• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26444
    Anonim
    Pasif

    İNCİL’i okuyan herkese- ben de, dahil- İsa Mesih’in yazılı vaadi şudur:

    ‘Siz hakikati bileceksiniz; ve hakikat sizi azat edecektir'(Yuhanna 8:32).

    Her insan, hakikati bilmek ister ve hakikati araştırır. Ama gelmiş geçmiş peygamberler içinde hiçbiri, Mesih İsa gibi, “Hakikat Benim” dememiştir (Yuhanna 14:6). Bu sözün derinliğini insan düzeyinde özümlemek hemen hemen olanaksız bir şey! Ne kadar düşündürücü bir söz! İNCİL’i okuyup da, ruhumuzla kavrayacak alana nasıl geçelim? İsa, ‘ben vasıta olmadıkça’ demekle oraya giriş kapısı olduğunu mu kasdetmiş acaba? Bunu ancak Kutsal Ruh, bize açıklayabilir Gerçeği tartışmağa değil, Kutsal Ruh’tan öğrenmeğe çağrılıyoruz! (Yuhanna 14:26).

    ‘Siz hakikati bileceksiniz’ sözü, bütün insanlara bir vaad sözü olarak söylenmiş! İnsan halimizde insan ölçülerine göre okuyup düşündüğümüz buna ilişkin sözler için yapacağımız her yorum, hakikatin kıyısından bile çok uzaklardadır. Yine de, hakikati aramak merakımız vardır! Çünkü İsa’nın bütün beşeriyete vaadı şudur:

    ‘Dileyin, size verilecektir; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır’ (Matta 7:7).

    Bu sözler, gerçeği dilemeğe, aramağa ve kapısını çalmağa ne kendimizi, ne de başkalarını zorlamamız için insan düzeyine indirgenmiş emirler değildirler! Mesih sevgisi, sevinci, imanı, umudu, esenliği, bilgeliği, sonsuz yaşamı ve gücü, insanın gücünden ve yapıp başarma gayretinden asla kaynanaklanmaz! Düşüncesi de, öyledir! Bunlar bizde görünsünler diye verilmiş emirlerdir. Tüm bu şeylere Kurtarıcımız İsa Mesih, “görüneceğim şeyler” demiş! (Res.İşl. 26:16).

    İsa Mesih’in İNCİL’de yazılı vaadı üzerine, bu şeyler, okurlarının üzerinde görünsünler diye, o haçta günahlarımıza karşılık elem çekerken,

    ‘Baba! Onlari bağışla” diye dua etmiş ve Ruh’unu Baba’ya teslim etmiş!’ (Luka 23:34).

    Halbuki Musa’nın yasasında yükümlülük, insanların omuzlarına bindirilmiş. Ama bu yükümlülüğü bizim yerimize İsa taşımış; üzerimize lütuflar yağdırıyor! Düşmanımı sevemediğimi biliyorum ve o yüce sevginin önünde dize gelip beni doldurmasını bekliyorum. Bende sevgi yoksunluğu, sevgiye acil bir ihtiyaç ve içten gelen bir çağrıdır! Kanım şu ki, hiç kimse bu erdemi kendiliğinden gösteremez; çünkü o, İsa’nın yaşamıdır; üzerimizde göründükçe bedenimizin işleri ölecektir. Ya da, bedenin işleri öldükçe, üzerimizde ışıldayacaktır. İsa Mesih’in adına vaftiz edildiğimizden beri, İsa’nın ölümünü bedenimizde taşıyoruz! Bunu bilsek de, bilmesek de, o vaftiz olayında Mesih İsa’nın günahlarımıza karşılık Baba’ya sunu oluşundaki irade ile kutsanmışız! O halde, İsa’nın hayatı da, bizim fani bedenimizde daima görünecektir! (II.Korint. 4:10,11; İbraniler 10:10).

    Yıllarca İNCİL okumama rağmen, ‘acaba gerçek benim de, yüreğimde mi?’ diye kendimi sorguladığım dönemler yaşıyorum. Bunu düşünürken İsa Mesih’in İNCİL’de yazılı şu sözünü anımsadım:

    ‘Onu dünya kabul edemez, çünkü onu görmez, ve bilmez; siz onu bilirsiniz, çünkü yanınızda duruyor, ve içinizde olacaktır’ (Yuhanna 14:17).

