• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25706
    Anonim
    Pasif

    Lütuf Yılı (Yazar: Engin Duran)

    İsa Mesih göğe alındı ve tekrar geri gelecektir. O, suçlarımız için ölüme terkedildi, günahlarımıza karşılık çarmıh üzerinde öldü ve aklanmamız için dirildi. Buna İYİ HABER yani diyoruz. Bu Müjde, yaşamımızda aldığımız en iyi haberdir.

    Tanrı, İsa Mesih’le ilgili bu Müjde’yi – güzel haberi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden vaadetmişti.

    Günahın Ciddiyeti

    Günah çok ciddi bir sorundur. Çünkü günah işliyen, Tanrı’nın Yasası’na karşı gelmiş olur. Tanrı’nın Yasası’na karşı gelmek de Tanrı’ya karşı gelmek demektir. Her günah işlediğimizde Tanrı’ya karşı gelmiş oluyoruz. Siz Tanrı’ya karşı gelmek ister misiniz? Gelmek istemediğinizden eminim. İsteyerek de olsa, istemiyerek de olsa her günah işlediğimizde Tanrı’ya karşı gelmiş oluyoruz.

    Şeytan da başlangıçta Tanrı’ya karşı gelerek itaatsizlik etmişti. Bizler de her günah işleyişimizde Şeytan’ın yapmış olduğunun aynısını yapmış oluyoruz. Tanrı’ya karşı gelmiş oluyoruz. Şeytan’ın işini devam ettirmiş ve yaptıklarımızla Şeytan’ın işine ortak olmuş oluyoruz. Tanrı, günah işlediğinde Şeytan’ı da cezalandırmıştı. Eğer bizler de günah işlediğimizde bundan pişmanlık duyup tövbe etmeyip günah içinde yaşamaya devam edersek bizi de cezalandıracaktır. Ama Tanrı hiçbirimizin sonsuz ceza görmesini istemiyor. O, bizim günahlarımızdan dönmemizi, tövbe etmemizi, ettiğimiz tövbeye yaraşır bir yaşam sürmemizi ve İsa Mesih’te olan kurtuluşa sahip olmamızı istiyor.

    Günah Nedir?

    Günah Tanrı’nın ‘yap’ dediğini yapmamak, ‘yapma’ dediğini yapmaktır. O’na karşı gelmektir, O’nun koymuş olduğu kurallara ve emirlere karşı gelmektir, Tanrı’ya itaatsizlik etmektir, hedefi kaçırmaktır. Tanrı, Adem ve Havva’yı yarattığı zaman onların Kutsal bir yaşam sürmelerini istedi, ama onlar Tanrı’ya karşı itaatsizliği tercih ettiler ve Tanrı’nın onlar için koyduğu kutsallık hedefinden saptılar. Adem ve Havva’dan itibaren bütün insanlar da Tanrı’nın koymuş olduğu bu hedeften şaştılar ve kutsal bir yaşamın yerine günahlı bir yaşamı tercih ettiler.

    Neler Günahtır?

    Günaha örnek vermek gerekirse, Tanrı’yı tanımakta yarar görmemek, her türlü haksızlık, kötülük, açgözlülük ve kinle dolu olmak, kıskançlık, öldürme hırsı, çekişme, hile, kötü niyete sahip olmak, dedikodu, yerici, Tanrı’dan nefret eden, küstah, kibirli, övüngen, kötülük üreten, anne baba sözü dinlemeyen, anlayışsız, sözünde durmaz, sevgiden yoksun, acımasız olmak gibi şeyleri sayabiliriz. Ayrıca zina etmek de günahtır. Hatta bir bayana, kötü bir gözle bakmak bile günahtır.

    ‘Zina etmeyeceksin’ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğindeo kadınla zina etmiş etmiş olur’ (Matta 5:27-28).

    Sarhoş olmak da günah

    Şarapla sarhoş olmayın, bu sizi sefahate götürür. Bunun yerine ruhla dolu olun’ (Efesliler 5:18).

    Bu liste uzar gider. Böyle davrananlar bunların yanlış olduğunu bilmelerine rağmen bunları önemsemezler. Halbuki böyle davranmakla Tanrı’nın gözünde ölümü haketmiş olurlar.

    Günahkar mısınız?

    Her insan günahlıdır ve İsa Mesih aracılığıyla gerçekleşen bağışlanma ve arındırılmaya ihtiyacı vardır. Buna siz de dahilsiniz.

    Tanrı günahlı olduğunuzu söylüyor ve dinlemek isterseniz vicdanınız da öyle söylüyor.

