• Bu konu 17 izleyen ve 49 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 50)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25421
    Anonim
    Pasif

    Şimdi bir düşünün… Bir şehrin valisi var ve şehrin bütün işleri ondan soruluyor. Bu valinin yanına 2 tane daha vali gelse aynı şehir için. Sizce durum ne olur? Anlaşmazlık çıkmaz mı?

    -İşte sizin inandığınız din böyle… 3 tane tanrı var nasıl oluyor bu. Herşey nasıl dengede gidiyor? Mesela Hz. İsa kendi kendine dünyayı yok etse. Allah da hayır ben yarattım sen karışma. İsa da hayır bende tanrıyım benim istediğim de olacak. Düşünsenize olur mu öyle birşey?

    Tanrı ,evrende herşeyi yapabilen varlık değil midir? Herşeyi 3 kişi yapabilirse İsa babasını yok edebilir , meryem de kocasını yokedebilir…(!) Çok ama çok saçma bir inancınız var. Yazık…

    #30113
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Yazıların gerçekliğinde ve doğrultusunda “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh” isminde üç kişiden oluşan, tek bir öze sahip tek Tanrı’ya inanmaktayız.

    “Baba” görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısı ve kaynağıdır.
    “Oğul” Baba Tanrı’nın Sözü, hikmeti ve görünümüdür.
    “Kutsal Ruh” Baba’dan ve Oğul’dan çıkan sonsuz güç ve kudrettir.
    Dikkat etmemiz gereken Tanrı’nın bu ayrımla üçe bölünmediğidir.
    Kutsal Yazılarda her birinin vasıflarından dolayı ayrı ayrı kişilikler olduğu ve bu üç kişiliğin tek olduğu görülmektedir. Dolayısıyla “Baba’nın”, “Oğul” olmadığı; “Oğul’un”, “Baba” olmadığı ve aynı şekilde “Kutsal Ruh’un” ne “Baba” ne de “Oğul” olduğu açıkça görülmektedir.
    Bu üç kişilik ayrı olmasına rağmen bu kişilikler ne bölünmüş, ne birleştirilmiş, ne de karıştırılmıştır.Bu üç kişilikten yalnızca “Oğul” beden almıştır. Bu üç kişi sonsuzluktan beri eşit, tek ve aynı özden olduklarından dolayı hiçbir zaman aralarında belirli bir sıralama olmamıştır. Gerçekte ve kudrette, iyilikte ve merhamette bu üçlük tektir.

    “Kutsal Üçlük” hakkında bildiğimiz her şeyi duygularımızdan ziyade Kutsal Kitap’tan öğrenmekteyiz. Üçlü birliği öğrenmemizi ve kabul etmemizi sağlayan birçok nokta Eski Antlaşma’nın birçok bölümünde yer almaktadır (Tekvin 1:26-27; 3:22). Bu ayetler incelendiğinde Tanrı’nın birden fazla kişiliğe sahip olduğu ve aynı zamanda tek olduğu görülmektedir.
    Kaç kişi olduğunun belirtilmemiş olması gizem gibi görünse de Yeni Antlaşma’da açıklanmaktadır (Matta 3:16-17; 28:19; Luka 1:35; II.Korintliler 13:14). Bu bölümlerin her birinde tek olan Tanrı’nın aynı özde üç farklı kişi olduğu eksiksiz bir şekilde anlatılmaktadır.

    Baba Tanrı’nın kudretinden dolayı bizim yaratıcımız olduğuna; Oğul Tanrı’nın kanından dolayı kurtarıcımız ve günahımızın bedelini ödeyen, böylece de bizleri Baba Tanrı ile barıştıran kurban kuzusu olduğuna; Kutsal Ruh Tanrı’nın ise yüreklerimizde konut kurarak bizleri kutsal kıldığına inanmaktayız.

    Tanrısal öz yapının birliğinde, aynı özü, gücü ve sonsuzluğu paylaşan “Baba Tanrı, Oğul Tanrı ve Kutsal Ruh’ta tek Tanrı” gerçeğine inanıyoruz.

    Tek olan Tanrı’nın özyapısındaki üçlüğünün her biri aynı öze sahiptir ve güçte ve görkemde her biri birbirine eşittir.

