• Bu konu 3 izleyen ve 2 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27300
    Anonim
    Pasif

    Köylerde, kırsal yerlerde çobanlar, ağıldaki kuzularını dışarıya çıkarmak için onlara seslenir ve kuzular çobanlarının sesini duyunca teker teker dışarı çıkarlar. Çünkü kendi çobanlarının sesini çok iyi tanırlar, onun sesini başka seslerden ayırt edebilirler. Onlara seslendiğinde hemen dışarı çıkarlar, çobanlarının onları yemyeşil çayırlara ve su kenarlarına götüreceğini bilirler. Bu yüzden ona güvenleri sonsuzdur. İncil’de Yuhanna 10:1-6′da İsa Mesih şöyle der:

    ‘Koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur. Kapıdan giren ise koyunların çobanıdır. Kapıyı bekleyen ona kapıyı açar. Koyunlar çobanın sesini işitirler, o da koyunlarını adlarıyla çağırır ve onları dışarı götürür. Kendi koyunlarının hepsini dışarı çıkarınca önlerinden gider, koyunlar da onu izler. Çünkü onun sesini tanırlar. Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar’.

    İsa Mesih bu benzetmede kendisini çobana, ve iman edenleri de kuzulara benzetmektedir. Kutsal , Kitap’ta Mezmur 23:1-4′te şöyle diyor Kral Davut:

    ‘Rab çobanımdır eksiğim olmaz. Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, sakin suların kıyısına götürür. İçimi tazeler, adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.

    Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile, kötülükten korkmam, çünkü sen benimlesin. Çomağın, değneğin güven verir bana’.

    Kral Davut gibi bizler de diyebiliriz ‘Rab Çobanımdır, eksiğim olmaz’. Rab çobanımız, bizler de O’nun kuzularıyız, seçilmişleriyiz, canı pahasıyla kurtarmış olduğu canlarız. O bizleri sürekli kayırır, besler, kurtların saldırılarına karşı, korur. O’nun için öylesine değerliyiz ki, O bizleri öylesine büyük bir sevgiyle seviyor ki! Yuhanna 10:14 ve 15.ayetlerde şöyle diyor İsa Mesih:

    ‘Ben iyi çobanım. Benimkileri tanırım. Baba beni tanıdığı, ben de Baba’yı tanıdığım gibi, benimkiler de beni tanır. Ben koyunlarım uğruna canımı veririm’.

    Çobanımız olan İsa Mesih bizleri, uğrumuza canını verecek kadar seviyor. O’nun bu dünyamıza geliş amacı, bizleri kötü olan İblis’in pençesinden kurtarmak, sonsuz yaşama kavuşturmak içindir. Çünkü insanlık, ilk atamız olan Adem ve Havva’nın itaatsizlikleri nedeniyle günaha düşmüş ve Tanrı’dan ayrılmıştır.Tanrı’nın Sözü’ne değil, ama Şeytan’ın sözüne kulak vererek ona kulluk, kölelik etmektedirler. İsa Mesih Şeytan’ın elinde tutsak olan insanlığı kurtarmak, özgür etmek için dünyamıza geldi.

    ‘Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer çıkar ve otlak bulur ‘(Yuhanna 10:9).

    Herkes günahlıdır ve sonsuz cehennem yargısıyla karşı karşıyadır. İsa Mesih günahlarımızın bedelini, çarmıhta canını vererek, kanını akıtarak ödemiştir. Şeytan’a ödememiz gereken bedeli İsa Mesih bizim yerimize ödeyerek kurtuluş kapısını açmıştır. İsa Mesih’in, günahlarımızın bedelini ödediğine iman ederek, O’nu, Rab ve Kurtarıcımız olarak yaşamımıza almakla bu Kapı’dan geçebilir, sonsuz kurtuluşumuza kavuşabiliriz. İsa Mesih, kurtuluşa giden tek YOL’dur, tek KAPI’dır. Tanrı kurtulabilmemiz için önümüze yollar koymamıştır. Kurtuluşa giden tek bir yol vardır, o da RAB İSA MESİH’tir.

    ‘Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Ben ise insanlar yaşama, bol yaşama kavuşsunlar diye geldim’ (Yuhanna 10:10).

    Burada sözü edilen hırsız ise Şeytan’dır. O Tanrı’nın ve onun seçtiklerinin düşmanıdır ve onlardan nefret eder. Onun amacı insanların Rab İsa Mesih’e iman etmelerini engellemektir.

    O HIRSIZDIR. Sevincimizi, esenliğimizi, sağlığımızı ve kurtuluşumuzu çalmak için tuzaklar hazırlayarak gece gündüz pusuda bekler, hiç uyumaz.

    KATİLDİR. İnsanların sonsuz ölüme gitmeleri için elinden geleni yapar. İnsanları birbirine karşı kışkırtarak onları birbirine kırdırtır, öldürtür.

    YALANCIDIR. Çeşitli zihinsel, ruhsal hastalıklarla canlarına kıyarak intihar etmeleri için insanları yalanlarıyla kandırır. İsa Mesih’in sıradan bir peygamber olduğunu, çarmıhta ölen kişinin İsa Mesih olmadığını, İncil’in değiştirildiğini öne sürerek yalanlar uydurur, insanların kafalarını karıştırır, onları yaşama giden yoldan saptırarak ölüm yollarına sürüklemek ister.

