ANASAYFA Forum HRİSTİYAN İNANCI (Mesih İnancı Teolojisi) İnsanın Durumu İnsan Tüm Yaşamıyla Sürekli Günah Saçar

  • Bu konu 2 izleyen ve 2 yanıt içeriyor.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24167
    Anonim
    Pasif

    İNSAN TÜM YAŞAMIYLA SÜREKLİ

    GÜNAH SAÇAR

    Neden cehenneme

    gidiyorlar?

    Çünkü kendilerini

    bilmiyorlar.

    Tekrar Markos 7:20-23’ü okuyalım:

    İnsanı kirleten, insanın içinden çıkandır. Çünkü kötü

    şünceler, ahlaksızlık, hırsızlık, cinayet, zina,

    açgözlülük, kötülük, hile, sefahat, kısksançlık,

    iftira, kibir ve akılsızlık insanın yüreğindenkaynaklanır.

    Bu kötülüklerin hepsi içtenkaynaklanır ve insanı kirletir.”

    İnsanın kalbi anasının rahmine düştüğü günden beri kötü düşüncelerle doludur.

    İnsanın kalbinin camdan yapıldığını ve günah dediğimiz pis bir sıvıyla dolu olduğunu varsayalım. İnsan ileri geri hareket edince ne olur? Bu pis sıvı (günah) her yere saçılır. Oraya buraaya gittiğinde ne olur? Günah tekrar her yere saçılır. Günahla dolu olan bizler hayatımızı bu şekilde yaşıyoruz. Gittiğimiz her yere günah saçıyoruz. Tüm hayatımız boyunca günah şleyeceğiz, çünkü günahla doluyuz. Günahla doluyuz ve yüreğimizde günah var. Burada asıl sorun, günahla dolu olduğumuzu ve günah tohumu olduğumuzu göremiyor olmamızdır. İşte insan budur. Bu günah yığını etrafa dağılmaya hazırdır. İnsan, doğasında günah olmadığını fakat etrafındakilerin onu günaha ittiğini ve bunun kendi hatası olmadığını düşünür. Böylece, günahlı bir eylemde bulunduğunda, tüm yapması

    gerekenin bunu yıkamak olduğunu düşünür. Silmeye devam ettikçe, günah her yere dağılır ve o bunun gerçekten kendi hatası olmadığını söyler. Yalnızca onu temizleyerek, etrafa saçmayacak mıyız? Onu tekrar tekrar temizlememiz gerekir. Bardak ağzına kadar günahla dolu olduğunda, içindekiler dökülmeye devam eder. Dışını silmenin bir yararı olmaz. Her ne kadar dışını ahlaki kurallarla temiz tutmaya çalışsak da, bardağımız günahla dolu oldukça, bu uzun süreli bir yarar sağlamayacaktır. İnsan yüreği günah dolu olarak doğar ve ne kadarını dökerse döksün, asla bu günahlar boşalmaz. Bu yüzden tüm yaşamımız boyunca günah işleriz. İnsan, kendisinn bir günah yığını olduğunu fark etmediğinden kendini gizlemeyi deneyecektir. İnsanın yüreği günah doludur ve dışını temizlemekle bu günah temizlenemez. Biraz döküldüğünde bulaşık süngeriyle siler, daha sonra biraz fazla dökülür, onu mopla alır diğer sefer havluyla silmek gerekir ve sonra büyük bir battaniye… Ve bir kere daha silerse temizleneceğini düşünmeye devam eder. Fakat

    tekrar tekrar dökülmeye devam eder. Daha ne kadar zaman böyle düşünmeye devam edeceksiniz? Bu öleceğiniz güne kadar böyle devam edip gidecektir. İnsan ölünceye dek günah dolu eylemlerini sürdürür. Bu kurtulmak için neden İsa’ya inanmamız gerektiğini

    açıklıyor. Ve kurtulabilmek için kendimizi görmemiz gerekiyor.

    Kim İsa’yı şükranla

    kabul eder?

    Çoğu şeyi yanlışyaptığını itiraf

    eden günahkârlar.

    Kirli bir sıvıyla dolu iki bardak gibi iki insan olduğunu söyleyelim. Her iki bardak da günahla dolu. Biri kendine bakıp diyor ki, “Ah ne kadar günahkârım!” Ve bundan sonra, teslim olup, kendine yardım edecek birilerini aramaya başlar. Fakat diğeri o kadar da kötü olmadığını düşünmektedir. Kendi günahla doluluğunu göremez ve bu yüzden de kendisini o kadar da kötü görmez. Hayatı boyunca, döktüklerini temizlemekle uğraşır. Önce bir tarafı temizler, sonra öbür tarafı… sonra hızla bir yandan öbür yana döner… ve böyle sürer gider… Hayatları boyunca yüreklerinde taşıdkıları çok az günahı etrafa saçmamak için dikkatle yaşayan çok insan var. Fakat yine de yüreklerinde günah olduğuna göre bunun neresi iyi olabilir ki? Dikkatli olmak onları cennete daha fazla yaklaştırmaz. “Dikkatli olmak” sizi cehenneme giden yola yerleştirir.

