• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26623
    Anonim
    Pasif

    Matta 8:5.13…..Bir Yüzbaşının, uşağının iyileştirilmesi.
    Matta 9:27.31….İki körün iyileştirilmesi.
    Matta 9:31.33….Cine carpılmış, bir dilsizin, iyileştirilmesi.
    Matta 12:22.23….Kör ve dilsiz birinin, iyileştirilmesi.
    Markos 1:23.26….Cin, çarpmış birinin, iyileştirilmesi.
    Markos 1:30.31….Petrusun, kaynanasının iyileştirilmesi.
    Markos 1:40.45….Bir, cüzamlının iyileştirilmesi.
    Markos 2:1.12….Bir, kötürümün iyileştirilmesi.
    Markos 3:1.5….Eli, tutmayan bir adamın, iyileştirilmesi.
    Markos 4:35.41….Fırtınanın,dindirilmesi.
    Markos 5.1.21….Gerasa,da cin çarpmış, adamın iyileştirilmesi.
    Markos 5:25.34….Kan kaybına, uğrayan, kadının iyileştirilmesi.
    Markos 5:22.43….Jairus,un kızının ölümden diriltmesi.
    Markos 6:35.44….Beş bin,kişinin doyurulması.
    Markos 6:47.52….Gölün üstünde, yürüyüşü.
    Markos 7:25.30….Kenanlı kadının, kızının iyileşmesi.
    Markos 7:31.37….Sağır ve dilsiz bir adamın iyileştirilmesi.
    Markos 8:1.10….Dört bin, kişinin doyurulması.
    Markos 8:22.26….Bertsay,da bir körün iyileştirilmesi.
    Markos 9:14.29….Cin çarpmış, bir çoçuğun, iyileştirilmesi.
    Markos 10:46.52….Eriha,lı Bartimeyusun görmesini sağlaması.
    Markos 11:12.20….İncir ağacının, kurutulması.
    Luka 5:1i11….Çok miktarda balığın yakalatılması.
    Luka 7:11.17…..Dul kadının oğlunun, ölümden diriltilmesi.
    Luka 13:11.17….Yıllarca sakat olan, kadının iyileştirilmesi.
    Luka 14:1.4….Vucudu su toplanmış adamın iyileştirilmesi.
    Luka 17:11.19….On, cüzamlının iyileştirilmesi.
    Luka 22:50.51….Malhus,un kulağının iyileştirilmesi.
    Yuhanna 2:1.11….Su,yun şaraba çevrilmesi.
    Yuhanna 4:46.56….Kral,ın memurunun oğlunun iyileştirilmesi.
    Yuhanna 9:1.41…..Döguştan kör, adamın, görmesini saglaması.
    Yuhanna 11:1.44…..Lazarın, ölümden diriltilmesi.
    Yuhanna 21:1.14….Çok miktarda, balığın yakalatılması.

    Ya RAB,Tanrım,
    Harikaların,düşüncelerin ne çoktur bizim için;
    Sana eş koşulmaz!
    Duyurmak,anlatmak istesem yaptıklarını,
    Saymakla bitmez.
    Mezmur 40:5

    #33955
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Yasa’nın tamamlayıcısı, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’tir.

    Adı, Musa’ya, “BEN OLANIM” diye bildiren “YAHWEH”, İsrael kavmına işe KUTSAL YASA ile başlamış! Bu yasa, bütün milletlere de, verilmiş yasadır! Bu yasa, kusursuzluklar Allah’ının önümüze koyduğu yasadır. Eğer bu yasa bize verilmeseydi, kusurlarımızı göremeyecektik. Böylece Kutsal Yasa, kusurlarımızı ancak onda görebildiğimiz ilâhi bir aynadır! Bu ilâhi aynanın bir işlevi daha var: Allah’ın bize iyiliğidir! Allah’ın bu iyiliğini, O’nun bize olan bir haberi, bir lütfu olarak değil de, kendi irademizle yapmağa mecbur olduğumuz “emirler” olarak düşündüğümüz vakitlerde, yazılan bu emirlere kendimizi uydurmağa çalıştıkça, Kemal Başaran kardeşimin de gördüğü gibi, hep uygun olmayan şeyler yaptık! Emir kusursuz ve kuvvetli ama, ona kendimi uydurmakta ben zayıfım! Yani günahsal devinimler bende hep görünüyor! Çünkü, Aden Bahçesi’ndeki o ağaçtan yiyen ilk atalalarımıza geçen, Allah’a zıt arzular, miras yolu ile onlardan bize geçmiştir! Kutsal Yasa karşısında arzularımız dahî, kusurludur! O ağaçtan yememiz, Rabbimizin arzusu değildi!

