Re: Rab’bin Duası – ”Göklerdeki Babamız”
“Adın kutsal kılınsın”
‘Göklerdeki Babamız,
Adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin.
Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de Senin istediğin olsun.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.
Ayartılmamıza izin verme. Bizi kötü olandan kurtar.
Çünkü egemenlik, güç ve yücelik Sonsuzlara dek senindir!
Amin.
Her insan başkalarının kendisine saygı göstermesini bekler.
Adımızın temiz anılması ve kalması için gerekli özeni gösteririz.
Birisi bize saygıdeğer gibi bir ifade kullandımı oldukça hoşlanırız.
Ama birisi bizim için kötü konuştumu, adımızın kirleneceği endişesiyle, o davranış içerisinde olan kişiye öfkelenir, kızar, hatta lanetleriz.
Dualarımızda sürekli kendi doğruluğumuz, kutsallığımız, saygınlığımız ve günahsızlığımız için Tanrı’ya yakarışlarda bulunuruz.
İsa Mesih ise bizlere ‘’Göklerdeki Babamızın adının kutsal kılınması (bilinmesi)’’ için öğretide bulunur.
‘’Adın kutsal kılınsın’’ diye başlayan istek, Mesih’in bizlere öğrettiği duanın ilk isteğidir.
Bu öğretiyi almamış olsak; bizler ‘’Tanrı’m beni kutsa, bugünkü ekmeğimi bana ver, kötü olandan beni kurtar’’ şeklinde dualarımıza öncelik verecektik.
Çünkü önceliği herzaman kendimizde görüyor olacaktık.
Kendi durum ve şartlarımıza göre, ihtiyaçlarımızı sıralayacak, nasıl daha rahat bir yaşam sürebilmek için düşünüyor olacaktık.
Ama İsa Mesih öğretisinde ‘’Adın kutsal kılınsın’’ isteğini duadaki ilk istek olarak en başa koymaktadır.
Bunu eylemiyle bizleri düşüncelerimizi değiştirmeye davet ediyor.
Çünkü her şeyden en önemli ve değerli olan Göklerdeki Babamızın adıdır.
“Kutsal, kutsal, kutsaldır, Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, Var olmuş, var olan ve gelecek olan.” Va.4: 8b
Tanrı’mızın adı kutsaldır, temizdir, lekesizdir, yücedir, kıymeti sonsuzdur.
Peki Tanrı’nın adının kutsal kılınması (bilinmesi) için ne yapabiliriz?
Şöyle düşünebiliriz!!
O ki zaten Kutsaldır. Bizlerin hayatlarında da Tanrı’nın adını kutsallaştırabilmeliyiz. Yaşamlarımıza dikkat etmeli ve bizim yaşamımızda Tanrı’nın adını kirletmemeliyiz.
Eski peygamberler döneminde Tanrı’nın adını kutsal kılmak için şu eylemlerde bulunurlardı.
Tanrı’yı tek bir Tanrı olarak tanımak, O’ndan korkmak, O’na güvenmek ve O’na sığınmak, O’na seslenmek, O’nun isteklerini yerine getirmek, O’nu övnek ve yüceltmek, O’nun adıyla başkalarına yardım etmek, O’nun adı için acılar çekmek v.b.
Günümüz insanı ise Tanrı’yı kutsal saymaktan çok uzaktır.
Tanrı’ya saygısızdırlar, O’nun sözlerine özen ve itina göstermezler.
Tanrı için konuştuğunu söylerler ve O’nun adını boş yere ağızlarına alırlar ve Tanrı’nın adını kirletirler. Gittikleri yol yine kendi bildikleri yoldur. O’ndan korkmazlar,
Tanrı’yı layık olduğu gibi övebilmekte, O’nun sözlerine kulak verebilmektemiyiz?
İçinde yaşadığımız toplum bilmektemi, O’nun bizler için ne kadar değerli olduğunu. Komşularımız yada arkadaşlarımız farkedebildilermi bizlerin asla O’nsuz hiçbirşey yapamayacağını.
Sizi çağıran Tanrı kutsal olduğuna göre, siz de her davranışınızda kutsal olun. Nitekim şöyle yazılmıştır: “Kutsal olun, çünkü ben kutsalım.” 1.Pe.1: 15-16
Göklerdeki Babamızın adının kutsal kılınması, bizlerin günlük yaşamımıza bağlıdır.
Bizlerin sözleri ve davranışları Tanrı’nın adını ya kutsallaştıracak, yada kirletecek ve değersiz kılacaktır.
Geçmişimiz le, inanlı yaşantımızı kıyasladığımız da;
Sonucu her ne olursa olsun yalana başvurmaktamıyız?
Sevgi ile karşımızdakine kucak açabilmektemiyiz?
Kendi çıkarımız için hile yada hırsızlık yapıyormuyuz. Çalıyormuyuz?