    #28087
    Anonim
    Pasif

    Arkadaşlar, “dikkatli olmak” sizi cehenneme götürür. Dikkat ettiklerinde, günahları etrafa o kadar da çok saçılmayabilir. Fakat onlar hâlâ gizlillik içinde günahkârdırlar. İnsanın kalbinde neler var? Günah, ahlaksızlık? Evet! Kötü düşünceler? Evet! Hırsızlık? Evet! Şehvet?

    Evet! Bize öğretilmeden de günah ve kötülük dolu davranışlarımızı gördüğümüzde, bir günah yığını olduğumuzu bilebiliriz. Bu belli ki gençliğimizden dolayı ortaya çıkan bir durum değildir. Fakat, yaşlanırken, bu nasıl olur? Önce liseye, sonra da üniversiteye gideriz… Bunun gibi, içimizde hangi günahların olduğunu anlamaya başlarız. Doğru mu? Ve bundan saklanmak imkansız hale gelir. Doğru mu? Hâlâ döküp saçmaya devam ediyorz. Ve pişman oluruz. “Bunu yapamıyorum.” Fakat değişmeyi beceremeyiz. Neden dersiniz? Çünkü hepimiz günah yığını olarak doğuyoruz.

    Dikkatli olmaya çalışarak aklanamayız. Tam anlamıyla kurtulabilmek için günah yığını olarak doğduğumuzu bilmememiz gerekiyor. Sadece günahkârlar İsa’nın hazırladığı ve kurtuluşu veren bu kefareti kabul edebilir. Fakat “günah sayılacak kadar büyük bir hata

    yapmadım” diyenler İsa’nın günahlarını kaldıracağına inanmadıkları için cehenneme gidecekler. Kendi içimizde ne kadar günahla dolu olduğumuzu görmemiz gerekiyor. Hepimiz bununla doğduk. Eğer bu küçük günahı affettirebilirsem, çok da büyük bir hata yapmış olmam diye düşünüp sonra da günahtan özgür kalabilir misiniz? Asla. Kendini günah yığını olarak gören kimse, kurtulabilir. O, İsa’nın Ürdün nehrindeki

    vaftiziyle günahlarımızı üzerine aldığına ve haç üzerinde onları yok ettiğine inanır.

    Kurtulmuş olalım ya da olmayalım, hepimiz bir yanılma içinde yaşıyoruz. Biz bir günah yığınıyız. Biz buyuz. Sadece İsa’nın günahlarımızı kaldırdığına inanırsak, kurtulabiliriz.

    #31871
    Anonim
    Pasif

    Arkadaşım yazını okudum ama (yanlış anlamadıysam )neden süreklı olumsuz olduğunu anlayamadım….

    zaten insanın doğası gereğı; yaşaması gereken ve düzeltmesı gereken şeylerden huzursuzsun sanırım.

    sen hiç bırşey yaşayamadan tecrube edınilen bır hayat gördunmu?

    bence düşünmen gereken şey senın hayata bakış açına göre ,gördüğün olumsuzlukları mavi renge dönüştürmektır.nedeninden çok nasıl düzelir sorusudur. ..zaten herkes bu derece derin duşunseydı.sence bu kadar ayırım,gereksız hırs,sorun vede hayat kirliği olurmuydu…(Mavi umuttur, mavi umut sen gönlunu mavi tut )

    sana; yazını okurken aklıma gelen bır olayı anlatmak ısterım..

    Profösorun bırı ünıversıtede ders verdiği anfideki tum öğrencılere şöyle bır soru yöneltmış

    ….önce ne ???

    herkes sayfalarca yazmış.

    en son kağıtlara göre puanlar okunduğunda içlerinden sadece bırı 100 puan almış.

    o kız aynen şöyle yazmış…..

    önce ……İNSAN…..

    eğer sen içindeki sesı umut ile olumlu yönde eğitirsen diğer olumsuz görduğun hayatlara ve düşüncelerede yardımcı olursun kanaatındayım.

    (konularala ilgili çok az bilgim olmasına rağmen eğer sürçü lisan ettıysem af ola )

    saygılarımla

3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.