• Bu konu 2 izleyen ve 1 yanıt içeriyor.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26757
    Anonim
    Pasif

    Varlık ve yokluk, birbirleriyle anlam bulan iki kelime. Önce ve sonra, birbirleriyle anlam bulan iki kelime. Sevmek ve nefret etmek, birbirleriyle anlam bulan iki kelime. Ayrılık ve vuslat, kavuşmak, birbirleriyle anlam bulan iki kelime.

    Sevgi!!! Beş harf iki hece, çok girift zor bir bilmece, bir muamma. Ya var, yada yok. Fakat bunca bulanlar varken nasıl yok diyebiliriz. Kışın soğuk havasında, karların arasında kalan kişi nasıl hissetsin sıcağı!

    Galiba hatalarımız bedenimizin üzerine yağan kar misali tenimizi örtmekte. Bedenimiz soğumakta ve katılaşmakta. Tıpkı kalplerin merhametsizlikten kaskatı olması gibi. İşte donmakta olan bedenin üzerine doğan sevgi ve merhamet güneşi ile tekrar yaşama kavuşuruz. Hatalarımızdan sıyrılır, sevdiğimizin güzel bakışlarına kapılırız. Onun yakınlığıyla imanımız güçlenir. Sevda ateşinde, aşk ülkesinde imanımızı yeniden şekillendiririz.

    Ne güzel sözler, buram buram sevda, hasret ve özlem kokan sözler. Bir yakarış, bir nida, bir çağrı etkisinde sözler. Ama aynı duyguları bir başka ifade eder şair. O ise meselenin can damarından söz söyler:

    Ne gelmek vardır, nede gitmek.

    Bizim, yolun başında söylediğimiz sözün olgunlaşmış anlamı, şairin ırmağından dökülür. İmanlı sadık kaldığı yakarış ve arayışları neticesinde, gönül ikliminde hep bu özlemi duyar. Bu özlemle bir çok aşık diyar diyar dolaşmıştır. Bu özlemle şairde diyar diyar dolaşmıştır. Evet şairde dolaşmıştı, tâki bir yaşlı bilge onun gönül bahçesine aşk gülünü dikene kadar:

    Yaşlı Bilge- Evladım memleketinden kalkıp gelmişsin buralarda ne ararsın?

    Şair- Efendim Tanrıyı aramaktayım.

    Yaşlı Bilge- Evladım boşuna yorulma, sen Tanrıyı memleketinde bulamadıysan, buralarda hiç bulamazsın!

    Evet özlemle konuşan biz, hakikati arayan şair, son noktayı koyan yaşlı bilgedir.

    Öyleyse Rabbimiz bize tahminlerimizden daha yakın, her an bize bizden daha yakın, o zaman ondan ayrılma durumumuz yok ki, bu anlamda vuslat, kavuşma hâsıl olsun. Ayrılmadıysanız, dönemezsiniz. Gitmediyseniz, gelemezsiniz. Bu nedenle şair “ne gelmek vardır, nede gitmek” demiştir. İman sevdalısının Rabbine vuslatı, kavuşması zamanla ve mekânla değil, gafletten uyanıklığa bir idraktir, bir bilgidir, sonucu hakikattir.

    Bu gafletten uyanmanın yolu da, Rabbin aşk ateşinde kulun yanarak arınmasıdır.

    #34459
    Anonim
    Pasif

    Sevgili Başlangıç,

    Şiirleriniz çok güzel, çok derin ve anlamlı. Yazarı siz misiniz? Öyleyse tebrik ediyorum. Öyle değilse, yine de tebrik ediyorum. Takdir etmeniz tebriğe değer.

    Sevgiler.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.