• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26306
    Anonim
    Pasif

    hosgeldiniz YENİDEN DOĞMAK VE EBEDÎ HAYAT

    HAYATINIZIN EN ÖNEMLİ KARARI

    Yahudilerin saygın dini liderlerinden biri olan Nikodim, bir gece, gizlice İsa Mesih’i görmeye gider. Aslında, İsa Mesih’in yapmış olduğu mucizelerden ve bilinçli konuşmalarından çok etkilenmiştir ama bunu halkın bilmesini istemez. Mesih ona; yeniden doğmayan bir kişinin Tanrı Egemenliğini göremiyeceğini söyler. O da, yaşlanmış birinin, tekrar ana rahmine girip de yeniden doğmasının imkansız oluşundan bahseder. Mesih ise:

    “Bedenden doğan bedendir; Ruhtan doğan ruhtur” der. (Yuhanna 3:1-15)

    Daha önceki yazılarımızda da, Tanrı’nın ancak ruhen bilinebileceğini; tatma, görme, işitme, duyma ve hissetme gibi duygularla algılanamayacağını ve hatta sadece akıl gücü ile de bilinebilenlerin yetersiz olduğunu yazmıştık. Tanrı’yı çok yakından bilmek, O’nunla dost olmak, O’nu daima yanında hissetmek için ruhunuzun yeniden doğması ve Tanrı Ruhu ile birleşmesi gerekir demiştik. İşte, İsa Mesih’in de Nikodim’e söylediği bu idi.

    Yeniden Doğduğunuz an, Ebedi Hayata kavuştuğunuz andır. Ebedi Hayata, öldükten sonra değil, şimdi, hala bu hayatta iken kavuşabilirsiniz. Bir anda, Şeytanın Egemenliğinden, Tanrı’nın Egemenliğine geçebilirsiniz. Bilseniz de bilmeseniz de, Mukaddes Kitap, bir şeyi çok açık söylemektedir: YA TANRI’YA AİTSİNİZ, YA DA ŞEYTANA. Ya ruhunuz Tanrı ile birleşmiştir, ya da Şeytan ile. Bu işin hiç arası, ortası yoktur. İnansanız da, inanmasanız da öyledir. Tanrı öyle diyor. Ruhi babanız ya Tanrı’dır, ya da Şeytandır. İsa Mesih, çok dindar Yahudilere “Sizin babanız Şeytandır. Çünki Tanrı olsa, benim dediklerimin doğru olduğunu anlardınız” deyince onu öldürmeye çalışmışlardı.

    Kim kabul eder ki Şeytanın oğlu/kızı olduğunu. Maalesef, bu kör dünyanın, kör insanları Tanrı’dan o kadar çok uzaklaşmışlar ki, ne içlerindeki Şeytanın farkındalar, ne de Tanrı’ya karşı olan düşmanlıklarından. Seni, kendine (Ego’na) hizmete iten şey, Şeytandır. Seni fiziksel (bedensel) zevklerine esir eden yine Şeytandır. Para, pul, şehvet, rüşvet, yeme, içme ve ZEVK. Şeytanın bizlere sundukları. Bütün bunlar, onun egemenliği altındadır. Lütfen artık karar verin. Tanrı’nın gözlerinin içine baka baka ona deyin ki:”Bu zevklerden mahrum olacağıma, senin lutfundan mahrum olayım daha iyi. Şeytanın sunduğu bu zevkler uğruna, cennetten de vaz geçerim, ebedi hayattan da. Bunları elde etmek için, her türlü çareye başvurmaya hazırım. Yalansa, yalan. Sahtekarlık ise; sahtekarlık. Kinse; kin. Nefret ise; nefret. Kim benim elimden bu zevk haklarımı almak veya azaltmak istiyorsa; o benim düşmanımdır ve bu haklarımı korumak için yapacağım her şey caizdir.”

    İsa Mesih ise ne diyor:- “Düşmanlarınızı sevin. Sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, si-ze hakaret edenler için dua edin. Bir yanağınıza vurana, öbür yanağınızı da çevirin. Abanızı alandan, mintanınızı da esir-gemeyin. Sizden birşey dileyen herkese verin, malınızı alan-dan onu geri istemeyin. İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Eğer yalnız sizi se-venleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkarlar bile, kendilerini sevenleri sever. Yalnızca size iyilik yapanla-ra iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkarlar bile böyle yapar. Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın Yüceler Yücesi’nin oğulları olacaksınız” (Luka 6:27-36).