    ‘ Yazılmış olduğu gibi: ‘Doğru kimse yok, tek kişi bile yok. Anlayan kimse yok, Tanrı’yı arayan yok. Hepsi saptı, tümü yararsız oldu. İyilik eden yok, tek kişi bile! Ağızları açık birer mezardır. Dilleriyle aldatırlar! Engerek zehiri var dudaklarının
    altında . Ağızları lanet ve acı sözle doludur. Ayakları kan dökmeye seğirtir. Yıkım ve dert var yollarında . Esenlik yolunu bilmezler, Tanrı korkusu yoktur onlarda. Kutsal Yasa’da söylenenlerin, her ağız kapansın, bütün dünya Tanrı’ya hesap versin diye Yasa’nın yönetimi altındakilere söylendiğini biliyoruz’ (Romalılar 3:10-19).

    İşlemiş olduğunuz günahlarınızdan dolayı Tanrı ile aranızda bir uçurum oluşmuştur.

    Tanrı Kutsaldır. Kutsal demek, günahtan arı demektir. Oysa her insan günahlıdır ve günahlarımız bizleri Kutsal Tanrı’dan ayırır. Günahlı insanla günahtan ayrı ve kutsal olan Tanrı nasıl bir arada olabilir? Bunun için öncelikle günahlarımızın bağışlanması gerekir. Bağışlanmayı haketmiyoruz. Hiçbir kurban bizi günahlarımızın bağışını sağlayamaz. Günahlarımızın bağışlanması için bir aracıya ihtiyacımız vardır. Bu aracı kendisi Tanrı Özüne sahip olan İsa Mesih’tir.

    Kişinin günahlarının bağışlanması için öncelikle günah işlemiş olduğunu kabul etmesi gerekir.

    Bunun için düşünce tarzımızın değişmesi gerekmektedir. Eğer günahımız yoktur dersek yanılırız. İncil bu konuda şöyle demektedir: ‘Günahımız yoktur dersek kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz. Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır. Günah işlemedik dersek, O’nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O’nun Sözü içimizde olmaz’ (1.Yuhanna 1:8-10).

    Günahsızım demek cesaret ister

    Bunu Tanrı’nın huzurunda söyleyebilmek ise daha büyük cesaret ister. Kendimizi bizi bizden daha iyi tanıyan Tanrı’nın huzurunda dururken hayal edelim ve aynı şeyi bir kez daha söylemeye çalışalım: Ben günahsızım!’ Bunu diyebilme cüretini gösterebilecek bir kimse yoktur. Kişi ancak işlemiş olduğu günahlara bahane bulabilir. ‘Şöyle oldu, bu yüzden günah işledim’. Bunlar Tanrı’nın katında değer ve kabul görmez. Hiç bir şey Tanrı’nın huzurunda günahlarımızı işlemiş olmamıza bahane olamaz.

    Tanrı’nın iyiliği, hoşgörüsü ve sabrı sınırsızdır, ama bunu hor görmemek gerekir.

    O’nun iyiliği bizi tövbeye yöneltmelidir. İnatçılık edersek ve tövbesiz bir yüreğe sahip olursak, Tanrı’nın adil yargısının açıklanacağı gazap günü için kendimize karşı gazap biriktirmiş oluruz. Şunu unutmayalım ki, ‘Tanrı herkese yaptıklarının karşılığını verecektir’ (Romalılar 2:8).

    Tanrı, ‘Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak’ (Romalılar 2:8).

    Günahları olduğunu anlayan ve bir günahkar olduğunu kabul eden kişi iyi bir başlangıç yapmıştır.

    Günahlarımızın çok büyük olmasının önemi yoktur. Önemli olan bunları kabul etmek, yaptıklarımızdan dolayı büyük pişmanlık duymak – tövbe etmek ve bir daha bunları yapmamaktır. ‘Bunlar zaten küçük günahlar! Tanrı bu ufak tefek günahlardan beni cehenneme götürmez’ diye düşünmek yanlıştır, çünkü Tanrı’nın gözünde büyük günah ya da küçük günah yoktur. Günah günahtır ve Tanrı her günahın hesabını sorar. Eğer tövbe etmez ve günahlarımızdan dönmezsek bizleri cezalandırır. Günahlı olduğumuzun bilincine varıp, yürekten pişman olmak ve tövbe etmek bize Sonsuz Yaşam’a giren kapıyı açar. Yalnız bu kapıdan kendi çabamızla geçemeyiz. İsa Mesih İncil’de Yuhanna 14:6’da şöyle der: ‘Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan kimse Baba’ya gelemez’.

    İyi İşlerimiz bii kurtarmaz. İyilik yapmak doğrudur, ama bunlar günahlarımızı silmez.

