• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26781
    Anonim
    Pasif

    İslam-putperestlik KAVRAMI

    Tavaf sözü ‘bir şeyin etrafında dönmek’ demektir.

    Mekke’deki Kabe bütün Arabistan’da yaşayan putperestler için büyük bir panayır ve tapınma yeri idi. Zilhice denilen ayda bütün Arabistan Hacca gelirdiler. Kabe’nin etrafını dönüp oradaki taşı öpmek Haccın en önemli hareketi idi.

    Putperest Arapların yedi defa Kabe’yi dönmelerinin sebebi de şöyle açıklanır:

    Kabe bütün uzayın merkezi olan dünyanın sembolüdür. Onun etrafında da yedi tane gezegen dolaşır: Venüs ve Merkür, Mars, Jupiter ve Saturn, bir de ay ve güneş (onlar da gezegen sayılırdı). Bu gökteki varlıkların arkasında birer tanrı, birer put olduğunu düşündüler. Ve Kabe’yi dönmekle o tanrıya saygı göstermek istediler.

    Tavaf yapan hacılar üç defa hızlı, dört defa da yavaş tavaf yapıyorlar, ve böylelikle gezegenlerin hareketlerini kopya ediyorlar: dünyaya yakın olan üç gezegen (ay, Merkür ve Venüs) hızlı, geri kalanlar (güneş, Mars, Jupiter ve Saturn) ise yavaş dönerler. Hacılar bugüne kadar o adetin putperest anlamını her sene canlandırıyorlar.

    Kuran İbrahim hakkında nasıl ilk tapınmalardan sonra yıldızlara, aya ve güneşe tapınmaktan vazgeçiyor anlatıyor;

    (Enam Suresi 76-77);

    76-Üzerini gece kaplayınca bir yıldız gördü: “Bu imiş Rabbim!” dedi. Batıverince de: “Ben böyle batanları sevmem.” dedi.

    77-Ay’ı doğarken görünce: “Bu imiş Rabbim!” dedi. Batınca da: “Yemin ederim ki, Rabbim bana doğru yolu göstermemiş olsaydı, muhakkak ki, şu şaşkın topluluktan biri olacakmışım.” dedi.

    Madem putperest Arapların tavafı bu anlamı taşırdı (yani, gezegenlere ve yıldızlara saygı göstermek) ve madem müslümanlar da bunun farkında idiler, putperestliği ortadan kaldırmaya çalışan bir peygamber bu adeti yasaklamalıydı.

    O adetin devam etmesine izin verirse, putperestliğe yer vermiş olur.

    Demek, putları kırmak yeterli değildir – aynı zamanda putperest töreler, adetler de yok olmalı.

    Halbuki Muhammed bunu yapmadı: Kabe’nin etrafını tavaf etmekle putperestlerin yıldızlara tapınma adetini devam ettirmiş oldu.

    Bugünki tavaf;

    Kâbe sol tarafa alınarak etrafında dönülmeye başlanır. Hacer-i Esved`den başlanıp yine Hacer-i Esved`e gelinen her dönüşe bir şavt denir. Bir tavaf, 7 şavttan ibarettir. Tavafın ilk üç şavtında erkekler sağ omuzlarını açarak ve pehlivanlar gibi omuzlarını silker bir vaziyette canlı ve çalımlı bir yürüyüşle yürürler. Omuz açmaya ıztıba, canlı çalımlı yürümeye de remel denir. Iztıba ve remel yapılması sünnettir ve sadece ziyaret ve kudüm tavaflarında yapılır. Diğer tavaflarda yapılmazlar.

    Yukarıda anlattıklarım üzerine “remel” olayının yani canlı,çalımlı yürümenin aynı hızlı 3 gezegenin ritmi üzerine teşkil edildiği aşikardır.

    Bu arada, namazında islam öncesi putperest ayinlerden kalma olduğunu eklemek isterim… zaten kuranda namazla ilgili bilgi yoktur… ama o gelenekten gelen muhammet politik bir hamle olarak namaz ayinini aynen korumuştur.Muhammetin babasının adı olan abdullah isminden ALLAH yani el-ilah kelimesinin islam önceside var olduğu anlaşılabilir. el-ilah ilahların en büyüğü demektir… tek ilah değil “ilahların” en büyüğü… ilah kelimesi ise dönem putları için kullanılır….

    Nitekim bunu Kuran da ispatlar. Kuran’ın ilk ayetlerinde dahi Allah kendini tanıştırmaya gerek duymaz, direk konuya girer. Çünkü kendisi zaten tanındığını ve hatta tapıldığını bilir.
    Bakınız Kuran’ın iniş sırasına göre, ilk ayetleri;
    Alak/:
    1,2. Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak” dan yarattı.
    3. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.
    4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
    6,7. Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
    8. Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.
    9,10. Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
    11,12. Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidâyet üzere ise; ya da takvayı (Allah’a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa!?
    13. Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?
    14. O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
    15,16. Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.
    17. Haydi, taraftarlarını çağırsın.
    18. Biz de zebânileri çağıracağız.
    19. Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.

    Şimdi ayetleri inceleyeyim. Bu yukardaki ayetler, Allah’ı daha önce hiç bilmeyen, tanımayan birine inmiş gibi gözüküyor mu?
    Daha ilk ayette ne demiş? “Rabbin”.
    O ilk ayet indiğinde kimdi Muhammed’in rabbi? Elbette ki bir putdu. Yukardaki yazılarda bunu defalarca ispatladık. İtiraz eden yüz kere daha okusun üstteki yazıları.
    Demekki Muhammed bu dini bir putun adına kuruyor. Gördüğünüz gibi “rabbin” dendiği zaman, şaşırmıyor, bocalamıyor. “Benim rabbim yoktu ki” demiyor, “sen kimsin?” diye sormuyor.

    Bütün bunların yanında; Kuran Kabe’yi zaten Allah’ın evi olarak niteler. Kabe İslamdan önce putperestlerin ibadet yeri olduğuna göre, bu da Allah’ın İslam öncesi putperestlerinin putu olduğunun ayrı bir ispatıdır.
    İslam / Putperest mini sözlük:
    Allah : Kıble, Kıbele, Al-İlah, Al-Lah
    Kıble : Tanrıça Kıbele, Cybele, Allah.
    Cehennem: Hennom vadisi, Ge-Hennom
    Namaz : Namaz, Namaskara
    Melek : Melek, Molek

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.