Kutsal Kitap ın Eşsizliği

  • Bu konu 1 izleyen ve 57 yanıt içeriyor.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 58)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24114
    Anonim
    Pasif
    1A. SÜREKLILIGINDE ESSIZDIR


    Asagidaki özellikler sadece Kutsal Kitap için geçerlidir.


    1. Yaklasik olarak on bes asirdan fazla bir zaman diliminde yazilmistir.
    2. Hayatin sundugu degisik rolleri üstlenen, kirk yazardan fazla kisi tarafindan kaleme alinmistir. Buna krallar, askeri liderler, dilenciler, felsefeciler, balikçilar, vergi memurlari, sairler, müzisyenler, devlet adamlari, egitimciler ve çobanlar dahildir.


    Örnegin:

    Musa; Misir’in üniversitelerinde yetismis politik bir lider ve yargiçtir,
    Davut; kral, sair, müzisyen, çoban ve savasçidir,
    Amos; besicidir,
    Yesu; bir generaldir,
    Nehemya; dinsiz bir kralin sarap sunucusudur,
    Daniel; basbakandir,
    Süleyman; kral ve felsefecidir,
    Luka; fizikçi ve tarihçidir,
    Matta; vergi memurudur,
    Pavlus; hahamdir,
    Markos; Petrus’un sekreteridir.

    3. Degisik yerlerde yazilmistir:

    Musa’da, çölde,
    Yeremya’da, zindanda,
    Daniel’de, yamaçlarda ve sarayda,
    Pavlus’ta, hapishanede,
    Luka’da, seyahat esnasinda,
    Yuhanna’da, Patmos adasinda sürgünde.

    4. Degisik zamanlarda yazilmistir:

    Davut’ta, savas ve fedâkarlik zamanlarinda,
    Süleyman’da, baris ve refah döneminde.


    5. Degisik ruh hallerinde yazilmistir:
    Bazi yazilar, sevincin doruklarindayken,
    Bazilari ise, üzüntü ve umutsuzluk çukurundayken,
    Bazi yazilar, saglam ve içten bir iman dönemindeyken,
    Bazilari ise, süphe ve karmasa günlerindeyken.

    6. Üç kitada yazilmistir:

    Asya
    Afrika
    Avrupa

    7. Üç lisanda yazilmistir:

    Ibranice, Israillilerin ve açikça olarak söylemek gerekirse, Eski Ahit’in tümünün lisanidir. 2. Krallar 18:26-28 ve Nehemya 13:24’te Ibranice den “Yahudilerin Lisani” ve
    Yesaya 19:18’de “Kenan diyarinin lisani” olarak bahseder.
    Ibranice, geçmisin sadece tasvir edilmedigi, ayni zamanda sözcüklerle boyandigi, resimli bir lisandir. Bizlere doga manzaralari sunmak yerine, hareketli panoramalar verir. Olaylarin akisi, zihnimizin gözünden akip gider. (Ibranicede bir dikkat çekme üslûbu olan “Iste” kelimesinin, Yeni Antlasma’ya geçmis ve sikça kullanilmis olmasina dikkatinizi çekerim.) “Canlandi ve gitti”, “dudaklarini araladi ve konustu”, “gözlerini kaldirdi ve gördü”, “sesini yükseltti ve agladi”; buna benzer kelime sanatlari ve vurgulari lisanin tasvir gücünü arttirmaktadir. (Dockery, FBI, 214)


    “Kusal Kitap’ta; en derin düsüncelerim için kelimeler, mutlulugum için sarkilar, en gizli kederim için ifadeler, utancim ve zayifliklarim için yakarislar buldu.”

    – SAMUEL TAYLOR COLERIDGE,
    INGILIZ SAIR VE EDEBIYAT ELESTIRMENI




    Aramice, Büyük Iskender zamanina kadar (M.Ö. 6. yüzyildan M.Ö. 4. yüzyila kadar olan dönem) yakin dogunun “ortak lisani” . (Albright AP, 218) Daniel 2’den 7’ye ve Ezra 4’ten 7’ye kadar olan bölümlerde ve Incil’deki, bazi önemli ifadeler de (bunlarin arasindaki en çok bilinen Isa’nin çarmihtaki sözleri olan “Elî, Elî, lema sevaktani?” yani, “Tanrim, Tanrim, beni niçin terk ettin?”de kullanilan lisan gibi) Aramicedir. (Matta 27:46 NKJV)