    Evet arkadaşlar. Karar verin artık.Yüceler Yüce’sinin oğlu mu? Şeytan’ın oğlu mu? Mukayese edin. Biri Şeytan’ın dünyası. Yani, şimdi var olan; içinde olduğunuz ve içinizde olan. Vur-kır dünyası. Benim-bana dünyası. Bencil çıkarlar ve önce ‘Ben’ dünyası. Diğeri ise, sevgi ve şefkat dolu, almaktansa vermeyi tercih eden, dövmektense dövülmeyi, nefret etmektense, nefret edilmeyi; harcamaktansa harcanmayı; sevilmektense sevmeyi tercih eden, çok mukaddes, çok berrak, çok temiz bir dünya. Duyguların en temizi. Ölümüne sevmenin hakim olduğu bir dünya. Diğerleri için kurban edilmeye hazır, diğerleri için Çarmıha gerilmeye hazır, İsa Mesih’in dünyası.

    Hangisini istiyorsun? Karar ver. Hangisine ait olmak istiyorsun. Tek yapacağın şey, karar vermektir. Gerisini İsa Mesih yapacaktır. O karanlık dünyadan bir anda kurtulabilirsin. Şeytan’a değil; Tanrı’ya ait olabilirsin. Şunu bil ki, dünyada çok azı, ama çok çok azı Tanrı’yı biliyor ve O’na ‘Göklerdeki Babam’ diyebiliyor. Yani, Tanrı’yı seçersen, imanlı kardeşlerinin dışında, dünyada yapayalnız kalacaksın. Birtek dostun bile olmayacak ve seni ilk terk edenler, en yakınların olacaktır. Tanrı’yı sevmek, O’na ait olmak, çok pahalıya mal olacaktır. Bedel ödemeden elde edilen hiçbir şeyin değeri yoktur. Tanrı için bedel ödemeye hazır mısın? Ölümüne, o yolda gidebilir misin? Seni, hiç kimse taktir etmiyecek ve eskiden taktir edenlerin de gözünde küçüleceksin. Bir hiç olacaksın. Herkes ‘Delirdi’ diyecek, alay edecek. “Tanrı’sal konuları çok ciddiye almamak lazım. Hayatını mahvediyorsun” diyecekler. Tanrı için buna razı mısın? Tanrı’ya “Evet” der misin? Ölümüne bu yolda gidermisin?

    Şayet, birtek kişi bu son soruları “Evet” diye yanıtladıysa, ne mutlu ona. Günahlarından dönen ve Tanrı’nın egemenliğine giren birtek kişi için bile Cennette bayram olur meleklerin huzurunda. Bunu söyliyen ben değilim; Mukaddes Kitaptır. Yani, işte Tanrı huzurundaki değeriniz. Sizin için Cennette bayram..

    Şimdi ise, o “Evet” diyen kişi veya kişilere dönmek istiyorum Kararınız kesin ise, sessiz ve yalnız bir yere gidin. Hatırlayabildiğiniz tüm günahlarınızdan tövbe edin. Yani günah işlemekten vaz geçin ve işlediğiniz günahları, kime karşı işlemişseniz, onlardan sizi affetmesini isteyeceğinize ve onlara herhangi bir zarar vermişseniz, bu zararı telafi edeceğinize karar verin. Bu tövbe kararı, bir anda alınabilecek bir karardır. Tanrı huzurunda alınır. Özür dilemek ve zararları telafi etmek, daha sonra da (ama en erken bir zamanda) yapılabilir. Yani; içinizden, kalbinizden, (ruhunuzdan), tüm günahlara karşı, Şeytan’a karşı ve bencilliğe karşı cephe alırsınız, “Bunlardan tövbe ediyorum” dersiniz ve yine içinizden, kalbinizden (ruhunuzdan), ‘Tanrı’nın Egemenliğindeki herşeye, her güzelliğe ve doğruluğa ve kısacası Tanrı’nın istediği, emrettiği her şeye’ , ‘Evet’ deyip, kalbinizin kapılarını açarsınız.

    Tüm bu söylediklerim, gayet basittir ve birtek karar almaktan ibarettir. Şeytan’ın egemenliğinden çıkıp; her ne pahasına olursa olsun, Tanrı egemenliğine geçme kararıdır. Bu karar içinizden alınır. Ama bunu Tanrı’ya resmen söylemek ve O’nun tedarik ettiği tek yolu kullanmak gerekir. O yol İsa’dır. “Yol da, yaşam da hakikat da benim” dedi İsa. Tanrı ruhunu, insan ruhuna bağlayabilecek tek kişi İsa’dır. Çünki zaten birtek İsa, o şekilde, yani Tanrı Ruhundan doğmuştur. Tevrat da, Zebur da, İncil de, hatta Kuran da bunu böyle söylüyor. İsa’dan başka hiç kimsesi Ruhülkudüs’ten doğmamıştır. Tanrı Ruhu ve insan ruhu, birtek onda birleşmiş ve bu yüzden hiçbir günah işlememiştir. Tüm diğer peygamberler ise günah işlemişlerdir. Bunların hepsi de, kitaplarda ayrı ayrı yazılmıştır. Birtek İsa günah işlememiş ve buna rağmen, bizim günahlarımız için – daha önceden planlandığı gibi – çarmıhta can vermiştir. Ruhunuza hayat verecek, yeniden doğmanızı sağlayacak ve Tanrı ile bir kılacak (bütünleştirecek) birtek onun Kutsal Ruhudur. Yeniden Doğmak için şöyle bir dua etmeniz yeterlidir:-

