• Bu konu 2 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25138
    Anonim
    Pasif

    Merhabalar,sizlere birkaç sorum olacak.Bilgileriniz dahilinde yanıtlarsanız beni memnun edersiniz.
    Öncelikle kendim hakkında biraz bilgi vereyim…Uzun süredir Hristiyanlık ve İslamiyet dinlerini karşılaştırıyorum.kendimi özellikle son zamanlarda kötü hissediyorum.Boşa koşuyorum gibi geliyor.Kağıt üzerinde hiçbir inancın doğruluğunun kanıtlayamayacağını düşünmeye başladım.Sorular,sorular,sorular…Ve dön dolaş Harbiye-Beşiktaş hep aynı noktada kilitleniyorum…Neyse zaten bazılarınız benim geçtiğim aşamalardan geçmiştir sanıyorum.Sorularıma geçeyim:
    1)Kimin günahlarını bağışlarsanız, bağışlanmış ola*cak, kimin günahlarını bağışlamazsanız, bağışlanmamış ola*cak, yeryüzünde çözeceğiniz her şey göklerde de çözülmüş olacaktır.(Mat.18-18) ayetini nasıl yorumlamalıyız?Katolikler bunun günah çıkarmaya temel oluşturduğunu belirtiyorlar.
    2)İlhan Akkurt isimli yazar kitabında bir yerde şöyle bir iddiada bulunuyor:…İsa’nın Davutoğlu olduğu değil de, RAB olduğu bizzat Tevrat’tan ve Hz. İsa’nın ağzından söyletilmektedir;35 İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: “Nasıl oluyor da din bilginleri, ‘Mesih, Davut’un Oğlu’dur’ diyorlar?
    36 Davut’un kendisi, Kutsal Ruh’tan esinlenerek şöyle demişti: ‘Rab Rabbim’e dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.’
    37 Davut’un kendisi O’ndan Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut’un Oğlu olur?” Oradaki büyük kalabalık O’nu zevkle dinliyordu.”(Markos-12).Burada Tevrat’taki Hz. Davut’un Mezmurları 110:1’deki bir ifadeyi Hz. İsa, kendisi için söylendiğini vurgulayarak, “Bana niçin Davut’un Oğlu diyorsunuz.Davut bana Rab demektedir” diyor…Mezmurun, “Rab, Rabbime dedi” kısmının Tevrat’ta orijinal İbranice’sine de baktık ve şunu gördük;

    Niem YHWH la-adoni”
    Burada adoni kelimesi, aynen Yunanca’daki kyrıos kelimesi gibi efendi anlamında, hem insan için, hem de Tanrı için kullanılan bir kelimedir.bu adonai unvanı, Tanrı için mi yoksa bir insan için mi bunu anlamalıyız? Bunu daha doğru anlamak için, Tevrat’ın Yahudi din adamları tarafından yapılan, İngilizce tercümesine bakıyoruz ve gördüğümüz tercüme;41

    The Lord said to my lord

    Burada durum tamamen anlaşılmaktadır. İngilizce’de ikinci “LORD “ küçük harfle başladığından bu hitap bir insana olan “efendi” anlamında bir hitap şeklidir.bunun doğru tercümesi;

    yahovah efendime dedi ki “ veya “Tanrı efendime dedi ki
    Yani Tanrı Yahovah yaratılmış bir İnsana seslendiği çok açık anlaşılmaktadır.İbranice orijinalini gördüğümüz ifadenin Yunanca Tevrat olan Septuagent’a nasıl tercüme edilmiş onu görelim;

    allhlouia ecomologhsomai soi kurie”

    Tercüme aynen İbranice’de ki “Yahovah efendime dedi ki” manasındadır. Burada hiçbir tercüme hatası yoktur.Şimdi de aynı ifadenin yine Markos İncili’ne Yunanca nasıl aktarılmış olduğuna bakalım;
    eipen o kuriov tw kuriw

    İşte bütün meselenin özü burada. Yahovah anlamındaki ‘allhlouia’ nedense Yunanca Tevrat’ta, yine Yunanca olan Markos ve diğer İncillere aktarılırken ‘KURİOV’, yani ‘efendi’ olarak aktarılmış. Böylece çok net olan ‘Tanrı efendime dedi ki’ oldu ‘Efendim efendime dedi ki’. Geriye kaldı bu efendilerin kim olduğuna karar vermeye. Yunanca’da büyük küçük harf olmadığı için, bunların kim olduğunun açık ispatı yok…bu ara yine çok önemli bir ayrıntıyı fark ettik. Hıristiyan kaynaklı Türkçe Tevrat tercümelerinde önemli bir çeviri farklılığı olduğunu gördük. Hem de ayni yayınevinin, iki farklı tarihteki Tevrat tercümesinde. Şimdi bunları görelim. Kitabı Mukaddes Şirketinin 1997 yılındaki tercümesi

    1Rab Rabbime dedi , Ben düşmanlarını senin ayaklarına basamak koyuncaya kadar, Sağımda otur.”(Tevrat-Mezmur-110)