    Kötünün öğüdüne kulak veren ilk anamız, o kötü öğüdün büyülemesi ile ağaca baktığı zaman, “arzu olunur” görünüm almış! Alıngan bir arzu..! Yaradılış’da bu zıt arzunun insana ilk geçişinden önce, o ağacın özelliği şöyle tarif edilir: “Arzu olunur bir ağaç” (Yaradılış 3:6). Kadın, o arzuya baktıkça kapılmış! Ve onun meyvasından alıp yemiş ve kendisiyle beraber olan eşine vermiş; o da,yeyince ikisinin gözleri açılmış; çıplaklıklarını bilmişler! Böylece, nesiller boyunca bütün insanlarda egemen olan beden arzuları, günah işleme nedenidir. Yani bir şeyleri ele geçirmemiz için, o şeyleri hayal ettikçe, beden arzularımız tepreşiyor ve eyleme geçiyoruz! Allah’a zıt arzularımızın kölesiyiz! Kurtarıcı Rab İsa Mesih’in resulü Pavlus’un deyimi ile,

    “şehvetler için bedenin sağlayışı “

    sözü doğru bir teşhistir! (Rom.13:14). Pavlus’un vazettiği İNCİL’de yazılı bu teşhise inanıyorum! İnsanlar arasındaki çekişmeler ve çatışmaların kökeninde, kötünün öğütleri ve beden arzuları yatıyor! Bunu İNCİL’de yazılı şu sözler doğru tanı ile şöyle açıklıyor: “Aranızda cenkler ve kavgalar neredendir? Beden üyelerinizde cenkleşen zevklerinizden değil mi? Arzu ediyorsunuz ve elde etmiyorsunuz; öldürüyorsunuz ve kıskanıyorsunuz ve elde edemiyorsunuz; kavga ediyor ve savaşıyorsunuz, ama elde etmiyorsunuz, çünkü dilemiyorsunuz. Diliyorsunuz ve almıyorsunuz, çünkü zevklerinizde harcayasınız diye kötü amaçla diliyorsunuz.” (Yakub 4:1-3).

    Evet sevgili kardeşim ve kızkardeşim; beden arzularımızın Allah’a zıt bir tabiatta olduğunu bilmeden, yazılı Kutsal Yasa’ya bakarak itaat etmeğe mi çabalıyoruz? Rab YAHWEH (O’nu bazılarımız “Allah”, bazılarımız “Tanrı” diye çağırıyoruz), yazılı Kutsal Yasa’sı aracılığı ile,

    “Kutsal olacaksınız, çünkü ben Kutsalım”

    dediği için, kutsal olmağa mı çabalayalım? Hem de, beden arzularımızın engeline takılmadan..! Daha önceki bir paylaşımımda bana sevinç ve umut olan bir İNCİL düşüncesini anımsıyorum! Paylaştığım müjde şöyle idi:Rab, çalıya ve yere indiği zaman, hem çalı alev almış ve hem de yer, kutsal olmuş! Çalı ve yer, kendi çabaları ile kutsal olmamışlar! Kır otuna zambak çiçeği görünümünü giyindiren Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih, “ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler ” demiş!(Matta 6:28). Yazılı Kutsal Yasa’yı bir emir olarak düşündüğüm zaman algılamam da yanlış olur ve kendimi Yasa’nın emirlerine uydurma yükümlülüğü altına sokar ve Yasa’nın yükü altında ezilirim! İsrael dindarları, Yasa’nın yükü altında ezilerek Mesih’i binlerce yıl beklediler! Ve en nihayet Nasıra’da İsa denen biri ortaya çıkmış! Bu adamın söyledikleri ve yaptıkları, İsrael ulusunun beklediği Mesih olduğunu kanıtlamış, göksel Baba Allah, onu sözleri ve yaptığı işleri ile onaylamıştır! Şimdi de, Kutsal Ruh Allahımız, İsa Mesih’in Rab ve Kurtarıcımız olduğunu yüreklerimizde bize onaylıyor! Yüreklerinde bu onayın cereyan etmediği kişiler, imanımızı alaya alıyorlar! Onlar için de, Allah’a dua borcumuz var! Ta ki, Allah’ın içlerinde başlayacak şehadeti ile uyanıp kötünün öğüdünden Allah’a dönsünler. İşte bunun içindir ki, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in “Babamdan işitip öğrenen herkes bana gelir ” sözünü bir vaat olarak başlık yaptım (Yuhanna 6:45).

    Sevgili Kemal Başaran kardeşimin “Rabbim İsa Mesih’in, çarmıhta benim için canını vererek, beni kurtardığını gördüm. Artık affolunmuştum. Sevincim yere-göğe sığmıyordu” diye yaptığı tanıklığın gerçek bir ilâhi olduğunu kendisi bilir! Çünkü, yazılı Yasa karşısındaki âcizliğimizi gördükçe içimizde korkular, endişeler, sıkıntılar, “ah”lar, kurtulmayı özleyişler oluyor! Allah’ın önümüze koyduğu Kutsal Yasa aracılığı ile halimizi görmemizi sağlayışı böyle oluyor! Bu sıkıntıları yaşamadan, İNCİL’in İsa Mesih aracılığı ile Allah’ın bize verdiği kurtuluş sevinci olduğunu, ancak bunu yaşayanlar bilir! Evet sevgili Kemal Başaran kardeşim; Allah bizimledir; alaycılardan korkmıyalım ve yılmıyalım diye Rabbimiz ve Kurtyarıcımız İsa Mesih, bizim kalkanımız ve bizim çok büyük ödülümüzdür!(Yaradılış 15:1).

    Yazılı Kutsal Yasa’yı artık bir emir ve yükümlülük olarak algılamıyoruz şimdi; değil mi kardeşim? Kutsal Yazılarda gizlenmiş Allah’ın arzusu ile çelişen beden arzularımızı da farketmeyerek, iyi olmağa çalıştık. Ama iyi şeyler yapmağa çalışan, acaba bizim arzumuz muydu, yoksa Allah’ın arzusu muydu diye hiç düşündüğümüz oldu mu? Allah’ın istekleri karşısında insan istekleri, bazen “iyilik melekleri” ne bürünebiliyor! Bende tezahür eden bu halleri görmeğe başlamam, eskilere dayanıyor! Bu hallerimi Hakikat ışığında farkettikçe, Hakikat karşısında dize gelip yüreğimi Allah’a açacağım yerde, sadece üzülmekle yetinmişim meğer! Gurur ve kibirle esir edilmiş yüreğimi Rabbe açmakta neden bu kadar gecikmişim? Mesih’le yürüdüklerini sanan bazı kardeş ve kızkardeşlerin sevgisiz ve merhametsiz yargılamaları, zaten yaralanmış yüreğimdeki yaraları daha da, derinleştirmiş! Ama kardeşlerin ve kızkardeşlerin bende açmış olduğu yaralar, Kutsal Ruh esinleri ile, sevinç yağı ile yumuşayıp iyi oldular! Farkında olmadan birbirimize yaptığımız eleştirilerin bizden olduğunu Rabbimiz bize açacak, öğretecek ve kendisine benzer yapacaktır! İnsanların eleştirileri her ne kadar bizi, etkisi altında tutuyor ve üzüyorsa da, bu halimizi Rab’den alacağımız nur ile farkedip orada ikrar edeceğiz ve Rab, bizi o kötü şeylerden azat edecektir! Bu gördüğü şey, Davud’un yüreğinde hep o aynı beklenti olmuş: “Biraz bekle ve kötü yok olacaktır “(Mezmur 37:10). Meselâ: Bir kardeşin iyi durumuna bakıp bende kıskançlık ortaya çıkmış ve benim rahatsız olmama neden olan bu şeyi Hakikat ışığında farkettiysem, hemen orada Rabbin huzurunda durup o şeyi benden almasını Rabbin içime doğan isteği ile istemem gerekir, bu istek sönmeden ikrarımı yapıp onu benden uzaklaştırmasını dilemeliyim. Beden arzularımıza zıt bir arzu ile isteklerde bulunmamız, ne kadar dikkat ve ilgi çekicidir! Pavlus, tam bu noktada, “Allah’ın iyi, makbul ve kâmil iradesini farkedin” demiş!(Rom.12:2). Beden arzularımıza zıt bir irade ile konuştuğumuz ve onunla yönlendirildiğimizi farkettiğimiz zaman Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’i görmüş oluruz! İnsan ölçüleri dışına taşarak şöyle düşünüyorum: Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Baba’nın sadece gücü ve bilgeliği değil, ama aynı zamanda isteği ve eylemidir! Rab İsa Mesih’i giyinmedikçe, hiçbirimiz, beden arzularımızdan ve sağlayışlarından özgür değiliz!(Rom.13:14). Bütün insanlar, beden arzularının tutsağıdırlar ve arzularınca yaşadıkça kendilerini özgür görürler! Maalesef, yüzyılımızın korkunç bir kâbusu haline girmiş insan arzuları ve yapma özgürlükleri! Bu halimizi bilen Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “Ben vasıta olmadıkça, Baba’ya kimse gelmez” demiş!(Yuhann 14:6).

    Kutsal Yazıları okurken arzumuzla çelişen bir arzu yüreğimize doğuyorsa,”bu, klimdir acaba?” deyip görünmezliğe bakma saatimiz gelmiştir artık! Arzumuza karşı içimize doğan bu arzu ile dua saatimiz(Allah’ın iyiliği) gelmiştir ve içimizdedir! Bu olgu, bizi Baba’ya götüren aracımız Rab ve Kurtarıcı İsa Mesih’den başkası değildir(Yuhanna14:6).

    “Çünkü kendi rızası için sizde hem istemeği, hem işlemeği âmil olan Allah’tır” diye yazılıdır İNCİL’de!(Filipi. 2:13). Allah’tan çıkan ve bizi dolduran her şey, “yaratık”, ya da “yaratılmış” değil; ama Allah gibi var olan şeydir! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in şu sözünü bu anlamda düşünüyorum:”Benim yiyecek bir yiyeceğim var ki, siz onu bilmezsiniz” (Yuhanna 4:32). Bu yiyecek, nasıl bir şey ki, biz onu bilmiyoruz!? Baba’nın isteği! Beden arzularımıza zıt istek! Bizi Baba’dan uzak tutan istek! İşte bu nedenle, Allah’tan çıkıp gelen “Aracı” ya ihtiyacımız var! Dindar kişilerin “Allah’ın isteğine uyun” demesi ne kadar kolay ve sevgili Evangelist kardeşin deyimiyle “ezbere
    iş ” oluyor! İşte o arzu, yani Kurtarıcım İsa Mesih içime doğmadıkça nasıl bileyim? Daha önceki paylaşımlarımda, Rab İsa’nın Tarsuslu Saul’a söylediği “sana görüneceğim şeyler” vaadını anımsıyorum! Korku ve endişe ile çektiğim bir sıkıntıda, iradem dışı bir ilâhi söylemekte olduğumu farkettim! İrademe zıt bir irade ile ilâhi söylemekte olduğumu farkettiğim anda, Kurtarıcım Rab İsa Mesih’i gördüm! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “sana görüneceğim şeylerin hizmetçisi ve tanığı olacaksın” vaadına göre, irademiz dışı bir irade ile sevinçli anlar yaşarken bize görünmüş olacaktır! O’nun irade varlığı ve bize böyle görünmesi, şaşılacak bir şey..! İNCİL’de vaaz edilen bu güçlü Kral, arzu varlığı ile içimize doğabilir! Bu olay, O’nun eylemsel varlığının sadece bir parçasıdır ve kendini fani bedenimizde açığa vurur!
    Onun tanıklarından Yuhanna ve Pavlus,”İsa Mesih bedende gelmiştir” diyerek açık ve güçlü bir tanıklık yapmışlardır!(I.Timoteos 3:16; I.Yuhanna 4:2). Onun tanıklarından olan resul Petrus da, fizik boyutları aşan tanıklıklarda bulunmuş! Petrus’un hatırıma gelen o güçlü tanıklıklarından biri de şöyledir: “Her biri nasıl yetenek aldı ise, birbirinize Allah’ın çeşit çeşit kayrasının iyi kâhyaları gibi o yetenek ile hizmet edin; eğer biri söylüyorsa, Allah’ın esinlerine göre söylesin; eğer biri hizmet ediyorsa, Allah’ın sağladığı güçten olarak
    hizmet etsin, ta ki İsa Mesih’in vasıtası ile Allah her şeyde yücekltilsin;
    yücelik ve güç sonsuzluklar boyunca O’nundur. Amin”(I.Petrus 4:10,11). Bu tanıklıklar, Kurtarıcı Rab İsa Mesih’in insan ölçülerini ve fizik boyutları aşan varlığını tanımlıyor! İsa Mesih, Baba Allah’ın isteği, bize esini ve eylemsel gücüdür! Pavlus, İsa Mesih’in insan anlayışını ve fizik boyutları aşan varlığını tanımakta o kadar yol katetmiş ki, bir mektubunda şöyle demiş: “Şöyle ki biz bundan böyle bedene göre kimseyi tanımayız; ve Mesih’i bedene göre tanıdıksa da, artık şimdi öylece tanımıyoruz” (II.Korint. 5:16). Petrus, Kutsal Ruh’la dolmadan önce, İsa Mesih’i bedene göre tanıyordu ki, insanlar tarafından köşeye sıkıştırıldığı zamanlarda İsa Mesih’i tanımadığını söylemiş!(Matta 26:69-75). Şimdi de, öyledir! İsa Mesih’i neye göre tanıyoruz? İsa, ölümden dirildikten sonra, Petrus da dahil, bütün öğrencilerine, “Ancak Kutsal Ruh üzerinize gelince, kudret alacaksınız; Yeruşalim’de, bütün Yahudiye’de, Samiriye’de ve dünyanın en uzak yerine kadar tanıklarım olacaksınız” diye vaat etmiştir!(Res.İşl.1:8).

    Yazılı Kutsal Yasa, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in gelişine kadar bize Allah’tan verilmiş vaattır.İsrael kavmı, Kutsal yazıları emirler olarak algıladılar ama, Allah’ın peygamberinin biri, aldığı görümle şöyle yakınmış: “Bütün salâh işlerimiz kirli giysiler gibidir” (İşaya 64:6)
    Beden arzuları, insanları Allah’a yakın tutacak gibi değil! Pavlus, bedende bulunduğu sürece Rab’den uzak olduğunu farketmiş!(II.Korint.5:8). Ve Yuhanna şu gerçeği görmüş: Allah’ın isteğine göre dua ederken dinlendiğini(Allah’ın kendisini dinlediğini) fark etmiş!(I.Yuhanna 5:14). Sıkıntılarımızla zihnimiz meşgul iken aldığınız Ruh esinlerini hatırlayın ve düşünün; bunlar, sizin iradeleriniz ile gelmediler!
    Birileri sizin moralinizi bozdu ise, sıkınızda kim tarafından teselli olunuyorsunuz? İnsanlardan teselli ararsak; Tesllicimiz Kutsal Ruh, üzülmez mi? Çektiğiniz sıkıntılar, Mesih Ruhu’ndan teselli beklemeniz için size birer fırsattır! İsteklerinizin sizi Rab’den başka şeylerle meşgul ettiğini farkettiğiniz anda yüreğinizi ve beden arzunuzu Rab ve Kurtarıcı İsa Mesih’in önüne getirin ve onunkini isteyin. “Dileyin, size verilecektir; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır” sözü, bize verilmiş bir vaattır (Matta7:7). Hem de, kötü olduğumuz halde..!
    ‘Ben kötü biri olduğum için, Rab beni dinlemez’ şeklindeki bir düşünce ve saplantı, ancak kötü olanın öğüdüdür! Bu düşünceler ve saplantılar, İblis’in hileleridirler!(Efes.6:11). Kötü olan varlığın birer öğüdü olan kötü düşüncelerle düşünmeğe tutulanlar, bu tutsaklıklarında aldıkları Ruh esinleri ile aydınlanıyorlar ve ayıkıyorlar! Kutsal Ruh esinleri, doğru şeylerdir! Doğru düşüncelerle düşünürken, sanrılardan ve hayâller âleminden özgür oluyoruz! Çünkü Kutsal Ruh’un esinlediği her düşünce, insan zihninde eserken arzu olunur gerçek meyvadır! Onlarla düşünürken kötü fikirler zihnimizde barınamazlar; tıpkı karanlığın ışıkta barınamadığı gibi! Kutsal Ruh esinlerindeki esme iradesi, bizi beden arzularımızdan adeta boşandırır. Bu rüzgârın esişi ile İsa Mesih’in varlığı içimizdedir ve bizimle beraberdir! “İsmimi hatırlattığım her yerde sana geleceğim ve seni mübarek kılacağım sözü”, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in vaadıdır!(Çıkış 20:24).