    “Yüce Tanrım. Tüm günahlarımdan geri dönüyorum. İsa Mesih, benim günahlarım için, çarmıhta can verdi. Benim yerime, O öldü. O, Tanrı kuzusuydu. Sana O’nun için teşekkür ederim. O öldüğü için, benim yerimi aldığı için, ben kurtuldum. Şimdi ise O’nu kalbime davet ediyorum. Ey İsa Mesih. Tek kurtarıcım. Sana teşekkür ediyorum. Gel kalbime gir. Benim Efendim ve Sultanım ol. Ruhen bana yeniden can ver. Ebedi hayat sendedir. Beni yeniden, göklerdeki babamızla ruhen bağla, bir kıl. Beni Şeytandan koru ve her gün bana; senin gibi olmam için yardım et. Amin .”

    İşte bu kadar basit. Şu an yeniden doğmuş oluyorsunuz. Çünki, bu bir ‘Evlilik’ idi. Cennette kıyılan bir ‘Nikah’ idi. Tanrı’nın ve tüm meleklerin ve hatta tüm şeytanların (cinlerin) huzurunda ve şehadetinde kıyılan bir nikah. İsa Mesih çoktan ‘Evet’ demişti. Herkes, sadece sizin ağzınıza bakıyordu. Siz bir ‘Evet’ derseniz; o anda Şeytan’la olan nikah (evlilik) sona erecek, İsa Mesih’le evlenmiş olacaktınız. Şeytan artık sizlerden hiçbir hak iddia edemiyecekti. Çünki Tanrı’yı reddetmekle, Şeytan’a bu hakkı siz vermiştiniz. Bir kızı, istemediği bir evliliğe zorlayamazsınız. Siz de Şeytan’ı tercih ettiğiniz müddet, Tanrı sizi, kendisi ile evliliğe zorlayamazdı. İşte şimdi şu duanızla ve kalbinizin kapılarını İsa Mesih’e açmanızla bu gerçekleşmiş oldu. Tanrı huzurunda bu nikaha ‘Evet’ dediniz. Cennette bayram var. Şeytan ise yine bir kişiyi elden kaçırdığı için üzgün. Ama ona da, yine Tanrı huzurunda “Seni artık istemiyorum Şeytan” demiş oldunuz.

    Tanrı ruhu içinize girdi. Kalbinize yerleşti. Çünki siz ordan, hem Şeytan’ı ve hem de onun meyveleri olan günahları kovdunuz. Onun yerine, İsa Mesih’i davet ettiniz ve yakında O’nun meyvelerı olan sevgi, barış, affetme, iyilik, fedakarlık vs. gibi daha birçok mukaddes duygunun içinizde yeşerdiğini görecek ve hissedeceksiniz. Söylediklerimizin bir laf kalabalığı olmadığını ve Tanrı Ruhu’nun, İsa Mesih’le kalbinizde olduğunu, hakikaten geldiğini ve sizi değiştirdiğini, kendisi gibi yaptığını göreceksiniz. Nasıl ki Şeytan, sizi kendisi gibi yapmıştı; şimdi de İsa Mesih yapacak. O’nun kim olduğunu, sevgisini, mukaddesliğini yavaş yavaş anlıyacaksınız. Tanrı’yı o kadar çok seveceksiniz ki, zaman zaman gözlerinizden sevgi-sevinç yaşları ve içerinizin ta derinliklerinden de hayat veren pınarlar akacaktır.

    Tabii ki Şeytan da boş durmayacaktır. Tek ümidi, herşeyi yalanlamak olacaktır. “İsa Mesih kalbine filan gelmiş değil. Yeniden doğma diye birşey yok. Sen aynisin. Hiç değişmedin” diyecek. Ama İsa Mesih yalan söylemez. O’nu ilk zamanlar algılayamazsanız bile, O, mutlaka gelmiştir. İmanla, sabırla bekleyin. Değişikliği göreceksiniz. Toprağa yeni ekilmiş bir tohum gibi. Bir ara hiçbirşey olmuyormuş gibi görünse de, yakında yeşerecek ve fidancık gözükecektir. İşte bu, içinizdeki “Yeni Yaşam”dır. Yeni doğmuş bebeklerin, gıdaya ihtiyaçları olduğu gibi, sizin de gıdanız olan Tanrı Kelamı’na ihtiyacınız vardır. Doğum gününüzü kutlar, Ebedi Hayat’a hoş geldiniz deriz.

    Tanrı Sizi Bereketlesin.
    Sevgi ve Dualarımla.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.