ANASAYFA Forum KUTSAL KİTAP (KİTABI MUKADDES) Yeni Antlaşma (İncil) Rab? Peygamber? Hangi İsa (İncilden Ayetler)

  • Bu konu 6 izleyen ve 7 yanıt içeriyor.
8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26565
    Anonim
    Pasif

    Herşey bana Rabbim tarafından verildi… (Matta, 11/27)

    Allah’ın bana verdiği buyruk uyarınca iş görüyorum… (Yuhanna,14/31)

    Onları bana veren Rabbim her varlıktan üstündür… (Yuhanna, 10/29)

    Beni gönderen benimle beraberdir. O beni kendi başıma bırakmadı. Çünkü ben her zaman O’nun beğendiği işleri yapıyorum. (Yuhanna, 8/29)

    Biraz ileriye giderek yüzüstü yere kapandı, duaya koyuldu… (Matta, 26/39)

    Allah, sizleri kötü yollarınızdan döndürüp kutsamak için KULUNU!!! ortaya çıkarıp önce size gönderdi.” (Elçilerin İşleri, 3/26)

    “Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Allah’a, hem de paraya kulluk edemezsiniz. (Matta, 6/24)

    İsa yüksek sesle, “Bana iman eden bana değil, beni gönderene iman etmiş olur” dedi.

    #33815
    Anonim
    Pasif

    Yine sadece işinize gelenleri yazmışsınız. Hristiyanlar İsa Mesih sadece Tanrı’nın kendisidir demez. İsa Mesih Tanrı’nın sözünün beden almış halidir. Bu nedenle insani yönü de vardır.

    Ben ve Baba biriz.(Yuhanna 10:30)

    O zaman O’na, “Baban nerede?” diye sordular. İsa şu karşılığı verdi: “Siz ne beni tanırsınız, ne de Babam’ı. Beni tanısaydınız, Babam’ı da tanırdınız.”(Yuhanna 8:18)

    Bir insan bir düşünceyi savunuyorsa tutarlı olmalıdır. Ama bana yazdığınız özel mesajlarda “İsa’nın rabliğini inkar etmiş olmaz mıyız?” gibi ibareler kullanırken, şimdi de gelmiş bize ne diyorsunuz. Yani gülüyorum sadece …

    #33816
    Anonim
    Pasif

    İsa Mesihin,konuştugu dil büyük olasılıkla Aramice,ydi.Örnegin,(Markos.5:41) de İsa Yair,in kızını ölüm döşeginden kaldırırken kullandıgı (..talita kumi..kızcagız kalk) ve(Markos.7:34) te sagır ve dilsiz adama işitme ve konuşma yetenegini verirken(..Effata..açıl) kelimeleri kullandıgı dili bize göstermektedir.Aremice dili o zaman Filistinde yaşayan Yahudilerin ve Süriye ile Mezopotamya,nın bir çok bölgesinde oturanların,da ana diliydi. Aramice,Sami bir dil olup İbranice ve Arap diliyle akrabadır.İsa Mesihin İlk ögrencilerinden çogu,da Aremice konuşurlardı,onlarında Aramice deyimlerinden bazıları korunmuştur.Özellikle Marana,ta(Rabbimiz) sözü birbirleri ile paylaştıkları yemekte İsa Mesihin tekrar gelmesi için edilen duadır.(1 korintliler16:22)
    Oysa İncilin İlk dört kısmı yani Matta, Markos, Luka, Yuhanna ve İncilin diger bölümleri Aremice deyil Grekce yazılmıştır.
    Bunun nedeni Büyük İskender,in fetihlerinden beri(M.Ö336.323)Filistin Helenistik dünyanın bir parçası olmuştu.Ana dili Aremice olan Filistinliler bile o zamandan sonraki kuşaklarda Helenistik kültürün bir çogunu belimsemişlerdi.din yada yurtseverlik nedeni ile birçok kişi Grekçe konuşmayı tercih ettiysede,o dili iyi anlayabilirlerdi filistinli Yahudilerin çogu herhalde İbranicede anlardı,ancak kutsal bir dil sayıldıgından,gündelik konuşmadan çok ,sinagoglarda kullanırlardı.Örnegin İsa Mesihin çarmıhta başı üzerine asılan suç levhasında..Yahudilerin Kralı ..sözü İbranice,Latince ve Grekçe yazıldıgı İncilde anlatılıyor.(Yunanna19:19.20)Burada sözü geçen,İbranice(yahut aramice) ve Grekçe,den başka neden latince yazılsın.Latince Roma ordusunun resmi diliydi de ondan.Platus yahudiyedeki Roma ordusunun komutanı oldugundan,suçluları germe işini yerine getiren komutandı.İncil Grekceden başka dil bilmiyenler arasında hemen yayıldı bu dil önce Filistinde ,sezeryede süriyede anadoluda ,Antalyada Dogu akdenizde tüm bu bölgelerde Grekce konuşuluyordu Kudüs ve Filistinin Aramice konuşulan bölgelerinden uzaklaşır uzaklaşmaz İsa,nın elçilerinin,konuştukları dil Grek,ceydı.O zaman Grekce konusulan Tarsuslu Pavlus bile Aremice ögrendi .Paganlara(çoktanrılılar)giderken yada mektup yazarken Grek dilini kullandı. İncil yanlız yahudiler için degil artık herkez için oldugundan,Müjde nın yayıldıgı bölgelerde en çok kullanılan dil Grekçe Yazılıp yayınlandı .M.S İkinci Yüzyıldan itibaren İncil yazilarının bazıları Aremice nin bir şekli olan Süryanice dilinde yayımlandı Ama bu Süryani incilde Grekce,den çevrilmiştı.

