• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24520
    Anonim
    Pasif

    İnsan zihni Tanrı’yı kavrayamaz. O bizim boyutumuzun dışında olan, dünyevi olmayan ve sırrına varılamaz bir varlıktır. Bu nedenle On Buyruk’un birincisinde O’nun her türlü suretinin yapılması yasaklanmıştır. Bununla birlikte Tanrı “kendini tanıksız bırakmış değildir” (Elç.14:17), O Kendisini bizlere açıklamıştır. O tek Tanrı’dır, aynı zamanda Üçlü Birlik’tir.

    1. Tanrı Tektir.

    İbrahim’in, İshak’ın ve Yakup’un Tanrısından başka bir Tanrı yoktur (Çık.3:6): “İlk ve son benim, Benden başka Tanrı yoktur” (Yşa.44:6). “… Benden önce bir tanrı olmadı, Benden sonra da olmayacak. Ben, yalnız ben RAB’bim, Benden başka kurtarıcı yoktur” (Yşa.43:10-11). “Benden başka tanrın olmayacak” (Çık.20:3). [/B][/COLOR]Diğer dinlerin tanrılarının hiçbir geçerliliği yoktur: “Halkların bütün ilahları bir hiçtir…” (Mez.96:5), “Hepsi bomboş, yaptıkları da bir hiçtir. Halkın putları yalnızca yeldir, sıfırdır”
    (Yşa.41:29).

    2. Tanrı Üçlü Birliktir:

    Tanrı aynı zamanda Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak Üçlü Birlik’in Tanrısı’dır. Bu, üç Tanrı olduğu anlamına gelmez – Kutsal Kitap’ın birçok yerinde kaydedilmiş olduğu gibi (örneğin 1Ko.12:4-6, Ef.1:17, İbr.9:14) – Tanrı’nın istemi, işleri ve doğasının üç bölümden oluşan uyumudur (armonisidir).

    Tek Tanrı’dan üç farklı biçimde söz ederiz: Baba (Tanrı); Oğul (İsa Mesih); ve Kutsal Ruh. Bu özel anlam en açık ve net olarak Matta 28:19 ayetinde belirginleşir. İngilizce’de Trinity olarak adlandırılan Üçlü Birlik, Latince trinitas (üç bölümden oluşan) sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Kutsal Kitap’ta geçmez, insanların bu tanrısal gizemi tek bir sözcükte kavramsallaştırma çabaları sonucunda ortaya çıkmıştır.

    Tanrı, İsa Mesih’te insan oldu: “Söz insan olup aramızda yaşadı…”(Yu.1:14).
    Tanrı görünebilir, işitilebilir ve dokunulabilir oldu (1Yu.1:1), ve iman yoluyla somutlaştı (Yu.6:69). Rab İsa Mesih’i Tanrı bizlere gönderdi ve “Tanrı, Mesih’i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen kurban olarak sundu” (Rom.3:25). Bu nedenle İsa Mesih’in bizim için tamamlaması gereken özel bir görevi vardır. İmanımız ancak İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcı olarak ikrar ettiğimiz takdirde kurtarıcı bir iman olabilir. O çarmıha bizler için gitti, O günahlarımızın kefaletini ödedi ve bu bedel çok yüksekti (1Pe.1:18). Bu nedenle kurtulmak
    için sadece O’na sesleniriz (Rom.10:13). Baba Tanrı’ya sadece O’nun aracılığıyla ulaşabiliriz (Yu.14:6). Çocukları olarak O’na “Abba Baba, diye seslenebiliriz (Rom.8:15).

    İsa Mesih Tanrı’nın Oğlu’dur, O’nun doğası Tanrı’nın doğasıdır “Ben ve Baba biriz”(Yu.10:30). Bu nedenle O şöyle söyleyebiliyordu: “Beni görmüş olan, Baba’yı görmüştür” (Yu.14:9). Diriliş sonrası, Elçilerden olan Tomas itiraf eder: “Rabbim ve Tanrım” (Yu.20:28).

