• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27098
    Anonim
    Pasif

    Psikiyatrist Dr.Hamdi KALYONCU hocamızın kaleminden…

    “Bayan öğretmen arkadaşımız öğretmenler odasına girdi, telaşla yanıma gelerek;.
    ‘İki kız öğrencim! Hıristiyan olmak istiyorlar! Daha doğrusu olduklarını söylediler. İkisinin boynunda da birer ‘haç kolye’ var! Ne diyeceğimi şaşırdım. Hocam! No’lur bana yardım edin!

    ‘Telaşlanmayın Hoca’nım!’ dedim. ‘Nedir?
    Anlattı. Çocuklar kendi aralarında tartışmışlar. İki öğrenci din değiştirdiğini söylemiş.
    ‘Ben konuşurum çocuklarla’ dedim.
    Lise 2’’lerden iki kız öğrenciydi, çağırttım öğretmenler odasına;
    ‘Çocuklar! Anlatın bakalım, nedir? Öğretmeniniz bir şeyler anlattı. Hıristiyanlıktan bahsetmişsiniz. Bu kararı nasıl verdiniz?’
    Önce pek konuşmak istemediler. Belki biraz da korktular.

    Endişe etmemelerini, bundan dolayı bir ceza almalarının söz konusu olmadığını, sadece nasıl olduğunu, neden böyle bir karara vardıklarını öğrenmek istediğimi söyledim.

    ‘Hocam!’ dedi biri. ‘Biz arkadaşımla birlikte gezerken, antika gibi şeyler satan bir dükkana girdik. Kolye beğendik, haç şeklindeydi. Aldım boynuma taktım. Arkadaşım da, ‘çok yakıştı’ dedi. Bir tane de ona aldım.
    Ailelerimizin dikkatini çekmedi. Ertesi gün okulda arkadaşlar görünce, kimi dalga geçti, kimi de bizi suçladı. ‘Siz Hıristiyan oldunuz!’ dediler. Tartıştık. Biri hakaret etti. Biz de çok kızdık. ‘Oluysak olduk! Kimseyi ilgilendirmez! Bundan sonra biz Hıristiyan’ız, tamam mı!’ dedik.

    Bu kolye tartışmasından sonraki günlerde bir şey daha oldu. Üst katta bir Alman komşumuz var.
    Elçilikte mi çalışıyor ne. Kızı, boynumuzdaki kolyeleri görünce dikkatini çekmiş, bizi evlerine davet etti.
    Arkadaşımla birlikte gittik. Bize; ‘Hıristiyan mısınız?’ diye sordu.
    Çok iyi Türkçe biliyor. ‘Hayır!’ dedim. ‘Biz Müslüman’ız! Kolye için soruyorsan, hoşumuza gitti; taktık!’ dedim.
    Devam etti: ‘Siz Tanrı’dan korkarsınız değil mi?’
    ‘Elbette! Korkarız tabii!’
    ‘Biz korkmayız, Tanrı korkulacak biri değildir.! Tanrı bizi sever, biz de O’nu. Sizin dininiz, Tanrıya, ‘korkulacak biri’ gibi bakıyor. Bizim inancımız ‘ sevgi’ üzerinedir. Tanrı’nın sevgisine ihtiyacımız var! O bizi seviyor ve koruyor.’
    Hoşumuza gitti anlattıkları. Aklımıza yattı. Zaman zaman, arkadaşımla onlara gitmeye başladık. Annesi bize çok iyi davranıyor. Hoş insanlar.

    Arkadaşımla konuşuyoruz. ‘Neden olmasın! Bu da Tanrı’nın dini değil mi?’ diyoruz.
    Arkadaşlarımıza da ‘sevgi dini’ diye Hıristiyanlığı savunuyoruz. Öğretmenimize şikayet etmişler. O da size haber vermiş anlaşılan!.’
    Ben, din dersleri öğretmeniydim ama, onların sınıfı bende değildi.

    Anlattım onlara; ‘İkra!’dan başlayarak.! Bizim dinimizde, Allah’ın bir isminin de “Vedud” yani ‘en çok seven ve sevilen’ olduğunu söyledim ‘Allah bizi ‘Alak’tan yarattı’ dedim. ‘Alak’ın bir manasının da ‘sevgi’dir dedim. Yani Rabb’imizin bizi ‘sevgiden yarattığını, sevdiği için yarattığını, O’na karşı olan korkunun, sevdiğimiz birinin sevgisini kaybetmekten korkmak şeklinde olması gerektiğini anlattım.

    Durgunlaştılar, düşündüler.
    Arada çağırıp bir şeyler anlatmaya çalışıyorum, ama çocukların alt yapısı o kadar zayıf ki!”

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.