
Sevap İşleriyle mi, Yoksa Lütuf ve İman Yoluyla mı Kurtuluyoruz?
Bildiğiniz gibi dünyada tonlarca din vardır. Her önüne gelen kendini peygamber ilan edip bir din ortaya çıkarıyor. Bu tür kişilerin genel bir özelliği vardır, o da ‘Sevapla kurtuluş’ düşüncesi. Tanrı’yı tanımadıkları için böyle düşünürler. Ama konuyu açmamın sebebi onların Tanrı’yı tanıyıp tanımadıkları değil, bu ‘sevapla kurtuluş’ mantığının neden yanlış olduğunu göstermektir. Kısacası ‘Sevapla kurtuluş’ mantığı yanlıştır. İşte nedenleri:
1) Sevapla kurtuluş varsa, insanın yüreğinin değişmesine gerek yoktur. Bilindiği gibi, dünyadaki kötülüklerin sebebi insanların yüreklerinin kötü olmasıdır. Sevaplar kötü yüreği ortadan kaldırmaz, sadece insanları daha kötü yapar. Yani insanları daha gururlu, kendini beğenmiş, burnu havada bir kişi yapar. Bu açıktır! Sevapla kurtuluşu öğreten tanrı eğer kutsalsa, ona ait olan yer de kutsaldır ve orada kutsallar vardır. Kısacası sevapla kurtuluş mantığını anlatan tanrı kutsal değilse, onun olduğu yer de kutsal değildir.
2) Sevapla kurtuluş düşüncesi doğruysa, Tanrı’nın merhametine gerek yoktur. Örneğin; bir adam 55 yıl yaşadı ve bu ömrü boyunca bütün sevapları yaptı. Yüreği aynı kaldı ama sevapları yaptı. O ölünce ve Tanrı’nın karşısına çıkınca, yüreği iyi olmadığı halde Tanrı’nın onu cennete almama gibi bir hakkı olabilir mi? Olamaz! “Sevaplarımı yaptım, dediklerini yaptım. Cennet benim hakkım!” diyebilir bir insan. Şayet buysa olay, sevapla kurtuluşa inananlar gerçek Tanrı’ya inanmıyor demektir. Çünkü cennet bizim hakkımız değildir.
3) Şayet sevapla kurtuluş doğruysa başka bir sorun ortaya çıkacak. Herkesin bildiği gibi günahsız kimse yoktur. İsa Mesih hariç herkes günah işlemiştir. Sevapla kurtuluş varsa, günahın affı da önemli değildir. Çünkü sevaplar günahları kapatır, yoksa adı ‘sevapla kurtuluş’ olmazdı. Günahın bedeli vardır öğretisi ortadan kalkmış olur. Ortadan kalkarsa da ne yaparsan yap, sonunda sevap işleme dönemine girer günahlarını örtersin.
4) Kurtuluş sevaplara bağlıysa, Tanrı’ya bağlı değil demektir. İnsana bağlıdır, Tanrı’ya değil. Yani insan merkezcidir, Tanrı merkezci değil. Tanrı hiçbir şey yapmaz, sen çabalar, kendini kurtarırsın. Kısacası Tanrı’nın senin kurtuluşunda hiçbir etkinliği yoktur.
Bunları kısaca yazdım. Sevapla kurtuluş düşüncesinin ne kadar boş ve umutsuz olduğunu göstermek için yazdım. Ama gerçek şu ki, Tanrı böyle değildir. Tanrımız harikadır ve güçlüdür. Verdiği sözü tutan Rab’dir. Eski Ahit’te şöyle bir vaat vermişti: Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim. Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım. (Hezekiel 36:26-27) Tanrı bizim kurtulmaız için bunu yaptı. Kendisine iman edenlere bu vaadi vermiştir. Yürek değişmezse, sevapların hiçbir önemi yoktur. Günahların bedeli ölümdür. Ama Tanrı günahları Mesih aracılığıyla bağışladı. Bedelini Mesih ödedi! Günahlar silinmeden Tanrı’yı tanımak, bilmek, O’nu hoşnut etmek imkansızdır!
İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın armağanıdır.
Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir. (İncil – Efesliler 2:8-9)
![]()