    Aramice, linguistik degerleri bakimindan Ibraniceye çok yakindir ve yapisal formu bakimindan da çok benzerdir. Kutsal Kitap’taki Aramice bölümlerde, Ibranice yazilmis olan bölümlerdeki alfabenin aynisi kullanilmistir. Ibraniceden farkli olarak Aramice, baska lisanlardan aldigi bir çok kelime ve çok çesitli baglaçlar da dahil olmak üzere, daha genis bir kelime yelpazesi kullanir. Ayrica, “olmak” fiilin in degisik sekillerde kullanimi ya da ortaçlarin zamirlerle kullanimi gibi özelliklerin gelistirmesiyle, daha ayrintili bir gramer yapisini barindirmistir. Aramice, Ibraniceye göre daha az siirsel ve daha az coskulu bir lisan olsa da, mutlak bir ifade imkâni sunan daha üstün bir iletisim aracidir. Aramice, belki de tarihte bilinen en uzun süre kullanilan lisan olma özelligine sahiptir. Kutsal Kitap ataerkil döneminde kullanilmaktaydi ve günümüzde hâlâ Aramice konusan kisiler mevcuttur. Aramice ve onun akrabasi Süryanice, degisik yerlerde ve degisik zamanlarda kullanilarak, evrim geçirmis ve bir çok lehçeyi olusturmustur. Yalinligi, anlasilirligi ve kesinligi, karakteristik özelliklerini olusturmaktadir. Gündelik hayatin tüm ihtiyaçlarina kolayca adapte olabilmistir. Egitimciler, devlet adamlari, avukatlar ya da tüccarlar için ayni derecede islerlik ile hizmet verebilmektedir. Bazi kisiler Aramiceyi, Sami dilinin Ingilizcesi olarak adlandirirlar. (Dockery, FBI, 221)

    Yunanca, Yeni Antlasma’nin neredeyse tümünün lisanidir. Ayni zamanda, Ingilizce’nin günümüzün modern dünyasindaki konumu gibi, Isa zamanindaki evrensel lisan da Yunancaydi. Yunan alfabesi, tahminlere göre Fenikelilerden alinip, Yunan konusma sistemine ve yazi istikametine adapte edilmistir. Bir çok Bati-Sami dilinde oldugu gibi, Yunancada ilk önceleri, sagdan sola dogru bir istikamette yazilmaktaydi. Daha sonra bastan sona ve sondan basa teknigine geçilmis, en sonunda ise soldan saga yazi istikameti kabul edilmistir.

    Büyük Iskender’in Fetihleri, Yunan lisaninin ve kültürünün yayginlasmasinda etkili olmustur. Bölgesel lehçelerin yerini, yogun bir sekilde “Helenistik” ya da “koine” (müsterek)
    Yunanca almistir. Koine lehçesi, Attike Yunancaya bir çok yerel ifadelerin girmesine sebep olmustur . Böylece lisan daha sinirsiz, kozmopolitan bir kimlige bürünmüstür. Gramerin basitlestirilmesi, evrensel kültüre daha iyi bir sekilde adapte olmasini saglamistir. Yalin ifadeli ve yaygin konusma alani olan bu yeni lisan, ticaretin ve diplomasinin ortak dili haline gelmistir. Yunanca lisani, klâsik seklinden, koine biçimine dönüstükçe, zarafetinin büyük bir kismini ve ince ayrintilarini yitirmistir. Her seye ragmen onu farkli kilan güç, güzellik, berraklik ve mantik üzerine kurulu konusma sanati gibi karakteristik özelliklerini yitirmemistir.
    Havari Pavlus tarafindan Roma’daki Hristiyanlara yazilan mektuplarin Latince yerine Yunanca yazilmis olmalari derin bir anlam içermektedir. Hükümet islemleri disinda o günkü Roma Imparatorlugu, kültürel olarak Yunan etkisi altindaydi.

    6


    Yunanca, Yeni Antlasma yazarinin ifade etmek istedigi anlami, gölgesine kadar sunabilecek bolluga ve yeterlilige sahipti. Örnegin, Yeni Antlasma’da “sevgi” için iki adet kelime (iki tür sevgi), “baskasi” için de iki adet kelime (aynisindan bir baskasi, degisik bir baskasi), bilgelik çesitleri için ise bir çok kelime mevcuttur. Dikkat çekici bir sekilde, eros (sevginin üçüncü türü) gibi, o dönemin Helenistik kültüründe yaygin bir sekilde kullanilan birçok kelime, bilinçli olarak kullanilmamistir. (Dockery, FBI, 224-25, 227)

    8. Bir çok metin biçimi kullanilarak yazilmistir, örnegin:

    Siir, Tarihsel anlati,

    Ezgi,
    Romantizm,
    Ögretici inceleme,
    Kisisel yazisma,
    Yasam öyküsü,
    Hiciv,
    Biyografi,
    Otobiyografi,
    Kanun,
    Peygamberlik,
    Mesel ve
    Kinaye.