    Tanrı’nın özyapısındaki üçlüğün teklikte bütünleşmesine karşın bu üçlüğün her biri kişisel özellikleriyle birbirinden tamamıyla farklılık göstermektedir. Bu açıdan “Baba’nın Oğul edinmesi ve Oğul’un Baba’dan olması ve Kutsal Ruh’un sonsuzluktan bu yana Baba ve Oğul’dan çıkması” Tanrı’nın kendisince uygun görülmüş ve kendisini bu şekilde açıklamıştır.

    #29234
    Anonim
    Pasif

    Üç Tanrı’ya inanmıyoruz. Bunlar İslam’ın kültürel empozesi ve yanlış bilgilendirmesi. Ayrıca Meryem Tanrı degildir. Eski zamanlardaki sapkın ve hristiyanlıkla alakası olmayan grupların fikridir bu. Bizler Üçlübirliğe inanıyoruz. Tanrısal Özyapıyı araştırırsanız görürsünüz.

    http://www.hristiyanturk.com/showthread.php?t=1428

    Okursanız anlayabilirsiniz. Meryem ve kocası olayına da resmen güldüm. Böyle birşey olabilir mi ya? Böyle bir hakaret olabilir mi? Öğrenin ve ondan sonra bizlere inancımız hakkında eleştiri yapın! Aksi takdirde görüldüğü üzere gülünç durumlara düşüyorsunuz!.

    #29091
    Anonim
    Pasif

    Çok sevdiğim, yazar Cezmi Ersöz’ün “Bizi bizden başka kimse anlamaz” diye bir sözü vardır. Bu cümlenin doğruluğuna her zaman inandım.

    Belki Hristiyan öğretilerine ters düşecek; ama benim inancım gibi düşünmeyen insanları açıkçası çok da ciddiye almıyorum; çünkü uzun vadede baktığımız zaman, ciddiye alma olayı insana sinir bozukluğundan başka bir şey vermiyor.Bunları söylemekle belki hata yapıyorum; ama içimden geçen de bu.

    aab kişisi, bu tarz bir mantığı ve aklı başka bir konuda güdmüş olsaydı, güler geçerdim, “gurubumuzun rengi oldun” der, işin de espirisini yapardım. Lakin bu tarz yaklaşımlar din konusunda olunca kayıtsız kalamıyorum.

    Bahsedilen üçlü birlik Hristiyanlığın ABC’sidir. Azıcık olsa da Hristiyanlığı araştırmış bir insan, aab’nin yapmış olduğu gibi bir yorum yapmazdı.

    halleluya kardeşim çok güzel bir şekilde açıklama yapmış. Bu tarz insanlara göstermiş olduğu sabırdan ve öğretici özverisinden dolayı kendisine çok çok teşekkür ederim.

    #30144
    Anonim
    Pasif

    Merhabalar sayın aab;

    Ben de size örneğinizle cevap vermek istiyorum..Bahsettiğiniz vali işlerini odasında yürütüyor..

    Aynı zamanda bu vali fakirlere yardım eden bir derneğin başkanı olarak görev yapıyor..

    Ve yine aynı vali torunları tarafından dede diye sesleniliyor..

    Bu, vali’yi üç kişi yapar mı? işi:VALİ,Dernekte:Dernek başkanı,Evde torunları:Dede diyor

    Biz Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’u birbirinden ayırmıyoruz..Tek Tanrı’nın farklı özellikleri bunlar.Sizin Tanrı inancınız var mı bilmiyorum ama şöyle düşünün: Milyarlarca insanın aynı anda düşüncelerini bilen, sözlerini duyan, onlarla birebir ilgilenen Tanrı hepsine bölünen bir Tanrı mıdır? Tabii ki hayır cevabınız.. İşte bizim üç tanrıya inandığımızı iddia etmek bu kadar mantıksız oluyor.. Nasıl siz Tanrı’nın milyarlara dönüşemeyeceğinizi düşünüyorsanız ve bu saçma geliyorsa bize de ‘üç tanrı’ bu kadar saçma geliyor.

