ANASAYFA Forum DUYURU PANOSU, SORU, MESAJ, HABERLER, (NEWSBOARD) Üyelerimizden Sorular ya Hz. İsa efendimizin sizi aklamak içn öldüğüne gerçekten inanıyormusunuz

  • Dieses Thema hat 10 Teilnehmer und 26 Antworten.
Ansicht von 15 Beiträgen - 1 bis 15 (von insgesamt 27)
  • Autor
    Beiträge
  • #26671
    Anonym
    Inaktiv

    ya Hz. İsa efendimizin sizi aklamak içn öldüğüne gerçekten inanıyormusunuz,, daha doğru bi ifade ile sizin günahlarınıza kefaret olsun die…Allah’ın af etmesi affı sonsuzdur..bunu bilmiyormusunuz..Hz. İsa peygamber mutlak gücün sahibi ise (haşa) size göre mutlak gücün insanların suçları bağışlansın diye ölmesi mantıklımı? nie yayınlanmıo yazdıklarım?

    #34051
    Anonym
    Inaktiv

    Tanrı’nın adaleti de sonsuzdur, öyle ki bir tek günahı bile cezasız bırakmayacağını siz bilmiyor musunuz!?….. Mesih İsa’nın çamıhta ki ölümü, akan kanı, Tanrı’nın insanlara verdiği kurtuluş yoludur. Günahlarımızın bedelini, Tanrı’nın görünümü olan Mesih (Yani Tanrı’nın kendisi) ödemiştir. Ama her kim Tanrı’nın bu yaptığı şeyi kabul edip iman ederse , bu merhamet ve lütuf geçerlidir ve artık o kişi kurtulmuştur. Ve artık yeni bir yaşama Mesihle başlar. Eski benliğine ölür, tövbe eder ve tövbeye yaraşır meyve verir. Mesih ait, itaatkar bir yaşam sürer, imanı korur ve öldüğünde Rab’bin yanında bulunur. Yargı dünyanın sonunda tüm insanları bekliyor. Günahlar yargılanacak ve cezalandırılacak. Ama Mesih’in bizim için öldüğüne inanan kişi, mesih’in günahlarının cezasını kendisinin yerine ödediğini de kabul etmiştir. Dolayısıyla yargılanmayacaktır. Çünkü Mesih çarmıhta tüm yargıyı, günahın lanetini üzerine almıştır. Benim için, diğer iman edenler için. İman etmeyenler bu lütfu ellerinin tersiyle itmiş olurlar ve yargı onları bekler. Ve her bir günahları için yargılanacaklar. Ve Tanrı’nın dediğine göre kurtuluşları olmayacaktır, sonsuz cehennem de kalacaklardır.

    #34054
    Anonym
    Inaktiv

    Evet.. Bizler Tüm İsa Mesihe İman etmişler, bizim günahlarımıza karşılık kendi kanını bedel olarak akıtıp bizi günahlarımızdan kurtardığına inanıyoruz..

    İsa Mesih,Tanrının özüne ve Tanrının tüm kudretine sahip oldugu halde, Tanrı’ya eşitligini sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama yüceliğinden soyunarak kul özünü aldı ve insan benzeyişinde doğdu.

    Çarmıhta iken tüm tanrısallığından ayrılmıştı, yani insandi. Bu gayet mantıklı öyle değil mi?Biz buna inanıyoruz..çünkü üslendiği bizim günahlarımızdı. Bunun bedeli, akıtıcagı kandı..Tanrı günahtan tiksinir, çarmıhta, İsa’dan ayrılmıştı..

    Sitemizde bu konu ile ilgili yazıları okursanız eminim bu konuyu daha iyi anlarsınız.

    „Çünkü insanoğlu hizmet edilmeye, degil,hizmet etmeye ve canını birçokları uğruna fidye olarak vermeye geldi.Markos.10:45

    #34058
    Anonym
    Inaktiv
    Saba;16519 wrote:
    Çarmıhta,iken Tüm tanrısallığından ayrılmıştı.yani insandi.

    Bu cümlelerinizi biraz daha açar mısınız? Gerçekten çok şaşırdım da…

    #34061
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili mutluluk bu konuyu kısa bir şekilde açıklamak istemem,anlaman, için konuyu biraz detaylı açmamın,daha uygun olacagını,düşünüyorum.

