Tanrı’nın sözleri Bize Nasıl Yol gösterir?

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #27897
    Anonim
    Pasif

    Tanrı’nın sözleri Bize Nasıl Yol gösterir?

    Öncelikle bu soruyu yanıtlamadan önce Pavlus’un kendi içindeki mücadeleyle nasıl başa çıktığını ve Pavlus’un tanıklığına dayanarak nasıl anlayış ve hikmet kazanabileceğimize bakalım.
    Pavlus, “ne zavallı bir insanım” diyor. Gelin, Pavlus’un bu dikkat çekici özeleştirisinin nedenlerine bakalım. Pavlus, Tanrı’nın sözünü seven ve Tanrı tarafından seçilip, göreve ve hizmete çağrılan biriydi. ( Elç.9:15; 13:2; Rom.1:1) Ne varki bu özverili hizmetkar, doğru olanı yapmakta zorlandığı dönemler yaşamıştı. ( Rom. 7:21-24) Pavlus’un bu zorlukların üstesinden nasıl geldiğine dikkat edin. O, Timoti’ye şöyle yazmıştı: “Benden duymuş olduğun sağlıklı sözleri örnek al.” (2.Tim.1:13)

    ‘Düşmanımız Şeytanın kükreyen bir aslan gibi dolaşarak, yutabileceği birini aradığı’ günümüz dünyasında biz de uyanık durmalı; hikmet ve anlayış kazanmalıyız. (1.Petrus 5:8/9; Özd.4:5) Karşılaşabileceğimiz bazı zorlukları ele alıp, bu zorlukların üstesinden nasıl gelebileceğimize, kendimizle ve sosyal ilişki ve çevremiz doğrultusunda Tanrı’nın sözlerini rehber alarak değinelim.

    Ailemizle Olan İlişkimiz

    Gençler olarak bizler, anne/babamızın koyduğu bazı kurallarıanlamakta güçlük çekebiliriz. Bu kuralları reddederek yada göz ardı ederek, kendi kurallarımızı kendimiz belirlemek, seçimler yapmak, yaşam şeklimizi ve sosyal çevreyle olan ilişkimizi şekillendirmeyi isteyebiliriz. Ancak unutulmaması gereken bir nokta, ailemiz tarafından koyulan bazı kuralların amacı, bizim özgürlüğümüzün kısıtlanması değil, onların bizim iyiliğimizi düşünmeleri ve korumaya çalışmalarıdır. Ailemizle birlikte yaşadığımız süreçte, onlarının sözünü dinlemeliyiz. ( Efes. 6:1-3; Özde. 1:8; 6:20) Üstelik anne babamız, bize nasıl baktığıyla ilgili Tanrıya karşı sorumlular ve Ona hesap vereceklerdir. (1. Tim. 5:8) Hadi gelin Tanrı’nın sözüne bakalım :” Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, annenin öğrettiklerinden ayrılma.” (Özd.1:8)

    Tabii, ana babalar da, çocuklarının fikirlerini ifade etmesine müsaade etmeli ve onları anlamaya çalışmalılardır. Bakınız, yeri göğü ve içindeki herşeyi Yaratan Tanrı bile, yarattığı insanlara bazen bu fırsatı veriyor. O, insanın, düşüncelerini dile getirmesine izin vererek, insana olan ilgisini ve sevgisini gösterir. ( Yar. 18: 22-32) Dolayısıyla ana babamızla karşılıklı ve sağlıklı bir iletişim kurmalı, birbirimizi dinlemeli ve anlamaya çalışmalıyız. Tanrısal İlham altında Yakup şöyle yazıyor: “Herkes dinlemekte çabuk, konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun.”( Yakup 1:19)Tanrı sözü, bizi, Hristiyan yaşamına uygundoğrultuda, ana babamız tarafındankoyulan kurallara uymaya ve söylenen sözlere dikkat etmeye teşvik eder.

    Parayla ilgili Dengeli bir Görüşü Nasıl Elde Edebiliriz? Ve Bu Neden Önemlidir?

    “Para!, Para!, Para!”..Napolyon’a ait olduğu söylenen bu sözler, içerdiği mesaj ve dünya görüşü yaşamımızda sıkça karşılaştığımız bir sosyal olgudur. Bu anlayış, sizce makul ve dengeli bir tutum mudur?

    Vaiz 7:12 “ para siperdir” der. Ancak aynı ayetin devamında” bilgeliğin paradan daha değerli olduğunu” okuyoruz. Bazen paranın nasıl da zor kazanıldığını ve ne kadar çabuk harcandığını unutuyoruz, değil mi? Çoğu zaman harcamalarımızı düşünmeden ve duyarlılık göstermeden yapabiliyoruz. Yanlış hırs ve arzular, parayı araç olmaktan çıkarıp, amaç haline dönüştürebilir. Bu durum çok tehlikeli bir yoldur ve sonucunda “acı çekebileceğimiz” gerçeğiyle karşılaşabiliriz. Prayı amaç edinenler, sonunda “büyük acılarla kendilerini yaralarlar.” ( 1. Tim. 6:9,10)

    Bir mutfak şefini düşünelim. Elinde yemek yapmakta kullandığı keskin bir bıçak vardır. Bu bıçaklar sebzeleri keserek şahane yemekler hazırlayabilir. Şöyle ki, keskin bıçak, tecrübeli bir ustanın elinde son derece yararlı bir araçken, tecrubesiz birinin elinde çok ciddi zararlara yol açabilecek bir alete dönüşebilir. Bu durumda Kutsal Kitap, bilgeliğin değerine şu şekilde vurgu yapar: “bilge kişi dinlesin ve kavrayışını arttırsın. Akıllı kişi yaşam hüneri kazansın.” ( Özd.1: 8) RAB İsa Mesih, “zenginliğin aldatıcılığına kapılmamamız gerektiğini” ve “ ruhsal ihtiyaçlarımızın farkına varmamızı” öğütler. ( Markos 4: 19; Mat. 5:3)

    Yalnızken de Tanrı’nın Sözlerine Kulak verecek miyiz?

    Yeşu: şöyle haykırıyor “Yasa Kitabı’nda yazılanları dilinden düşürme. Tümünü özenle yerine getirmek için gece gündüz onu düşün. O zaman başarılı olacak ve amacına ulaşacaksın.” (Yeşu 1:8 ayrıca 9) Peki başkalaının yanındayken farklı, yalnız kaldığımızda farklı biri mi oluyoruz? Anahtar kelimemiz “itaat”tir! Yalnızken de bizimle ilgilenen Tanrı’nın (1. Pet. 5:7) yüreğini sevindirebilirz (Özd. 27:11) yada Onun Kutsal Ruhunu kederlendirebiliriz (Efes. 4:30) Müzik dinlerken, Televizyon programları ve film izlerken, internette siteleri dolaşırken yada benzeri bir durumlarda Kutsal Kitap, şu uyarılarda bulunuyor:” algılama yeteneğini eğit ve kullan!” (İbraniler 5:14)

    Dolayısıyla yalnızken şunu düşünmeliyiz sevgili kardeşler: Karşılaştığım herhangi bir şey, “iyiyi sevmemi”, “ kötülükten nefret etmemi” zorlaştıracak mı? ( Amos 5:15) Bırakalım Tanrı’nın diri etkin olan sözü, ruhumuza esenlik, yolumuza ışık ve rehber olsun!

    Amin!!!

    _____________

    Ben de bir gencim ve biz gençler için geçen hafta bir yazı yazmak istedim. Yazdığım bu yazıyı sizinle de paylaşmak istedim

    Okuduğunuz için teşekkürler

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.