tanıklığın ikiyüzlülüğü

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24211
    Anonim
    Pasif

    _Bir kaç ay önce tanıştım kendisiyle
    Sohbet esnasında konu ne zaman kendisine gelse yüzü kızarır, başı öne eğilir kaçamak cevaplarda saklanmak isteyen tavır sergilerdi. Dimdik duran bedenin içinde paramparça olmuş yüreğini gizleyen asil bir duruşu olurdu her zaman üzerinde.
    Çoğu zaman sessizliğinde çığlıklar var diye düşünürdüm bu adamın. Haykırışları duyulurdu yalnızlığında. Aşılmanın imkansız olduğu kale duvarlarının arkasından bakıyordu etrafına. Ne uzaklaşmak istiyor nede yakınlaşmak. Biraz kaysa yüreği serçe ürkekliğinin tedirgenliğinde tekrar kaçıyordu. Uzun süre onu bu kadar kapalı kılan yaşamını merak ettim durdum. Ama neler yaşadıysa rab be tanıklığında büyük bir etkisi olduğuna inandım. Sebebini tam anlayamasamda her zaman gözüyaşlı çaresiz çocukların masumiyetinde babasına koşar gibi görüyordum rab be tanıklığını. Beni etkileyen en çokda gülümsemesinde bile saklayamadığı yüzündeki o farklı hüznüydü.
    Sohbet esnasında ağızından kaçırdığı küçük kelimelerden kendisini yakalamaya çalışıyordum. Sorduğu birkaç konu ve yaşadığı güncel sıkıntılarla ilgili ona cevap veremedim. Ben daha rab bi tam tanımamışken nasıl cevap verebilirdim ihtiyaç duyduğu çözümleri nasıl sunabilirdim sunsam dahi onun üzerine otururmuydu. konuşmak için konuşmanında yanlış olacağı kanatiyle sizlerle paylaşmaya karar verdim.
    Rab be tanıklığının üzerinden uzun bi süre geçmesine rağmen isevi kardeşlerle tanışıklığı beş ay öncesine dayanıyordu. Güncel sıkıntılarında başlangıcı olmuş. Ev halkı na ne kadar da onlar sadece arkadaşlarım desede kafalarındaki soru işaretlerini silmeyi başaramamış. Bitmek bilmeyen telkinlerle rahatsızlığı gün be gün arttığını mimiklerine yansımasına engel olamıyordu.
    Sabah kahvaltısından gün sonuna kadar süren girdaplarda savruluyordu. hiç alakası yok ken evde başlayan sofra duaları ve onun da iştirak etmek zorunda kalması, sağ ayağını at kapıdan ilkin çıkarken bismillah de , namazla ilgisi olmayan ların bu hafta cumaya gidiyoruz sende gel tarzındaki telkinler ;tepkisini ölçmek isteyen tarzda test di ailesi tarafından. Ne onları hüsrana uğratmak nede kırmak istiyor aslında ne yapsam da gündemi değiştirsem tarzındaki gayretleri sonuçsuz kalıp konu yine kardeşimizin isevi kardeşlerle olan ilişkisine geliyordu. Hiristiyanlarla arkadaş ol ama onlarla dost olma peygamber efendimizin hadisi var imanın zayıflar vs.konuşmaların ve karşılığında da kardeşimizin yalanları da git gide artıyordu. Son dönemdeki üst üste eklenen sınamalar sonuçsuz kalınca aile artık kiliseyi bizde merak ediyoruz arkadaşların la bizide tanıştır diyorlardı.
    Malesef buda imkansızdı. Onlara söylediği yalan bunu imkansız kılıyordu. bir kere giderlerse kiliseye dua satinin 11 olduğu ve kendisinin de sohbet edip bir kaç bardak çay içmeye gitmediği anlaşılacak tı.
    Bu kadar karmaşanın arasından sıyrılıp pazar ibadetine gittiğinde ki ruhsal durumu bir hafta yaşanan onca olayın gölgesinde kaybolup gitmemek için savaş veriyordu. Rab bin karşısındaki dualarında tüylerinin diken diken olması yalvarıştı aslında bir hafta konuştuğu yalanları ve inkarları için. O artık tek ruh da iki ayrı dünyayı yaşamayı reddediyordu ama çıkışı bulmasını da imkansız kılıyordu yaşadığı
    ortam. Ben buna kendini bulamamak diyorum . Onun için ne kadar zorda olsa bunu yaşamak; Yaşamın getirdiği yorgunluk da yeni bir cephe açılmasını engelliyor ve göze alamıyordu. Ne kadar devam edebilirse edecekti sonu nu göremediğim bu sürecin son perdesini
    merak ediyorum.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.