    #29243
    Anonim
    Pasif

    Öncelikle belirtmeliyimki, Verdiginiz. ayetler benim yazdıklarımla alakalı ,degil ben sizi ne yargiladım,nede günahkar olmakla suçladım kullandıgım
    kelime.. uyarmak kelimesidir öncelikle bunu bilmenizi ve çarpıtmamanızı rica ediyorum uyarmak….Elbetteki bunu yaparken ..ki eyer kardeşimiz yeni gelmiş biri ise onun önce ruhsal durumunu anlamaya calışır.onu dinler ona yumuşak sevecen yaklaşirim ve giyimle ilgili bir durum söz konusu ise ona dayatma yapmadan bunu zaman içinde çözümlerim.Yargılamak sadece Tanrıya aittir.
    Kutsal Ruhun yönlendirmesi ile Kiliseye gelmişse bir insan o zaten kardeşinin uyarısıyla gitmez.Mesihe aitsek Tanrının istegi nedir bunu ,biliyorsak bunu elbetteki bilmiyen kardeşlerimize anlatmamız gerekliligine inanıyorum(..1Petrus.1:14.16 da Söz dinleyen çoçuklar olarak,bilgisiz oldugunuz geçmiş zamanlardaki tutkularınıza uymayın.sizi çagıran Tanrı kutsal olduguna göre ,sizde her davranışınızda kutsal olun.Nitekim şöyle yazılmıştir Kutsal olun çünkü ben kutsalım.Tanrının itaatkar çoçukları kendilerini eski benligine uygun arzularına göre kılıklara sokmazlar..)
    Sevgili Beatitudes ,Dünyanın dışsal,benligi çagrıştıran, görünümüne uymak,kurtulmamış olanları rabbe kazanmaya ve kazandırmaya herzaman bir engeldir.
    Tanrı seni bereketlesin.

    #33817
    Anonim
    Pasif

    Öncelikle belirtmeliyimki, Verdiginiz. ayetler benim yazdıklarımla alakalı ,degil ben sizi ne yargiladım,nede günahkar olmakla suçladım kullandıgım
    kelime.. uyarmak kelimesidir öncelikle bunu bilmenizi ve çarpıtmamanızı rica ediyorum uyarmak….Elbetteki bunu yaparken ..ki eyer kardeşimiz yeni gelmiş biri ise onun önce ruhsal durumunu anlamaya calışır.onu dinler ona yumuşak sevecen yaklaşirim ve giyimle ilgili bir durum söz konusu ise ona dayatma yapmadan bunu zaman içinde çözümlerim.Yargılamak sadece Tanrıya aittir.
    Kutsal Ruhun yönlendirmesi ile Kiliseye gelmişse bir insan o zaten kardeşinin uyarısıyla gitmez.Mesihe aitsek Tanrının istegi nedir bunu ,biliyorsak bunu elbetteki bilmiyen kardeşlerimize anlatmamız gerekliligine inanıyorum(..1Petrus.1:14.16 da Söz dinleyen çoçuklar olarak,bilgisiz oldugunuz geçmiş zamanlardaki tutkularınıza uymayın.sizi çagıran Tanrı kutsal olduguna göre ,sizde her davranışınızda kutsal olun.Nitekim şöyle yazılmıştir Kutsal olun çünkü ben kutsalım.Tanrının itaatkar çoçukları kendilerini eski benligine uygun arzularına göre kılıklara sokmazlar..)
    Sevgili Beatitudes ,Dünyanın dışsal,benligi çagrıştıran, görünümüne uymak,kurtulmamış olanları rabbe kazanmaya ve kazandırmaya herzaman bir engeldir.
    Tanrı seni bereketlesin.

