• Dieses Thema hat 3 Teilnehmer und 2 Antworten.
Ansicht von 3 Beiträgen - 1 bis 3 (von insgesamt 3)
  • Autor
    Beiträge
  • #26366
    Anonym
    Inaktiv

    Eski hayatimda Tanrı’yı cok zalim bilirdim. Bizlere öyle anlatırlardı ki, cehnemde yanacaksın, namaz kılmasan her rekat icin kızgın saclarda namaz kılacaksın falan. Hep yan. Şimdiyse Rab ile tanıştım hep sevgiden bahs ediyor. Halbuki biz Mesih inalıları carmıha baktıklarında, Tanrı’nın insanlığa olan derin sevgisini görüruz. Havari Yuhanna .1.yuhanna 4.9 .16 .da bunu acık bir şekilde belirtmiştir.

    ‚Tanrı biricik Oglunun aracılığıyla yaşayalım diye onu dünyaya gönderdi. Ve böylece bize olan sevgisini gösterdi. Tanrı’yı biz sevmiş degildik ama o bizi sevdi ve oğlunu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi.

    İşte sevgi budur halleluyahalleluyahalleluyahalleluya

    #33381
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Kemal Kılıç kardeşimiz,
    Tanrı’nın sevgisi öylesine büyük ki onu kavramamız mümkün değil! Tanrı, yaratıcımız bize şekil veren O’dur. O, psikopat bir baba gibi sürekli bizi tehdit etmez, üzerimize taşıyamayacağımız yükler koymaz. O bizleri öylesine sevdi ki, sonsuz cehennem yargısından kurtarmak için biricik Mesih’ini verdi. Ta ki, biz ölmeyelim, ama sonsuza dek yasayalım diye. Mesih, günahımızın bedelini ödedi. Mesih’in sevgisi koşulsuzdur. O’na iman edenler olarak yargılanmayacağız. Kutsal İncil Kitabında Romalılar 8:1’de şu sözleri okuyoruz:

    ‘Mesih İsa’ya ait olanlara karşı ARTIK HİÇBİR YARGI YOKTUR!’

    Bu ayet, geleceğimizle ilgili korkularımızı silen bir açıklamadır. Geleceğimizi, sonsuzluğumuzu nerede geçireceğimizi biliyoruz. Artık çabalarımız kurtuluş üzerine odaklanmıyor, çünkü artık kurtuluşa sahibiz. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Bu kurtuluşu imanla elde ettik. Yaşamımız anlam kazandı, Mesih’i bulduk. O’nunla sonsuza dek olacağız. Bizler kurtulduk, ama kurtulmamış yakınlarımıza, arkadaşlarımıza ve tüm insanlara bu MÜJDE‘yi duyurmalıyız.

    Rab’bin sevgisinde ve esenliğinde kalın,

    #33384
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili abicim,

    Konuya Halleluya kardeşimizin paylaştığı yazıyla cevap vermek istiyorum ve ekliyorum:

    Tanrı diyor ki:
    Ben sevgiyim Ve “Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, ama gerçek olanla sevinir.
    Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye dayanır. Sevgi asla son bulmaz …”

    Halleluya wrote:
    ANKARA ATEŞ TOPLANTISI
    Yer : Batıkent Protestan Kilisesi
    Tarih : 31/10/2008 Cuma
    Vaiz : İsmail SERİNKEN ( Mesih’in Kilisesi Pastörü)

    BAŞLANGIÇTAKİ SEVGİ

    „Ne varki, bir konuda sana karşıyım: Başlangıçtaki sevgiden uzaklaştın“ (Vahiy 2:4)

    İlk baştaki Sevgi… hangi sevgi.
    Ayetlerdeki sevgiye baktığımız zaman günahkar ifadesinde agapedos vardı kardeşler.
    Bu sevgi bizim sevgimiz degil aslında, birçok kez yalnış anlıyoruz.
    Daha çok Tanrı’yı sevmeliyiz, daha çok dua etmeliyiz,daha çok adanmalıyız, daha çok oruç tutmalıyız.
    Bununla ilgili birşey degil kardeşler, ayetleri yalnış anlıyoruz.
    Tanrı diyorki; Benimle ilk karşılaştığında, başlangıçta, hani seni koşulsuz sevmiştim yaa, bütün günahlarını bağışlamıştım yaa, ne olursan ol, ne kadar kötü olursan ol, seni sevmeye devam etmiştim yaa, o sevgiyi anımsaaa, o benim sevgim, agapedos sevgisi.

