Re: Kutsal olun : –

#35771
Anonim
Pasif

Çok ilginç bir konu açılmış durumda, şu an, bu ilintide… Gerçekten Kemal abi’nin dediği gibi Kitab-ı Mukkades’teki bir çok şey bugün Hristiyanlar’ın kendileri tarafından bile çok yanlış anlaşılıyor ve… neticede bu yanlış anlaşılmalar bir çok insanı hayal kırıklığına uğratıyor.

Kitab-ı Mukkades’te yazılı olan birçok mucizevi olay aslında bugünün insanı tarafından Holywood stili kurguların filtresinden süzülüp gerçekle hiç bir alakası olmayan hayali durumlarmış gibi algılanıyor. Şaşılacak bir şey ama bugün bazen Hristiyanlar’ın ‘Tanrı’ dediklerinde bulutlar içersindeki bir tahta kurulmuş saçı sakalı beyaz bir dedeye inandıklarını sanan ateistlere bile rastlamak mümkün : – )

Gerçek mucizeler öyle şatafatlı, gürültülü, gösterişçi, doğanın yasalarını göz göre ihlal eden, etraftakilerde dehşetten mecburen inanç doğuracak şekillerde tezahür etmez… Tam tersine, sessizcesine, İllahi bir tevazu ve göze batmazlık ile tezahür ederler… İfadesi caizse Tanrı birine şifa versin diye tüm kainatı anında yeniden şekillendirir (O’nun için herşey mümkündür nitekim)… sessizcesine, herşey en doğal akışında akmaya devam edermişçesine…

Mesela, çok güzel bir örnek… Şu Eski Ahit’teki Hz. Musa ile ilgili anlatılarda Kızıldeniz’in sularının ikiye açılıp Mısır’dan çıkmakta olan İbraniler’e yol açması olayı… Son zamanlarda bilimsel verilere de dayanılarak bu olayın Ege’deki Santorini volkanının infilağı sayesinde meydana gelmiş koca tsunamilerin deniz seviyesinde yarattığı doğal bir su seviyesi değişikliği ile ilgili olduğu sanılıyor… Öyle de olabilir… Ama önemli olan, mucizeyi mucize yapan bu infilağın Hz. Musa önderliğindeki İbraniler’in tam da o anlarda Kızıldeniz’in kıyılarında karşıya geçme ihtiyacını hissettiklerinde vuku bulmuş olması… Yani, evet, doğal bir olay oluyor (Tanrı’nın hükmünde olmayan doğal olay mı var zaten…) ama doğal olayın olma anı inanlıların bir ihtiyacı ile tam bir uyum içinde… hiç bir şey ‘tesadüfi’ değil…

Özetle söylenecek olsa, dışarıdan tesadüfmüş gibi görünen nice durumlar, içten, Ruh’ul Kudüs’ün verdiği ‘görme’ yetisiyle algılandıklarında, hemen mucize oldukları anlaşılır…

Aslında, tüm yaradılış bir mucize… Bunun farkına varılmasını engelleyen tek şey insanın varlıksal düşkünlüğü… Yaradan’ından kopuk bir şekilde yaşıyor olması… İnsanın varlıksal köküyle olan organik irtibatı yine sağlanabilse, hemen farkına varacak, tüm kainatın nasıl her dem Yaradan tarafından zuhur ettirildiğinin, nizamının sağlandığının ve yönetildiğinin… herşeyin bir mucize olduğunun yani…

Esenlikler…