    Esenlikle kalın

    #30145
    Anonim
    Pasif

    Sayın titus, yazılımlarınızı burada görmekten çok mutluyum. Rab’bin esenliği ve bereketi sizinle olsun. Her daim anlamlı ve bereketli yazılarınızın devamını dilerim Rab’den.

    Şimdi gelelim konumuza: Hristiyanlıkta da olduğu gibi İslamiyette de kabul gören bir gerçek var. Her ne kadar bazıları, ” hayır ” dese de. Farkında değiller. Bu kabul gören şey, Tanrı’nın 3 ezeli özelliğidir. Buna “hayır” diyorlarsa, bunu ispatlamak zorundadırlar. Öyley di, böyley di… demenin bir anlamı yok. İnanlılar, üç benliği olan tek Tanrı’ya inanmaktadır. Bunun anlaşılmayacak yanı, insansal düşünme ve kültürel etkilerdir. Gelelim Tanrı’nın 3 ezeli özelliğine ( vasfına ) :

    – O’nun her şeyin üstünde ( aşkın, ” müteal ” ) varlığı;
    – Öz bilinci ( Kelam, İlmi ) ve
    – Evrende etkinliği ( içkin, ” mündemiç ” )

    Bunlar, Tanrı’nın öz, söz ve ruh ya da ” BABA “, “OĞUL ” ve ” KUTSAL RUH ” oluşundan başka bir şey değildir.

    Üçlübirlik Kendini Baba, Oğul ve Kutsal ruh isimleriyle açıklayan Tanrı’nın özüdür.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Dünyayı kazansan neye yarar ? jesus… tanri sevgidir

    #30147
    Anonim
    Pasif

    @fırat çölgeçen 8546 wrote:

    Sayın titus, yazılımlarınızı burada görmekten çok mutluyum. Rab’bin esenliği ve bereketi sizinle olsun. Her daim anlamlı ve bereketli yazılarınızın devamını dilerim Rab’den.

    Şimdi gelelim konumuza: Hristiyanlıkta da olduğu gibi İslamiyette de kabul gören bir gerçek var. Her ne kadar bazıları, ” hayır ” dese de. Farkında değiller. Bu kabul gören şey, Tanrı’nın 3 ezeli özelliğidir. Buna “hayır” diyorlarsa, bunu ispatlamak zorundadırlar. Öyley di, böyley di… demenin bir anlamı yok. İnanlılar, üç benliği olan tek Tanrı’ya inanmaktadır. Bunun anlaşılmayacak yanı, insansal düşünme ve kültürel etkilerdir. Gelelim Tanrı’nın 3 ezeli özelliğine ( vasfına ) :

    – O’nun her şeyin üstünde ( aşkın, ” müteal ” ) varlığı;
    – Öz bilinci ( Kelam, İlmi ) ve
    – Evrende etkinliği ( içkin, ” mündemiç ” )

    Bunlar, Tanrı’nın öz, söz ve ruh ya da ” BABA “, “OĞUL ” ve ” KUTSAL RUH ” oluşundan başka bir şey değildir.

    Üçlübirlik Kendini Baba, Oğul ve Kutsal ruh isimleriyle açıklayan Tanrı’nın özüdür.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Dünyayı kazansan neye yarar ? jesus… tanri sevgidir

    Teşekkürler güzel sözleriniz için.Bende sizi görmekten mutluluk duydum.RAB sizi bereketlesin..

    #30166
    Anonim
    Pasif

    aab kardeş baltayı taşa vurmuş belli ki. İnsan eleştireceği, hatta tahkir edeceği düşünceyi biraz olsun araştırır değil mi? :)