    Kutsal Yasa, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in yaptıkları ile yerine gelmiş ve bize, “Mesih İsa’da hayat Ruhu’nun yasası” olmuştur!(Rom.8:2).
    Yazılı Yasa’ya uyamayanlara Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in verilmiş sözü şudur: “Eğer benim ismimle bir şey dilerseniz, ben onu yapacağım”(Yuhanna 14:14). Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’le birleşmemiz ne harikadır! Çünkü O, Musa’ya o çalı ateşinde görünüp “BEN OLANIM” dedi!(Çıkış 3:14). İnsan formunda dünyamıza giren ve bizimle beraber olan Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, “BEN OLANIM” dercesine, “Vaki olduğu zaman, ben O idiğime iman edesiniz diye, vaki olmadan önce size şimdiden söylüyorum” demiştir!(Yuhanna 13:19). “BEN OLANIM” diyen Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, yasacılıkla yorgun ve bitkin hale düşmüş olanlara, “Bana gelin” diyor!(Matta 11:28-30).

    Yazılı Yasa’yı kendi iradeleri ve çabaları ile yerine getirmeğe özenenler, Allah’ın lütfundan uzaklaşıyorlar! Halbuki, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’i giyinenlerde görünen iyi eylemler, İsa Mesih’in görünen varlığıdır! Kendi iyi eylemlerine güvenenler, İsa Mesih’in eylemsel varlığını henüz görmeyenler ve bilmeyenlerdir! Pavlus, böylelerine ilginç bir soru sormuş ki, bundan kendime düşen payı aldım! Soru, İNCİL’ded şöyle yazılıdır: “Çünkü seni kim farklı kılıyor? Ve almadığın nen var? Ve eğer aldınsa, niçin almamış olan gibi övünüyorsun?”(I.Korint. 4:7). Vaftizci Yuhanna’nın dediği gibi, “insan kendine gökten verilmedikçe, hiçbir şey alamaz”(YUhanna 3:27).

    Evet sevgili kardeşim ve kızkardeşim, “Kendi rızası için sizde hem istemeği, hem işlemeği âmil olan Allah’tır” İNCİL sözünde geçen “âmil olan” ifadesi, Arapça ifade olup, asıl anlamı “yapan” demektir! Yani Allah, bizi kanalı yaparak, isteğini içimize Ruhu ve sözleri ile doğdurarak
    işini başlattığı gibi eylemini de, yine Kendisi tamamlıyor!

    İsa’nın günahlarımız karşılığında Baba’ya sunu olduğu o haçta, “Baba, onlara bağışla; çünkü ne ettiklerini bilmiyorlar” diye yakarmış!(Luka 23:34). İsa’nın günah eylemlerimize karşı bağışlayacağı şeyler ne olabilir ki? Baba’nın bağışı olarak bizde görünmesi gereken Kendi eylemleri!

    Kemal Başartan kardeşimin yazdığı yazının altlarını çizerek ben de, bu görüşümle katılıyorum.

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in ismi yücelsin. Amin.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.