    #33821
    Anonim
    Pasif
    yahyali;15855 wrote:
    Herşey bana Rabbim tarafından verildi… (Matta, 11/27)

    Allah’ın bana verdiği buyruk uyarınca iş görüyorum… (Yuhanna,14/31)

    Onları bana veren Rabbim her varlıktan üstündür… (Yuhanna, 10/29)

    Beni gönderen benimle beraberdir. O beni kendi başıma bırakmadı. Çünkü ben her zaman O’nun beğendiği işleri yapıyorum. (Yuhanna, 8/29)

    Biraz ileriye giderek yüzüstü yere kapandı, duaya koyuldu… (Matta, 26/39)

    Allah, sizleri kötü yollarınızdan döndürüp kutsamak için KULUNU!!! ortaya çıkarıp önce size gönderdi.” (Elçilerin İşleri, 3/26)

    “Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Allah’a, hem de paraya kulluk edemezsiniz. (Matta, 6/24)

    İsa yüksek sesle, “Bana iman eden bana değil, beni gönderene iman etmiş olur” dedi.

    İsa’nın tanrı olduğuna İNANMANIZ İÇİN 10 SEBEP
    Fikret Böcek

    İbraniler 1 Diğer Ayetler
    1. İsa Tanrı gibi konuşuyor (ayet. 1-2). Yuhanna 1:1, 14; 8:43-47
    2. Tanrı’nın sahip olduğu her şeye O da sahip (ayet 2). Matta 11:27; Kol. 1:16
    3. Tanrı’nın varlığının öz görünümüdür (ayet 3). Yuhanna 1:1; 14:9; Kol. 1:15
    4. Tanrı’nın yaptığı herşeyi yapar(ayet 3) . Yuhanna 5:19; Kol. 1:17
    5. Tanrı’ya sunulan tapınma Ona da gösteriliyor (ayet 6). Matta 28:17; Yuhanna 5:23
    6. Tanrı’nın sıfatlarına sahip (ayet 8, 10). Yeşaya 9:6; Yuhanna 1:1; 20:28; Romalılar 10:9-13; Filipililer 2:9-11; Titus 2:13-14; 2 Petrus 1:1, 11
    7. Tanrı’nın egemenlik süresi ne kadarsa O’nun da o kadar olacak (ayet 8-9). Luka 1:33; Efesliler 1:21
    8. Tanrı’nın yarattıklarını O yarattı (ayet 10). Mezmur 102:25-27; Yeşaya 44:24; Yuhanna 1:3; Koloseliler 1:16
    9. O’na Tanrı’ya güvendiğimiz gibi güvenebiliriz (ayet 11-12). Yuhanna 14:1; İbraniler 13:8
    10. Tanrı’yla aynı yüceliğe sahip (ayet 13). Matta 28:18; Efesliler 1:20-22; Filipililer 2:9-11

    Ve ayrıca prosefhi kardeşin de belirtmiş olduğu gibi %100 insan olan Mesih ile %100 Tanrı olan Mesih kavramları üzerinde yoğunlaşın.

    #32078
    Anonim
    Pasif

    Bir insan MESİH’e iman dışında herhangi bir inanca sahip ise, bu inancından zerre kadar şüphe duymamış/sorgulamamış ise, aklı erdiğinden bu tarafa içinde doğup büyüdüğü kültürün dikte ettiği inanca ‘Tek gerçek/doğru’ olarak sarılmışsa ve hatta buna şartlandırılmışsa, bu mevzûları tartışarak bir yere varmak imkânsız olacaktır.

    Kur’an daki ‘Hz. İsâ’yı değil; İncilde anlatılan MESİH’i tanı(ya)mayan, anl(ya)mayan hiç kimse teslis hususnda iknâ edilemez.

    Diğer taraftan; kâğıt üzerinde yazılanlar orada kaldığı müddetçe ilke; bu ilkeler kişi kalbinde yer ettiğinde ise inanç olur. Şimdi; biz bunu birbirinden ayırma imkânına sahip değilken ve de tartışmayı haklı kılacak, insanlara bereket olacak bir sebep yokken münâkaşaya girersek, kitap’ta yazılı olanları değil, aynı zamanda inançları da tartışmış oluruz.

    Sn. yahyalı kendi zâviyesinden haklıdır. İnsanları uyarmak ‘Hak din'(!)i tebliği etmek onun nazarında hayırlı bir iştir. Her ne kadar ilk mesajında esas niyetini gizleyerek, sâdece ‘Öğrenmek’ için sorduğu imajını vermeye çabalamışsa da, elinden geldiğince kibar ve nâzik olmaya gayret ederek bizlere, İslâmı tebliğ çabası içerisine girmiştir.

