• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23794
    Evangelist
    Anahtar yönetici

    Bu kitabın yazarları Tanrı'nın kendisini çeşitli yollarla göstermiş olduğuna inanmaktadırlar. Bu yollar Tanrı'nın iki büyük esini olan Kutsal Kitap ve İsa gerçekleri göz önüne alınarak sınanabilir.

    İlk olarak Kutsal Kitab'ı ele alalım: Diğer kutsal kitaplara nazaran “Kutsal Kitap” Tanrı'nın Sözü olduğunu açıkça iddia etmektedir. Mesih'in tanrısallığıyla ilgilenenlerin birçoğu Kutsal Kitab'ın Tanrı tarafından esinlenmiş olduğunu kabul ederler. O halde biz de bu tartışmamızda Kutsal Kitab'ın tarihsel olarak güvenilir olduğunu, Tanrı'nın Sözü olduğunu ve Mesih'in Tanrı olup olmadığını anlamamızı sağlayacak bir kitap olduğunu varsayacağız.

    Bu varsayımımızın neden bu kadar önemli olduğunu açıklarken, tarafsız olacağız. Mesih'in tanrısallığını reddeden dini grupların çoğu, Kutsal Kitap'tan bahsederlerken genellikle kendi “kutsal” yazılarını övüp Kutsal Kitab'ı aşağılamaktadırlar. Bu şekilde davranmakla, tutundukları dal olan İsa'nın öğretişlerinin, ana tarihsel kaynağı Yeni Antlaşma'ya ters düşmüş veya onu reddetmiş olurlar. (Bir kişi İsa'nın öğretişlerine önem vermiyorsa, Mesih İnanlısı olduğunu veya Mesih İnancı'na sempati duyduğunu iddia etmesi boşunadır).

    Bazıları, Kutsal Kitab'ın esininin günümüzde geçerliliğini yitirmiş olduğunu ileri sürmektedirler, fakat bu iddia da kabul edilebilir bir iddia değildir. Kutsal Kitab'ın değiştirildiği ve aslından taviz verildiği ileri sürülmektedir. Yeni Antlaşma'nın bütün veya parçalar halinde 24600 adet tarihsel kopyası vardır. (Tarihte en iyi korunmuş olan ikinci belge ise 643 kopyası olan, Homeros'un yazdığı İlyada ve Odessa'dır.) Elimizde bulunan Yeni Antlaşma'nın tüm kaynakları yok edilse de İ.S. 325 yılından önce, ilk inanlıların yazılarını bir araya getirerek on bir ayet dışında Yeni Antlaşma'yı yeniden bir araya getirmemiz mümkündür. Mesih İnanlısı olmayan tarihçiler de itiraf etmelidirler ki tüm tarihsel belgelere uygulanan bilimsel ve tarihsel standartlara gore, Yeni Antlaşma'nın doğruluğunun yüzde doksan dokuzu kanıtlanmıştır. Yeni Antlaşma'nın verdiği mesajın doğruluğunu tartışabilirsiniz fakat tarihselliğini asla!1

    Kutsal Kitap, öğretiş konularında tek yetkinin kendisinde olduğunu iddia eder (2. Timoteus 3:16,17). Kutsal Kitab'ın içeriğine ters düşen tüm kitaplar, yazılar veya öğretişler Mesih İnanlılarınca reddedilmelidir. Kutsal Yazılar bu konuyu çok açık bir biçimde ifade etmektedirler. Yahuda şöyle yazmıştır: “Bu arada sizi, kutsallara ilk ve son kez emanet edilmiş olan iman uğrunda mücadeleye özendirmek üzere yazma gereğini duydum.” (Yahuda 3).2 Kutsal Yazılar, Kutsal Kitab'a ekleme ve çıkarma yapılmasına izin vermemektedir. Pavlus şöyle der; “…Biz ya da gökten bir melek bile, size bildirdiğimiz müjdeye ters düşen bir müjde bildirirse, lânet olsun ona!” (Galatyalılar 1:8, bkz Esinleme 22:19; Tesniye 4:2).

    Diğer kaynaklar Kutsal Kitap'ta olduğu gibi tanrısal esinle ilgili iddialarda bulunuyorsa, bu iddialar Kutsal Kitab'ın ışığı altında tartılmalıdır. Tanrı Kendisiyle çelişemez. O halde tanrısal esinden bahseden yazarlar veya öğretmenler, Kutsal Kitab'a ters düşmemelidir. Eğer ters düşüyorlarsa Tanrı'nın esiniyle konuşmuyorlar demektir.

    Burada söz konusu olan, Mesih'in tanrısallığına inanılması gerektiği veya anlaşılması gerektiği değil, Mesih'in tanrısallığının Tanrı Sözü'nde öğretilip öğretilmediğidir. İlk karşılaşıldığında bu fikir insanın aklına uygun düşmese de, gerçek olmadığı anlamına gelmez. Evren, insan aklına ters düşen fakat gerçek olduğu bilinen birçok şeyle doludur (Yer çekimi, ışığın doğası…vb.). Kutsal Kitap, Tanrı'nın insan aklıyla kavranılamayacağını belirtir (Eyüp 11:7; 42:2-6; Mezmur 145:3; İşaya 40:13; 55:8,9; Romalılar 11:33). Bu nedenle, Tam olarak anlasak da anlamasak da Tanrı'nın Sözüne kulak vermeliyiz. Tanrı'nın kendisini açıklamasına izin vermeliyiz.