    Ama bu tabloya hepimiz dahil değil miyiz? Aynı ülkede, aynı mahallede yaşayan farklı inançlardaki insanlar olarak birbirimizin inançlarını ne kadar biliyoruz? Bilmek için merak etmek gerekiyor, ne kadar merak ediyoruz?
    Aslında çoğumuz burç arkadaş gibi ”Belki Hristiyan öğretilerine ters düşecek; ama benim inancım gibi düşünmeyen insanları açıkçası çok da ciddiye almıyorum…” düşüncesinde değil miyiz?
    Biz müslümanların hristiyanlık hakkında bildikleri nasıl kulak dolma ve önyargılı bilgilerse, siz hristiyan topluluğunun islam, kur’an ve özellikle hz. Muhammed’in şahsiyeti ile ilgili bilgiler de kulaktan dolma ve önyargılı bilgiler değil mi?
    Aslında dünya hep dinlerin birbirlerine olan lakaytlıklıkları (kayıtsızlık) ve düşmanlıkları nedeniyle kaoslardan kurtulamamıstır. Bir gün bu kaoslardan kurtulursa, dinlerin birbirlerini ciddiye almaları ve dindarların birbirlerini önyargısız bir şekilde tanımaları sonucunda olacaktır.
    Yahudilerin İsrail Tanrı’sı veya Yahve’si, sizin üçlü Tanrı’nız ve bizim Allah’ımız, özellikleri ve yaptıkları noktasında aynı ve tek olan ”TANRI-İLAH” tır. Bunu neden göremiyoruz?

    Sağduyulu bir papazın dediği gibi ”bu ortak nokta çok önemsenecek bir noktadır”.
    Dindarlar olarak, başka inançta olanları küçük görmek yerine birbirimizi olduğumuz gibi kabul etsek, eleştirilerimizi seviyeli bir şekilde yapsak ve en önemlisi birbirimizi ilk ağızlardan tanımaya çalışsak, hepimiz için güzel sonuçlar çıkacağından eminim.

    #30170
    Anonim
    Pasif

    gerçekten 3 lü birlik kavramını bende iyi anladığımı söyleyemiycem. bu konuda nolur beni kınamayın çok denedim ama bir türlü mantığıma anlatamadım.sevgili kardeşlerim sakın beni yalnış anlamayın inancınıza son derece saygılıyım ve onu halada araştırıyorum. ama tanrı eğer isa da bedeb aldıysa bunu açıkça söylerdi. bakın ben tanrıyım ve beden aldım derdi. ayrıca bu ikisi arasında bir ruha yada bir güce neden ihtiyaç olsun. ayrıca eğer tanrı isada beden aldıysa tanrıya inssan nasıl işkence edebiliri ve onu öldürebilir?bakın burda işte insan mantığı pes ediyor artık. yani yaradan gelicek bir insanda bedeb alıcak ve sonra yaratığı kişiler tarafından öldürülecek. ve en önemli soruda şu oluyor?ademle bütün insan soyu günah işlediyse yani ademle günah insanla tanrı arasına ayrılık yada ölüm konulduysa ve isa aracılığı ile tanrı insanla barıştıysa günah ortadan kalktıysa, hala bu olanlar nedir?hala ölüm var hala zulum var hala günah var ve tüm şidetiyle devam ediyor. buda demek oluyorki isayla günah yok olmadı ölümde ortadan kalkmadı.bunların mantıklı cevapları varmı sizce?

    #30134
    Anonim
    Pasif

    Sevgili abdulKadir,

    Yazdıklarınız beni mutlu etti.

    Aslında bende bu konuda sizinle hem fikirim. Bakmayın, önceki mesajımda her ne kadar sizinle zıt görüşü yazmış gibi görünsemde, aslında hayatımda hep bu bakış açısını savundum. İnsan bazen sinirine yenik düşüyor ve sonradan pişman olacağı şeyler yazabiliyor (tıpkı bu konuda, bir önce ki mesajım gibi).

    Papa Türkiye ziyareti öncesi, Hristiyanlardan büyük tepki toplamıştı. Nasıl olurda bir müslüman ülkeyi ziyaret edebilirdi? Daha sonra bu tepkilere karşı Papa’da “sonuçta hepimiz aynı Yaradana inanmıyor muyuz?” demişti. Bunu demesiyle, Hristiyanlardan çok daha büyük tepkiler toplamıştı… Aslına bakarsanız, ben de bu konuda Papa ile hem fikirim.

