Bu konu 3 yanıt ve 1 izleyen içeriyor ve en son  Anonim tarafından 11 yıl 2 ay önce tarihinde güncellendi.

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24588

    Anonim

    Peki Tanrı size baktığında ne görüyor ? İçsel bir Tanrısal yaşamdan kaynaklanmayan işler ya da dini sevapları mı görüyor Tanrı? Yoksa kendi kadir eylemiyle kişiye verilmiş olan Tanrısal doğruluğu mu görüyor ?

    Pavlus’un sözlerini gözönüne alın. Pavlus zevk düşkünü değildi. Tam tersine Pavlus dindar ve ahlaklı bir kişiydi. Kurtulmak için bu alanlarda başarabileceklerine güvenmekteydi. Flp. 3:4-8 ‘de bunu anlatmaktadır: ” Ben aslında benliğe de güvenebilirdim. Eğer başka bir kimse benliğe güvenebileceğini sanıyorsa , ben buna daha çok güvenebilirim. Doğumumun sekizinci günü sünnet oldum. İsrail soyundan, Benyamin oymağından, özbeöz İbraniyim.Kutsal Yasa’ya bağlılık derseniz, Ferisiydim. Gayret derseniz, inanlılar topluluğuna zulmeden biriydim. Yasa’ya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum. Ama bana kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım. Dahası var, kendisi uğruna her şeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih’i tanımanın üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum. Öyle ki, Mesih’i kazanayım ve Kutsal Yasa’ya dayanan kendime özgü bir doğruluğa değil, Mesih’e iman etmekle kazanılan, iman sonucu Tanrı’dan gelen doğruluğa sahip olarak Mesih’le birleşmiş olayım.”

    Pavlus’un Mesih’le tanışmadan önceki hayatı, iyi işlerin kötü işleriyle karşılaştırıldığı bir hesap defterine benzemekteydi. Kurtuluşun , iyi işlerin kötü işlere ağır basmasıyla elde edilebilecek bir şey olduğunu düşünüyordu. İyi işleri oldukça fazlaydı da. Bunlardan bazılarını miras almıştı, bazılarını kendisi kazanmıştı. Miras aldığı şeylerin arasında Yahudi bir aileye doğmuş olması ve Yahudi yasasına göre doğumdan sekiz gün sonra sünnet edilmiş olmasıydı. Yahudi ana babadan doğmuş, safkan bir yahudiydi pavlus. Aynı zamanda, Tanrı’nın antlaşma halkının üyesi ve bir İsrailliydi. Bunun da ötesinde , Benyamin oymağındandı. Süleyman’ın ölümünden sonra Yahuda’nın İsrail’den ayrılması sırasında Benyamin oymağı güney krallığıyla birlikte kalmayı seçmişti. Kuzey krallığı Tanrı’ya karşı gelerek Levililer 17. bölümde verilen yasayı ihlal etmişlerdi. Fakat Benyamin oymağı Tanrı’ya sadık kalmıştı ve Pavlus da bu oymaktan gelmekteydi.

    Pavlus aynı zamanda kişisel olarak bazı şeyler elde etmişti. Yasa konusunda tam bir Ferisiydi. Ferisiler, yasaya olan bağlılıklarında Yahudiliğin tüm kolları arasında en tutucu ve adanmış olan gruptu. Pavlus’un ateşli bir Ferisi olduğu ilk kiliseye zulmetmesiyle kanıtlanmıştı.

    Tüm bunlar insansal açıdan Pavlus’un iyilikleriydi. Fakat tüm bunların Tanrı karşısında gerçekten nasıl değerlendirildiklerini açıkca gördüğü bir gün geldi. Bu gün, Pavlus Şam yolundayken İsa’nın ona gözüktüğü gündü. Bu sözde doğruluk işleri, Tanrı’nın gözünde kirli çamaşırlara benzemekteydi. Daha önceden yasa altında doğruluk sahibi bir kişi olduğunu söylerken, şimdi günahkarların en kötüsü olduğunu belirtiyordu ( 1. Timoteos 1:15 ). İyi olduğuna inandığı şeyler aslında iyi değildi. Kendisini Mesih’ten ayıran kötülüklerdi o iyi olduğunu sandığı şeyler. Sahip olduğu kazanç ve iyilikler başlığının altında artık sadece şöyle yazmıştı , ” İsa Mesih . “

    Müjde der ki, Tanrı tarafından ruhsal olarak diriltilmiş kişiler, kendilerini mahkum eden işlerden dönüp, Rab İsa Mesih’i Kurtarıcısı olarak kabul ettiklerinde, Tanrı bu kişilerin günahlarını çarmıhta cezalandırmış olarak ortadan kaldırır ve Mesih’in doğruluğunu onların hesabına geçirir. ( J. Montgomery BOICE )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #28730

    Anonim

    ” Bir zamanlar O’na küfreden, zalim ve küstah biri olduğum halde bana merhamet edildi. Çünkü ne yaptıysam, bilgisizlikten ve imansızlıktan yaptım. ” ( 1. Timoteos 1:13 )

    Bu ayet Pavlus’un iman etmeden önce On Buyruk’u çiğnemiş olduğunu açıkca ortaya koymaktadır. Pavlus, kendisinin önceden İsa’ya küfreden, küstah ve zalim biri olduğunu söylüyor. Mesih inancının Yahudilik için tehlikeli olacağını düşündüğünden, Mesih inanlılarını öldürmeye çalışıyordu.Bu nedenle de imanlılara karşı zalimce, acımasız ve küstah eylemlerde bulunmaktan zevk alıyordu. Küfreden, zalim ve küstah sözcüklerinde az kötüden çok kötüye doğru bir gidiş söz konusudur. Birincisinde yalnızca sözcüklerle, ikincisinde inançlarından ötürü insanlara acı çektirerek, sonuncusunda ise sertlik ve kötüye kullanma şeklinde günah işleme söz konusu olmaktadır.