    Çarmıhta tüm, Tanrısallıgından ayrılmıştı.
    İsa Mesih’in ,Tanrı’nın, beden almış, sözü(oğul) olduğunu hepimiz biliyoruz.İsa kendisinden sık sık İnsanoglu diye de bahseder.Ve Tanrı’nın Oğlu olma niteliğini yitirmeksizin,tüm görünüşünde insan olmak için Baba’nın yanındaki yüceliğini birakmıştır.

    Kurtarıcı olarak insan şeklinde vücut buldu Kendini alçalttı,dövüldü, İşkence çekti,alay edildi,en sonunda da çarmıha gerildi,çünkü tüm bunlar Tanrı’nın bizler için tasarladığı kurtuluş planıydı.

    Mucizelerine,baktığımızda onun Tanrısal yanının ve bu yanı nasıl açığa çıkardığını görebiliriz.İsa Mesihin yaptıgı ,Tanrısal görkemini, insan bedeni içinde gizlemesidir.Fakat bunu ne işkecelerde kullandı ne de çarmıhta ve ölüme boyun eğerek kendini alçalttı.O dönem çarmıhta ölmek en utanç veren infaz şekliydi.

    Tanrı günahkarı sever,fakat günahtan nefret eder,tiksinir.Tanrı günahtan neden nefret eder..? Çünkü Tanrı.. ben kutsalım.. diyor ve bize diyorki..ben kutsalım sizde kutsal olun..bizi kendi kutsallığına çağıran Tanrı.. İsa Mesih çarmıhta,tüm insanlığın,günah yükünü taşirken,ordamıydı…? Hayır orada degildi.Çünkü Mesih’in üzerine yüklenen günahları görmek istemedi.İsa Mesih ise İnsanoğlu olarak çarmıhtaydı.Tanrısal güçünden ayrılmıştı.

    „Eli, Eli Lema şevaktanı..?
    Yanı..
    „Tanrım,Tanrım,neden beni terkettin.?Matta.27.46
    Bu Ayet çarmıhta İnsanoglu İsa ile Tanrının arasındaki baglantının kesildiginin açık delili değilmidir…!

    İsa Mesih, Ölümden dirileceğini,Ögrencilerine bildirdiğinde Petrus ne yapmıştı.
    „Bunun üzerine Petrus O,nu bir kenara çekip azarlamaya başladı.Tanrı korusun,Ya Rab! Senin başına asla böyle bişey gelmeyecek dedi.“ Matta16:22
    Ama İsa Petrus,a dönüp „Çekil şeytan dedi,Bana engel oluyorsun Düşüncelerin Tanrı’dan değil insana özgüdür. Matta 16:23

    Tanrının tasarısı:Çarmıhta oğul İsa aracılığı ile günahı yenmek.
    İblisin planı……..:Oğul İsa’yı çarmıhta yenilgiye uğratıp,Tanrı’nın yüce tasarısının önüne geçmek.
    O an Petrus iblisinin etkisi altındaydı.Bu nedenle İsa Petrus’a „Çekil git şeytan“ diye bağırdı.

    İsa Mesih çarmıh,ta iken tüm Tanrısallığından ayrılmıştır.çünkü Tanrının yücelığı ve gölkemi, günahla bir arada olamazdı.yukarıda bahsettiğim gibi Tanrı kutsaldır.

    #29261
    Anonym
    Inaktiv

    Kurtarıcı olarak insan şeklinde vücut buldu Kendini alçalttı

    Burası doğru. Filipiler 2,6-7 bunu yazar zaten.

    Çarmıhta tüm, Tanrısallıgından ayrılmıştı.

    Ama bunu dediğiniz an işler karışır. Farkında olarak yahut farkında olmayarak üçlü birlik inancından çıkmış olursunuz.

    Şimdi üçlü birliği buradan açıklamaya gerek yok ama sadece şunu diyeceğim ki üçlü birlikte her zaman (çarmıh olayı yaşanırken yahut diğer zamanlarda) baba, oğul, kutsal ruh birbirlerine denktir, eşittir, aynı şeydir… Bunlar birbirinden kopmaz, kopamaz. Oğulun tanrısallığını bir yana koyarsanız (belli bir an için dahi olsa [çarmıh olayı]) babanında Tanrısallığını bir yana koymuş olacaksınız.

    „Eli, Eli Lema şevaktanı..?
    Yanı..
    „Tanrım,Tanrım,neden beni terkettin.?Matta.27.46
    Bu Ayet çarmıhta İnsanoglu İsa ile Tanrının arasındaki baglantının kesildiginin açık delili değilmidir…!