    İsa Mesih tanrısaldır ve O’nun doğası Baba ile aynıdır. Bu gerçek aşağıdaki ayetlerdeki ünvanlar ve eylemlerle de açıkça ifade edilmiştir:
    Yaratıcı (Yşa.40:28 / Yu.1:3), ışık (Yşa.60:19-20 / Yu.8:12), çoban (Mez.23:1 / Yu.10:11), ilk ve son (Yşa.41:4 / Va.1:17), günahları bağışlayan (Yer.31:34 / Mar.2:5), meleklerin Yaratanı (Mez.148:2-5 / Kol.1:16), meleklerin övüp taptığı (Mez.148:2 / İbr.1:6). Filipililer 2:6 ayetinde İsa Mesih ve Baba’nın eşitliği / aynılığı vurgulanır. O yeryüzüne bir insan olarak geldiğinde bir hizmetkar görünümü aldı ve tümüyle Baba’ya bağımlı ve itaatkar oldu. Bu bağlamda –yani İsa Mesih’in bir insan olarak yeryüzüne gelmesi– Baba ve Oğul arasında belirgin bir üstünlük farkını ortaya çıkarmaktadır. Ama Rab İsa Mesih artık Tanrı’nın sağ yanında oturmaktadır ve O’nun varlığının tam bir temsilidir (İbr.1:13). “Baba yerde ve gökte tüm yetkiyi Oğul’a vermiştir” (Mat.28:18).

    Tüm yargılama yetkisi de Oğul’a verilmiştir (Yu.5:22), çünkü her şey Oğul’a bağımlı kılınmıştır (1Ko.15:27). Son olarak, şöyle yazılıdır: “Her şey Oğul’a bağımlı kılınınca, o zaman Oğul da her şeyi kendisine bağımlı kılan Tanrı’ya bağımlı olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun” (1Ko.15:28).

    Bizler Kutsal Ruhu da aynı şekilde Tanrı’nın üçüncü kişiliği olarak kabul ederiz ancak onun görevleri Oğul’un görevlerinden daha farklıdır. Kutsal Ruh bizim Yardımcımızdır (Yu.14:26) ve Tanrı önünde temsilcimizdir, gözlerimizi Kutsal Kitap gerçeğine açar (Yu.14:17), Tanrı’nın önünde bizim için aracılık eder (Rom.8:26) ve o olmadan İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcımız olarak tanıyamayız (1Ko.12:3b).

    Prof.Dr. Werner Gitt'in “Sorular” adlı kitabından alınmıştır.

    Tanri'yla ilgili gercekleri insani kavramlarla anlamaya ve anlatmaya çalışmak eksik ve yetersiz olur. Özellikle müslümanlar Tanri'nin Oglu kavramini hep maddesel olarak yani bedensel olarak anlamaktadırlar. Yanılgının nedeni buradadır; İsa Mesih Tanrı’nın Ruh’uyla oluştuğundan Tanrı Oğlu’dur. Tanrı’nın Ruh’u insan bedeninde dünyaya gelmiş; beden almıştır. İsa Mesih bu nedenle günahsızdır; Tanrı yüceliğinin parıltısı ve varlığının öz görünümüdür. Tanrı bu gerçekleri her insanın anlayamayacağını açıklamaktadır;

    Doğal kişi, Tanrı'nın Ruhu'yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir, ruhça değerlendirildikleri için bunları anlayamaz. Ruhsal kişi her konuda yargı yürütebilir, ama kimse onun hakkında yargı yürütemez.”Rab'bin düşüncesini kim bildi ki, O'na öğüt verebilsin?” Oysa biz Mesih'in düşüncesine sahibiz. 1.Ko.2:14-16

    Yalnızca Meryem Kutsal Ruh’dan gebe kaldığı için İsa Mesih’e Tanrı Oğlu demiyoruz. Eski Antlaşma'daki birçok ayetde belirtilen peygamberlik İsa Mesih’de yerine geldiği için ve Tanrı Oğlu’nu göndereceğini açıkladığı için İsa Mesih’in Tanrı Oğlu olduğuna inanıyoruz. Eski Antlaşma’da anlatılan Mesih kavramı Tanrı Oğlu kavramını da içermektedir.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.