Re: Imdat! Bizim için dua et!
Sevgili Kardeşlerim,
İbrahim’e ve İsrailoğullarına bir vaad verilmiştir. “Seni lânetleyen lânetlenecek, seni kutsayanlar ise kutsanacaktır”. Bu vaad, İsrailoğulları lânetin etkilerini görmiyecek, lânet etkili olamayacak demektir. Yoksa, lânet etkili olduktan sonra, bu lâneti edenler de lânetlenecekse, bu İsrail’e ne yarar getirir?
Çölde Sayım Kitabı’nda da peygamber Balam, malî menfaat karşılığı İsrail’i lânetlemeye çağrılır ama Rab buna izin vermez. “Rab’bin kutsadığını ben nasıl lânetleyebilirim?” diyen peygamber, İsrail’i bir türlü lânetleyemedi. Yasanın Tekrarı 23:5 ise şöyle diyor: “Ne var ki Tanrı’nız Rab, Balam’ı dinlemek istemedi. Sizin için lâneti kutsamaya çevirdi. Çünkü Tanrı’nız Rab sizi seviyor”.
İbrahim ve İsrailoğullarına sağlanan bu kutsama ve tüm lânetlerden kurtuluş, İsa sayesinde biz imanlılara da geçti. Çünkü bizim yerimize, O lânetlendi. Galatyalılar 3:13,14 şöyle diyor: “İbrahim’e sağlanan kutsama, Mesih İsa aracılığıyla uluslara sağlansın ve bizler vaat edilen Ruh’u imanla alalım diye, Mesih bizim için lânetlenerek, bizi yasanın lânetinden kurtardı.”
Süleyman’ın Özdeyişleri 26:2 şöyle diyor: “Öteye beriye uçuşan serçe ve kırlangıç gibi, hak edilmemiş lânet de tutmaz”. Günahlarımızdan hakikaten tövbe etmişsek ve tövbenin gereklerini yerine getirdiysek, Rab’be sığınmış kimsenin korkacak hiçbir şeyi yoktur. Rab’bin lânetlemediğini kimse lânetleyemez. Herhangi bir suçumuz veya günahımız varsa, Rab gayet açık bir şekilde bize bunu bildirir ve tövbe etmemizi ister. Şeytan ise, gece gündüz suçlar ve çoğu zaman suçumuzun ne olduğunu bile bilmeden kendimizi bir lânet altında hissederiz, hüzün, keder ve suçlama altında yaşarız. Eski hayatımızdan Rab’be dönmüşsek, eski hayatla ilgili, Şeytan’a hayatımızda yer veren ne varsa yok etmeliyiz. Meselâ: Muska, fal ve büyü kitapları, nazar boncukları, tarot kartları ve viji-board’lar, fal kâğıtları vs.
Hiçbirşey bilmiyorsanız, hiçbirşey anlamıyorsanız bile; şunu bilin: Günahlı veya günahsız, her ne iseniz, her ne yapmış iseniz, sizin artık sorumlunuz Şeytan değil, Rab’dır. O sizi kanı ile satın aldı. Şeytan’a lâf etmek, sizi disipline etmek, cezalandırmak gibi şeyler düşmez. Siz artık Rab’binsiniz. Her eksiğinizi o tamamlar. Sadece O terbiye ve disiplin edebilir; Şeytan değil. Bu yüzden şunu bilin ki, Şeytan’ın tek gücü, sizin ona inanıp korkmanızdır. Onun sizin üzerinizde hiçbir gücü veya yaptırımı yoktur. O’nu açıkça İsa Mesih adına kovun. Sizin, onun üzerinde yetkiniz vardır. O sizden korksun. Siz ondan değil. Bunları, daha önce de cinleri kovmuş bir kardeşiniz söylüyor. İsa Mesih adını duyup da titremeyen şeytan yoktur.
Bakın Kutsal Kelâm bu konuda ne rahat: “Size lânet edenler için, iyilik dileyin” (Luka 6:28). Lânetin, büyünün benim üstümde ne gücü olabilir. Biz Yüce Tanrı’nın çocuklarıyız. Bağladığımız bağlanır, çözdüğümüz çözülür. İçimizde olan, dünyada olanı yenmiştir. Bunun aksine inanmak, yüce Tanrı’nın yüce olmadığına, herşeye egemen olmadığına ve bazı şeylere gücü yetmediğine inanmaktır. Yani, bizleri korumaktan aciz, güçsüz bir Tanrı. Eminim ki, sizin iman ettiğiniz Tanrı bu değildir. Rab’be herşeyinizle teslim olun, başka hiçbirşey gerekli değildir. Herşeyinizi Baba’mıza bildirin. O sizi, gece gündüz, şefkat dolu gözlerini sizden bir an bile ayırmadan korusun.
Rab size huzur ve esenlik versin. Şeytan’ın yalanlarından korusun.
Sevgi ve Dualarımla.

















