• Dieses Thema hat 1 Teilnehmer und 0 Antworten.
Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Autor
    Beiträge
  • #27507
    Anonym
    Inaktiv

    Aşağılık Duygusu;
    Yada Aşağılık Kompleksi.

    Kişinin çeşitli sebeplerle kendini küçük görmesi diye tanımlanıyor..
    özgüven eksikliği de, bunun tanımının diye adı.

    Bilim de,Psikoloğlar Kendini Küçük görme,ve Aşağılık Kompleksi ile ilğili şunlara dikkat çekiyor.

    —. ELEŞTİRİYE KARŞI ALINGAN OLMAK.
    Hata yaptıklarını bilseler de diğer insanların bunu vurgulamaları hoşlarına gitmez. Ne kadar yapıcı ya da naif olursa olsun her eleştiriyi kişisel bir saldırı olarak algılarlar.
    —ELEŞTİRİYE KARŞI TAVIR.
    Kendilerini iyi hissetmeyen kişiler başkaları hakkında iyi şeyler düşünmezler. İnsanların kusur ve hatalarını ararlar.
    —SUÇLAMA EĞİLİMİ.
    Aşağılık hissetmenin acısından kurtulmak için kendi güçsüzlüklerini diğer insanlara yüklemeye çalışırlar. Bu noktada kendi hataları için başkalarını suçlarlar.
    —-İŞKENCE İSTEĞİ.
    Özgüvensizlik doruk noktasındayken, başkasına zarar vermeye kadar varabilir. Başkalarını suçlama davranışı kontrol edilemez bir duruma ulaşabilir.
    —REKABETLE İLĞİLİ NEĞATİF HİSLER.
    Her hangi bir olay,durum karşısında,yapması gereken bir şey konusunda,bunu yapamıyacaklarını düşünürler,bu başarısız olacakları korkusuna kapılmalarına neden olur.

    —YANLIZLIK VE ÇEKİNGENLİK EĞİLİMİ.
    Diğer insanlar kadar zeki olmadıklarını düşündüklerinden diğer insanların da onları böyle göreceğini düşünürler. Bu yüzden sosyal ortamlardan kaçınırlar. İnsanlarla birlikteyken susmayı tercih ederler çünkü bunun yalnızca aptallıklarını ya da sıkıcılıklarını kanıtlayacağını düşünürler.

    Çok bilinen bir tanımlama vardır, bilmiyorum duydunuzmu.!

    Nevrozlular: Gökyüzünde kendilerine şatolar inşa ederler.
    Psikozlular: Bu şatolara taşınırlar.
    Psikiyatristler:İse kiraları toplarlar.

    Bu elbetteki kurulmuş hayaller ile ilğili söylenmiş sözcükler.
    Bizi ilğilendiren konu,aşağılık kompleksi,veya aşağılık duygusu hakkında Kutsal kıtapımızın bize anlattıkları,öğretisi,inanlılar olarak,bilimselliğin dışında bilmemiz, gerekenler.

    Şeytanın en güçlü silahlarından,bir çoğu psikolojiktir.
    Korku,şüphe,öfke,düşmanlık,endişe,suçluluk duygusu,ve..aşağılık duygusu.üzerimize,veya üzerinize yapışmış,aşağılık duygusunu söküp atmak çok zordur.
    Şimdi:
    „Hadii canım, biz İmanlıyız Tanrı’sal lütfü aldık,bizde aşağılık duygusu olmaz“ diyenler de olabilir.

    Ama bende diyorum ki;İman etmiş biri dahi olsanız Tanrı’dan bağışlanma isteyip, Tanrı’nın bağışlayan lütfünü da kabul ettikten sonra bile bu durum devam edebilir.
    Bilinç altınıza ,derinliklerinize,kendini yeterli görmeme,kendini küçük görme duyguları Şeytan tarafından aşılanır.
    —Ruhsal yönden çok deneyimliyim.
    —Tanrı Söz’üne olan inancım ve bilğim buna karşı koymamı sağlar.
    Hiç demeyin.

    Her konuda,en çok bu tarz insanlara saldırılarını, yönlendirdiğini de unutmamalıyız.Şeytandaki amaç yaşamımıza,yenilgi ve başarısızlık getirmektir,duygusal ve psikolojik silahlarını dört değişik biçimde kullanır.
    —Aşağılık duygusu,kişilerdeki birikim yada potansiyeli felçe uğratır.
    —Geleceğinizle ilğili beklentilerinizi,İlişkilerinizi mahfeder. yok eder.
    —İnanlı olarak Rab için yaptığınız,yada yapabileceğiniz hizmeti baltalar.size engel olur.