    9. Kutsal Kitap; tartismaya yol açacak, ortaya konuldugu ya da tartisildigi zaman birbirine karsi birçok fikrin olusacagi yüzlerce konuyu isaret etmistir. Kutsal Kitap’in yazarlari yüzlerce h..as konuyu ele almislardir (ör: evlilik, bosanma ve tekrar evlenme, homoseksüellik, zina, otoriteye itaat, dürüstlük ve yalancilik, Tanri’nin dogasi ve açiklamasi). Buna ragmen, Yaratilis bölümünden Esinleme bölümüne
    kadar, yazarlarin inanilmaz bir uyum içerisinde bu konulara isaret ettiklerini görmekteyiz.


    10. Bölümlere ayrilmis olmasina ragmen, Kutsal Kitap çelismeyen, tek olan bir hikâ yeyi sunmaktadir: Tanri’nin , insanlari kurtarisi. Norma n Geisler ve William Nix bu
    hikâ yeyi su sözleriyle ifade etmis lerdir: “Yaratilis’taki ‘Kaybedilen Cennet’, Esinleme’de ‘Kazanilan Cennet’ olmustur. Ayni sekilde, Yaratilis’ta kapanmis olan
    hayat agacina açilan kapi, Esinleme’de sonsuza kadar açilmaktadir.” (Geisler/Nix,

    GIB’86, 28) Birlestirici bag ise ortadadir, günahtan ve yargidan kurtulup, tam bir degisim geçirip; tek, merhametli ve kutsal olan Tanri’nin huzurunda ebedi bir coskuyla yeni bir hayata baslamak.

    11. En sonuncu ve en önemli olan özellik ise; Kutsal Kitap’ta bahsi geçen bireyler arasinda, basindan sonuna kadar isaret edilen ve ana karakter olarak, tek bir varligin
    “Isa Mesih araciligiyla bilinen, gerçek ve diri Tanri” olmasidir. Eski Antlasma’yi düsünün bir kere: Yasa, Isa için “temeli” olusturur; tarihsel kitaplar, Isa için olan “hazirligi” gösterir; siirsel çalismalar, çabalarin ve ümitlerin Isa için oldugunu anlatir ve peygamberlikler, Isa için olan “beklentiyi” gösterir. Yeni Antlasma’da ise: “Ilk dört bölümde , Isa’nin tarihsel manifestosu kaydedilmistir, Elçilerin Isleri, Isa inancinin yayilmasini nakleder, Mektuplar, Isa’nin tefsirini yapmaktadir ve Esinleme
    bölümünde her seyin Isa’da tamamlanmasini bulmaktayiz.” (Geisler/Nix, GIB’86, 29)

    En basindan en sonuna kadar Kutsal Kitap, Isa merkezlidir.

    7

    Bunlarin sonucu olarak, her ne kadar Kutsal Kitap birçok yazar tarafindan kaleme alinmis olan birçok kitabi içerse de, devamliligi sayesinde bizlere aslinda tek bir kitap sunmaktadir.
    F. F. Bruce’un belirttigi gibi: “Vücudun herhangi bir uzvunu en dogru sekilde tasvir edebilmeniz için, tüm bedenden referanslar vermeniz gerekmektedir; ayni sekilde Kutsal Kitap’tan herhangi bir bölümün uygun bir sekilde çiklanmasi için, tüm Kutsal Kitap’tan referanslar vermek gerekmektedir.” (Bruce, BP, 89) Kutsal Kitap olarak
    adlandirdigimiz kitaplar toplulugunun içindeki her kitap, aslinda tek bir kitabin bölümleri gibidir. Bruce su sözleriyle bu konuda son noktayi koymaktadir:

    Ilk baktiginizda Kutsal Kitap, çogunlukla Yahudi olan bir çok edebi eserin bir derlemesi olarak gözükmektedir. Eger Kutsal Kitap’in çesitli kisimlarinin yazildigi ortamlari mercek
    altina alirsak, bazi kitaplar arasinda neredeyse 14 00 yila yakin bosluklar oldugunu buluruz.