    İnsan sevgisi değil kardeşler, Tanrısal sevgi.

    Bilirsiniz, her biriniz aynı süreçten geçtiniz.
    İlk iman ettiğiniz zamanlarda, ilk imanlı çok bilinçlidir. Hiç kaygınız yok gibidir, ama zaman ilerlemeye başlar, birkaç ay sonra imanlı yavaş yavaş sevincini kaybetmeye başlar. Sevgisini kaybetmeye başlar. Acaba bu imanlıya ne oluyor?
    Bu ayetlerde Tanrı diyorki kardeşler; Başlangıçtaki o koşulsuz sevgimi hatırla.

    Şunu ifade etmek istiyorum.
    Sizin yapacağınız veya yapmış olduğunuz hiçbir şey, kötü veya iyi, Tanrı’nın sevgisini ne bir adım öteye götürüyor, nede bir adım geriye getiriyor. Yapabileceğiniz en kötü şey kardeşler bu sevgiyi asla etkilemiyor.
    Dikkat edin… çok iddalı bir ifade;
    Tanrı’nın sevgisini ne geriye getiriyor, nede ileri götürüyor. Tanrı sevgisi değişmez, değişken değildir. Anlıyormusunuz kardeşler, O’nun sevgisi koşulsuz sevgidir. Ve Tanrı anlatmak istiyor; ben sizi nasıl sevdim, Benimle ilk tanıştığınız zamanı hatırla, Nasıl yanık bir sevgiyle bana yaklaşmıştın, Günahlarını bağışlamıştım, Tanrısal sevgi böylesi bir sevgi kardeşler.
    Bu yüzden ilk imanlıların, ilk farkettikleri şey ne oluyor?
    Benim bütün günahlarım bağışlandı. Ben yeni bir yaşama başlıyorum. Tanrı beni seviyor, koşulsuz sevgisiylee. Hamdolsun ki biz ilk zamanlarımızı bu şekilde anımsıyoruz kardeşler.
    Tanrı sevgidir, Tanrı seni seviyor.

    Bazan bazı kardeşler eleştirebilirler,
    Herzaman sevgiden bahsetmeyin.. biraz yargıdan bahsedin. Kardeşler… İsa Mesih dünyayı yargılamaya gelmedi, hatırlayalım. İsa Mesih ‘’Ben yargılamaya gelmedim, ben kurtarmaya geldim’’ dedi. Bizim mesajımız iyi mesaj kardeşler, İnsanları cehennemle tehtid etmeyecek, Gerçek yaşayan, sevgi olan Tanrı ile insanları karşı karşıya getirecek, Çünkü cehennem ve korkular insanları değiştiremez. İnsanları değiştirecektek bir güç var. O da O’nun koşulsuz sevgisi kardeşler.
    İnsanların tanrısal sevgiyle karşı karşıya gelmesi gerekiyor.

    Pekiya biz, biz imanlılar ne görüyor, bu şekilde tanrısal sevgiyi görüyor, Coşku ve sevinçle yürümeye başlıyor. Ve ardındannn…
    İyi Hristiyan olmak istiyorsan, şuraya gitmelisin, şu kadar dua etmelisin, şu kadar zaman geçirmelisin, şunu yapmalısın , bunu yapmalısın…. Birsürü listeee.
    Birden bire kendisini yasa altında görüyor. Ve ardından koşturmaya başlıyor.
    İşlerin o kadarda kolay olmadığını farkediyor. Diyor ki.. Bu çorbada benimde tuzum olması gerekiyor. Kurtuluş bu kadar basit olmasa gerek.. Benimde çalışmam gerekiyor, uğraşmam gerekiyor.

    Hayırrrrr…
    Kurtuluşa hiçbir katkımız olamaz. Tanrı koşulsuz olarak, lütufla kurtardı kardeşler. Bizim hiçbir katkımız yokkk.
    Bu yüzden, bunu farkettikçe ne olacak biliyormusunuz, İsa gözümüzde büyüyecek.
    Hiçbir katkımız yok, koşulsuz sevgisiyle bizi çağırdı, Bizi akladı, sonsuz yaşam verdi. Yasa altında, ne kadar çok hata yaparsak yapalım, Yaşamda ne kadar çok çuvallarsak çuvallayalım,
    O’nun sevgisini hiçbir şey değiştiremez.