    Baktığınız zaman, teorik olarak her ne kadar aynı Tanrı’ya inanmıyor gibi görünsekte, bence hepimiz aynı Tanrı’ya inanıyoruz. Bazen insanlar neye inandıklarını ve ne yaptıklarını bilemiyebiliyorlar…

    Müslümanlığı her zaman eleştirdim; çünkü Kuran’daki bir çok öğreti bana ters gelir. Ama müslümanları hiç bir zaman dinsizlikle, ateistlikle suçlamadım. Sonuçta onlar da Tanrı’ya inanıyorlar, belki bize göre yanlış yoldalar ve yanlış iman ediyorlar; ama hiç bir zaman bunu Tanrı’yı küçültmek için yada Tanrı nazarında yanlış işler yapmak için yapmıyorlar, tam tersine Tanrı’yı yüceltmek için yapıyorlar. İşte bu noktada ben Müslümanlara “Tanrı yolunda ilerlemiyorlar” diyemem. İlk başta da dediğim gibi, Müslüman öğretilerini eleştiririm. Örneğin cihat kavramı. Sebeb ne olursa olsun, adam öldren bir insanı ben “Bunu Tanrı için yapıyor” diyemem; ama bununla birlikte gerçekten çok iyi Müslümanlar da var. İbadetini yapan ve her zaman akıllarında Tanrı’yı yüceltme düşüncesini taşıyan kişilere de ben dinsizdir, imansızdır diyemem.

    Aslında çok detaylı konular :) Bir mesajla anlatılamıyacak şeyler. Çünkü yazılan her cümle bir çok soru doğuruyor. Ama şunu bilmenizi isterim. Hristiyan olmama rağmen bu konuda sizinle hem fikirim.

    #30174
    Anonim
    Pasif

    Değerli Burç,
    yazdıklarınızı okuyunca gözlerime inanamadım.:) Çünkü böylesine önemli bir konuda halktan bir hristiyanın aynı düşüncelere sahip olabileceğini hiç düşünmemiştim. Sizin de belirttiğiniz gibi Papa bunun farkında. ”Kitaplar” bölümünde alıntı yaptığım kitabın yazarı peder Iannito bu inançta. Ama bu inançta olan hristiyan sayısı çok az. Biliyorum, bu düşüncede olan müslüman sayısı da fazla değil.

    Ben 1 yılı aşkındır bu düşüncelerimi paylaşacak ve yardımlaşacak her üç dinden dindar arıyorum değişik platformlarda ama nafile. Bunun için özel site açtım, imkan olursa dernekleşmeye de gideceğim ama dindarlardaki hoşgörüsüzlük had safhaya çıkmş durumda ne yazık ki. Ufuklar daraltılmış, kimse kendinden başkasının Yüce Rabb’imizin yolunda olabileceğini kabul etmiyor.

    O açıdan, yazdıklarınız beni hem şaşırttı hem sevindirdi. Madem bu düşüncelerimizde hemfikiriz, o halde bu düşünceleri paylaşacak her üç dinden arkadaşlar bulmak için gayret gösterelim. İnanın, aramızdaki önyargıların yıkılması ve birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmenin yolu bundan geçiyor.

    Ben hristiyanlık ve yahudiliği kendi mantıkları içinde anlamak ve önyargılarımı yıkmak için epey gayret gösterdim. Şimdi bazı müslümanlar için sapık durumundayım belki düşündüklerimden dolayı ama geldiğim noktadan şikayetçi değilim ve Rabbime dua ediyorum.
    Sizler de buna benzer gayret gösterebilir, islamı kendi içinden öğrenebilirsiniz. Mesela cihadı kabul edemeyeceğinizi söylüyorsunuz. Halbuki cihadın gerçek anlamını bilseniz kabul etmeyecek bir kavram olmadığını görürsünüz. Başörtüsünü veya el kesmeyi de kabul edersiniz demiyorum. Çünkü bunları müslüman olmadan yani Kur’an’daki Allah’a teslim olmadan kabul edemezsiniz. Ama cihad, dua, zekat, oruç gibi konular evrenseldir ve, ya aynen ya da benzer şekilde sizin dininizde de vardır. En basitinden sizin bu forumda yaptığınız, insanları hristiyanlık konusunda bilinçlendirmeniz bir cihaddır.

    Cihad eden bir hristiyan deyince olmuyor ama Tanrı hizmetçisi bir hristiyan deyince oluyor, tebliğci hristiyan olmuyor ama misyoner hristiyan oluyor… Aslında aynı şeyler kastediliyor.