    Yazarlar, batida Italya’dan, doguda Mezopotamya, hatta büyük bir olasilikla Iran’a kadar degisik yörelerde bu kitabi kaleme almislardir. Yazarlarin kendileri bile çok farkli tipte
    insanlardi; onlari ayiran faktörler, sadece degisik çaglarda ya da binlerce kilometre ayri noktalarda olmalari degil, ayni zamanda hayatin degisik yollarindan gelmeleriydi. Bizlere
    kendileri hakkinda bilgi birakmayan yazarlari saymazsak, aralarinda krallarin, askerlerin, sigir çobanlarinin , balikçilarin, yasa yapicilarinin, devlet adamlarinin, saray adamlarinin, din görevlilerinin, peygamberlerin, çadir imal eden hahamlarin ve Ibrani olmayan hekimlerin mevcut oldugunu görmekteyiz. Yazilarin kendisi bile çesitli edebi üslûplar içermektedir. Incilsel peygamberliklere ve apokaliptik yazilara ek olarak, tarihsel yazim, hukuk (sivil,
    kriminal, ahlâki, dinsel, sihhi), dini siir, lirik siir, didaktik inceleme, mesel, kinaye, biyografi, kisisel yazisma, kisisel hatiralar ve günlükleri sayabiliriz. Bütün bunlari göz önüne aldigimiz zaman, Kutsal Kitap’i sadece bir antoloji olarak
    göremeyiz; her bir parçasini birbirine baglayan bir birlik mevcuttur. Antolojiler, antolojistler tarafindan bir araya getirilirler, ancak hiçbir antolojist Kutsal Kitap’i bir araya getirmemistir.


    (Bruce, BP, 89)


    Kutsal Kitap’in içindeki kitaplar ile Bati klâsiklerinin derlendigi Bati Dünyasinin Büyük Kitaplari adli çalismayi karsilastirin. Büyük Kitaplar; 100 yazarin yaklasik yirmi bes
    asirlik bir periyot içindeki 450’den fazla çalismalari arasindaki seçmelerden olusmaktadir. Buradaki bazi isimlere bakarsak; Homer, Eflâtun, Aristo, Plotinus, Augustinus, Aquinas, Dante, Hobbes, Spinoza, Calvin, Rousseau, Shakspeare, Hume, Kant, Darvin, Tolstoy,
    Whitehead ve Joyce’u görürüz. Bu sahislarin hepsi geleneksel Bati ideolojisinin bir parçalari olsalar bile, hemen hemen her konuda inanilmaz farkli görüsler sergilemektedirler. Bakis açilarinda benzerlikler yakaladiginiz durumlarda bile, birçok çeliski ve uyusmazlik içeren durumlar ve perspektifler içermektedirler. Aslinda, çogu kez elestiri yapmayi bir tarafa birakmislar ve kendilerinden öncekiler tarafindan sunulan temel fikirleri çürütmeye çalismislardir.

    Bir gün, Bati Dünyasinin Büyük Kitaplari’nin bir temsilcisi, bu kitap serisinin pazarlama agina yeni satici üyeleri bulabilme niyetiyle evime geldi. Bu seriyi tanitici grafikler gösterip, esimle ve benimle bu konu hakkinda bes dakika kadar konustu. Arkasindan, bir buçuk saat boyunca, bu kisiyle tüm zamanlarin en yüce kitabi olan Kutsal Kitap hakkinda konustuk. Bu temsilciye; Büyük Kitaplar serisinden, hayatin ayni yollarindan geçmis, ayni jenerasyondan, ayni yerden, ayni zamandan, ayni ruh halinden, ayni kitadan, ayni dilden ve ayni tartismaya açik bir konuyu islemis olan, sadece on adet yazar seçmesi konusunda meydan okudum. Arkasindan kendisine su soruyu sordum: “Bu yazarlar birbirleriyle hemfikir
    miydiler?”

    Bir an durakladi ve cevap verdi: “Hayir.”
    “O zaman bana sundugun sey nedir?” diyerek haykirdim.

    8

    Hiç vakit kaybetmeden cevabini verdi, “Birbirikim.”
    Iki gün sonra hayatini Isa’ya adadi.

    Yukarida gösterilen Kutsal Kitap’in essizlikleri, onun bir esin ürünü oldugunu ispat etmemektedir. Ancak, devamliligi bazinda onun essiz vasfini ciddi bir sekilde göz önünde
    bulunduran ve gerçegi arayan kisilere meydan okuyan bir yapisi vardir. Büyük Kitaplar temsilcisi bu adimi atti ve bu süreç sonunda Kutsal Kitap’in Kurtaricisini kesfetti.