    Gerçeğin en güçlü özelliği, O’nun bize verilmiş bilinme gücüdür! Biz, kendi irademizi seferber edip onu, tanıma gayretlerimizle asla bulamayız ve onu asla açığa çıkaramayız. Ancak O’nun kendini açığa vurma iradesi ve gücü, kendisinden olmayan düşünceleri ve amaçları ortaya çıkarabiliyor ve onun önünde dize getiriyor!

    ‘Yaşamım hakkı için her diz önümde çökecek ve her dil Allah’a ikrar edecektir’ sözü, ne kadar düşündürücü! (Yeşaya 45:23; Rom.14:11).

    O, İsa Mesih’in insanlara görünmez varlığıdır! Daha bedeninin günlerinde iken İsa’nın şöyle dediği kayıtlıdır:

    ‘Biraz zaman daha, ve dünya artık beni görmez, fakat siz beni görürsünüz; mademki ben yaşıyorum, siz de yaşıyacaksınız” (Yuhanna 14:19).

    Gönüllerini yalan ve sahte şeylere kaptırmış olanların hakikati kabul etmemeleri ve hakikate karşı tavır takınmaları, İsa’nın, “onu dünya kabul edemez, çünkü onu görmez ve bilmez” sözünü anımsatıyor!(Yuhanna 14:17).

    Bütün bu kötülüklerin temelinde kötü düşünceler ve kötü tasarılar var! Bu kötü düşünceler ve kötü tasarılar, eyleme dönüşmeden, düşünüldükleri yerlerde nasıl yenilgiye uğratılabilirler? Kötü düşünce, daha eyleme dönüşmeden, içimize doğan Mesih İsa düşüncesi karşısında kırılır, gücünü kaybeder ve düşünme alanımızdan çıkar! Kurtarıcımız Mesih İsa’nın gerildiği o haçtaki zaferinin temelinde, o ilâhi düşüncesi devrim yaratmıştır! İsa’nın günahlarımızı taşıdığı o haçtaki zaferine baktığım zaman, “sendeki düşünce, bende de, olsun” diyorum. Kötülükleri yenmenin yegâne yolunun bu olduğunu söyleyebiliyorum. Pavlus, ‘Mesih İsa’da olan düşünce sizde de olsun’ demekle taşıdığı meşaleyi bizlere yazarak devretmiş! (Filipi 2:5).

    İNCİL’de yazılı sözleri okuduğumuz zaman yalnız değiliz! İNCİL’den okuyarak edindiğimiz bu düşünceler, yani Mesih İsa’nın yazılı fikirleri, bizde kendi ruhu ile daima canlanacak ve tazelenecektir. İsa’nın ‘rüzgâr, istediği yerde eser’ dediği gibi oluyor! Kutsal Ruh esinleri, İsa’nın sözünü ettiği o rüzgârı hatırıma getiriyor! Kendi iradesi ile zihnimize kendini estirir ve estiği gibi bizi düşündürür! Onun esişindeki irade, bizimki değildir! İNCİL’den okuduğumuz Mesih İsa fikri, Kutsal Ruh’tan doğan ruh ile canlanıyor ve diri oluyor! Onunla düşünürken, bir önceki halimizden çıkıp üzerimizde görünen kişiliği seyreder gibi bakıyoruz! İsa’nın Tarsuslu Saul’a göründüğü vakitte “hem gördüğün ve hem sana görüneceğim şeylerin hizmetçisi ve tanığı olacaksın” dediği acaba bu değil mi? (Res.İşl. 26:16).

