• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26159
    Anonim
    Pasif

    Kitabı Mukaddes’de yazılı Allah’ın emirleri, O’nun doğruluğunun önüme serili resmidir. O resme baktığım zaman, uyumsuz hareketlerimi görüyorum! Yazılı o düşüncelerle yeterli düşünemediğim için önüme resmedilmiş o kutsal hareketler bende görünmedi. O hareketleri benimsediğim halde, dünya şeylerine tutsaklığımdan kurtulmama yeterli olamadılar.

    Kutsal yazılarla resmedilmiş olan Allah’ın salahı(doğruluğu), isteyerek gösterdiğim çabalarımla yine bende görünmediler! Onların bende görünmelerinin başka yolunu aradım. Daha sonra şu görüşüm oldu: O kutsal hareketler, insanda görünmeğe geldikleri zaman insan çabası ile görünmeğe muhtaç değildirler! Onlar, kendi iradeleri ile insanda görünecek ve insanda tutku yaratacak özellikte Mesih İsa’nın gücü ve hayatıdırlar! Bu kutsal davranışlar, İsa’nın hayatıdır! Ama hala bende görünmüyorlar! Nedir o mükemmel hareketlerin gizemli yolu? Kendi çabalarımızla elde edilemeyeceklerine göre değildirler! Önümde Resmedilmiş Allah’ın iyiliğini, sanki kendim iyiymişim gibi göstermeğe çabaladıkça, kötü davranışlar sergilemekten kurtulamadım. Kendi çabalarımla elde edemediğim o doğruluğa hep baktım, ama İsa’dan başkasında görmedim!

    İsa’nın o dağda toplanan ve kendisini dikkatle dinleyenlere söylediklerinden bir tanesi var ki, o söz, bugün dikkatimi ve ilgimi çekti:”Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara; çünkü onlar doyurulacaklar” (Matta 5:6). Çabalayıp da, edinemediğimiz o doğruluğa içimizde aç ve susuz olmamız, acaba, ona kavuşacağımızın sinyalleri midir? İsa Mesih’de görünen o doğruluğa kavuşacağımıza ilişkin ilk sinyalleri midir açlığımız ve susuzluğumuz? Mesih İsa’nın doğruluğu üzerimizde görününce, bu görünümün üzerimizde yaratacağı tutkuyu şimdiden düşünmekle acele mi ediyorum acaba? Yazılı olandan ziyade mi düşünüyorum acaba? (1.Korint. 4:6). Nasıralı İsa’nın Tarsuslu Saul’a söylediği o vaat sözü hep hatırıma geliyor:”Kalk ve ayakta dur; çünkü hem gördüğün şeylerde, hem sana görüneceğim şeylerde seni hizmetçi ve tanık tayin etmek için sana göründüm.” (Res.İşl.26:16). Çünkü Saul, şeriat yolu ile edindiği doğrulukla Şam’a doğru yürürken, kendisine görünen gerçek doğruluğun önünde yere düşüp kapanmış! Kendi çabalarımla kendimi doğru gösteren bana da, böyle düşüşler vaki olmuştur! Ama her seferinde, gerçek doğruluık olan İsa Mesih, düştüğüm yerlerden beni ayağa kaldırmıştır! Tarsuslu Saul(Pavlus), kendi doğruluğunun yanıltıcı tutkusundan Mesih İsa’nın görünen doğruluğuna bakarak kurtulmuş!

    Petrus’la Yuhanna’yı da, tutsak eden harika şeyler cereyan etmiş ve o şeylere bakarak, onları kulakları ile işiterek, başka ve güçlü bir tutkuya hizmetçilik etmişler! Şeriat yolu ile edindikleri doğruluğa tutulmuş olanlar, Petrus’la Yuhanna’yı da kendi yollarına çekmek için baskı uygulamışlar. Allah’ın doğruluğunu Mesih İsa’da gören Petrus’la Yuhanna, onlara şu yanıtta bulunmuşlar : “Gördüğümüz ve işittiğimiz şeyleri söylememek elimizde değildir” (Res.İşl.4:20). Demek oluyordu ki, Petrus’la Yuhanna’ya görünen ve işitilen o şeyler, her ne idilerse, onlarda yeni ve başka bir tutku yaratmış olmalı! Pavlus’da da, o tutku oluşmuş! Nitekim, bir mektubunda Pavlus, içindeki tutkuyu şu sözlerle tanımlamış : “Ve şeriatten olan kendi doğruluğum değil, fakat Mesih imanı ile, Allah’tan iman yolu ile doğruluğum olarak kendisinde bulunayım; O’nun ölümünün suretini alarak O’nu ve O’nun dirilişinin kudretini ve O’nun elemlerine iştiraki bileyim; ta ki bir yolla ölülerden kıyama erişeyim. Zaten almış, yahut zaten kemale ermiş değilim, fakat Mesih İsa tarafından tutulduğum şeye erişmek için arkasından koşuyorum.” (Filipi 3:9-12). Pavlus’a görünen o mükemmel şeyler, onda tutku yaratmış! Gerçek tutku, kötü şeylere tutsaklığa son verecek güçte ve hakimiyettedir. Bizi dünya şeylerine tutsaklıktan kurtaracak Mesih İsa tutkusuna bakmağa davetliyiz. Bu ilahi tutkuyu İNCİL okurken alacağımıza ilişkin vaat altındayız. Pavlus, Mesih İsa’nın kendisindeki varlığının birer göstergesi olan Allah’ın doğruluğu ile hareket ettiğini farketmiş! Kendisinde görünen o kutsal ve Allah’ın içtenliği ile sergilenen hareketleri kendinde serrgilenmekte olduğunu belki de, hayretler içinde izlemiş olmalı! O dengeli, mukaddes ve bilgece hareketler, Pavlus’un çabalarının ürünü değildi! Buna, şeriatle değil, Allah’ın lütfu ile bağışlanan “Allah’ın salahı”, ya da, “Allah’ın doğruluğu” denir İNCİL’de. Kurtarıcı Rab İsa Mesih, yeryüzünde sergilenmiş Allah’ın doğruluğudur! Üzerimizde görünmeğe gelen Allah’ın doğruluğu, bizim fani bedenimizde görünmeğe gelen İsa’nın hayatıdır!””Bu hazineye toprak kaplar içinde malikiz” diyen Pavlus, İsa Mesih’e bakmağa bizi teşvik etmiş! (2.Korint.4.Bölüm)

    Bir başka mektubunda Pavlus, Allah’ın doğruluğu olan İsa Mesih’ın kendisinde görünen o mukaddes hareketlere tanıklığını şöyle açıklamış: “Çünkü bizim övünmemiz budur, yani, dünyada ve daha ziyade size karşı Allah’ın kutsallığı ve içtenliği ile, bedensel bilgelikle değil, fakat Allah’ın lütfu ile hareket ettiğimize vicdanımızın tanıklığıdır” (2.Korint. 1:12). Pavlus’da o kutsal davranışlar görünmüş! Ve onlara tutulmuş Pavlus! Ne mutludur, işte o doğruluğa acıkmış ve susamış olanlara! Amin.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.