    Bizler O’na aitiz.
    Ne olursa olsun.. her zaman Tanrı’ya gidebiliriz. Bizi yargılayan bir Tanrı yok kardeşler..
    Bizi seven, kurtaran, aklayan bir Tanrı var. Bu yüzden biz imanlılar, aklanma sevincini kaybediyoruz. Bazan, on yıllık, yirmi yıllık, otuz yıllık imanlı kardeşler, kendilerini yasa altında buluyorlar.

    Galatyalılar kitabını okursanız…
    Galatyalılar kitabı bir azar kitabıdır kardeşler. Pavlus azarlar, kimleri biliyormusunuz? Yasacıları.. Lütufla başlamıştık, karşılıksız başlamıştık, nolduu? Şimdi iyi işlerlemi kurtulmaya çalışıyorsunuz. Biz yargılamaya başlarız, biz yeni insanlara buyruklar vermeye başlarız.
    Oysa Tanrı bunu yapmıyor, bu ayetlerdu bizi uyarıyor. Halkını nasıl kurtardığını, sevgisinin degişmediğini ve aynı sevgiyle seni seviyorum, o sevgiyi hatırla, özkür kılan sevgiyi, lütuf olan sevgiyi.

    Bu yüzden hatırlarsanız kardeşler Luka kitabında.
    Luka kitabında hikayeler ard ardadır ve çok özeldir, bütün Kutsal Kitap’taki hikayeler özellikle konulmuştur biliyorsunuz.
    Luka kitabında bir adam vardı… Zengin genç bir adam… Bu adam isaya gelir. Merhametli ol biraz iyi ögretmen, Sonsuz yaşama kavuşmam için ne yapmam gerektiğini sorar. Ve ardından derki.. ben bütün buyrukları yerine getirdim.
    Bir kimse İsa’ya derseki ben bütün buyrukları yerine getirdim, İsa herzaman şunu söyleyecektir; İade, eksiktir. Çünkü hiçbir zaman, hiçkimse bu buyrukları tam olarak yerine getirememiştir.
    Buyruklar kime verildi? Musa’ya verildi. Musa buyrukları yerine getirebildimi kardeşler.
    Musa vadedilen topraklara giremedi. Tanrı diyor ki; ‘’Size verdiğim buyrukları tamamen yerine getirirseniz, vaadedilen topraklara gireceksiniz.’’
    İsrailoğulları hiçbirzaman bu buyrukları tamamen yerine getirebildimi kardeşler?
    Elbette hayır.
    Peki buyruklar ne için var? Niçin var biliyormusunuz kardeşler. Tanrı, kendi standartlarını ortaya koyuyor, benim standardım bu arkadaş diyor, kimse bu standarda ulaşamaz diyor, önce bunu farket diyor, ondan sonra lütfunu sunuyor, öyleki lütfun yüceliği daha derinden kavransınnn.

    İsa mesih bu yüzden, Çarmıh üzerinde ‘’tamamlandı’’ diye haykırdı kardeşler.
    İsa ; ‘’ben buyrukları geçersiz kılmaya gelmedim, tamanlamaya geldim’’ diyor.
    Ve İsa Çarmıh üzerinde tüm buyrukları tamamladı. Kimin için kardeşler?
    Bizim için. Bizim.
    Bizim için İsa, herşeyi tamamladı, tüm buyrukları tamamladı. Bunun için İsa’ya hayran olmalıyız. Hoşnutluk veren, Sonsuzluk veren, kendisini feda etmiş olan, sevgi olan Rab’be hayran olmalıyız. İşte bunu farkettiğimizde, özgürleştiğimizde, daha derin bir şekilde sevildiğimizde nolacak kardeşler biliyormusunuz?
    Yasaya ihtiyaç yokk. Biz doğal bir şekilde İsa’yı sevmeye başlayacağız. İsa’da dinlenmeye başlayacagız, O’na hayran olmaya başlayacağız kardeşler.
    İbraniler 12 bölüm 2 ayette diyorki; İmanın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa Mesih’tir.
    Filipililerde diyor ki; ‘’iman etmenizi hem yüreğinize koyuyorum, hemde bunu yapmanız için size güç veriyorum.’’ Herşeyi tapan Tanrıdır.
    Öncüsüde O, tamamlayıcısıda O’dur.
    Yüregimizdeki imanın ve gücün kaynagı O’dur.
    Bizin gerçekten çorbada tuzumuz yok kardeşler.
    Bu harika birşey kardeşler.
    Rab’be övgüler olsun.

Ansicht von 3 Beiträgen - 1 bis 3 (von insgesamt 3)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.