    Bu konudaki düşüncelerimi ve ilgi alanımı daha önce de, bu sitede paylaşmıştım. Belki okuyanların dikkatini ve ilgisini çeker. Çünkü Pavlus, “Mesih’in düşüncesi bizdedir” demekle taşıdığı ve her gittiği yerde etrafını aydınlatan o ilâhi meşaleyi bize devretmiştir. Kutsal Ruh esinleri ile alacağımız her düşünce, Mesih İsa’nın doluluğundan gelir. Hakikati araştıran ve onu bilmek isteyen herkesde Kutsal Ruh’tan Mesih İsa’daki düşüncenin doğması gereklidir.
    Zihinlerinde kötü fikirlerle düşünmeğe kapılmış olanlar, Mesih İsa’daki düşünceye muhtaçtırlar! Evet, “kötü fikirlere kapılmak” tan söz ediyoruz. Kötülüğe kapılma olayı, hiç de küçümsenecek türden bir güç değildir. Kötü fikir, ele geçireceği zihni Mesih düşüncesinden yoksunlukta yakalar ve oraya girip düşünülerek kendini benimsetir. Kötü fikirlere tutulmuş ve onları benimsemiş insanlarda görünen tutkular, alışkanlık haline gelince, onları kim ayıktırıp kurtarabilir? Kurtarıcı Rab Mesih İsa, “hakikati bileceksiniz; ve hakikat sizi azat edecektir “ diye vaat etmiş(Yuhanna 8:32). Bunu yaşayanlar bilir. Hakikat senincinin içimizde cereyan edişi, aslında kendisinin yalanı ortaya çıkarması ve içimizdeki sevinç varlığıdır. Bu olay, içimizde hakikati bilmemiz sırasında sevinç yansımaları halinde kendini bize belli ediyor! Böylece yalan ve sahte şeyleri ortaya çıkaran hakiki şeyler mutlaka görünmelidir.

    Hakikati bilmenin içimizde cereyan eden sevinci ve sevgisi, Hakikat’in, yani Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in yüreklerimizde yerleşik olduğunun işaretleridir! Amin.

    ‘ve bütün kiliseler bilecekler ki gönülleri ve yürekleri araştıran benim; ve her birinize işlerinize göre vereceğim.” (Vahiy 2:23).

    İNCİL okuyan herkesin İsa Mesih’i bilmeye aday olduğunu düşünüyorum. Çünkü hakikat bilgisi kapısındadır. Herkes, hakikatın önünde diz çökecek ve günahlarını Allah’a ikrar edecektir. Günahlarımızı “ancak hakikatın ortaya çıkarması ile” görebilir ve Allah’a ikrar ederiz. İşte tam bu noktada İsa Mesih’in resulü Petrus, bize şu umut verici sözleri yazmış :

    ‘Bunun için vaktinde sizi yükseltsin diye, Allah’ın kudretli eli altında nefsinizi alçaltın; bütün kaygınızı onun üzerine atın, çünkü o sizi kayırır’ (I.Petrus 5:6,7).

    Ne harika bir Kurtarıcımız var karderşlerim ve kızkardeşlerim! Baba’nın sağında duran Hakikat, yani İsa Mesih, bizi kanı ile yıkamış olduğu halde, onun resulü Petrus’un; “bütün kaygınızı onun üzerine atın, çünkü o sizi kayırır ” demekle bize cesaret veriyor! Mesih İsa’nın Baba’yı hoşnut eden kusursuz yaşamı, kanı pahasıyla satın aldığı bizleri kanı ile ve sonsuz yaşamı ile Baba’nın önünde aklıyor! Hiçbir peygamberde bu güç ve yetki yoktur.

    ‘Öyle ise, şimdi Mesih İsa’da olanlara hiç bir mahkûmiyet yoktur. Çünkü Mesih İsa’da hayat Ruhu’nun yasası beni günahın ve ölümün yasasından azat etti’ (Rom. 8:1,2).

    Paylaşmak istediğim konuyu İsa’nın “siz hakikati bileceksiniz” başlık sözü altında irdelemiştim. Bu bağlamda, Pavlus’un şu sorusu, hakikati bilmek isteyenlere ipucu veriyor:

    “Rab’bin fikrini kim bildi?” (Rom.11:34; I.Korint. 2:16).

    İNCİL’i okumalarımla Rab’bin fikrini değil ki bilmek, ömrüm boyunca asla farketmedim! Öyle sanıyorum ki, Pavlus, bu soruyu, İNCİL okumayanlara değil; bilakis, İNCİL okuyanlara sormuş! Çünkü yazılarla bize tarif edilen Rab’bın düşünceleri tüm çabalarımıza rağmen, yine de, bilinecek gibi değil! Dolayısı ile, Rab İsa Mesih’in fikirlerini İNCİL satırlarında yazılış halini okuyarak aldığımızı sanıyorsak da, hâlâ almış değiliz! Ve bu fikir bizi saplantılarımızdan özgür edecek güçte değil! Karşılaştığımız sorunlarda da, kitap satırlarından aldığımız fikirler, orada hemencecik unutuluyor! Ve hâlâ Mesih fikrini almamış haldeyiz! Çünkü fikri kitap sayfalarindan almaya adeta endekslenmişiz! Belki de, insan düzeyinde ve insan iradesiyle aldığımız öğretişler, bizi böyle şartlandırmış! İNCİL okuyarak Mesih’in fikrini fikrimiz yapma gayreti içindeyiz! Yine de, Pavlus, ” Rab’bin fikrini kim bildi?” demekle günümüze bir ışık tutmuş!

