ANASAYFA Forum KUTSAL KİTAP (KİTABI MUKADDES) Kutsal Kitap Neden Kutsal Kitap`a İnanmalıyız?

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #23903
    Anonim
    Pasif

    NEDEN KUTSAL KİTAP’A İNANMALIYIZ ? :aklikarisik:

    Hiç kiliseye gitmemiş, Tanrı hakkında konuşulduğunu duymamış ve ruhsal konulara hiç ilgi göstermemiş olabilirsiniz. Günümüzde bu durumda olan o kadar çok insan var ki! Dolayısıyla Kutsal Kitap’ı ilk defa okuyan birisi için onun ne demek istediğini anlamak hemen hemen olanaksızdır. Kutsal Kitap hakkındaki bu temel gerçekleri anlamak ve kabul etmek ruhsal gelişimin ön gereklerinden birisidir.

    Kutsal Yazılar Tanrı’nın peygamberlik sözlerinden, tarihteki işleyişinden ve yaptıklarının yorumundan oluşmaktadır. Eğer Kutsal Kitap doğru olmasaydı, imanımızın sağlam bir dayanağı da olmayacaktı. Tanrı’nın kimliği ve işleyişi olduğu gibi kayıt edilmemiş olsaydı, Hıristiyan deneyiminin ve Tanrı’nın anlayışının, diğer dinlerin deneyiminden daha güvenilir olduğunu kim söyleyebilecekti? Kutsal Kitap Tanrı bilgisi konusunda en büyük kaynağımız olduğu gibi iman ve uygulama konularında da rehberimizdir

    Kutsal Yazı’nın Yetkisi

    Kutsal Kitap’ın Tanrı’nın kendisinden kaynaklanan eşsiz bir yetkisi vardır. Buna tanıklık eden iki gerçeği şöyle sıralayabiliriz. Birincisi, Kutsal Kitap’ta, başka hiçbir kitapta olmayan bir yetki vardır. İkincisi, Tanrı Kutsal Ruh aracılığıyla okuyan kişinin yüreğinde Kutsal Kitap’ın gerçek olduğuna tanıklık eder.

    Kutsal Kitap Eski ve Yeni Antlaşma’dan (İncil) oluşur. Eski Antlaşma’nın otuz dokuz kitapcığı vardır; İbranice ve Aramice yazılmıştır. Son kitapçık – Malaki – İ.Ö.433 yılında tamamlanmıştır. İncil ise İ.S 50 ve 100 yılları arasında Grekçe yazılmıştır ve yirmi yedi kitapçıktan oluşmaktadır. Bu kitapçıklar birinci yüzyıldan itibaren bir araya getirilerek kiliselerde okunuyordu. Daha sonra kilise önderleri bu kitapçıkları dikkatle incelediler. Ortalıkta dolaşan ve ilahi olduğunu iddia eden diğer kitaplarla karşılaştırıldılar.

    Dördüncü yüzyılın sonuna kadar Kutsal Kitap’ta bulunan kitapçıkların tam listesi kiliselerce resmen onaylandı. Bu listeye kanon denilmektedir.Kanon, ‘ölçü çubuğu’ anlamına gelir. Ancak Kutsal Yazı’dan söz edildiğinde kanon, gerçeklik sınavını geçen kitapçıklar anlamını taşımaktadır. Bu kitapçıklar baştan beri titizlikle incelenmişler ve imanlı topluluklarcak kabul görmüşlerdir. Bu nedenle, her türlü öğretiyi sınamak için kullanılmışlardır.

    İncil kitapçıkları, resmen tanınmadan önce de ‘yetki’ olarak zaten kabul ediliyorlardı. Onları onaylanmış bir liste haline getirmek daha ‘yetkili’ kılmamıştır. Çünkü yetki, zaten kitapçıkların içeriğinde ve yazarlarındadır. Bazı kişiler Kutsal Kitap’ın sonradan onaylandığını iddia etmektedir. J. I. Packer bu konuda şöyle der: ‘İsaac Newton bize yer çekimi kanunu vermediği gibi, kilise de bize İncil’i vermemiştir. Yerçekimini yaratan nasıl Tanrı ise, İncil kitapçıklarının da kaynağı O’dur.’ Dolayısıyla kilise toplulukları, İncil’deki kitapçıkların, zaten var olan gücünü ve yetkisini resmen onaylamış oldular. On dokuz yüzyıldan beri Kutsal Yazıları okuyan ya da işiten insanlar, Mesih’e iman etmişlerdir.