    Şimdi ayni şirketin 2000 yılındaki tercümesine bakalım. Çünkü bir şeyler değişmiş;

    1 RAB efendime: “Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur” diyor.”(Tevrat-Mezmur-110)

    Son tercümede, ikinci “RAB” olmuş efendi. Burada son derece yanlış anlamlara dönüşecek ve bizim RAB’le ilgili anlattığımız son derece önemli bir tercüme hatasının, bizim iddia ettiğimiz şekilde düzeltildiği açıkça görülmektedir. Ama nedense yalnızca Tevrat tercümelerinde. Gerçi yine tam doğru tercüme “TANRI EFENDİME DEDİ” olmalıydı. Ne yazık ki yine Yunanca olan İncillere ayni ifade tahrifatlı aktarıldığından, ‘Rab Rabbime dedi ki’ olarak bırakmalarını nasıl izah etmektedirler çok merak etmekteyiz…demiş İlhan Akkurt.Bunu okuduğumda oldukça şaşırdım ve bir o kadar da meraklandım,sonuç olarak sizlerle paylaşıp merkımı giderme ihtiyacı hissettim.
    Sorularım bunlar,yardım elinizi uzatırsanız beni sevindirirsiniz,şimdiden çok teşekkürler…

    #29373
    Anonim
    Pasif

    Türkçe’de “günah çıkarma” olarak geçen şey aslında dünyadaki tüm kiliselerde olan şeydir; itiraf, tövbe ve bağışlama. Matta ve Yuhanna’nın İncil’inde şunlar yazar: “Kimin günahlarını bağışlarsanız bağışlanmış olur. Başkalarının suçlarını bağışlarsanız Göksel Baba’nız da sizin suçlarınızı bağışlar” (Matta 6:14, Yuhanna 20:23). Aynı şekilde Korintlilere yazdığı mektupta Aziz Havari Pavlus “Eğer bir şeyi bağışladımsa, bunu sizin için Mesih’in önünde bağışladım” (2 Korintliler 2:10) der. Bir kimse günahından ötürü pişmanlık duyuyorsa (pişmanlık duymadan kimse tövbe edemez) Rabbin önünde, Mesih’in önünde bu günahını itiraf edip tövbe etmelidir. Kilise Önderi hem o kişiye bilgeliğiyle yardımcı olur, yol gösterir hem de çeşitli önerilerde bulunur; kiliseye bağış, fakirlere yardım, vs. gibi…

    Ortaçağ’da para karşılığında günahların affedilmesi gibi şeyler yapıldığı söylenir tarihçilerce, doğruysa günaha girmişlerdir, bunu kabul etmek mümkün değildir.

    Daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki linkden yararlanabilirsiniz.

    http://www.hristiyanturk.com/showthread.php?p=4448

    #29375
    Anonim
    Pasif

    Evet. İsa Mesih Davut’un oğludur. Matta 1:1’de İsa’nın Davud’un “oğlu” (torunu, neslinden) olduğunu okuyoruz. “Davut Oğlu” ismi, beklenen Mesih için çok yaygın bir unvandı çünkü eski peygamberler Mesih’in bu soydan geleceğine tanıklık etmişlerdi. Tanrı, verdiği sözü tutarak Davut’un soyundan İsrail’e bir Kurtarıcı, İsa’yı gönderdi. Bunun için Luka 18:38’deki kör gibi İsa’yı Mesih olarak kabul eden insanlar ona “Ey, Davut Oğlu” olarak seslenirlerdi.

    Şimdi İsa Mesih’in Matta 22:41-45’te söyledikleri bununla çelişmiyor ki! İsa, Hz. Davut’un Tanrı’nın esniyle yazdığı 110. Mezmura başvurarak, İsrail’in din liderlerine “Davut O’ndan (Mesih’ten) Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut’un Oğlu olur?” diye sordu (22:45). Ama bunu sormakla İsa, Kutsal Yazılara göre Mesih’in hem Davut’un oğlu hem de Davut’un Rabbi olduğunu göstermekteydi. İsa’nın verdiği kanıta hiç kimse karşılık veremedi. İşte, Mesih’le ilgili sırrın özü zaten budur. Davut’un Rab‘bim diye seslendiği yüce Olan Davut’un soyundan doğarak insan oldu. Ve böylece Davut’un Oğlu Mesih oldu. Matta’nın aynı bölümünde bu gerçek vurgulanmaktadır ki, bakireden doğan çocuk için, melek şöyle dedi, “‘O’nun adını İmanuel koyulacaklar’. İmanuel de ‘Tanrı bizimledir’ demektir” (Matta 1:23). Açıkça görülüyor ki burada aklı ermeyecek kadar büyük bir gerçek var, ama hiç bir çelişki yoktur.

    #29447
    Anonim
    Pasif

    :)Sayın sonsuzdiren cevaplarınız için çok teşekkürler:):)

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.