan söylemesini sağladığını ve bunun sonucunda Hananya’nın öldüğünü okumaktayız ( Elç. İş. 5:3 ). Şeytan bugün de yalan söylemektedir. Bunun sonucu olarak onu tehlikeli, aldatıcı, kötü niyetli ve her şeyin ötesinde bir günahkar ve umutsuz bir yaratık olarak görmeliyiz.Kendisine verilen yüce çağrıda kalmakta başarısız olduğu anda günah işlemişti.