    Kutsal Yazı’nın Tanrı sözü olduğuna inanmanın belli başlı nedenlerinden biri de İsa’nın onu böyle kabul etmesidir. Mesih’in Kutsal Kitap’a karşı tutumuna bakalım. Birincisi, İsa Kutsal Yazıları gerçek ve ahlak ilkeleri konusunda en büyük yetki olarak gördü. Yahudi önderlerle tartışırken, ‘Kutsal yazı geçerliliğini yitirmez’ demiştir (Yuhanna 10:35). İblis’i Kutsal Yazıları kullanarak azarlamıştır (Matta 4:1-11). Ferisilerle ve Sadukilerle tartışırken Kutsal Yazıları yetki temeli olarak kullanmıştır. Üstelik kendi öğretişi de daima Kutsal Yazılara dayanmaktadır (Markos 7:6-13).

    İkincisi, İsa Kutsal Yazılara çok yüksek bir değer veriyordu. Tanrı’nın sesinin, Kutsal Yazı sözleri aracılığıyla konuştuğunu biliyordu. Matta 5:17-19 da şöyle diyor:

    ‘Kutsal Yasa’yı a da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. Size doğrusunu söyleyeyim, gök ve yer ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa’dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile eksilmeyecek. Bu nedenle, bu buyrukların en küçüklerinden birisini kim çiğner ve başkalarına böyle yapmayı öğretirse, Göklerin Egemenliğinde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliğinde büyük sayılacak.’

    İsa’nın gözünde Kutsal Yazı tek parçadan oluşmaktadır, her bir kısmı Tanrı’nın sözüdür. Eğer İsa Kutsal Yazı’yı bu şekilde görüyorsa, bizim de aynı şekilde görmemiz gerekmez mi? İsa’nın yanındaki öğrenciler, İncil’in kitapçıklarına aynı şekilde yaklaşıyorlardı (2.Petrus 3:15-16). Üstelik insan fikirlerini değil, Tanrı esini yazdıklarını biliyorlardı (1. Korintliler 14:37).

    İsa’nın Esini

    Bu nokta, Kutsal Kitap’ın Tanrı sözü olduğuna inanmanın en temel nedenidir. Kutsal Ruh yüreğimizde, Kutsal Yazı’nın odak noktası olan İsa’nın bize Tanrı’yı açıkladığına tanıklık eder. Kutsal Ruh’un işleyişi aracılığıyla yazılı söz Tanrı’nın canlı sözü haline dönüşür. Yüreklerimizi aydınlatan Ruh, Kutsal Yazı’yı anlamamızı sağlar. Kutsal Ruh’un tanıklığı, Tanrı kayrasının bir etkinliğidir. Her kişi Kutsal Yazı’nın yetkisini aynı şekilde kabul etmez, çünkü Kutsal Ruh tarafından aydınlatılmamıştır. Pavlus şöyle diyor:

    ‘Doğal haliyle kişi, Tanrı’nın Ruhu’yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir. Ruhça değerlendirildikleri için de bunları anlayamaz’ (1.Korintliler 2:14).

    İsa son akşam yemeğinde öğrencilerine şöyle dedi:

    ‘Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek’ (Yuhanna 16:13).

    Kutsal Ruh Tanrı’nın gerçeğinin, yaşantımıza işlemesine yardımcı olur. Yüreklerimizi canlandırarak imanımızın içeriğini anlamamızı sağlar. Tanrı da bu içeriği kendisine olan inancımızı pekiştirmek için kullanır. Ruh yüreğe güvence verir. İman insanın, Tanrı Sözüne verdiği karşılıktır. Kutsal Ruh, Mesih’in geçmişteki işleyişine tanıklık ettiği gibi şimdiki varlığına da tanıklık eder.







1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.