Re: Lütfen Cevaplayın!!!!!!!

#36819
Anonim
Pasif

İncilin tahrif edilmesi ile ilgili güvenilir bir kaynaktan önemli bilgilere eriştim bu bilgiler benim sorularıma çok mantıklı cevaplar veriyor.umarım bu cevaplar sizi de biraz düşündürür… Umarım biraz önemser ve biraz uzunda olsa okuyup düşünme ihtiyacı duyarsınız…

İlâhi vahiy olan semâvi kitaplar her türlü tezat ve ihtilaftan uzaktır. Zira gönderilen elçiye verilen kitap kelâmullahtır. İncilin tahrif edilmiş olduğu dört İncil’in bulunmasından, bu incillerin, birbiri ile çelişip tezata düşmesinden, farklı bilgiler vermesinden, alenen anlaşılır.

Yine Matta İncil’inin amacı; İsa (as)’ın yaşamı, ölümü, dirilişi üzerinedir. Markos en kısa İncil olup, insanların İsa Aleyhisselâma gösterdikleri ilgi ve İsâ Aleyhisselâmın hayatından çokca bahseder. Luka ise daha kitabının başında amacının İsa Aleyhisselâmın yaşamını doğru ve ayrıntılı biçimde anlatmak olduğunu açık seçik ortaya koyuyor. Kitabını Teofilosa hitaben (Luka: 1/3) yazdığını belirtmesi İsa Aleyhisselâma âit olmadığını gösterir. Yuhanna ise incili bizatihi kendisinin kaleme aldığını; Onun adıyla yaşama kavuşasınız (20/30-31) diyerek belirtmiştir.

İlâhi vahiy ise ancak Allah’ın kelâmı, sözü, beyanıdır. Peygamber ve ümmetine Allah’ın koyduğu kanunları, emirleri, nehiyleri içerir. Geçmiş peygamberlerden ve ölümden sonrasından haber verir.

Görüleceği üzere bu bahsedilen İnciller İsa Aleyhisselâmdan sonra yazılmış ve onun hayatını kaleme almışlardır. İlâhi vahyin nüshaları karışmış ve fakat İsa Aleyhisselâma inen gerçek İncil tahrif edilmiştir. İncelendiğinde, aklı selim ile düşünüldüğünde bu gerçek açıkça görülebilecektir.

Bir kere inciller, İsa Aleyhisselâmdan yüzyıl gibi bir zaman sonra yazılmışlardır, İsa Aleyhisselâmın dili ile yazılmamışlardır. Hatta Yeni Ahidde yazıldığına göre İncil yazarları; sözlü söylentiyi saptayan ilk Hristiyan topluluğunun sözcülerinden başka birşey değildir. İncil yazarlarından herbiri kendi uslûbuna, kendi kişiliğine, kendine özgün dini kaygılarına göre, çevrelerindeki gelenekten aldıkları sözler ile hikayeler arasında bir takım bağlar kurmuşlardır.

Matta İncil’inde (1/1-17) İsa Aleyhisselâmın babaları olarak verilen isimler toplamı (İbrahim Aleyhisselâm dahil) İbrahim Aleyhisselâma kadar 40’tır. Luka İncil’inin verilen isimler toplamı ise İbrahim Aleyhisselâm dahil 55’tir.

Luka İncili (3/23-38), Mesihi Matata nisbet ederken. Matta İncili (1/16), Mesihi Dülger Yusufa nisbet etmiştir.

Matta İncili (11/18) Yahya’nın yemiyerek ve içmeyerek geldiğini haber verirken, Markos İncili (1/6) Yahya’nın çekirge ve yaban balı yediğini söyler ki, bu iki haber birbirini çürütür.

Matta (27/60); Markos (15/46); Luka (23/53)’ya göre ceset alınıp Kaya içine oyulmuş bir kabre konulmuştur.Yuhanna (19/41)ya göre ise, İsa’nın cesedi bahçede olan bir kabre konmuştur. Matta İncil’inde (17/15) bir adamın saralı oğlunu kurtarması için İsa’ya geldiğini belirtirken, Markos İncili (9/17) Dilsiz ruhu olan oğlunu İsa’ya getirdiğini söyler. Luka ise aynı olayı naklederken adamın, İsa’ya Muallim! Sana yalvarırım oğluma bak dediğini belirtir.

İnciller Yunanca yazılmışlardır. Yeni Ahidde orijinalliğini muhafaza eden bazı terimler Yunanca değil, İbranicedir. Bu dahi tahrife delildir. Zira İsa Aleyhisselâmın dili Âramice (İbranice)dir.