İftiralar atıyormuyuz? Suçluyormuyuz? Yargılıyormuyuz?
Gibi birçok davranışımızı gözden geçirdiğimizde Tanrı’nın adına yaraşır bir kutsallık sergileyip sergilemediğimizi farkedebiliriz.
Bu davranışlardan herhangi biri bile Tanrı’nın adını lekeleyip kirletecektir.
Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu’nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Rom.8: 29a
Günlük yaşamlarımızı incelediğimiz de; Tanrı’mıza dualar ediyor, O’na yakın olmak istiyoruz.
Acaba O’nun benzerliğine dönüşebildik mi? O’nun gibi merhametlimiyiz, O’nun gibi sevgi dolumuyuz, O’nun gibi bağışlayıcımıyız, O’nun gibi sabırlımıyız… ne dersiniz?
Davranışlarımızı gözlemleyen insanlar, Tanrı’mız için ne düşünmekteler?
Bu çağın gidişine uymayın; bunun yerine, Tanrı’nın iyi, beğenilir ve yetkin isteğinin ne olduğunu ayırt edebilmek için düşüncenizin yenilenmesiyle değişin. Rom.12: 2
Rab’bimizi sevdiğimizi söyleyip te, acaba adınımı lekelemekteyiz.
Evet, bilerek veya bilmeyerek, ve çoğu zaman da istemeyerek Göklerdeki Babamızın adını kirletmişizdir.
Babamız ise bizleri davet etmeye ve çağırmaya devam etmektedir. O’na yakın olmamızı istemektedir. O dua etmemizi beklemektedir.
O bilmemizi ve bizlerin O’nu anlamamızı istemektedir.
O’nun adını lekelemek, O’na büyük acı vermektedir. Ama ona yaklaşıp ta günahımızı farkettiğimiz an, O bizi bağışlayacak ve lutfunu gösterecektir.
Unutmayalım ki, affedilmeye muhtacız.
Rab’bin yaramaz ve uslanmaz afacanları çocuklarıyız çünkü.
Şimarık bebeklerden bir farkımız yok.
Her hatamızı affetmeye hazır bir Baba’mız var. Yeter ki O’nda kalalım ve O’ndan zevkler alalım.
Size söylediğim sözle siz şimdiden temizsiniz. Bende kalın, ben de sizde kalayım. Yu.15: 3-4a
Göklerdeki Babamız kutsaldır demekle; O’nun dünyamızla hiçbir benzeşliğinin bulunmadığını, çok farklı olduğunu, bambaşka ve benzersiz olduğunu anlatmak istemekteyiz.
O sonsuz varolandır. O hiç değişmeyendir. O’nda hiç yalan yoktur, O güvenilirdir. O verdiği sözde durur. O antlaşmalarına bağlıdır. O kimseyi aldatmaz. O asla kötülük yapmaz. O sevinçle verir. O iyilik yapmayı sever. O affeder ve bağışlar. O sevgi doludur. O temizdir, eksiksizdir, kusursuzdur ve kutsal olandır.
Ben de Babam’ın vaat ettiğini size göndereceğim. Luk.24: 49
Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı (Kutsal Ruh) size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim. Yu.16: 7
Bu büyük meziyetlere bizlerin de sahip olmasını isteyen Tanrı’mız, bizlere Kutsal Ruh’unu göndererek, Mesih’teki benzeyişe dönüştürmeye çalışmaktadır. O çok sabırlıdır. Bizleri kutsallık yolunda eğitmekte öğretmekte ve bizleri yetiştirmektedir.
Bizlerden beklentisi ise, kendimizi tam olarak O’nun ellerine teslim etmemizdir, O’nun la o dar yolda boyunduruğunu taşımamızdır, O’nu herşeyden çok sevmemizi ve Çarmıhı taşıyarak O’nu izlememizi bizlerden beklemektedir.
Eksik olabiliriz, herşeyi bilemeyebiliriz, hata ve günah işliyor olabiliriz; ama artık O’nda kalmaya, O’nunla olmaya karar veriyor, O’na güveniyor ve sığınıyorsak kutsallık yolunda büyüyeceğiz demektir.
Rab İsa Mesih’in benzeyişine dönüştürüleceğiz demektir.
Bizlerin birşeyler yapmamıza gerek yoktur.
Tüm bunları Rab’bimiz sağlayacak ve O’nun kutsalları olacağızdır.
Kutsal olan bizlerde, Göklerdeki Babamıza ‘’Adın kutsal kılınsın’’ diye yürekten sesleneceğiz.
Her inanlı kardeşim öncelik le kendisine, davranışlarına, yaşamına dönüp bakmalıdır. Babamızın adını kutsal kılmak için bu gereklidir.
Başka kardeşlerimizin davranışları yada yaşam tarzı, Babamızın adına leke getirdiğinde üzülür ve acı çekeriz. O’na toz kondurtmak istemeyiz.