    #27984
    Anonim
    Pasif
    __________________
    #27985
    Anonim
    Pasif
    3A. TERCÜMESINDE ESSIZDIR

    GEISLER VE NIX

    #27986
    Anonim
    Pasif

    4A. HAYATTA KALMASI BAKIMINDAN ESSIZDIR

    1B. Zamana Karsi

    (Dünyadaki En Yüce Kitap) adli eserinde,

    Kutsal Kitap ile Shakespear’in yazilarini karsilastirmaktadir:

    North American Review isimli dergideki bir yazar, Kutsal Kitap ile Shakespear’in yazilari

    arasinda ilgi çekici karsilastirmalar yaptigi bir yazisinda; bütün kopyalarin elle yapilmasina

    mecbur kalinilmasi ile matbaa basiminin orijinal metne bagliligi korumak için daha çok

    yöntemler barindirmasi durumuna ragmen, diger yazilara oranla , Kutsal Kitap’in el

    yazmalarina çok daha büyük bir özen gösterilmis olmasi gerektigini göstermistir. Su sözlerle

    iddiasini dile getirmektedir: “Iki yüz sekiz seneden daha az bir süredir var olan Shakespear’in

    yazilarinin; on bes yüzyil boyunca el yazmalari ile var olmus, on sekiz yüzyildan daha fazla

    mazisi olan Yeni Antlasma ile kiyaslandigi zaman, kesinliginin olmamasi ve bozulmus

    gözükmesi bana çok garip gelmektedir. Bir düzine ya da yirmi kadar ayet hariç, Yeni

    Antlasma’nin diger ayetlerinin hepsinin, yazilarda anlatilanlarin dogruluguna karsi süpheci

    bir yaklasimla degil, yazilarin tarihsel geçerliligini ve tercümelerinin aslina uygunlugunu

    kriter alan uzmanlar tarafindan su ana kadar onaylandigini söyleyebiliriz. Ancak,

    Shakespear’in otuz yedi yazisindan her birinde, büyük çogunlugunun içinde yer aldiklari

    bölümün anlamini etkileyecek kadar önemli oldugu, yüz adet kadar tartismali bölüm

    mevcuttur.” (Lea, GBW, 15)

    #27987
    Anonim
    Pasif

    2B. Baskiya Karsi

    Kutsal Kitap, düsmanlari tarafindan ugradigi tüm gaddar saldirilara dayanmistir. Birçok kisi

    tarafindan yakilmaya, yasaklanmaya ve “Roma imparatorlugu tarihinden, günümüzdeki

    Komünist iktidara sahip olan ülkelere kadar, yasal yollarla ortadan kaldirilmaya çalisilmistir.”

    (Ramm, PCE’53, 232)

    M.S. 303 yilinda, Roma Imparatoru Diocletian, Hrist iyanlarin ibadetini yasaklayan ve

    Kutsal Kitap’in yok edilmesini emreden bir ferman yayinlamistir: “Imparatorlugun

    beyanatini anlatan mektup, her tarafta teshir ediliyor; bütün kiliselerin yerle bir edilmesi ve

    Kutsal Kitap’in kopyalarinin yakilarak yok edilmesi emrediliyor; Hristiyanliga olan

    bagliliklarinda israr eden kisilerden, yüksek mevkilerde olanlarin sivil haklarini

    kaybedeceklerini ve ev halkinin özgürlüklerinden dogan sosyal haklarindan mahrum

    edilecekleri bildiriliyordu.” (Greenslade, CHB, 476)

    Diocletian’in fermanindan yirmi bes sene sonra, Roma Imparatoru Konstantin, bedeli

    hükümet giderlerinden karsilanmak üzere, elli adet Kutsal Kitap’in hazirlanmasini emreden

    bir ferman yayinlamistir. Bu ironik tarihi olay, dördüncü yüzyil kilise tarihçisi Eusebiyus

    tarafindan kaydedilmistir. (Eusebiyus, EH, VII, 2, 259)

    Yüzyillar sonra, 1778 yilinda vefat eden, meshur Fransiz Tanri tanimaz Voltaire,

    kendi zamanindan bir asir sonra Hristiyanligin dünya üzerinden kalkacagi ve tarihe karisacagi

    kehanetinde bulunmustur. Peki ne olmustur? Voltaire tarihe karismistir , ancak bu arada gittigi

    her yere bereketini de götüren Kutsal Kitap’in tüm dünya çagindaki sirkülasyonu artan bir

    sekilde çogalmistir. Örnegin , Zanzibar’daki Ingiliz katedrali, eski köle pazarinin kalintilari

    üzerine kurulmustur ve komünyon masasi eskiden kirbaçlama kaziginin oldugu nokta üzerine

    yerlestirilmistir! Dünya etrafinda bunun gibi birçok örnek mevcuttur. Birisinin dogru bir

    sekilde ifade ettigi gibi, “Kutsal Kitap’in sirkülasyonunu durdurmaya çalismak; alev alev

    yanmakta olan günesi, kizgin yörüngesinden omzumuzu dayayarak çikartmaya çalismaya

    benzer.” (Collett, AAB, 63)

    Voltaire’in, kendi zamanindan bir asir sonra Hristiyanligin dünya üzerinden kalkacagi

    ve tarihe karisacagi kehaneti hakkinda, Geisler ve Nix: “Ölümünden sadece elli sene sonra,

    Voltaire’nin evi ve baski makineleri, Cenova Kutsal Kitap Dernegi tarafindan, sayisiz Kutsal

    Kitap’in üretimi için kullanilmistir.” Son durumu bizlere bildirmektedirler. (Geisler/Nix,

    GIB’68, 123, 124)

    Kutsal Kitap’in düsmanlari gelip geçmekte, ancak Kutsal Kitap yerinde durmaktadir.