    Bunun yanıtlarını İNCİL’den başka yerde bulamıyoruz. Çünkü İNCİL’de bilginin kitap satırlarından ziyade Mesih Ruh’undan geldiğine ilişkin bizi uyaran sözler var! Bunlardan biri şöyledir:

    ‘İnsan kendine gökten verilmedikçe, hiçbir şey alamaz.” (Yuhanna 3:27).

    Buna düşünce de, dahildir! İNCİL’de okuduğumuz bir şey üzerinde düşünür ve onu anlamak için kafa yorarken o gizem dolu bilgiye erişemiyoruz! Pavlus, tam bu noktada bizi aydınlatan ve ilgimizi çeken bir şey söylemiş ve “Ruh’un düşüncesi” demiş!(Rom.8:6).

    Düşünceyi Kutsal Ruh’tan almak, İNCİL satırlarını okuyarak almaktan daha güçlü, daha etkileyici ve daha kalıcı bir olaydır! Rüzgârın o esişindeki güçlü iradeyi düşündüğüm zaman hep aynı sonuca varıyorum: Kutsal Ruh’tan içimize doğan her düşünce, içerdiği ruhtan dolayı, harflerle tarif edilen düşünceden üstündür ve etkilidir! Harflerdeki düşünce, bizim düşüncemiz olacak kadar güçlü değildir. Bunun için Rab, “ benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil” demiş! (İşaya 55:8).

    Pavlus, “Mesih’in fikri bizdedir” demekle, fikri satırlardan, ya da, resullerden değil, Mesih Ruh’undan aldığına işaret etmiş! Bugün de, geçmişte olduğu gibi, İNCİL’i okurken Kutsal Ruh’a ve onun öğretişlerine, Mesih İsa’nın sözlerini hatırımıza getirmesine ihtiyacımız var. Kutsal Ruh esinleri ile düşünürken, içimdeki hakikatın farkına varıyorum! Hakikati bilmeyenlerle konuşmalarımızda ve yazışmalarımızda hakikate öncelikle yer vermemiz gererkiyor. Taşıdığımız Mesih İsa düşüncesini başkalarına söylerken onların önümüzde dize geleceklerini beklemiyorum. Unutmamak gerekir ki, Mesih Ruhu’ndan bizim içimize doğan fikir, önce bizi önünde dize getirmiştir! “Yaşamım hakkı için her diz önümde çökecek ve her dil Allah’a ikrar edecektir” sözü, önce bizi önünde çöktürüyor; onları da, önünde diz çöktürecek sonsuz kudrettedir. Amin.

    Evet sevgili kardeşim ve kızkardeşim, fikir çatışmaları ve yarattıkları gerilimler, ancak insanların düşünme alanlarında ve insanların birbirleriyle oluyor. Herkes, zihnindeki düşüncenin etkisi altındadır. Bazen sanrılara kapıldığımız ve o çapanoğlu düşüncelerden dolayı yanılgılara düştüğümüz oluyor! İNCİL’de böyle düşünceler “ölüm”, “Allah’a düşmanlık”, “Allah’ın yasasına itaatsizlik”, “merdut fikirler” olarak tanımlanmışlardır!(Rom.8:6,7).

    Allah’tan fikir almayanların maalesef durumu hep böyle kötülüğe yenilmiş olarak devam ediyor; çünkü Allah’ın önünden kovulmuş fikirlere zihinlerinde kolayca yer veriyorlar! (Rom.1:28; 12:21).

    Pavlus’un bizim için niyazı: “Mesih İsa’da olan düşünce sizde de olsun.” Hakikati ancak bu düşüce ve iradesi ile bilmek ne harika bir şey!

    Rab İsa Mesih’in esenliği üzerinizde olsun. Amin.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.