    Karşılıklı öğrenecek çok şeyimiz var çoooook. :)

    #30175
    Anonim
    Pasif

    Sayın İzmirli Gizem,
    Hristiyanlıktaki günah kavramını islamdaki veya türkçedeki basit günah kavramıyla anlamaya çalışmayın. Ben sadece bu konuyu 1 yılın sonunda anladım. Sorun bende mi konuda mı bilmiyorum artık:)

    Hristiyanlıktaki günah, Allahın insanın yaratılışında koyduğu standartlara ulaşamamasıdır. İlk insan her yönden kusursuzdu, ölümsüzdü. Allahın emrine isyan etmekle bu standardın dışına çıktı. Ölümlü ve kusurlu oldu. Ondan sonra gelen bütün insanlar da ilk insandan, bu isyanın yani günahın eserlerini miras aldılar ve ilk kusursuz hallerine asla dönemiyorlar. İşte bu kusursuzluğu başaramamanın adı günahtır. Ta ki İsa Mesih’e kadar. O Ruhullah olması dolayısıyla kusursuzdu.(Bizdeki inanç ta budur.) Öldükten 3 gün sonra dirilmesiyle de ölümü yenmiş kabul edilir. Böylece o günahın esiri olmadığı gibi, O’na inananlar da günahın esaretinden kurtulmuş olurlar. Yoksa, günah işleyen her hristiyanın günahlarını hz. İsa bedavadan affedecektir anlaşılmıyor. Bizim kafamızda bir günah kavramı var ve hristiyanlıktaki günahı da buna göre değerlendiriyoruz. Her kavramın ait olduğu dalda anlaşılması gerekiyor değil mi? Aynen matematikteki ‘daire’ ile mimarlıktaki ‘daire’ kavramlarının çok farklı olmaları gibi.

    Bilmem aydınlatıcı oldu mu yazdıklarım…

    #30176
    Anonim
    Pasif

    Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi kuranda bu ayetlerde anlaşılıyorki ezelden isa nın gelişi hükme bağlanmışıştır. buda bazı dediklerinizi destekliyor amaaa işte amalar bitmiyor. Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “ol!” der ve o da oluverir. meryem suresi incilden sonra gelen kitap böyle diyor. hayır diyor ben öyle bişey demedim diyor yaradan. isa sadece elçimdi diyor.
    ben siz değerli kardeşlerime şunu sormak istiyorum eski ahitte tanrının beden alacağına dair bir belirti varmı? bir işaret varmı?

