• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23796
    Evangelist
    Anahtar yönetici

    Eğer Mesih, Tanrı'nın insan şeklindeki görünümü ise, o zaman O'nun sözleri dinlenmeli, O'na saygı gösterilmeli ve hatta O'na tapınılmalıdır. Bu durum şu anlama gelmektedir; galaksileri, samanyolunu ve tüm yıldızlar kümesini yaratan Tanrı, insan olup aramızda yaşadı, yeryüzünde yürüdü ve Kendi yaratmış olduğu insanlar tarafından öldürülmeye boyun eğdi. O'nun ölümü iyi bir adamın ölümünden çok daha öte bir ölümdü. O tüm zamanların en yüce kurbanı ve sınırsız sevginin göstergesiydi. Bu şartlar altında İsa'yı herhangi bir insanmış gibi algılamak, O'na hakaret sayılır. Bireyin, yaşamını Mesih'in öğretişlerine göre yönlendirmemesi büyük bir kayıptır.

    Öte yandan, eğer İsa Tanrı değil de Tanrı'nın yaratmış olduğu varlıklardan biri olsaydı, yaşamı, ölümü ve öğretişlerine saygı duyulabilirdi. Fakat O'na Tanrı'nın Kendisi olarak tapınmak büyük bir hata olurdu. Tanrı'nın yerini işgal eden bir puttan başka birşey olmazdı. Kutsal Kitap, putperestlik konusunda taviz vermemektedir. Tanrı kendi görkemini başkasına vermeyeceğini söyler (İşaya 42:8; 48:11). Kendisinden başka bir ilahın veya ilahların olmayacağını söyler (İşaya 45:5, 21,22; Yeremya 10:6; 1 Korintliler 8:4- 6). Ve sadece Tanrı'ya tapınmamız gerektiğini vurgular (Tesniye 6:13,14; Matta 4:10). İşte, İsa ya Tanrı'dır ya da Tanrı değildir. O'na yanlış bir şekilde inanmak da bir putperestlik şeklidir.

    Birey, geçmişte almış olduğu öğretilerden(dogma) dolayı bu tartışmanın karmaşık olduğunu düşünebilir. Mesih'in tanrısallığı taraftarı veya karşıtı olan tartışmalar yapılabilir. Eğer bir kişiye Tanrı'nın bir olduğu ve İsa'nın da yaratılan insanlardan biri olduğu öğretilmişse, ilk okuyuşta Kutsal Kitap'tan bu görüşü destekleyen ayetler bulması zor olmaz. Öte yandan, eğer bir kişiye Tanrı'nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un birleşimi olduğu ve Oğul'un bu eşitliğini bırakıp İsa'nın kişiliğinde insan bedeni almış olduğu öğretilmişse, Kutsal Kitap'ta bu görüşü destekleyen ayetler bulunabilir. Burada önemli olan, hangi durumun en açık olduğunu bulmak değil, en iyi kanıtın hangi duruma ait olduğunu tespit etmek ve Kutsal Yazılar'ın gerçekte hangi durumdan bahsettiğini ortaya koymaktır.

    İki tarafı da göz önünde tutarak, İsa'nın Tanrı olmadığı iddiasını kanıtlamak için kullanılan ayetlere bakarak uygun bir cevap verebiliriz.İlerleyen bölümlerde, Kutsal Yazılar'da Tanrı için kullanılan adların ve niteliklerin tümünün İsa için de kullanılmış olduğunu göstereceğiz. İsa'ya tapınıldığını, ve O'na dua edildiğini Kutsal Yazılar'dan göstereceğiz ve karşıt tartışmaları cevaplandıracağız. Kilise tarihinde, İsa'nın tanrısallığına inancın her zaman muhafazakâr doğru görüş olduğunu belgeleyeceğiz.

    Açıkçası her iki görüş doğru olamaz. Eğer bu durum, ciddiyet konusunu tartışmak olsaydı çok daha kolay olurdu. Fakat buradaki konu, bu görüşlerden hangisinin doğru olduğu konusudur (Romalılar 10:22).


    Rab İsa, sana iman ediyorum. Beni korkutan herhangi bir şeyin beni ezmeyip,
    sana itaat etmeme engel olmaması için, imanımda beni destekle! Kilisene eşlik et,
    kilisenle beraber kal, çobanların ve müminlerin imanını güçlendir.
    Senin yardımınla kutsal Adını, duymak istemeyenlere bile duyuracağız!

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.