    Şimdi siz eğer her yazılanı sorgulamadan direk olarak kelime anlamlarına bakacaksanız, İncil’de İsa Mesih’in ‚Yusuf’un oğlu‘ olarak tanımlanmasına ne diyeceksiniz? Yahut İsa Mesih’in „Baba Benden Üstündür“ sözlerine ne diyeceksiniz?

    Vermiş olduğum örneklere açıklama getirebiliyorsanız, aynı mantığı kullanarak İsa Mesih’in 22. mezmura atıfta bulunduğu sözlerine de açıklama getirebilirsiniz.

    #34065
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Kardeş Mutluluk…
    sana yazdığım yazıyı anladığını pek sanmıyorum yada yanlış anladığını düşünüyorum.açıklayayım…
    İsa mesih Kişilik açısından her zaman Tanrı ile eşitti.ve bu eşitlik hiç bir zaman bitmedi.Ancak konum itibarı ile eşit olma farklıdır. Mesih konumu itibarı ile sonsuzluklar boyunca Baba ile eşitti ve cennetin sevincine ortaktı.Ancak bu konumu sarılması gereken bir hak saymadı ,insanların günahlarından kurtulması için ,Tanrı ile olan konumsal eşitliğini( cenneti) bıraktı.Bu dünyaya gelerek günahlıların kendisine karşı olan tüm hakaret işkencesini çekti.Baba Tanrı Yukarıdaydı.İsa Mesih ise Günahkarlarla birlikteydi. Bu anlamda Baba ve İsa mesih kişilik olarak eşitti fakat konum olarak Farklıydı ,bu yüzden Baba Oğul,dan daha üstündü; şartlar eşit olmadığı için Yuhanna 14:28 de bunu açıklıyor ve diyorki ..Beni sevseydiniz Babaya gidecegim için sevinirdiniz.Çünkü Baba benden üstündür.. burda bahsettigi Babanın yanı (Cennet)ti. Babasından daha kötü koşullarda bulundu yeryüzünde aşagıladı İşkence çekti Bu anlamda Baba sı daha büyüktü ve ancak Babasının yanına gittiğinde (Cennete) Kişilikte oldugu kadar Koşullar itibarı ile Baba Tanrı ile eşit olacaktı. Tanrısal doğasının gölkemliliğinden ,Bizim gibi insan doğasını alıp kendini alçalttı.Baba Tanrı ile Aynı konumda degildi.Kişilik eşitti..konum cennete Baba Tanrıya gidince eşitlenecekti,

    Ben üçlü birliğe ters gelebilecek herhangi bir ima yazısı yazdığımı sanmıyorum.Sen mutluluk kardeş yanlış anlamışsın..
    Evet, İsa Mesihin Dünyasal babasi Yakup,un Oğlu,yusuf tur.Fakat Ruhsal babasi Tanrıdır..

    Beni ve yazdıklarımı anlayabilme güçü vermesi için sen sevgili kardeşime dua edeceğim..

    #34066
    Anonym
    Inaktiv

    @Saba 16525 wrote:

    „Eli, Eli Lema şevaktanı..?
    Yanı..
    „Tanrım,Tanrım,neden beni terkettin.?Matta.27.46
    Bu Ayet çarmıhta İnsanoglu İsa ile Tanrının arasındaki baglantının kesildiginin açık delili değilmidir…!

    İsa Mesih çarmıh,ta iken tüm Tanrısallığından ayrılmıştır.çünkü Tanrının yücelığı ve gölkemi, günahla bir arada olamazdı.yukarıda bahsettiğim gibi Tanrı kutsaldır.

    Mesih; Tanrı’m, Tanrı’m diye dua ederken BABA’ya mı dua ediyordu, yoksa kendi doğasındaki „Tanrısallığı“na mı?

    #34069
    Anonym
    Inaktiv
    Saba;16532 wrote:
    Beni ve yazdıklarımı anlayabilme güçü vermesi için sen sevgili kardeşime dua edeceğim..

    Bu samimi cümleniz için size teşekkür ederim.

    „Anlamıyorsun“, „Anlayamıyorsun“ tarzında cümleler kurmak yerine, bir şeyleri anlayabilmem için Rab’be dua ederseniz emin olun ki çok daha iyi bir seçim olacaktır.

    Sevgili Saba, bilmem farkında mısınız ama şu an, burada, iki tane Hristiyan, Hristiyanlığın en temel, en ana doktrini olan üçlü birliği tartışmaktayız.

    Şuan ne yazacağımı bile şaşırmış durumdayım.

    Yani siz %100 insan olan Mesihten bahsedip, %100 Tanrısal Mesih’e değer biçiyorsunuz ve kimi zamanlar %100 Tanrı olan Mesih’in çarmıhta tamamiyle tanrısallığından sıyrılmış olduğunu dile getiriyorsunuz. Ve üçlübirlikle bağdaşmayan bu düşüncelerinizi desteklemek için bana 22. mezmuru örnek gösteriyorsunuz… İşte „Yusuf’un Oğlu“ örneğini de bu yüzden verdim. Yani „Yusuf’un Oğlu“ denildiğinde bu sıfatı %100 insan olan Mesih için kullanırken aynı zamanda da %100 Tanrı olan Mesih’i yadsımıyorsunuz. İşte aynı mantıkla 22. mezmurlara da bir açıklama getirebiliriz.

    22. Mezmurların bir çok değerlendirmesi olabilir. İsa mesih o an dünyanın günahını omuzlarına almıştı. Ve Kutsal olan Tanrı ise günahı sevmiyordu ve bunun simgesi olarak yüzünü çevirmiş olabilirdi. Bizlerinde kutsal olması gerekliliğini vurgulayan kelimelerde olabilir. Ve daha bir çok yorum getirilebilir… Ama şayet derseniz ki bu İsa Mesih’in o an için Tanrı olmadığını gösterir. Herşey başa döner sevgili Saba ve emin olunki Yehovacılardan bir farkımız kalmaz.

    İnanmış olduğumuz üçlübirlik kavramı evrensel ise ve kati surette değişmeyecek bir şey ise (ki bu böyledir de) üçlü birlik cennette de üçlü birliktir, İsa mesih çarmıhtaykende Üçlü Birliktir, İsa mesih çölde sınanırkende Üçlü Birliktir, İsa Mesih dua ederken de Üçlü Birliktir. Kavramlar olayların seyrine göre değişmez. İsa Mesih Rab ise heryer de ve her zaman Rab’dir (bkz. Yuhanna bölümünün en başı)

    #34070
    Anonym
    Inaktiv
    firatkalyoncu;16533 wrote:
    Mesih; Tanrı’m, Tanrı’m diye dua ederken BABA’ya mı dua ediyordu, yoksa kendi doğasındaki „Tanrısallığı“na mı?

    Fırat kardeşim, Üçlü Birlikte BABA’da İsa Mesih’in Tanrısallığı da aynı şeydir, bir bütündür, farklı şeyler değildir.

    Yani siz „Kutsal Ruh“ ya da „Baba“ ya da „İsa Mesih“ derken farklı üç şeyden bahsetmiyorsunuz, aynı şeyden bahsediyorsunuz.

    Güneşi düşünün… güneş tektir… Ama siz güneşi üç değişik şekilde hissedebilirsiniz… Sokağı aydınlatır ve güneşin ışığını hissedersiniz… Güneş sizi ısıtır ve güneşin ısısını hissedersiniz… Gökyüzüne bakar güneşin kütlesini görürsünüz… Farklı farklı görür farklı farklı hissedebilirsiniz ama özde aynı olan şeylerdir.

    yahut suyu düşünün… Suyu katı olara (buz), sıvı olarak (su), buhar olarak görebilirsiniz ama üç farklı şekilde görmeniz ve üç farklı şekilde hissediyor oluşunuz suyu üç farklı şey yapmaz… Özü aynıdır çünkü…

    Bu tarz benzetmeler üçlü birliği açıklamaya yetmeyecek kadar basit örneklerdir ama bazen bir şeyleri açıklamak için bu tarz örneklemeler yapılıyor.

    Yukarıda ki gibi, İsa Mesih normalde Tanrı’dır lakin kısmi yerlerde Tanrı değildir tarzında üçlü birliğe uçuk kaçabilecek bir iddiada bulunulduğu zamanlar insanlarında işte bu şekilde akılları karışıyor. Ama yok öyle bir şey. Tanrı her yerde Tanrı’dır.

    #34071
    Anonym
    Inaktiv

    „Bunun için ben de, Rab İsa’ya olan imanınızı ve bütün mukaddeslere olan sevginizi işitmiş olup sizi dualarımda anarak sizin için durmadan şükrediyorum; ta ki, Rabbimiz İsa Mesih’in Allah’ı, izzet Baba’sı, size onu bilmekte bilgelik ve esin ruhunu versin“(Efes 1:15-17).

    Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, ölümden dirilmiş bedeni ile gelip öğrencilerine görününce şu sözü söylemiş:

    „Ancak Kutsal Ruh üzerinize gelince, kudret alacaksınız; Yeruşalim’de, bütün Yahudiye’de, Samiriye’de ve dünyanın en uzak yerine kadar tanıklarım olacaksınız“ (Res.İşl. 1:8).

    Bedeninin günlerinde İsa ile üç yıl vakit geçirdikleri halde onun mucizelerine bizzat tanık olmuş izleyicilerinin İsa’yı tanımalarının Allah’a göre bir tanıma olmadığını düşünüyorum! Yani, İsa’yı üç yıl arkadaşlıkta hiç tanımamışlar bile! İsa Mesih’in kim olduğunu bilmemiz, ancak Kutsal Ruh’un üzerimize gelmesi ile kuşanacağımız bilgelik ve esin ruhu ile olanaklıdır. Öğrencisi Simun Petrus, İsa Mesih’i tanıdığından o kadar emindi ki, aldığı şu yanıt şok edici olmuş:

    „Doğrusu sana derim: Bu gece horoz ötmeden önce, sen beni üç kere inkâr edeceksin“(Matta 26:34).

    Ve aynen böyle olmuş! Simun Petrus, İsa’yı tanımadığını üç kere insanlara söylemiş! İsa Mesih’i tanımamız olayı, insan bilgeliği, kültürü, bilimselliği ve insan zekâsı işi değildir. Ama biz, birazcık İNCİL okusak bile, İsa’nın kim olduğunu tanıyormuşuz gibi birbirimizle âdeta yarışıyoruz! Bizdeki bu tutkunun kaynağı nedir acaba? Allah’ın tanıklığı içimizde cereyan etsin diye beklemeği öğrenmemiz gereklidir. SABA kızkardeşimin dediklerine itiraz etmiyorum. SABA’nın İsa Mesih’in kimliği ile ilgili tanıklıklarına yanıt vermeden önce şöyle düşünmemiz gerekir:

    „Ya Rab! Bunu sen bana bildir“ Yüreğinde Allah’a samimi olan herkes, İsa Mesih’in kimliğini Rabden alabilir. Çünkü İsa’nın kimliğini bilmemiz kudreti, Kutsal Ruh Allah’a aittir! Ölümden dirilişinden sonra öğrencilerine görünen Rab İsa Mesih, kimliğini onlara bildirme işini, Kutsal Ruh’a bırakmıştır. Kutsal Ruh’la konuşan insanların İsa Mesih’e ilişkin konuşmaları, Kutsal Ruh’un harikaları ile işler. Kutsal Ruh’tan İsa’nın kimliğini alan Petrus, Kornelius’un evindeki topluluğa tanıklık ederken, dinleyenlerin üzerine Kutsal Ruh inmiş ve hepsi de, İsa’nın kimliğini bilme gücüne kavuşmuşlar!(Res.İşl.10:44,45).

    İNCİL’de yazılmış bu mucize olaylar, olmuş ve bitmiş değildirler; sadece başlangıçtırlar! Bu olayları günümüzde de yaşayıp İsa Mesih’in kimliğini taşıyanların yaptıkları tanıklıklar, Allah’ın tanıklığı gibi güçlü olmadıkları için, insanları İsa Mesih’in tanıkları yapamıyor! İsa Mesih’in resulleri de, insan tanıklığının Allah’ın tanıklığından daha güçlü olmadığını biliyorlardı(I. Yuhanna 5:9,10).

    „Bilgelik ve esin ruhu“ Kutsal Ruh’tan içimize doğunca, ancak onunla İsa Mesih’in Rab ve Kurtarıcı olduğunu tanıma gücümüz ve yeterliliğimiz olur. Mesih Ruhu, yani Kutsal Ruh karşıtı ruhların etkisi altında düşünenler, Allah’a yaklaşamadıkları ve ona soru soramadıkları soruları, Mesih imanlılarına soruyorlar! Halbuki, Mesih imanlıları, Allah’a yaklaşabiliyorlar ve gizemli şeyleri ona sorabiliyorlar! Allah’a inandıklarını iddia edenler, Allah’a yaklaşmaktan ve ona sormaktan neden çekiniyorlar? Allah’ın esinleri, O’nun güçlü ve „amin“ dedirtici gücüdür! Okuduğumuz İNCİL’i en çok bu yolla onayladığına tanığım! İNCİL, ancak Allah’ın vahiyleri ile yüreğimizde onaylanıyor! İNCİL’de yazılı şu söz ne kadar çok dikkat çekici:

    „Çünkü Allah’ın vahiyleri ile emniyet edildiler“(Rom.3:2).

    Allah’ın vahiyleri, Allah’ın bize İsa Mesih’i bilinir yapan güçlü tanıklığıdır! İnsan dilimizle bu tanıklığı yapamıyoruz! Tanıklıklarımıza muhalefet edenler, Allah’ın tanıklığını aldıkları zaman bizimle kucaklaşıyorlar! Ne mutludurlar Allah’ın tanıklığını alanlar! Halbuki Allah’ın tanıklığını henüz almamış olanlar, Mesih imanlılarına bitip tükenmez soruları ile gerçeği insanlardan öğreneceklerini sanıyorlar. Eskiden ben de öyle biri idim. Bu sitede Mesih imanlılarına sorulan soruları sormağa ihtiyacım olmadığını farkettikçe Allah’ıma hamdediyorum! Çünkü sorularımı, iç varlığımda Rabbe sordukça yanıtlarını O’ndan alıyorum! Bu yanıtlar, sıklıkla esinler halinde geldikçe yeniden doğuyorum! İşte bu esinlerin her biri, okuduğum İNCİL’in hakikisidir!

    Sevgili kızkardeşim SABA’yı destekliyorum. Hakikat sevincini ve sevgisini kendi yüreğinde yaşayıp tanık olanların tanıklıkları, hakikatin kendisi kadar kuvvetli ve ikna edici değildir. Bu konuda tanık olanlar, muhalefet karşısında zaman zaman Rabbin huzuruna çekilip sessizlikte Rabbi dinlemeğe muhtaçtırlar. Her Mesih imanlısının sığınacağı Kaya, Mesih İsa’dır. Amin.

    #34075
    Anonym
    Inaktiv

    Sayın mutluluk,
    Son bir gündür devamlı olarak bana, beni Rab,de bir kardeşin olarak değil de, kendine rakipmişim gibi görerek, bana karşı psikolojik savaş uyguluyorsunuz,ve sözlerinizle saldırıyorsunuz. Unuttuğunuz bir şey var, burası bir savaş alanı değil. Bu konuyu fazlası ile uzattığınızı düşünüyorum.

    Tanrının üçlü birliği konusundaki suçlamalarınız için de sizi kınıyorum. Gene tekrar ediyorum, sizin gerçekten duaya ihtiyacınız var. Rab size dogru yolu göstersin. Tüm bu enerjinizi umarım, Mesih’e yeni kuzular getirmek için de kullanırsınız. Benim sizin öğretilerinize ihtiyacim yok. Kutsal Kitap benim yaşamımın sonuna kadar izleyecegim tek rehberdir ve tek öğretmendir.

    Benim, Tanrı’nın Üçlü birliği hakkındaki görüşümü bir gün önce yazdığım paylaşımdan ögrenebilirsiniz. Umarım benlik içinde bogulmuş ve bunu yazdığı yazılarda da açıkça ifade eden siz Mutluluk Kardeşim, Tanrı, Ruhu’nun meyveleri ile sizi bereketler.

    ‚Tanrı’yı seviyorum deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen ,görmediği Tanrı“yı sevemez‘ (1.Yuhanna.4).

    #34078
    Anonym
    Inaktiv

    Bir kaç gündür sitemizde kardeşler arasında yapmış olduğunuz paylaşımları dikkatlice izliyorum. Fakat ne yazık ki paylaşım tarzınız hoşuma gitmedi. Rab İsa Mesih’in çocukları Mesih’e yaraşır bir tarzda paylaşım ve sohbet etmelidirler. Malesef sizin tarzınız, bazı kiliselerde bayan kardeşler arasında var olan: ‚Benim alım daha al ,benim morum daha mor‘ gibi benlikten doğan tartışmalara benziyor. Bu gün eski paylaşımlarınıza baktım, yanılgı içindesiniz ve Saba kardeş doğru yolda, emin adımlarla yürüyor. Savunduklarını Kutsal Kitap ayetleri ile ortaya koyuyor, fakat siz kuru gürültü ile üstünlük kurma düşüncesinde davranıyorsunuz.

    Saba kardeş daha önceki paylaşımında kadınlar kilise topluluklarında her türlü öğretmenlikte bulunabilirler, fakat erkege öğretmesine izin yoktur ve kilisede önderlik yapamaz dedi. Savunduğu tezlerini de kutsal kitap ayetleri ile ortaya koydu. Siz ise benliğinizden taşanlar ile cevap vermeye çalıştınız. Fikirlerinizde Kutsal Kitap’tan hiç bir örnek veya ayet yoktu! Bana kalsa o zamanki şartlar vs vs. gibi tutarsız kendinizden cevaplar verdiniz. Mutluluk kardeşim Kutsal Kitap dışında hiç bir şeyi kabul etmiyorum ve kabul de edilemez.

    Saba kardeş genelde Kutsal Kitap’ta olan ve hala kiliselerde kardeşler arasında paylaşılıp, doğruluğu nedir diye sorulan konularda fikirlerini yazıp kardeşlerden paylaşımlar bekliyor. Çokda iyi ediyor, çünkü imanlılar böyle Rab’de ve Kutsal Kitap’ta gelişir, çevresindekileri de böyle geliştirirler. En son Saba kardeşi üçlü birliği inkar etmekle suçlamışsınız. Üçlü birligi, ‚İsa Mesih Çarmıhta günahlarımızın kefaretini öderken Tanrısallığından sıyrılmıştı‘ diye yazmış. Neredeyse kardeşimizi imansızlıkla suçlamışsınız. Böyle bir şeye nasıl cüret ettiniz anlayabilmiş degilim. Saba kardeş bu konudada doğru yolda. Neden mi…..?

    ‚İnsan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasanın yapamadığını Tanrı yaptı.Öz oğlunu ………günahlı insan benzerliğinde……… günah sunusu olarak gönderip günahlı insan benliginde yargıladı‘ (Romalılar.8:3).

    Şimdi anladınız mı İsa Mesih çarmıhta Tanrısal olarak değil, insansal olarak bizim için acı çekti. Sana tavsiyem, İmif kardeşin en son paylaşımını hayatına al. Kardeşimizin dediği gibi anlayamadığın konularda Kutsal Kitap üzerinde konu hakkında yeterli çalışmayı yapmadan, benlikten gelen tutkularınız ile cevap vermeyin. Çünkü daha sonra işin içinden çikamazsınız. Kadından pastör olur mu paylaşımındaki gibi, çıkmaza girersiniz.

    Size esenlik diliyorum.

    #34080
    Anonym
    Inaktiv

    Herbirinizin Rab’bin cocugu oldugunuza ve Rab’bi sevdiginize inaniyorum.Burada Rab’bin isleri icin caba sarfedip gayret ettiginiz icin sevincliyim.Böylesine zor konularda yorumlar yapip aslinda kardeslerinize yardimci olmak isteginde oldugunuz icin sizleri kutluyorum.Ama… ama iste bazi kelimeler varki kanatiyor,yaraliyor ve Rab’bi üzüyor.Biz kardesler üzülerek okuyoruz.Daha sevgiyle yazilamaz mi? Dua ederek baslanamaz mi?Karsidaki kardesimizi üzecegini ve bereketlemeyecegini düsünemiyor muyuz?
    Özellikle mutaf kardesim sen daha tecrübelisin.Güzel tanikligini okuduk.Mutluluk kardesi üzmesen?

    Saba kardes mutluluk kardesin yazilarini okudum ama size gercekten hakaret yok.Onu neden kınadiginizi anlayamadim.Kınamak bana göre yanlıs.Burada Rab’bin cocuklari olarak sevgiyle beraberce ögreniyoruz,birbirimizi gelistiriyoruz.Mutluluk kardesimizi,gercekten bir kardes olarak görüp sefkatle kucaklayalim varsa eksigi tamamlayalim ve bazen de bereket alalim ve verelim.Kutsal Kitap’tan ayetlerle konusmaniz cok güzel.Ama ayetleri sevgi sözcükleriyle de süsleyelim.