    #30180
    Anonim
    Pasif

    Sayın abdulkadir; siz sözcükler üzerinde oyun oynuyorsunuz. Bence bir yıl değil; dünyasal düşünmeden bir on yıl çalışmanızı öneririm. Zira gerçek ve diri Tanrı’yı olmayan bir şeyle karşılaştırıyor ve liberal düşünceyi empoze etmeye çalışıyorsunuz. Ne oruç konusu ne de diğer sözcüklerin anlamı sizin dediğiniz gibi değildir. Kitaplar konusunda bir sorum var. Açılım yapabilecek biri var mı ? benzeri.Orada bir açılım yapabileceğinizi umuyorum. Papa, Kutsal Kitap değildir. Bir inanlı için gerçek rehber, Kutsal Kitap’tır. Hangi hristiyan mezhebinde olursa olsun; İsa Mesih’e inandıkları için hepsi kardeşimdir.Ama !… Şu amalar yok mu ? Hep söylerim. Kutsal Kitap’ın satır aralarını okumadan;iki kitap okumakla sayın chonk’un dediği gibi herkes kendini ilahiyatçı sanıyor ya da teolojist sanıyor. Bu gücü nereden alıyorsunuz ? diye sorarsanız. Bir kardeşin dediği gibi; Kutsal Kitap’tan alıyorum. Tabi ki; dünyadaki bütün insanların hoşgörü, birlik, beraberlik, alçakgönüllü, saygı dolu, barış içinde, YHVH sevgisi içinde yaşamalarını, savaşların olmadığı Tanrı’nın Egemenliği olduğu bir dünya içinde yaşamayı isterim. Bunu da insanlara anlatmaya çalışıyoruz.
    Kutsal Kitap’ta şeytan için aslan kelimesi kullanılmıştır. Aynı zamanda İsa Mesih için de. Ama galip gelecek olan Aslan İsa’dır. Bir kardeş sanırım izmirligizem ki; yazısında günah ortadan kalkmadı diyor. İsa; günahlı insanların kurtulması için öldü. Ama günahı dünyadan kaldırmadı. Eğer benliğiniz devam ediyorsa; siz yeniden doğmanıza rağmen dünyasal Hristiyan olmaya devam ediyorsanız sonucuna sizler katlanacaksınız. Kimlerin kurtulacağının sayısını biz bilemeyiz. Nuh olayında olduğu gibi ! Sekiz kişiyle, dünyada insanlık soyu devam etti.
    Liberal davranarak ölü kiliseler yaratmayalım. Ölü kiliseler, batıda çok. Bu demek değil ki;insanları sevmeyelim. Tabi ki, seveceğiz ve de insanlara karşı alçakgönüllü olacağız. Sadece Rab’be karşı bir alçakgönüllülük değil. Zira, Tanrı, insaları yaratmıştır. Onların üzerinde Tanrı’nın sözü geçerlidir. İnsanlara karşı alçakgönüllü olamıyor ve sevgi dolu yaklaşamıyorsak Tanrı’ya karşı gelmiş oluruz ki; onların dünyasal ( benliğe, insan mantığına dayanan )düşüncelerini kabul ederek de hareket edemeyiz. İsa Mesih izleyicisi, dünyasallıktan farklı bir yaşam sunmak zorundadır. Rab, yüreğinizde olsun.

    Not: Siz Hristiyan Forum’da bazı yazılar yazan ve sonra özür dileyen kişi misiniz ? Yazılara tekrar baktım da ; sayın fevzi ve chonk’un o yazılara güzel yanıtları var ve hala da duruyor.

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    Lütuf, İsa Mesih’i sevenlere ölümsüz sevgiyle !

    Dünyayı kazansan neye yarar ? isasiyahbeyaz rabbe hamdolsun

    #30183
    Anonim
    Pasif

    Sayın Fırat,
    öncelikle o güzel dualarınıza–amin diyorum. Bunlara gerçekten ihtiyacım var.

    ”siz sözcükler üzerinde oyun oynuyorsunuz.” derken, ”matematikteki daire ile mimarlıktaki daire aynı manalara geliyor” demiş oluyorsunuz sanırım. Bense bunun böyle olmadığını anlatmaya çalıştım. Nasıl farklı şeylerden bahsettiğimi buyrun ispat edin. İddia ispat ister değil mi?
    Gerçek ve diri Tanrı diyorsunuz… Biz farklı bir Tanrı’ya mı inanıyoruz? Allah Hay (Diri, hayat sahibi) ve Hak (Gerçek, hem de mutlak gerçek) ‘tır. Bütün güzel isimler O’nundur. ”Tanrı sevgidir” diyorsunuz, aynen biz de diyoruz. O Vedud (Seven ve sevilen) ‘dur. Araştırın, müslüman ve hristiyanlar arasında, hz. İsa’nın tanrılığı, Kur’an ve hz. Muhammed’in peygamberliği dışında fazla da bir fark yoktur. Bu farklar önemli farklardır tabi ama birbirlerini görmezden gelmeye sevkedecek farklar değildir.
    Gerçekleri görmek için ne teolog olmaya ne de ilahiyatçı olmaya (aslında ikisi de aynı anlamdadır) gerek vardır. Nice teologlar vardır sizin ulaştığınız gerçeğe ulaşamamıştır, nice ilahiyatçılar vardır bizim ulaştığımız gerçeğe ulaşamamıştır, değil mi? Onun için kutsal kitapları özümseyerek okumaya devam edelim biz, etiketimiz olmasa da olur.

    Hristiyanforuma üye değilim, üye olsaydım, sonunda özür dleyecek şeyler yazmazdım sanırım :)

    Emanetlerin Sahibi Olan’a emanet olunuz.

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 50)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.