Re: MESİH inancında “şartsız/koşulsuz bağışlama” var mıdır ?

#37049
Anonim
Pasif

@datatip 23253 wrote:

Affetmek kendi sağlığımız içinde önemlidir.Mesihden olmıyan ödüllerini almışdır denildiği gibi karanlık,huzursuzluk yoldaşlarıdır.Affetmezsek bu huzursuzluğa bulaşmış oluruz.Rab yargı gününde vereceği yargı ona aittir bizden de affetmemizi istemektedir

“Affetmek” kavramından ne anlıyorsunuz ?
Ya da biz ne anlamalıyız ?
“Rab yargı gününde ceza verecek” diye her kötülüğü görmezden mi gelelim ?

15 – Eğer kardeşin sana karşı günah işlerse, ona git, suçunu kendisine göster. Her şey yalnız ikinizin arasında kalsın. Kardeşin seni dinlerse, onu kazanmış olursun.
16 – Ama dinlemezse, yanına bir ya da iki kişi daha al ki, söylenen her şey iki ya da üç tanığın sözüyle doğrulansın.
17 – Onları da dinlemezse, durumu inanlılar topluluğuna bildir. Topluluğu da dinlemezse, onu putperest ya da vergi görevlisi say.

Ben burada şartsız/koşulsuz af göremiyorum.
Kötülük edenler için dua etmek, onların da kurtulmalarını istemek başka bir şey.
Bunu bağışlama ile karıştırmamak gerek
Ayrıca; “nasılsa yargı günü Rab ceza verecek” dersek bağışlamış olmayız.
Ceza ertelenmiş olur.

Tüm güzellik ve iyiliklerin, merhametin kaynağı olan RAB Tanrı bile af için bir ön şart koymuş.

Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır.” I. Yuhanna; 9

Günahı itiraf etmek demek, kişinin yaptığı kötülüğün farkında olması ve bilinçli olarak artık bu yanlış davranışları tekrarlamama noktasında kararlı bir duruş sergilemesi demektir. Bu dünyada yaşıyorken; düşünce ve eylemlerimizle ya Rab Tanrı’nın, ya da İblis’in tarafında yer alırız. Üçüncü bir yol yoktur. İblisin tarafında saf tutup, hiç bir pişmanlık eseri göstermeden, Rab Tanrı’nın bizleri veya başkalarını bağışlayacağını düşünmek zannımca “abesle iştigâl”dir.

Üstelik; yapılan kötülüklere karşı çıkmak, hattâ bu kötülükten ve kötülük yapmakta ısrar edenlerden nefret etmek insani ve olması gereken bir tepkidir. Her kötlüğü samimi şekilde bağışlayabilmek için, yapılan kötülüklerin üzerimizdeki olumsuz etkilerini görmezden gelmek gerekir. Bunu kim başarabilir ki ?

Ha, o kötülüklerin sâhipleri yanlışlarını görüp de gerçekten pişmanlık duymuşlarsa, işte burada MESİH imanlısına bağışlamaktan başka çıkar yol yoktur.

Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar. Matta: 6/14

Kimse kusura bakmasın.
Benim şahıslarla ve kişilerin inanç algılarıyla bir problemim yok.
Herkes istediği gibi algılama ve iman etmekte serbest.
“Beyaz taht”ın önüne çıktığımızda; kim doğru yapmış, kim “ham hayal” peşinde koşmuş belli olacak.
Ama orada anlamak bize bir fayda sağlamıyacaktır.

Şartız/koşulsuz bağışlama, batı emperyazlimine eklenmiş kültür hristiyanlığının insanlara dayattığı bir düşüncedir.
Çünki empeyalizm, ancak bunu sağladığında rahatça sömürü sistemini kurup, çalıştırabilir.
İnsanları uyuşturarak.