    Isa su sözleri söylerken çok hakliydi: “Gök ve yer ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla

    ortadan kalkmayacaktir..” (Markos 13:31)

    #27988
    Anonim
    Pasif

    3B. Tenkitlere Karsi

    ögretilmektedir ,

    ancak orijinal temelinin (“ileri tenkitçiligin emin sonuçlari”nin) yanlisligi ortaya çikarilmistir.

    “Ileri tenkitçiligin emin sonuçlari”; Eski Antlasma disinda , H ititlerin varliklarina dair

    bir kayit mevcut olmadigi için, Ibrahim zamaninda onlarin var olmadiklari konusunda da bir

    karara varmis tir. Hititliler bir efsane olmaliydilar, ancak gene yanildilar. Günümüzde,

    arkeolojik arastirmalar sonucunda ortaya çikan deliller, Hitit tarihinin 1200 senesini gözler

    önüne sermektedir.

    Western Conservative Baptist Seminary’nin eski baskani Earl Radmacher, Sinsinati-

    Hebrew Union College’in bir önceki Jewish Theological Seminary'nin (Yahudi Ilâhiyat

    Semineri) eski baskani ve dünyanin en büyük üç arkeologundan birisi olan Nelson

    Glueck’den yaptigi bir alintida sunu anlatmaktadir: “Dallas’ta, Tempel Emmanuel’de iken,

    Glueck’i dinledim, surati kipkirmizi olmus bir sekilde: ‘Insanlar , beni, Kutsal Kitap’in esinini

    aynen, kelimesi kelimesine ögretmekle suçladilar. Sunun anlasilmasini istiyorum, ben asla

    böyle bir sey ögretmedim. Benim söyledigim tek sey, bütün arkeolojik arastirmalarim

    boyunca, buldugum eski çaglardan kalma hiçbir obje, Tanri’nin Sözü’ndeki herhangi bir

    ifade ile hiçbir çeliski yaratmamaktadir.’” diye konusmustur. (Radmacher, PC, 50)

    Tam kirk bes lisan ve lehçede akici bir konusmaya sahip olan Robert Dick Wilson,

    hayati boyunca Eski Antlasma üzerine yaptigi çalisma sonucunda su noktaya gelmistir:

    “Kutsal Kitap üzerindeki kirk bes yillik çalisma hayatim boyunca, Eski Antlasma’nin Israil

    halki tarihinin, dogru bir tarihi anlatimi oldugu konusunda saglam bir inanca sahip

    olmusumdur.” (Wilson, WB, 42)

    Kutsal Kitap, bütün elestirilere karsi ayakta kalabilme konusunda essizdir. Bütün

    edebiyat eserlerini göz önüne alirsak, bu özelligi konusunda benzeri olmadigini görürüz.

    Gerçegi arayan bir insan, kesinlikle bu vasiflara sahip bir kitabi göz önüne alacaktir.

    #27989
    Anonim
    Pasif
    5A. ÖGRETISLERINDE ESSIZDIR

    1B. Peygamberlik


    [/b]

    #27990
    Anonim
    Pasif

    2B. Tarih

    Kilise içerisindeki düzensizlik teshir edilmistir (1. Kor. 1:11; 15:12; 2. Kor. 2:4).

    Kutsal Kitap, fantezi dünyasina degil, gerçeklere odaklanmis bir kitaptir. Iyiyi ve

    kötüyü, dogruyu ve yanlisi, en iyisini ve en kötüsünü, umudu ve hayal kirikligini, hayatin

    nesesini ve acisini sunmaktadir. Tabii ki, onun mükemmel yazari Tanri oldugu için, böyle

    olmasi gerekmektedir, çünkü: “Tanri'nin görmedigi hiçbir yaratik yoktur. Kendisine hesap

    verecegimiz Tanri'nin gözleri önünde her sey çiplak ve açiktir” (Ibr. 4:13).

