#30971
Anonim
Pasif

Bazı mezmurlar, doğrudan doğruya, o tarihteki İsrail halkının hareletini içermektedir. Oysa biz bu çağda, yaşayan inananlarız.Demek ki metinlerin her tarafının bize uyması olanaklı değildir ya da bizim metinle illa bir bağımızın olması gerekmektedir.

O zaman, öyle ya da böyle mezmurlar, bizden önce söyleyen kişinin yaşamı ile ilişkilidir. Biz, ancak bu mezmurların bazı noktalarından esenlenebilir ve kendi dua yaşantımıza bir örnekleme de bulunabiliriz. Tabi ki; mezmurların bir takım İbrani şiiri özellikleri de taşıdığı unutulmamalıdır.

Kutsal Kitap’ı daha doğru biçimi ile Kutsal Yazıları kendi başlarına incelemeye başladığımızda, aslında bize son yüzyılların o bilgi seli içinde, sanki her şey bir anda olup bitmiş gibi ya da derli topluymuş gibi öğretilen bilgilerin hiç de öyle olmadığını görmeye ve her şeyi yerli yerinde inceleyerek, araştırarak ve anlayarak öğrenmemiz gerektiği gerçeği ile karşılaşıyoruz.

Konu, iman olduğundan; insanlar, genelde, bunu yapmaktan korkuyorlar ve Tanrı’ya olan imanlarının sarsılmaması uğruna mezmurların hepsine sanki Tanrı’nın vahyiymiş gibi yaklaşıyorlar. Oysa bunlar, inanlının esinleridir ve ifadeleridir. Bizim gibi inanmış insanın bazen kafa karışıklığı, bazen ruh dağınıklığı, bazen yakarışı, bazen sevinmesidir.

Bizler de , bu örneklerle elbette kendimizi, daha net, daha doğru, daha dürüst bir biçimde Tanrı önünde açabiliriz. Bir diğer taraftan da, bu mezmurların yüzyıllarca antik İsrail için ezgi olduğu gibi kilisenin de yüzyıllardır bu yazıları antik ezgiler olarak sürekli tekrarlayıp durduğunu, görüyoruz.

Protestan dünyasının sonradan kendi yazdıkları ilahileri, ezgileri daha sık tekrarlar hale gelmişse de; bu antik ezgiler, yine de önemini yitirmiş değildirler.

hac5 İnsan , canına karşılık ne verebilir ?
Dünyayı kazansan neye yarar ?

Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !