Re: içki basligin devami
Sevgili Allah’ın kulu,
İsa’dan önce ibadet şekli genellikle törenseldi. Şöyle yıkanacaksın, yüzünü şu tarafa çevireceksin, şöyle kurban keseceksin, 8. günde sünnet olacaksın, önemli tarihlerde oruç tutacaksın, kutsal günleri anacak ve her yıl bazı festivallere katılacaksın. Yani bu günkü İslâm davranışlarına çok yakın.
Ama İsa’yla bütün bunlar ortadan kalkmıştır. ‘Yeni Antlaşma’ veya ‘Yeni Ahit’ gelmiştir İsa sayesinde. Kirli ve günahkâr olan insanoğlu, Kutsal Tanrı ile görüşemezdi. Tapınağa bile giremezdi eski antlaşmada. Tapınağa, sadece baş kâhin, senede bir defa girebilir ve Tüm İsrail halkının günahları için tövbe ederdi.
Onlar bile, bu törensel hazırlıkları yanlış veya eksik yaparlarsa, Tapınağın ‘En Kutsal’ bölümüne girerlerse, ölürlerdi. Herkesin eli ayağı titreyerek, korku içerisinde ve günahları için binbir kurban keserek ve da başkâhini aracı koyarak Tanrı’ya isteklerini bildirebilirlerdi.
İsa ise, günahları alabilecek tek Tanrı Kuzusu olarak gelip de çarmıhta hepimizin günahları için can verdiğinde, o gün ve ayni anda, çok önemli birşey oldu. Tapınakta, ‘En Kutsal Yer’in perdesi, kendiliğinden boydan boya ikiye ayrıldı. Bunu Tanrı’nın kendisi yaptı. “Günah Sunusunu kabul ettim. Artık huzuruma, bu sunuyu (İsa’yı) kabul eden herkes girebilir” anlamını taşıyordu.
Çünkü daha önce bu perde vardı. Oraya kimse giremezdi. Giren günahkâr anında ölürdü. Her insan günahkârdır. Kuzular ve koçlar kurban edilirdi. Ama bunlar hiçbir zaman günahları ortadan kaldıramazdı. Sadece ‘Tanrı Kuzusu Mesih’ gelene kadar, günahların üstünü örtüyordu. İşte bu yüzdendir ki, Yahya peygamber, İsa’yı görünce, “İşte size bahsettiğim Tanrı Kuzusu, insanların günahlarını alacak olan” demiştir.
Şimdi size bunları niye anlatıyorum? İsa’nın sunduğu kurban (kendi hayatı) artık kabul edilmiştir. Bu, bütün peygamberlerin binlerce sene evvelinden bildirdiği, beklenen kuzuydu İsa Mesih. Kurban, günahların affı için kabul gördükten sonra, artık başka bir kurbana gerek kalmadı. Törensel şeyler sona erdi. Kudüs’e doğru döneceksin, falan özel günlerde ibadet edeceksin, falan tarihte oruç tutacaksın veya imanını göstermek için sünnet olacaksın vs. Bunların hepsi kalktı.
İsa’yı kendi kurbanı olarak kabul eden herkes, Tanrı’nın huzuruna, her yerde, yüzü herhangi bir istikamette, sünnetli veya sünnetsiz, artık hiç kurban kesmeye gerek kalmadan, özel yıkanmalardan, arınmalardan geçmeden, törensel, simgesel boş hareketlerden arınmış bir şekilde girebilir. Çünkü artık herşey geride kalmış, İsa’yla ‘Yeni Antlaşma’ başlamıştır.
Bu derin Ruhsal anlamları kavrayamayanlar ise, “Ben de kendi dinimi yaratacam” düşüncesiyle, Yahudi dinini almış, ‘copy-paste’ yapmış, biraz başka dinlerin tuzunu biberini de ekerek, “Yeni ve en son din” olarak ortaya koymuştur. Tamamen ortadan kalkmış olan şeyleri, yeniden geri getirmiştir. Ve bu çok çok çok önemli olayı (İsa’nın kurban edilişini) inkâr etmiştir. Tanrı’nın binlerce yıldır insanlığa sunmuş olduğu ‘Tek Kurtuluş Planı’nın önünde, milyarlarca insanı cehenneme götürecek şekilde bir engel olmuştur.
Artık ne sünnetin, ne sünnetsizliğin, ne bayramın, ne seyranın, ne törensel günlerin, ne özel saatlerin, ne Kudüs’ün, ne Mekke’nin ve ne de anlamsız kurbanların Tanrı huzurunda bir değeri var. Bunlar boş boş dinsel törenlerdir. İsa’ya inanmayanların dincilik oynayıp, kendi kendilerini avutmalarına yarayabilir.
Rab Işığıyla Aydınlatsın.

