Matta İncil’inin bildirdiğine göre Hazret-i İsa, Musa Aleyhisselâmın şeriatını yıkmaya değil, yapmaya geldiğini beyan etmiştir. (Matta: 5/ 17-18)

Halbuki bugünkü Yeni Ahid, Musa Aleyhisselâmın şeriatının İsa Aleyhisselâm tarafından tamamen kaldırıldığını öğretmektedir. Bu bir tenakuz, çelişkidir.

Hristiyanlığın temeli sayılan teslisle ilgili âyet şöyle idi: Çünkü gökte şehadet edenler üçtür: Baba, kelime ve Ruhul-Kudüs ve bu üç birdir ve yerde şehadet edenler üçtür. Ruh ve su ve kan ve bu birde mutabıktır.(Yuhannanın Mek: 5/ 7-8)

1881 de basılan tashihli nüshadan birinci kısım çıkarılmış ve bugünkü yeni baskılarda bu yoktur.

Bu misal bize, Hristiyanlığın kutsal kitabı üzerinde tahrifler yapıldığını ve bu tahriflerin devam ettiğini göstermektedir.

Matta’nın (5/39-40) Kötüye karşı koma, ve senin sağ yanağına kim vurursa, ona ötekini de çevir, bir mahkemeye gidip senin gömleğini almak isterse, ona abani da bırak şeklindeki sözü ile, yine (Matta: 10/34) yeryüzüne selâmet getirmeğe geldim sanmayın; ben selâmet değil, fakat kılıç getirmeye geldim sözü arasında tezat vardır.

Matta’ya göre (20/29) Eriha’dan çıkan İsa’ya, şifa için gelen körlerin sayısı ikidir. Markosa göre (10/46) ise şifa için gelen körlerin sayısı birdir.

Matta İnciline göre (10/9) İsa Havârilerine yanlarına Asâ bile almaya müsaade etmezken

Markos İncil’inin ifadesine göre (6/8), yanlarında Asâ taşımalarını tavsiye etmiştir.

Matta (25/15) hizmetçileri üç gösterirken, Luka (19/33) hizmetçileri on kişi gösterir.

Göklerin melekutunda en büyüğün kim olduğu hakkında soruyu soran, Matta İncil’ine göre (18/1) İsa’nın talebeleridir. Markos İncil’ine göre (9/33-34) sorulan suali haber veren İsa’nın kendisidir.

Markos İncil’inin bir yerinde (1/1) İsa Mesihin İncili denilirken, diğer bir yerinde de (1/14) Allah’ın İncili denilmektedir.

Luka İncil’inde bir yerde Kurtarıcım Allah,(Luka: 1: 47) diğer bir yerde de Kurtarıcı İsa denilmektedir. (2: 11)

Hazret-i İsa için sık sık hem Allah’ın oğlu, hem de Yusuf oğlu, Davud oğlu, Âdem oğlu deyimleri kullanılmaktadır.

Bunların hangisi doğrudur? İlâhi dinde böyle büyük tenakuzlar, kesinlikle olmaz. Bu ifadeler İncil’deki tahrifatın büyüklüğünü göstermektedir.

İncillerde dipnot olarak sık sık (Matta: 17/20-21, 18/10-11; Markos: 7/15-16, 11/25-28; Luka: 8/45, 9-56) Birçok eski metinlerde şu sözler de yer alır denilmektedir.

Veya Markos (16/20)de olduğu gibi bu bölümün 9-20 ayetleri eski metinlerde yoktur denilmektedir.

Bu tahrifatı açıklayan alenilik Yuhanna’da (7/53 – 8/11)de de mevcuttur.

Bu gibi çelişki ve tutarsızlıklar Allah Teâlâ’ya nisbet edilen bir kitapta bulunmaz. Öte yandan Allah Teâlâ’nın kulu ve elçisi olan bir peygamber de kendini Allah yerine koymaz ve kendine taptırmaz.

Binaenaleyh İsa Aleyhisselâma indirilen İncil’in sonradan insan eliyle yazıldığı ve tahrif edildiği anlaşılmaktadır.

İncilin tahrif edildiğini Kur’an-ı kerim şöyle haber vermektedir:

“Onlardan bir grup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları kitaptan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde, ‘Bu Allah katındandır.’ derler. Onlar bile bile Allah’a iftirâ ediyorlar.” (Âl-i imran, 3/78)