Bu durumu değiştirmek için se çoğunlukla elimizden birşey gelmez. Kişiye öğütler verir, doğru yolu gösteririz. Gerektiğinde yaptığı yalnışı düzeltmesi için azarlarız. O kardeşimizin yaşamında değişen birşey olmadığı zaman da, onun için dua ederiz.
‘’Ey Göklerdeki Babamız, Adın kutsal kılınsın.’’ Diye yakarırız Tanrı’mıza
Tanrı’dan bu olumsuz koşulları kendi adınım yüceliği için değiştirmesini dileriz.
Sıkça işitmekteyiz; bazı kardeşlerimizin nasıl acılar çektiklerini.
Bu duruma şaşırmamak gerekmektedir.
İncilin birçok yerinde, acı çekmekten, denenmekten bahsetmektedir.
İnanlı kişi bu koşullara hazırlıklı olmalıdır.
Dışlanabiliriz, terkedilebiliriz, iftiraya uğrayabiliriz, işsiz kalabiliriz, aç kalabiliriz, işkence görebiliriz hatta öldürülebiliriz.
Tüm bunlar olabilecek şeylerdir. Gayet normaldir.
İsa Mesih’in bizler için söylediği peygamberlik sözleridir. Yaşanmamışı yaşamaktayız her bir inanlı olarak.
Mesih’in adından ötürü hakarete uğrarsanız, ne mutlu size! Çünkü Tanrı’nın yüce Ruhu üzerinizde bulunuyor. 1.Pe.4: 14
Tüm bu durumlarda ve koşullarda bilmeliyiz ki Rab bizimledir. Bizlere birşeyler öğretmek istemektedir. Dayanma gücümüzü sınamaktadır.
Rab yaşamlarımızı planlamaktadır bu zor anlarımızda.
Yaşam koşullarımızı değiştirmekte ve yenilemektedir.
Yaşadığımız her acı bizlere yeni birşeyler öğretir ve bizleri Rab de diri tanıkları yapar. Rab’bin sözünün asıl anlamlarını bu zor anlarımızda çözer ve O’nun ne demek istediğini daha iyi anlar ve kavrarız.
Bilemeyiz Rab bizim için neler planlamaktadır.
Kendi acı ve zor durumlarımıza bakmak yerine, Rab’bi izlemek ve yaşamımızdaki katkılarını gözlemleyebilmek gereklidir.
Bizler O’nun için birşey yapamayız.
O’nun bizler için neler yaptığını izlemek gerekir.
Biz inanlılar Rab’bimize hamdlarolsun ki, O’nun lutfu sayesinde gerçeği bildik.
Peki ya O’nu tanımayanlar, tanıyamayanlar!!!
O insanlara üzülüyor ve acıyoruz.
Sağlam bir dayanakları olmadan, ümitsiz bir yaşam sürüyor, boşu boşuna yaşıyor ve ölüme doğru sürükleniyorlar.
Bu kişilerin de ağızlarında Tanrı sözcükleri dolaşıp durmaktadır.
İsa Mesih’i kurtarıcı ve Rab’bi olarak tanımadıklarından, bu kişiler Tanrı’nın adını ne kirletebilirler nede lekeleyebilirler.
Gerçeği bilmiyorlardır çünkü. Gerçekten çok uzaktırlar. Tanrı’yı ne övebilir nede O’nu yüceltebilirler.
Dileriz elbet onlarda gerçekle buluşsun ve Tanrı’yı tanısınlar.
Kim bilebilir ki; Tanrı bu kişiler için bizleri kullanmayacağını. Komşularımızdır onlar. Her koşulda onlara sevgi ile yaklaşabilmeliyiz.
Şunu çok iyi bilmeliyiz ki, Kutsal Ruh kişide etkin olmazsa bizlerin o kişiye yapmış olduğumuz tanıklık etkin olmayacaktır.
O kişi dünyasal kulak ve gözlerle bizi işitip görecektir. Ruhtan yoksundur çünkü.
İman, Kutsal Ruh’un gücü ve denetimiyle oluşur. Bu konuda hiçbir insan sözü yeterli değildir.
Bu nedenle Baba’mıza sesleniriz ve ‘’ Ya Rab, Seni tanımayan bu insanlara kendini göster. Sen onlara acı, merhamet et. Onların yaşamlarında da senin adın bilinsin. Sevgini dök üzerlerine, gücünü göster. Kutsal Ruh’un onlarda etkin olsun. Onlar seni tanıyıp, sadece seni yüceltsinler, seni övsünler. Adın kutsal kılınsın.’’
Evet kardeşler; dualarımızda önceliğimiz kendi ihtiyaçlarımız değil, önceliğimiz Göklerdeki Baba’mızın adının kutsal kılınması olmalıdır.
Sevgiyleeee

