    Mutluluk kardesim burada bulunmaniz ve alcakgönüllülükle ve yumusakhuylulukla paylasimda bulunmaniz bizleri mutlu ediyor.Kimseyi suclamak amacinda olmadiginizi biliyorum.Kardesce bir tartisma,bir paylasim yapmak istiyoruz.Bazi konular zordur,agirdir.Insanlar yüzyillardir tartismis ve bir sonuca ulasamamistir.Bizler Rab’den dileyelim.Rab bizlere en uygun cevabi verecektir.

    Rab de her ücünüzü de sevdigime Rab taniktir.

    Sevgiler,Saygilar.Rab her birinizi bolca bereketlesin.




    TANRISEVGIDIR.png

    #33021
    Anonym
    Inaktiv

    Cevap yazmak için biraz bekledim. Pişman olacağım bir şey yazmak istemiyorum. Uygun cümleler kullanabilmek için biraz zamanın geçmesi gerekliydi.

    Sevgili mutaf, Romalılar 8,3 ü yazmışsınız.

    İncil ayetlerine geçmeden önce şunu belirtmeliyim ki, Hristiyalığı hiç bilmeyen bir insan bile Tanrı’nın acı çekmeyeceğini bilir. Zaten Hristiyanlığı vurmak isteyenler de buradan vurmuyor mu? Yani İsa Mesih’in çarmıh olayını gösterip, „Tanrı hiç acı çeker mi? Hiç ölür mü?“ tarzında sorular sormuyorlar mı?

    Romalılar 8,3 e gelince… Bakın (bana göre) hatayı İsa Mesih’in yüzde yüz insan olan doğasını örneklendirip, İsa Mesih’in yüzde yüz Tanrı olan doğasına değer biçiyorsunuz.

    Eğer cevabımı beğenmemişseniz, ve beni yine İncil ayetlerini çiğnemekle suçlayacaksınız… Tamam kardeşim, İsa Mesih çarmıhtayken Tanrısal doğasını tamamiyle yitirmişti ve o bir insandı.

    Oldu mu?

    Kadın pastör konusunda yazmak istemiyorum. Kendimce özel bir sebebim var. Zaten yazabileceğim her şeyi o konuda yazdım.

    İncildeki bazı ayetlerin (ki bunların örneklerinide verdim) o günün toplulukları ve kültürleri baz alınarak yazılmış olduğunu dile getirdim. Vermiş oldukları mesajlar kesinlikle evrenseldir. Yani bu gün için %100 geçerli olan şeylerdir. Ama bu mesajlar verilirken kimi ayetlerde toplulukların kültürlerinden, hayat tarzlarından esinlenerek mesajlar verilmiştir.

    Daha da farklı bir şey söylemedim. İncil ayetlerinin dışına çıkmadım. İddiamı destekleyecek İncil ayetleri verip, Pavlus’un kadın çoban için sarf etmiş olduğu sözleri de örneklerini vermiş olduğum ayetler tarzında olabileceğini söyledim.

    Bu böyledir de demedim. Bunun düşünülmesi gerektiğini savundum.

    Siz, o vermiş olduğum örneklere cevap yazmadınız ve şimdi burada olayın ilk başını gösterip beni suçluyorsunuz. Oysa ki o olayın ilk başından sonra orada bir çok yazı yazıldı ve onların açıklanması yapılmıştı dimi?

    Ama yine de olmadı mı? Tamam kardeşim… Kadın susmalıdır. Eğer bir toplulukta 99 adet erkek varsa ve bu 99 u da iman etmemişse… Ve sadece tek bir kadın iman etmiş ise… Bu şartlar altında dahi bu kadın burada öğreti veremez… Susmalıdır… Eğer 99 erkeğe Tanrı Sözü’nü öğretmeye kalkarsa çok çok büyük bir günah işlemiş olur… Çünkü kadın erkeğe öğreti veremez… O başını örtmeli… Kilisede oturmalıdır…

    Ben ellerimi yıkadım sevgili mutaf… Yapabileceğim tüm açıklamalarımı da yaptım… Kulağı olan işitir… Görmek isteyen görür…

    Ama hala sizden bu tarz mesajlar alacaksam, tamam kardeşim ben İsa Mesih’in kimi zamanlar Tanrı olmadığını da, kadının öğreti vermeyip susması gerektiğini de buraya yazıyorum.

    Sanırım bir sorun kalmadı dimi?

Ansicht von 15 Beiträgen - 1 bis 15 (von insgesamt 27)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.