    Tanrı'nın kendisini İsa Mesih'te göstermesi esiniyle ilgili Kutsal Yazı şöyle diyor:

    Tanrı, eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez ve çeşitli yollardan atalarımıza seslendi. Bu son çağda da her şeyin mirasçısı olarak belirlediği ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğlu'yla bize seslenmiştir. Oğul, Tanrı'nın yüceliğinin parıltısı ve O'nun varlığının öz görünümüdür. Kudretli sözüyle her şeyi devam ettirir. Günahlardan arınmayı sağladıktan sonra, yücelerde ulu Tanrı'nın sağında oturdu. (Ibraniler 1:1-3)

    İsa Mesih Tanrı'nın “yaşayan” Sözüdür. Mesih bize Baba'yı gösterir. İzleyicilerinden biri; “Bize Baba'yı göster” (Yuhanna 14:8) dediğinde İsa şöyle karşılık verdi; “Bunca zamandır sizinle birlikteyim, beni daha tanımadınız mı? Beni görmüş olan, Baba’yı görmüştür.” (ayet 9). Elçi Pavlus İsa'yı; “Görünmez Tanrı'nın görüntüsü” (Koloseliler 1:15) olarak nitelendirmiştir. O halde, bu kitapta da ele alınacağı gibi, İsa'ya bakmak ve O'nu dinlemek, Tanrı'ya bakmak ve Tanrı'yı dinlemekle aynıdır.

    Neticeler Nelerdir
    Eğer Mesih, Tanrı'nın insan şeklindeki görünümü ise, o zaman O'nun sözleri dinlenmeli, O'na saygı gösterilmeli ve hatta O'na tapınılmalıdır. Bu durum şu anlama gelmektedir; galaksileri, samanyolunu ve tüm yıldızlar kümesini yaratan Tanrı, insan olup aramızda yaşadı, yeryüzünde yürüdü ve Kendi yaratmış olduğu insanlar tarafından öldürülmeye boyun eğdi. O'nun ölümü iyi bir adamın ölümünden çok daha öte bir ölümdü. O tüm zamanların en yüce kurbanı ve sınırsız sevginin göstergesiydi. Bu şartlar altında İsa'yı herhangi bir insanmış gibi algılamak, O'na hakaret sayılır. Bireyin, yaşamını Mesih'in öğretişlerine göre yönlendirmemesi büyük bir kayıptır.

    Öte yandan, eğer İsa Tanrı değil de Tanrı'nın yaratmış olduğu varlıklardan biri olsaydı, yaşamı, ölümü ve öğretişlerine saygı duyulabilirdi. Fakat O'na Tanrı'nın Kendisi olarak tapınmak büyük bir hata olurdu. Tanrı'nın yerini işgal eden bir puttan başka birşey olmazdı. Kutsal Kitap, putperestlik konusunda taviz vermemektedir. Tanrı kendi görkemini başkasına vermeyeceğini söyler (İşaya 42:8; 48:11). Kendisinden başka bir ilahın veya ilahların olmayacağını söyler (İşaya 45:5, 21,22; Yeremya 10:6; 1 Korintliler 8:4-6). Ve sadece Tanrı'ya tapınmamız gerektiğini vurgular (Tesniye 6:13,14; Matta 4:10). İşte, İsa ya Tanrı'dır ya da Tanrı değildir. O'na yanlış bir şekilde inanmak da bir putperestlik şeklidir.

    Birey, geçmişte almış olduğu öğretilerden(dogma) dolayı bu tartışmanın karmaşık olduğunu düşünebilir. Mesih'in tanrısallığı taraftarı veya karşıtı olan tartışmalar yapılabilir. Eğer bir kişiye Tanrı'nın bir olduğu ve İsa'nın da yaratılan insanlardan biri olduğu öğretilmişse, ilk okuyuşta Kutsal Kitap'tan bu görüşü destekleyen ayetler bulması zor olmaz. Öte yandan, eğer bir kişiye Tanrı'nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un birleşimi olduğu ve Oğul'un bu eşitliğini bırakıp İsa'nın kişiliğinde insan bedeni almış olduğu öğretilmişse, Kutsal Kitap'ta bu görüşü destekleyen ayetler bulunabilir. Burada önemli olan, hangi durumun en açık olduğunu bulmak değil, en iyi kanıtın hangi duruma ait olduğunu tespit etmek ve Kutsal Yazılar'ın gerçekte hangi durumdan bahsettiğini ortaya koymaktır.

    İki tarafı da göz önünde tutarak, İsa'nın Tanrı olmadığı iddiasını kanıtlamak için kullanılan ayetlere bakarak uygun bir cevap verebiliriz.İlerleyen bölümlerde, Kutsal Yazılar'da Tanrı için kullanılan adların ve niteliklerin tümünün İsa için de kullanılmış olduğunu göstereceğiz. İsa'ya tapınıldığını, ve O'na dua edildiğini Kutsal Yazılar'dan göstereceğiz ve karşıt tartışmaları cevaplandıracağız. Kilise tarihinde, İsa'nın tanrısallığına inancın her zaman muhafazakâr doğru görüş olduğunu belgeleyeceğiz.

    Açıkçası her iki görüş doğru olamaz. Eğer bu durum, ciddiyet konusunu tartışmak olsaydı çok daha kolay olurdu. Fakat buradaki konu, bu görüşlerden hangisinin doğru olduğu konusudur (Romalılar 10:22).


    Rab İsa, sana iman ediyorum. Beni korkutan herhangi bir şeyin beni ezmeyip,
    sana itaat etmeme engel olmaması için, imanımda beni destekle! Kilisene eşlik et,
    kilisenle beraber kal, çobanların ve müminlerin imanını güçlendir.
    Senin yardımınla kutsal Adını, duymak istemeyenlere bile duyuracağız!

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.