    Sevgili okuyucu, İsa Mesih seni de çok seviyor. O, sıradan bir peygamber değildir. İsa Mesih, beden almış sonsuz TANRI, egemen RAB’dir. Gökteki görkeminden, yüceliğinden soyunarak kendisini alçalttı, beden alarak dünyamıza indi. Senin günahlarının bedelini çarmıhta ödeyerek sana yaşam ve kurtuluş sağladı. Bu bir armağandır, Tanrı’nın karşılıksız olarak sunmuş olduğu bir armağan.. Hiç birimiz bu kurtuluşa sahip olmayı haketmedik, çünkü dindarlıklarımızla, iyi işlerimizla bu kurtuluşun bedelini ödeyemeyiz. İyi işlerimizle, dinselliklerimizle Tanrı’ya ulaşamayız, kurtulamayız, çünkü bu tür şeyler kurtuluşumuzun bedelini ödemeye yetmez.

    Çok zengin birine 1 Milyar dolar borçlu olduğumuzu düşünelim. Borçlu olduğumuz kişi bizi çağırıp borcunu ödememizi istiyor. Bu borcu ödemezsek hayatımızın sonuna kadar zindana atılıp çürüyeceğiz. Bizim elimizde olan (iyi işlerimiz, dinselliklerimiz) 500 dolar kadar bir para. Bununla borcumuzu ödememiz mümkün değil. Ama ona yalvarıp bize merhamet etmesini, bağışlamasını istiyoruz. Zengin adam halimize acıyarak tüm borç senedimizi yırtıp atıyor ve bizi özgür bırakıyor.

    İşte İsa Mesih de aynen böyle yaptı. Bizler ruhta ölüyken, sonsuz cehennem yargısıyla yargılanmışken İsa Mesih, kusursuz, günahsız ve kutsal olan RAB İSA MESİH ete ve kemiğe bürünerek insan bedeni alarak dünyamıza geldi ve ödememiz gereken o korkunç günah borcumuzu kendisi ödedi, bizlerin ölmemiz gerekirken O bizim yerimize kanını döktü ve canını verdi. Ama ölüm O’nu tutamadı ve İsa Mesih üç gün sonra görkemle dirildi. O yaşıyor.

    Bizlerin yapmamız gereken tek bir şey vardır. Günahlı olduğumuzu kabul edip tövbe etmek ve İsa Mesih’in bizim günahlarımızın bedelini çarmıhta kendi kanıyla ödediğine iman etmek. Bunu yaptığımız anda ruhsal olarak yeniden doğuyoruz ve kurtuluyoruz. Çünkü ödememiz gereken o büyük borç senedimizi iSA MESİH Golgota tepesinde çarmıha gerilerek yırtmıştır. Sonsuz cehennem yargısı kaderimiz değildir. YOL açıktır, KAPI açıktır, İsa Mesih’in sevgi dolu kolları, kendisine gelen her günahlıya sonuna dek açıktır. Ona gelmeyi, bu karşılıksız armağanı almayı ertelemeyin, yarın çoook geç olabilir.

    Rab her birinizi bolca bereketlesin ve ruhsal gözlerinizi açsın
    Sevgilerimle

    #36639
    Anonim
    Pasif

    Rabbimiz İsa Mesih İyi Çoban’dır. O kuzuları için canını verdi, yeter ki onlar yaşasın, ölmesin. Ama herkes inandığı din önderinin yaşamını, söylediği sözleri iyice incelerse, onun kuzuları parçalamak ve yoketmek için gelen kurt olup olmadığını anlardı. Nedense bunu araştırma gereğini görmüyorlar. Körü körüne bir şeye inanmak cehaletin en büyüğüdür. Rab uyandırsın ne diyelim!

    #36645
    Anonim
    Pasif

    ‘Bir günlüğüne aslan olmak yüz yıl koyun olmaktan daha iyidir.’

    Bu sözler bir zamanlar İtalya’nın diktatörü olan Benito Mussolini’ye atfedilir. Mussolini gibi birçok insan kuzu ya da koyun olarak sınıflandırılmaya karşı çıkar. Oysa eski İsrail’de kral olan mezmur yazarı Davud şöyle söyledi:

    ‘Rab çobanımdır . . . . beni sakin sular boyunca yürütür.’ (Mezmur 23:1,*2).

    Evet, Büyük Çoban Rab, kendisine iman edenlere zararsız koyunlarmış gibi, şefkatle bakar. Tanrı’nın kavmi Mezmur 95:7’de mecazi olarak koyunlara benzetilir. Orada şöyle okuyoruz::

    ‘Çünkü o Allahımızdır, ve biz kendi otlağının kavmi, ve elinin koyunlarıyız’.

    Belki bazıları mezmur yazarının ‘otlağının koyunları’ ve ‘elinin kavmi’ diyeceğini beklemiş olabilir. Oysa burada durum tersine çevrilmiş ve böylece Tanrını’n kavmi Onu’n koyunları olarak tanıtılmıştır. Onlar Tanrı’nın otlağından yararlanıyor ve Tanrını’n sevgi dolu eliyle yönlendiriliyor. Tanrının Oğlu İsa Mesih İyi Çobandır. O çok defa insanlara koyunlar olarak hitap etti. Örneğin, bir ‘küçük sürü’ ve ‘başka koyunlar’ hakkında konuştu. (Luka 12:32; Yuhanna 10:14-16).

    Koyun benzeri alçakgönüllü öğrencileri hakkında şöyle söyledi:

    Koyunlarım sesimi işitirler, ben de onları tanırım, ve ardımca gelirler; ben onlara ebedî hayat veririm; onlar da ebediyen helâk olmazlar; ve kimse onları elimden kapmaz’ (Yuhanna 10:27,*28).

    İyiliksever bir hükümdarın gözetiminde bulunan tebaalar, onun gücünden, lütfundan, rehberliğinden ve korumasından yararlanırlar (Vahiy 1:16,*20; 2:1).

    Kimse gerçekten koyun benzeri olan insanları İsa’nın koruyucu ellerinden kapamayacak.

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.