    Kilisenizde,Kutsal Kıtap bilğisine sahip,çok iyi vaaz yeteneği ve bu armağanı almış,ama bunu ifade edemiyen,bunu saklamış hiç ,inanlı kardeşlere denk geldiniz mi.?
    Gelmişsinizdir.
    Kendilerine güvenemezler.sahip oldukları yeteneği,almiş oldukları armağanın belki farkına varmaları bir şeyi değiştirmez,Başkalarının gelişmesine,bereketlenmesine katkı sağlayamaz Ruhsal yönden kapılmış oldukları güvensizlik ve aşağılık kompleksi,onları kayıp yapar.Bu etkilenmeye sebep ya utangaçlık yada aşağılık kopleksidir.
    İstek var,ama cesaretsizlik,korku,utangaçlık,veya kendine olan güvensizlik,görünmez zincirlerle onları bağlar ve sahip olduğu potansiyeli yok eder,yada felçe uğratır.

    Sabah uykudan uyanıyorsunuz.,yapacak hiç bir işiniz,yada uğraşınız yok,yaşam size tat verebilirmi.?
    İnsanların yaşamlarında, varmak istedikleri hedefler olmadığı sürece, yaşamları anlamını yitirmez mi.?
    Kendini yetersiz,küçük gören ,kendine güven duymayan biri,adım atacak güçü kendinde bulamaz,

    Hedef mi.?
    Bu onun unutuğu bir kelimedir.
    Kendini her durumda diğer insanlardan aşağılık ve yeteneksiz, gören biri için hayal kurma söz konusu değildir.Eylem yok ki hayale ulaşabilsin.Hayaller yok olmuştur.

    Tanrı’nın bu tarz insan için planı yarım kalmıştır.Tanrı’nın bu tarz psikolojide olan biri için planı gerçekleşmez.

    Eski Antlaşma Çölde Sayım 13 ve 14 Bölümleri okuyun.
    Orda Tanrı’nın ulusu için, isteğini görebiliriz.Vaat ettiği topraklar,ve hazırladığı planı onlara Musa ile ulaştırdı.Tanrı’nın arzusu onları Mısırdaki esaretten kurtarmaktı,İsrailliler dolanbaçlı yollardan giddikçe ,ulaşılması gereken yere gitmeleri uzun yıllarını aldı.Tanrı planını yaptı,fakat Tanrı Ulusu kendilerine güvenemedikleri için,kendilerini küçük gördükleri için,Çölde 40 yıl boyunca dolaştılar.

    Şeytanın bize aşıladığı, aşağılık duygusunu duyarken,verdiği korkuları yüreklerimizde hissederken,en fazla ne yaşıyabiliriz ki.?
    Eleştirilme korkusu mu?
    Acaba..?
    Riske giriyoruz korkusu olabilir mi.?

    Gizli kalmış kimsenin bilmediği günahlar mı,yada kötü alışkanlıklarmı.?
    (Bakın, KORKU diye yazıyorum ki, biliyoruz bu da iblisten)
    Beğenilmeme endişesimi.?

    Ya hayalleriniz,idealleriniz.?Onlara ne oldu. Yenilğiyi kabul mu ediyorsunuz.(Şeytana karşı)
    Hemde ,İmanlı biri olarak.

    Bizler Tanrı’nın bedeniysek ,bizler ,inanlılar topluluğu olarak sahip olduğumuz hayallerimizi yok etmemeli, şeytana karşı koyduğumuz hedef neyse bunun mücadelesini vermeliyiz.Şeytanın kafamıza sokmuş olduğu negatif her durumdan kendimizi soyutlamalız.

    Tanrı bizleri ,hepimizi seviyor.O’nun istemediğini yapma,Tanrı ile ilişkimizi bozar.,Diğer insanlarla ,ilişkimizi bozmakla kalmadığı gibi,Tanrı’dan uzaklaşırız.

    Kafalardaki Tanrı kavramı biçim değiştirir.Tanr’nın bizler için ne istediğini yada ne hissettiğini algilamamız zorlaşır.Şeytana kapı açmak budur.
    Kendi iç bunyemizdeki, hastalıklı düşünce tarzımızla ,bırakın kendimize yararlı olmayı..hiç kimseye bir yararımız dokunmaz.Süphe,ve daha bir çok olumsuzluk, yüreklerimizi Şeytanın çalışması ile ele geçirir.
    Tüm bunlar Tanrı için yapabileceğimiz ,yada yaptığımız hizmeti baltalar.

    Unutmayalım.Kendimizi küçük görmek Şeytandan gelir.ve Şeytanın en büyük silahlarından sadece bir tanesi de aşağılık kompleksidir.

    Rab bizlere diyorki:
    „Lütfum sana yeter,Çünkü gücüm,güçsüzlükte tamamlanır.“
    2 Korintliler 12:9

    Esenlikle

Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.