    #27991
    Anonim
    Pasif

    6A. EDEBIYAT ÜZERINE OLAN ETKISI BAKIMINDAN ESSIZDIR

    Kaynakça çalismalarinin, baska hiçbir ilim dalinda veya beseri bilgi dalinda benzeri olmayan

    birçok dogasi mevcuttur. M.S. 95’ten baslayarak, Elçisel Babalar’dan modern zamanlara

    kadar, kaynagi Kutsal Kitap olan genis bir edebi nehir akip gitmektedir : Baslangiç olarak

    gösterebilecegimiz çalismalar; Kutsal Kitap sözlükleri, Kutsal Kitap ansiklopedileri, Kutsal

    Kitap atlaslari ve Kutsal Kitap yörelerini anlatan kitaplardir. Arkasindan da gelisi güzel olarak

    su alanlardaki çesitli kaynakçalari siralayabiliriz: ilâhiyat, dini egitim, ilâhi besteleme,

    misyonlar, Kutsal Kitap dilleri (Ibranice, Grekçe lisanlar), kilise tarihi, dini biyografi, diyanet

    isleri, yorum kitaplari, din felsefesi, tanikliklar, af yazilari ve digerleri. Liste sonsuza kadar

    akip gitmektedir…

    Insanlik tarihinde baska hiçbir kitap, Kutsal Kitap kadar kendisi hakkinda bu kadar

    çok kitabin yazilmasini esinleyememistir. (Ramm, PCE’53, 239)

    #27995
    Anonim
    Pasif

    7A. UYGARLIK ÜZERINE OLAN ETKISI BAKIMINDAN ESSIZDIR

    Yukarida sunulmus olan kanitlar, Kutsal Kitap’in Tanri Sözü oldugunu ispatlamamaktadir.

    Ancak, bana bu kitabin, diger tüm kitaplardan essiz bir üstünlügü oldugunu açikça isaret

    etmektedir.

    Bir profesörün benimle paylastigi bir görüsüne göre: “Eger zeki bir insansaniz ve

    gerçegi ariyorsaniz, diger tüm kitaplardan daha fazla ilgi çekmis bir kitabi okurdunuz.” Iste

    Kutsal Kitap, en fazla ilgiyi üzerine çekmis olan ve prof esörün kastettigi kitaptir.

    Theodore Roosevel’e göre: “Tam ve eksiksiz bir Kutsal Kitap bilgisi, üniversite

    egitiminden çok daha degerlidir.”

    #27996
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Kitap Nasil Yazildi?

    Kullanilan Materyaller

    Eski Kitaplarin Yapilari

    Yazim Tipleri

    Bölümler

    Kutsal Kitap’in Içerigine Kim Karar Verdi?

    Kanon Kelimesinin Anlami

    Kanon’a Giris

    Kanon’a Dahil Olmak Için Yapilan Testler

    Hristiyan Kanonu (Yeni Antlasma)

    Eski Antlasma Kanonu

    #27997
    Anonim
    Pasif
    1C. Yazim Materyalleri

    1D. Papirüs

    Okumayi daha az hantal ve daha kolay yapabilmek için,

    papirüs tabakalar, yaprak seklinde kesilip birlestirilmeye ve iki yüzeyine de yazilmaya

    baslanilmistir. Greenlee’nin ifadesine göre; Hristiyanligin yayilmasi, kodeks -kitap seklinin

    gelistirilmesinin ana sebebidir.

    #27998
    Anonim
    Pasif

    3B. Yazim Tipleri

    1C. Unical Yazi Tipi

    [/b]

    #27999
    Anonim
    Pasif

    1D. Eski Antlasma

    Kutsal Yazilar’in ve kilisenin tarihi hakkindaki metinlere baktigimiz zaman, gerçekten

    tanrisal esinlenme ile yazilmis kitaplarin kabul edilmesinde ve toplanmasinda kilavuz, kabul

    edilmis bes adet prensip tespit etmekteyiz. Geisler ve Nix, bu prensipleri asagida su sekilde

    sunmuslardir (Geisler/Nix, GIB, 223-231):

    1. Kutsal Kitap, Tanri’nin bir peygamberi tarafindan mi yazilmistir? “Eger kitap,

    Tanri’nin bir sözcüsü tarafindan yazilmis ise, Tanri’nin Sözü’dür.”

    2. Yazar, Tanri’dan gelen eylemlerde bulunabilmis midir? Mucizeler, sik sik gerçek

    peygamberleri sahte peygamberlerden ayirmaktadir. “Musa, Tanri’dan gelen çagrisini

    ispatlamak için, mucizevi güçlerle donatilmistir (Misir’dan Çikis 4:1-9). Ilyas, Baal’in

    sahte peygamberlerine karsi dogaüstü eylemlerle zafer kazanmistir. (1. Krallar 18)

    Isa, Tanri'nin Kendisi araciligiyla aranizda yaptigi mucizeler, harikalar ve belirtilerle

    kimligi kanitlanmis bir kisidir. (Elç. 2:22)

    Mucize; Tanri’nin halkina, Tanri’nin bir peygamberi araciligi ile sundugu, Tanri

    Sözü’nün dogrulanmasi için Tanri’dan gelen bir eylemdir. Verdigi mesaji

    desteklemek için sergiledigi mucize, esinlemesini kanitlamak için verdigi bir

    isarettir.”

