#28598
Anonim
Pasif

Kanlı giysileri aynı torbaya kim koydu

1mal10876673e0868f81akc.jpg

Malatya`da 3 kişinin öldürüldüğü yayınevi katliamında 5 sanığa ait 46 parça kanlı giysinin, Ankara Polis Kriminal Laboratuarı`na aynı torba içinde gönderildiği ortaya çıktı.Uzmanlar:Deliller karartıldı

Malatya `da 18 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen ve 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan yayınevi baskınıyla ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir skandal daha ortaya çıktı. 5 sanığın delil olarak el konulan kıyafetlerinin aynı torbaya konularak Ankara Kriminal Polis Laboratuarı `na gönderildiği belirlendi. Olayla ilgili soruşturmayı yürüten Malatya polisi, Zirve Yayınevi`ndeki katliama katıldıkları iddia edilen sanıklar Emre G, Hamit Ç , Abuzer Y, Cuma Ö. ve Salih G`nin olay sırasında üzerlerinde bulunan kıyafetlerini, Ankara Kriminal Polis Laboratuarı `na gönderdi. Fakat laboratuardan gelen yanıt, yeni bir skandalı ortaya çıkardı.

Cinayeti aydınlatacak en önemli deliller arasında gösterilen 5 sanığa ait 46 parça kanlı giysi, aynı torba içinde laboratuvara gönderildi. Giysilerdeki kan lekelerinin birbirine karıştığı, kan örneklerinden kimin kimi bıçakladığının anlaşılamaz hale geldiği öne sürüldü. Böylece soruşturmayı aydınlatacak en önemli delillerden birinin daha yok olduğu iddia edildi.

POLİSİN EĞİTİMSİZLİĞİNDEN

Adli Tıp Enstitüsü eski Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy , kıyafetlerin aynı torbaya konmasının, Olay Yeri İnceleme ekibinin eğitimsizliğinden ve bilgisizliğinden kaynaklandığını söyledi. Atasoy , sadece cinayete karışan 5 sanığın elbiselerinin aynı torbaya konulmasıyla değil, tek bir sanığa ait farklı eşya ya da giysilerin aynı yere konmasının bile delilin geçersiz sayılmasına neden olacağını belirtti. Atasoy , “Bu tür durumlarda kan örneklerinden sonuç alınamaz. Böyle yapıp Adli Tıp `a gönderirseniz, birinin kanı diğeriyle karışacağı için delil kullanılamaz hale gelir. Bırakın kanı, saç telinin bile başka elbiseye geçmesi delili geçersiz kılar” dedi.

Adli Tıp `ın, birbirine karıştırılmış giysi ya da parçalarla dolu torbaları “Delil Teslim Alma Yönetmeliği ” uyarınca açtığını anlatan Atasoy , “İşlem sırasında çok sayıda yetkili orada bulunur. Zira o torbadan uyuşturucu da dâhil birçok şey çıkabilir . Torba açıldıktan sonra eğer, böyle ters bir durum söz konusu ise inceleme yapma ya da gelen eşyaları geri verme yetkisi Adli Tıp `tadır. Ancak genellikle bu durumlarda, delil vasfı yitirildiği için inceleme yapılmadan geri verilir” diye konuştu.

”Delil karartma!! sayılmalı

5 sanığın 46 parça elbisesinin aynı torbaya konmasını hukukçular, ”delil karatma” olarak sayılabileceği görüşünde. Çünkü elbiselerdeki kandan kimin cinayete karıştığı ve kimi öldürdüğünü ayırt etmek imkansız hale geldi. Malatya `da 18 Nisan 2007 tarihinde Hristiyanlık ile ilgili kitaplar çıkaran Zirve Yayınevi öğle saatlerinde basılmış, Necati Aydın (35), Uğur Yüksel (32) ve Alman vatandaşı Tilnmann Ekkarth Geske (46) boğazları bıçakla kesilerek öldürülmüştü. Tilnmann Geske ile Necati Aydın olay yerinde can vermiş, ağır yaralanan Uğur Yüksel ise kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili Emre G, Abuzer Y, Hamit Ç , Cuma Ö ve Salih G. gözaltına alınmıştı. Olayın zanlısı Emre G, sağlık kontrolü çıkışında “Allah Türk `ü korusun” diye bağırmıştı.

ERTAN KILIÇ İSTANBUL

YENİ ŞAFAK