    Ancak Pavlus’a merhamet edildi. Yaptıklarını bilgisizlikten ve imansızlıktan yaptığı için, hak etmiş olduğu ceza kendisine verilmedi. Mesih inanlılarına zulmederek Tanrı’ya hizmet ettiğini sanıyordu. Anne babasının dini ona gerçek Tanrı’ya tapınmayı öğrettiğinden, Mesih inancının Eski Antlaşma’daki Yehova’ya karşı bir inanç olduğunu sanmıştı. Gayretinin ve enerjisinin de yardımıyla, Mesih inanlılarını öldürerek Tanrı’nın onurunu savunmaya çalışmıştı.

    Birçokları gayret ve içtenliğin Tanrı için önemli olduğu konusunda ısrar eder. Ancak Pavlus örneği, gayretin yeterli olmadığını göstermektedir. hatta gayret, yalnış yolda olan kişiyi daha çok yalnış yapmaya iter. Gayreti arttıkça verdiği zarar da artar. ( William MacDonald )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.

    #29052

    Anonim

    Küfreden biriydi: Ağzından sürekli olarak insanları küçültücü, onları aşağılayıcı sözler çıkıyordu. Karşı olduğu kişilerin insanlar önündeki saygınlıklarını ayaklar altına almaya çalışıyordu.( Küfür konusunda :Mat. 27:39-40; Mar. 15:19-20 ; Rom. 2:24; 3:8; Tit. 3:2 ) Pavlus, Kral Agrippa’nın Mesih İsa’ya inananları Mesih’e küfretmeye zorladığını yazmaktadır ( Elç. 26:9-11 ). Burada (1. Timoteos 1:13 ), ben küfreden biriydim derken aslında kendisinin de bir zamanalar kral Agrippa gibi olduğunu dile getirmektedir. Küfür büyük bir günahtır, çünkü bu tarz küfürde Tanrı’ya ve Mesih İsa’ya karşı olma, hatta reddetme söz konusudur ( Müjde’yi suçlayanlar İstefanos hakkında yalan tanıklıkta bulunmuş ve onun Tanrı’ya ve peygamberi Musa’ya küfretti diyerek taşlanarak öldürülmesine neden olmuşlardı: Elç. 6:11-14, 1. Ti. 1:20’de Himeneos ve İskender’in de küfrettiklerinden bahsetmektedir. ) . Rab’bi, Mesih’ini , Kutsal Ruh’u hiç dikkate almamaktadır. Aslında buradaki küfür yalnız kötü sözler değil, Yaratan Tanrı’ya karşı tam bir isyan, nefret, kin ve intikam gibi duyguları içeren bir küfürdür. ( T. ÜÇAL )

    Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:elsalla:

    #29115

    Anonim

    Zalim biriydi: Bunun en güzel örneğini İstefanos’un öldürülmesinde görüyoruz. Pavlus bu olay esnasında oradaydı ve olup biteni seyrediyordu. Ayrıca kendisi de evden eve gidiyor ve imanlıları birer birer tutuklayıp hapise atıoyordu. Hatta anların kökünü kazımak için başka kentlere de gitmeye başlamıştı. Pavlus o dönemlerde hristiyanlar için korkutucu bir isimdi. İnananlar onlardan korkuyorlardı. Çünkü onun hristiyan inancına ve hristiyanlara merhameti yoktu. İnançlarına küfrediyor, inananları aşağılıyor ve Rab’be ve Mesih’e karşı küfretmelerini sağlamaya çalışıyordu. Ama Şam yolunda ne yaptığınıçok net bir biçimde öğrenmişti. Mesih İsa ona göründüğü zaman , ” Ben senin zulmetttiğin İsa’yım” diyordu. Zalim olduğu evrenin hakimi Rab’bin sözleriyle açıkca yüzüne vuruluyordu. Pavlus inananlara değil, Tanrı Oğlu İsa Mesih’e zulmettiğini anlamamıştı. Ancak Rab’bin gücü bunu kendisine anlatmıştı. Bütün bunları yaşamış biri olarak Pavlus hem kendisini çok yakından tanıyor hem de başkaları hakkında doğru kararlar verebiliyordu. Burada önemli olan nereden nereye geldiğini kendisinin çok iyi bilmesidir. Bu güzel bir yaşam tanıklığıdır. ( D. MALCOLM )

    Rabbin sevgisi ve esenliği sizinle olsun.isamesihyasiyor

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.