    3. Mesaj, Tanri hakkindaki gerçekleri sunmus mudur? “Tanri ne kendisi ile çelisir (2.

    Kor. 1:17-18), ne de gerçek olmayan bir sey söyleyebilir (Ibr. 6:18). Bundan dolayi,

    sahte iddialari içeren hiçbir kitap Tanri’nin Sözü olamaz.” Bu ve buna benzer

    sebeplerden dolayi, kilise liderleri su prensibi kabul etmislerdir: “Süphe varsa,

    geçersizdir.” Bu prensip, “Kanon’a dahil olan kitaplarin seçiminin geçerliligini” daha

    da etkin kilar.

    4. Ele alinan kitap, Tanri’nin gücüyle mi gelmistir? “Kilise liderleri, Tanri Sözü’nün

    ‘yasayan ve etkin’ oldugunu kabul etmislerdir (Ibr. 4:12) ve bu nedenle, bu Söz’ün

    yetkinlik ve müjdecilik için degistirici bir gücü olmalidir (2. Tim. 3:17). Eger bir

    kitabin mesaji, ifade ettigi hedefe ulasamiyor ve yasam degistiren bir gücü

    barindiramiyorsa, açikça Tanri’nin bu mesajin arkasinda olmadigini söyleyebiliriz.”

    (Geisler, GIB, 228) Tanri’nin yasam degistiren gücünün varligi; verilmis bir kitabin

    üzerinde, O’nun onay mührünün oldugunu gösteren güçlü bir belirtidir.

    5. Ele alinan kitap, Tanri’nin halki tarafindan kabul edilmis midir? “Pavlus,

    Selaniklilere; ‘Tanri'ya sürekli sükretmemiz için bir neden daha var: Tanri sözünü

    bizden isitip kabul ettiginiz zaman, bunu insan sözü olarak degil, gerçekte oldugu gibi

    Tanri sözü olarak benimsediniz. Siz imanlilarda etkin olan da bu sözdür.’ demistir (1.

    Se. 2:13). Bir kitabin Kanon’daki yerinden dolayi, sonradan ortaya çikan bütün

    tartismalarda ne ifade edilirse edilsin; bir kitabin peygamberlik sözü olduguna dair

    güven belgesini verme konusunda en iyi konuma sahip olan kisiler, o kitabin yazarini

    taniyan insanlarin kendilerinden baskasi degildir. Ayni sekilde , bazi kitaplarin

    Kanon’a dahil edilmelerine karsi sonradan ne kadar itirazlar yapilsa da, bu konuda

    son noktayi koyan kesin olan bir kanit varsa o da; kitabin hitap ettigi o çagin insanlari

    tarafindan, kitabin aslen kabul edildigi gerçegidir.” (Geisler, GIB, 229) Bir kitap

    kabul edildigi, toplanildigi, okundugu ve Tanri’nin halki tarafindan Tanri’nin Sözü

    olarak kullanildigi zaman, Kanon’a ait olarak kabul edilir. Bu uygulamayi sik sik

    Kutsal Kitap’in içinde de görmekteyiz. Örnek bir olay olarak havari Petrus’un,

    Pavlus’un yazilarini Eski Antlasma ile ayni degerde, Kutsal Yazilar olarak kabul

    etmesini gösterebiliriz. (2. Pet. 3:16)

    #28000
    Anonim
    Pasif

    3B. Hristiyan Kanonu (Yeni Antlasma)

    1C. Yeni Antlasma Kanonu için Yapilan Testler

    Ve Pazar diye adlandirilan bir günde, sehirlerden ve kirsal alanlardan gelen insanlar

    bir yerde toplanirlardi ve zaman imkân verdigi müddetçe, elçilerin hayat hikâyeleri

    ya da peygamberlerin yazilari okunurdu. Okuyucu durduktan sonra, toplantinin

    yöneticisi, dinleyenlere uyarilar sunar ve onlari bu iyi eylemlerin taklit edilmesine

    davet ederdi.

    – SEHIT JUSTIN (M.S. 100-165)

15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 58)
  • ‘Kutsal Kitap ın Eşsizliği’ konusu yeni yanıtlara kapalı.