• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23826
    Evangelist
    Anahtar yönetici

    İsa şöyle demiştir: “…Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz. Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Baba'nın elinden kapmaya kimsenin gücü yetmez. Ben ve Baba biriz” (Yuhanna 10:28-30). İsa Tanrı'yla bir ve aynı olduğunu mu (buz ve suyun doğalarının aynı olduğu gibi) yoksa sadece Tanrı'yla olan bir amaç birliğini mi iddia ediyordu? Metne bakacak olursak, Tanrı ve Mesih aynı kişilerdir.

    İlk olarak, Mesih'in sözlerini kültürel olarak 2000 yıl sonraki bizlerden daha iyi yorumlayabilen Yahudiler, İsa'nın kendilerine yöneltmiş olduğu sözlerin “Tanrı” anlamına geldiğini anlamışlardı. Bunun üzerine yerden taş alan Yahudiler, şöyle cevap verdiler: “Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun” (Yuhanna 10:33). Grekçe'de “tek, bir” kelimesi eril (heis), cinssizdir (hen). Bu da İsa ve Tanrı'nın aynı özden geldiklerini belirtir. Üçüncü eril tekil şahıs olarak (heis) kullanılmış olsaydı, Baba ve Oğul arasında kişisel bir ayrım olmadan, tek kişi anlamına gelecekti.

    Aşağıda Yuhanna'dan alınan kısım, İsa'nın hakaret suçlamasına verdiği yanıttır. Yasa altında yetişmiş bir Yahudi için, İsa'nın sözleri bir anlam ifade ediyordu. Bu pasaj, Yahudiler'in Eski Antlaşma'yı nasıl anladığını bilmeyenler için (özellikle Mesih'in tanrısallığı konusuyla bağlantılıysa) anlaşılması zor ve kolayca yanlış anlaşılabilecek bir pasajdır. Bu pasajda şöyle yazılmıştır:

    İsa şu karşılığı verdi: “Yasanızda, 'Siz ilahlarsınız, dedim' diye yazılı değil mi? Tanrı, kendilerine sözünü gönderdiği kimseleri ilahlar diye adlandırır. Kutsal Yazı da geçerliliğini yitirmez. Baba beni kendine ayırıp dünyaya gönderdi. Öylese 'Tanrı'nın Oğluyum' dediğim için bana nasıl 'Küfür ediyorsun' dersiniz? Eğer Babamın işlerini yapmıyorsam, bana iman etmeyin. Ama yapıyorsam, bana iman etmeseniz bile, yaptığım işlere iman edin. Öyle ki, Baba'nın bende, benim de Baba'da olduğumu bilesiniz ve anlayasınız.” O'nu yine yakalamaya çalıştılarsa da, ellerinden sıyrılıp kurtuldu. (Yuhanna 10:34- 39)

    Buradaki karmaşanın çoğunluğu, İsa'nın kullanmakta olduğu “ilâhlar” kelimesinden gelmektedir (a. 34). İsa şöyle bir iddiada mı bulunuyordu: “Başka insanlara 'ilâhlar' oldukları söyleniyor. Öyleyse ben Kendime neden 'Tanrı'nın Oğlu' demiyeyim?” (bu şekilde dolaylı yönden Kendisinin tanrısal birisi değil, bir insan olduğunu belirtmiş olur).

    “Sizlerin ilâhlar olduğunuzu söyledim” sözü Mezmur 82:6'da geçer. Mezmurlar'da kullanılan “ilâhlar” kelimesi İbranice “elohim” kelimesinden gelir (eloah= “ilâh”, im = çoğul eki “ilâhlar”). Eski Antlaşma'da Tanrı için “Elohim” kelimesinin kullanılması gerçeği, Kutsal Kitab'ın bir çeşit politeizm (çok tanrıcılık) öğretişi verdiği anlamına gelmez. Eski antlaşma boyunca Tanrı'dan bahsedildiğinde “Elohim” ile birlikte tekil fiil şekli kullanılır [“Başlangıçta Tanrı (çoğul: Elohim) gökleri ve yeri yarattı (tekil fiil)” –Tekvin 1:1]. Kutsal Kitab'ın dili Matta 28:19'da da görüldüğü gibi, Üçlübirlik öğretişiyle uyum içerisindedir. Matta 28:19'da “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh” adı tekil isim olarak kullanılmıştır. Yani “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh” bir ad altında toplanmıştır. Mezmur 82'de geçen “ilâhlar” (Elohim) kelimesi, Tanrı'nın adaletini açıklayan “hakimler” için kullanılmıştır. Tabii ki bu hakimler Tanrı değillerdi. Çıkış 21:1-6 ve 22:9, 28'de “yargıç, hakim” anlamında kullanılan kelime “elohim” kelimesidir.

    İsa'nın konuşması, Eski Antlaşma bağlamında bir alıntıydı. Neden? Görünüşe göre İsa, Yahudilere “Tanrı'nın Oğlu” teriminin kullanılışından neden bu kadar rahatsız olduklarını soruyordu. Yahudiler, daha önce de bu kelimeyle karşılaşmışlardı ( Mezmur 82'de insanlara “ilâhlar” denmesi bunun bir örneğidir ). Önlerindeki konu şuydu: “Bu terimin kullanılışında takılıp kalmayın . Bana (İsa'ya) bakın. Benim işlerime bakın. Bunlar Tanrı'dan mı? Eğer Tanrı'dan ise, o halde Kendime verdiğim adlarla birlikte söylemiş olduklarıma inanın.”

    İsa daha önceki tanrısallık iddiasını reddetmiyordu aynı zamanda yaptığı işlerin iddiaları hakkında Yahudilere güven verip vermediği sorusunu soruyordu (“Baba ve Ben biriz” iddiası).

    Buradaki tartışma aşağıdan yukarı doğru çıkmaktadır. Eğer mecaz anlamda kendilerini 'ilahlar' olarak adlandıranlar varsa, “Tanrı'nın kutsayıp bu dünyaya gönderdiği” (Eski Antlaşma hakimleri Tanrı'nın kutsamasıyla dünyaya gönderilmemişlerdi) kişinin Kendisine “Tanrı'nın Oğlu” demesi de doğru olurdu. İsa, gerçekten de, ölüleri diriltmekle, sonsuz yaşam vermekle, yaradılışın günahlarını yüklenmekle; yaradılışı değiştirmekle (suyu şaraba çevirmekle, fırtınayı sakinleştirmekle) Baba'nın işini yaptığını kanıtlamıştır.


    Rab İsa, sana iman ediyorum. Beni korkutan herhangi bir şeyin beni ezmeyip,
    sana itaat etmeme engel olmaması için, imanımda beni destekle! Kilisene eşlik et,
    kilisenle beraber kal, çobanların ve müminlerin imanını güçlendir.
    Senin yardımınla kutsal Adını, duymak istemeyenlere bile duyuracağız!

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.