#28062
Anonim
Pasif

BÖLÜM XVIII
Lütuf ve Kurtuluş Güvencesi

I. İkiyüzlüler ve yeniden doğmamış olan diğerlerinin,
Tanrı'nın tarafında oldukları ve kurtuluş buldukları konusunda
dünyasal varsayımlar ve sahte umutlarla kendilerini boş yere
aldatabilmeleriyle birlikte -ki onların bu umutları yok olacaktır-
Rab İsa'ya gerçekten inananlar, O'nu içtenlikle sevenler,
O'nun izinde temiz bir vicdanla yürümeyi amaçlayanlar bu yaşamda,
lütuf konumunda olduklarından emin olabilir ve Tanrı yüceliğinin
ümidiyle sevinebilirler ki bu umut onları asla utandırmayacaktır.

II. Bu gerçek, değişebilen bir umuda dayanan şüpheli ve olası bir
vaat değil; tersine Tanrısal gerçek olan kurtuluş vaatlerine
dayanan değişmez imanın güvencesine, verilecekleri vaat edilen bu
lütufların içsel kanıtlarına, bizim ruhlarımızla birlikte
Tanrı'nın çocukları olduğumuza tanıklık eden evlatlık Ruhunun
tanıklığına dayanmaktadır ki bu Ruh, kurtuluş gününe kadar
aracılığıyla mühürlendiğimiz mirasın güvencesidir.

III. Bu değişmez güvence imanın özüne ait değildir, ancak
gerçek bir Hıristiyan, bu güvenceye ortak olmadan önce uzun bir
süre bekleyebilir ve birçok güçlükle karşılaşabilir: buna
rağmen kendisine Tanrı tarafından karşılıksız olarak verilen bu
şeyleri anlaması Ruh tarafından mümkün kılınmış olarak,
doğaüstü bir esine gerek olmaksızın doğal araçları uygun
şekilde kullanarak buna erişebilir. Bu nedenle
çağrılmışlığını ve seçilmişliğini kökleştirmeye daha çok
gayret etmek her Hıristiyan'ın sorumluluğudur. Öyle ki yüreği
Kutsal Ruh'taki esenlik ve sevinçte, Tanrı'ya karşı sevgi ve
şükranda, itaati gerektiren sorumluluklarda güç ve sevinçte
büyüyebilir ki tüm bunlar kendilerine verilen bu güvencenin uygun
meyveleridir; kesinlikle kişileri gevşekliğe iten yapıda
değildirler.
IV. Gerçek Hıristiyanların kurtuluşlarına ilişkin duydukları
güven farklı etkenlerle, (örneğin; bu güvenceyi korumada ihmalkar
davranmaları, vicdanlarını yaralayan ve Ruh'u kederlendiren
belirli bir günaha düşmeleri, ani ve güçlü bir ayartıyla
karşılaşmaları, Tanrı'nın yüzünün ışığını geri
çekmesi, O'ndan korkup, karanlıkta yürüyüp ışıktan yoksun
olmaları nedeniyle) sarsılabilir, azalabilir ve bir süre için
kaybolabilir. Ancak bu kişiler Tanrı'nın tohumunu, ve iman
yaşamını, Mesih'e ve kardeşlere olan sevgiyi, yüreğin
içtenliğini, sorumluluk vicdanını asla yitirmezler -ki uygun
zamanda Kutsal Ruh'un işleyişi aracılığıyla tüm bunlar
kurtuluş güvencesinin kişide tekrar canlandırılması için
kullanılabilir- ve tüm bu süre içerisinde gerçek bir
Hıristiyanı tam bir umutsuzluğa düşmekten koru