    Kurtaran iman Tanrı’nın armağanıdır. Armağan karşılıksız verilen bir şeydir. Günahlarımızdan kurtulmak için ne kadar iyi bir kişi olduğumuzun Tanrı’nın gözünde hiçbir önemi yoktur. Zaten hiç kimse Tanrı’nın gözünde yeterince iyi değildir. Tanrı’nın kutsallığının ve iyiliğinin yanında bizim iyiliklerimiz bir hiçtir.

    Yaptığımız iyilikler bizim günahlarımızı silmez. Eğer bir kişi bütün hayatı boyunca hem kötülük yapıp günah işlese ama tövbe etmez ve Tanrı’ya dönmez, ama iyilikler yaptığı için cennete gitse bu adaletli olur mu? Bir adam düşünün; suç işlemiş ve kanunlara karşı gelmiş. Birini öldürmüş, ama yakalanmamış ve cezasını çekmemiş. Bu adam aynı zamanda iyilikler de yapmış. Şimdi bu adam birgün yakalanır ve hakim huzuruna çıkarılırsa başkalarına olan iyiliklerinden dolayı işlemiş olduğu suçtan bağışlanması söz konusu olur mu? Eğer beraat ederse bu adaletli olur mu? Yaptığı iyilikler bu adamı kurtarmaz! Aynı şekilde bizim de yaptığımız iyilikler, işlemiş olduğumuz günahlarımızın affedilmesini sağlamaz. Tanrı adaletlidir. Bu yüzden işlenmiş olan günahın cezasını ne kadar çok iyilik yapmış olursak olalım yine de verecektir.

    Tanrı bizi neden kabul etti? Yapmış olduğumuz iyiliklerden dolayı mı?

    Bunların Tanrı katında günahların bağışlanması için bir işe yaramazlığını zaten gördük. Günahlarımızın bağışlanması için yaptığımız ibadetler, sürekli ibadetlere gitmemiz, verdiğimiz sadakalar ve tuttuğumuz oruçlar da işe yaramaz. Bağışlanmak için günahkar olduğumuzu kabul edip tövbe etmeliyiz ve İsa Mesih’e iman etmeliyiz.

    ‘Nitekim, iyi işlerine bakmaksızın Tanrı’nın aklamış saydığı kişinin mutluluğunu Davut’da şöyle anlatır: ‘Ne mutlu suçları bağışlanmış, günahları örtünmüş olanlara! Günahı Rab tarafından sayılmayanlara ne mutlu!’ (Romalılar 4:6-8).

    İsa Mesih bu dünyaya neden geldi?

    İsa Mesih bu dünyaya günahlarımıza karşılık çarmıh üzrerinde ölmeye geldi

    Hepimiz günahlıyız. İnsanlar günahsız olduklarını ya da hiç günah işlemediklerini iddia ederlerse, kendilerini aldatmış, gerçekle ilişkilerini koparmış olurlar. Çünkü herkesin günah işlediği bir gerçektir. Hepimiz, şöyle ya da böyle günah işlemişizdir ve bu da bizi günahkar yapar. Bağışlanma ve günahtan arınma ise ancak günahlarımızı Tanrı’ya itiraf etmemiz ve İsa Mesih’e iman etmemizle olur. Bunun için de öncelikle günahlı olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Eğer günahlı olduğumuzu kabul etmezsek neden tövbe edelim ki?

    Günah işleyen günahın kölesidir. İsa Mesih’in kendisi de günah işleyen herkesin günahın kölesi olduğunu söylemiştir. İsa Mesih bizleri günahın ve şeytanın tutsaklığından özgür etmek için geldi. O, kendilerini doğru sayarak günahsız olduklarını iddia eden, böbürlenen kişileri değil, günahlı olduklarını kabul edenleri tövbe etmeye ve sunduğu kurtuluşa iman etmeye çağırmaya geldi.

    İsa Mesih günahlarımıza karşılık çarmıh üzerinde öldü ve bağışlanmamızı sağladı. İsa Mesih’in bunu yapabilmesi için kendisinin günahsız olması gerekiyordu. Yoksa günahları nasıl ortadan kaldırabilirdi? Günahlı birisi başka bir günahlının bağışlanmasını sağlayabilir mi? Bu şuna benzer:

    İki suçlunun yakalandığını ve mahkemede yargılandıklarını düşünün. Bu suçlulardan biri kalkıp da hakime diğer suçluyu bağışlamasını isteyebilir mi? Hakim ona: ‘Sen kendin bir suçluyken nasıl başka bir suçluyu bağışlamamı isteyebilirsin?’ demez mi? Eğer hakim bir suçluyu bağışlamak isterse kendisini o suçlunun yerine koyup suçlunun ödemesi gereken cezayı kabul ederse ancak o zaman suçlu bağışlanmış olur. İsa Mesih bizim için bunu yapmıştır. Bizim yerimizi alarak günahlarımıza karşılık ölmüştür. Hiç kimse İsa Mesih’in günah işlediğini söyleyemez ve böyle bir şeyi iddia edemez.

    İsa Mesih Şeytan’ın işlerini bozmaya geldi

    Şeytan bizim tövbe etmemizi ve Tanrı’ya dönmemizi istemez. Şeytan insanların tövbe etmelerini istemediğinizden bize günahsız olduğumuzu sürekli olarak fısıldayacaktır. Eğer ona inanırsak günahsız olduğumuza inanacağız ve tövbe etmeyeceğiz. Diğer bir yanılgı ise günahlarımızın o kadar ciddi şeyler olmadıklarına inanmamız olacaktır. Günahlarımızın küçük ve önemsiz olduklarına inanırsak yüreğimiz bizi tövbeye yöneltmez. Günahlarımızın içinde ölürüz ve Tanrı’nın karşısına çıktığımızda artık bizim için çok geç olmuş olur.

    Bu yüzden aldanmamalıyız ve doğru olanı yaparak günahlarımızdan dönmeli, tövbe etmeli ve İsa Mesih’e iman etmeliyiz. Doğru olanı yapmazsak orada sonsuz bir ceza bizi bekliyor olacak. İsa Mesih bizi bu sonsuz cezadan kurtarmak için geldi. Çünkü Tanrı hiç kimsenin mahvolmasını istemez. Şeytan yalancıdır ve yalanın babasıdır. Şeytan’ın yalanı yerine Tanrı, İsa Mesih aracılığıyla insanların önüne gerçeği koymuştur. Gerçek, insanların günahlı oldukları ve günahlarının bağışına ihtiyaçları olduğudur. Bu da Şeytan’ın işlerine son verecek olan İsa Mesih aracılığıyla gerçekleşir.

    Tanrı’nın Adaleti

    Bizler bu dünyada adalet istiyoruz ve suçlunun cezalandırılmasını istiyoruz. Suçluların cezalandırılmadan serbestçe gezmelerine ve suç işlemeye devam etmelerine izin vermek adaletsizlik olur değil mi? Bu yüzden insanlar olarak adalet istiyoruz. İçinde yaşadığımız ülkenin yasaları da ülke yasalarına karşı gelenlerin cezalandırılmalarını buyurur. Tanrı da adalet istiyor ve yasalarına karşı gelenlerin cezalandırılmasını istiyor. Tanrı’nın adaleti günahın cezalandırılmasını gerektirir. Bu yüzden günahlı olduğunu kabul etmeyen ve tövbe edip günahlarından dönmeyenleri cezalandıracaktır.

    Tanrı’nın Sevgisi

    Tanrı bizi seviyor. Eğer bizi sevmeseydi yaratır mıydı? Bir ressam düşünün, bu ressam sevmediği bir resmi yapar mı? Tanrı da bizi seviyor ve bizi sevdiği için yarattı ve bunu şöyle kanıtlıyor:

    ‘Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü. Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir. Tanrı bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkarken, Mesih bizim için öldü. Böylece şimdi O’nun kanıyla aklandığımıza göre, O’nun aracılığıyla Tanrı’nın gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir. Çünkü biz Tanrı’nın düşmanlarıyken Oğlu’nun ölümü sayesinde O’nunla barıştıksa, barışmış olarak Oğlu’nun yaşamıyla kurtulacağımız çok daha kesindir. Yalnız bu kadar da değil, bizi şimdi Tanrı’yla barıştırmış olan Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla, Tanrı’nın kendisiyle de övünüyoruz’ (Romalılar 5:9-11).

    İncil bizlere Tanrı’nın sevgi olduğunu söyler. Tanrı yarattığı insanlara karşı büyük bir sevgi duymaktadır. Bize olan sevgisini de İsa Mesih’i günahlarımıza karşılık ölmesi için dünyaya göndermekle gösterdi.

    ‘Sevmeyen kişi Tanrı’yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir. Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O’nu dünyaya göndererek bize olan sevgisini gösterdi’ (1.Yuhanna 4:8-9).

    ‘Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur’ (1.Yuhanna 4:10).

    Bizi seven Tanrı sonsuzluk boyunca bizim de O’nun yanında olmamızı istiyor. Günahlarımızdan tövbe etmez ve İsa Mesih’e iman etmezsek sonsuza dek Tanrı’dan ayrı kalmış olacağız. Siz, sizi yaratan ve seven Tanrı’yla birlikte olmak istemez misiniz? Sonsuza dek O’nun huzurunda olup, O’nun yüceliğini övmek istemez misiniz? Cennet demek ölünce maddi şeylere sahip olmak demek değildir, sonsuza dek Tanrı’yla birlikte olmaktır.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.