    Bir müddet sonra foruma ilk girdiği an daki heyecanı kaybolacak, ‘Cihad'(!) dan vaz geçip uzaklaşacaktır. Mühim olan; buradan ayırldığında, inancımıza katılmasa da, olumsuz yargılar içerisinde olmamasının taşıdığı önemdir. Demek istediğim; hiç bir zaman MESİH’e iman etmeyecek olsa da, bu sonuca kendi tercih ve davranışlarıyla ulaşması, asla bir Mesih inanlısının bu ‘Çorba’da ‘Tuz’u bulunmamasıdır.

    Ben kendisine, sorularına cevap istiyor ise, forum daki dökümanları incelemesini tavsiye edeceğim. Hattâ burada incelediklerini kendisi için ‘Yetersiz’ görmüşse, internet üzerinden değişik kaynaklara ulaşabilir.

    Akıl, bir ‘Şifre çözücü’ gibi çalışır. RAB Tanrı’ya iman için akıl yetmez. Çünki Kutsal Kitap insanın sadece aklına değil; vicdanına, merhametine, fedâkârlığına, paylaşımcılığına, dürüstlüğüne, ilkeli davranmasına, edepli olmasına yönelik hitaplar içerir. Tam bir iman için akıl ile birlikte bunların da kullanılması gerekir. Bizler okuduğumuzda ‘Çelişki’ sandığımız hususları sadece akla veya kalıplaşmış özünden uzak biçimde algılanmış, derinliği olmayan ve fakat ‘İnanç’ zannedilen öğretişlere dayanarak irdelersek, şekilciliğin içinde boğulup kalırız. Birbirimize zerre kadar hayrımız dokunmayacağı gibi; karşılıklı olarak, hakkımızdaki olmsuz düşünceleri de çoğaltmış oluruz. Sâdece inanç/mantık temelli, yerine göre filolojik karşılaştırmalı mukayeseler sonuca varmak için yeterli olamazlar.

    İsa MESİH’i yüreği ile aramayan, İncil’den hiç bir şey anlamaz ve nasiplenemez…! Eğer bir inanca sahip olmak için salt akıl yetse idi, bir çoğumuzu suya götürüp, susuz getirecek kadar zekâ ve tecrübe sahibi olan iblis, en birinci imanlı olurdu.

    İnsanların gerçekten ‘Hidâyet‘e ulaşmasını isteyenler,‘Benim babam senin babanı döver’ mantalitesinde, ‘Kameralı tartışma’ önerisi getirip, matah bir iş yaptığını zannederek ortaya çıkmaz. Sn Yahyalı kendi inancında önemli bir yer tutan İslâm tasavvufu hakkında sanırım bilgi sahibidir. Bu tür höykünmeler İslâmi deyişle nefistendir. Hani meşhur Cibril Hadisinde geçen ‘Şehit’ örneklemesi, ne anlatmak istediğimi anlatacaktır. Bir kimse Hristiyan da olsa, müslüman da olsa, eğer insanların iyiliğini istiyorsa; onlara ‘Hamle bre kâfir‘ modunda meydan okuyuşlarla değil, ancak dua ederek yardımcı olabileceğini hatırdan uzak tutmamalıdır.

    Çünki RAB Tanrıya başkaları için yapılan dua, bencil/menfaatperest nitelikler taşımaz. Bu sebeple kendimiz için edilen duadan daha fazla kabûle lâyık görülmüştür.

    Saygılar.

    #33954
    Anonim
    Pasif

    Quote:
    Bir insan MESİH’e iman dışında herhangi bir inanca sahip ise, bu inancından zerre kadar şüphe duymamış/sorgulamamış ise, aklı erdiğinden bu tarafa içinde doğup büyüdüğü kültürün dikte ettiği inanca ‘Tek gerçek/doğru’ olarak sarılmışsa ve hatta buna şartlandırılmışsa, bu mevzûları tartışarak bir yere varmak imkânsız olacaktır.

    Sevgili A’raf,
    Bu konudaki tüm düşüncelerine katılıyorum. Ben de her insanın önyargısız ve tarafsız bir şekilde araştırmasından yanayım. Kişi önce kendi inancını sorgulamamışsa, ‘böyle doğdum böyle öleceğim’ mentalitesiyle hareket ediyorsa bir yere varması olanaksızdır.

    Quote:
    Kur’an daki ‘Hz. İsâ’yı değil; İncilde anlatılan MESİH’i tanı(ya)mayan, anl(ya)mayan hiç kimse teslis hususnda iknâ edilemez

    Kur’an’daki Hz.İsa ile İncil’deki İsa Mesih kesinlikle aynı kişi değildir. Bunu merak edip araştıranlar, mutlaka aradaki farkı görecek ve sevgili A’raf’ın da belirttiği gibi teslis konusunda ikna olacaklardır. Tanrı, tüm yürekleriyle kendisini arayanların kafalarındaki soru işaretlerini kesinlikle yanıtsız bırakmaz.

    Rab’bin esenliğinde kalın

8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.