ANASAYFA Forum DİNLER, MEZHEPLER, İNANÇLAR… Doğu Ortodoksluğu Kutsal İkonalar Put mudur ?

Bu konu 1 yanıt ve 2 izleyen içeriyor ve en son  Anonim tarafından 9 yıl 3 ay önce tarihinde güncellendi.

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26865

    Anonim
    BİR İKONA NE ZAMAN ‘PUT’ OLARAK ADDEDİLİR?

    Özellikle Tevrat’ta ama ayrıca İncil’de putlara tapılmasını ve hatta onların üretilmesini bile yasaklayan çok sayıda bölüm olduğu doğrudur.Bu yüzden biz bu yasaklamanın gerçek manasını ve ‘idol’ ve ‘görüntü’ kelimelerinin önemini anlamak için Kutsal Kitapta yer alan bölümlerdeki ifadelerin kendine özgü bazı niteliklerini inceleceğiz.

    Modern ikonalastlarca ısrarla kötü değerlendirilen belli bir bölüm,şunları söyleyen Yeşeya 40:18-20 dir 18 Öyleyse Tanrı’yı kime benzeteceksiniz? Neyle karşılaştıracaksınız O’nu? 19 Putu döküm işçisi yapar, Kuyumcu altınla kaplar, Gümüş zincirler döker. 20 Böyle bir sunuya gücü yetmeyen yoksul kişi Çürümez bir ağaç parçası seçer. Yerinden kımıldamaz bir put yapsın diye Usta bir işçi arar.

    Biz bu bölümde şunu görmekteyiz.’Benzerlik’ kelimesi ‘görüntü’ kelimesi ile aynı anlamda kullanılmıştır.Ancak,burada şunu vurgulamalıyız ki,yukarıdaki satırlar yaradılanların benzerlerinin yapılmasına değil Tanrı’nın benzerlerinin yapılmasına karşıdır.

    Bu pasajlar ile tam bir uyum içerisinde hareket eden Ortodoks Kilisesi Tanrı’ya benzeyen herhangi bir şeyin yapımını yasaklamaktadır.Bu sebeptendir ki, Ortodoks ikonaları sadece azizleri ve Mesih İsa’yı insan özellikleriyle tasvir edenlerdendir.Sözde,Allah’ı resmeden ikonalar kilise tarafından ‘PUT’ olarak kabul edilmektedir.

    Bu putları yasaklayan Kutsal Kitabın tüm pasajlarına hakim olan gerçek anlamdır.Bu görüntüler yaratılmamış ve görünmeyen Tanrı’yı betimlemedikçe ve bunu müteakiben Tanrı gibi kutsal saymadıkça yaradılanların resimlerinin üretimi ve bunlara büyük bir hürmet gösterilmesi yasaklanmamıştır.Sadece o zaman put olarak düşünülebilirler.

    Gelin birkaç bölüme daha göz atalım:

    Yeşeya 44:9-20

    9 Putlara biçim verenlerin hepsi boş insanlardır. Değer verdikleri nesneler hiçbir işe yaramaz. Putların tanıkları onlardır; Ne bir şey görür ne de bir şey bilirler. Bunun sonucunda utanç içinde kalacaklar. 10 Kim yararsız ilaha biçim vermek, Dökme put yapmak ister? 11 Bakın, bu putlarla uğraşanların hepsi utanacak. Öte yanı, onları yapanlar salt insan. Hepsi toplanıp yargılanmaya gelsin. Dehşete düşecek, utanacaklar birlikte. 12 Demirci aletini alır, Kömür ateşinde çalışır, Çekiçle demire biçim verir. Güçlü koluyla onu işler. Acıkır, güçsüz kalır, su içmeyince tükenir. 13 Marangoz iple ölçü alır, Tahtayı tebeşirle çizer. Raspayla tahtayı biçimlendirir, Pergelle işaretler, adam biçimi verir. İnsan güzelliğinde, insan yapısında Evde duracak bir put yapar. 14 İnsan kendisi için sedir ağaçları keser, Palamut, meşe ağaçları alır. Ormanda kendine bir ağaç seçer. Bir çam diker, ama ağacı büyüten yağmurdur. 15 Sonra ağaç odun olarak kullanılır. İnsan aldığı odunla hem ısınır, Hem tutuşturup ekmek pişirir, Hem de bir ilah yapıp tapınır. Yaptığı putun önünde yere kapanır. 16 Odunun bir kısmını yakar, Ateşinde et kızartıp karnını doyurur. Isınınca bir oh çeker, “Isındım, ateşin sıcaklığını duyuyorum” der. 17 Arta kalan odundan kendine bir ilah, Bir oyma put yapar; Önünde yere kapanıp ona tapınır, “Beni kurtar, çünkü ilahım sensin” diye yakarır. 18 Böyleleri anlamaz, bilmez. Çünkü gözleri de zihinleri de Öylesine kapalı ki, görmez, anlamazlar. 19 Durup düşünmez, bilmez, Anlamazlar ki şöyle desinler: “Odunun bir kısmını yakıp Ateşinde ekmek pişirdim, et kızartıp yedim. Arta kalanından iğrenç bir şey mi yapayım? Bir odun parçasının önünde yere mi kapanayım?” 20 Külle besleniyorlar. Aldanan yürekleri onları saptırıyor. Canlarını kurtaramaz, “Sağ elimdeki şu nesne aldatıcı değil mi?” diyemezler.

    Burada yine ,Kutsal Kitabın tüm ilgili bölümlerinde olduğu gibi azizlerin değil,Tanrı’nın resmedilmesinden bahsedilmektedir.

    Azizler sanki Tanrıymış gibi onlara taptığı için hiç kimse Ortodoks Kilisesini suçlayamaz Azizlere tapılmamaktadır.

    Tanrı tarafından seçilmiş insanlar oldukları için onlara sadece hürmet gösterilmektedir.Sonuç olarak,bu pasajlar Tanrı’nın şekillerini üreten ve dolayısıyla da onlara tapanlarla ilgilidir.

    Bu yüzden bir put sadece Allah’ın betimlemesi olduğu için kilisenin açıkça putlara tapıyor olması tam bir yalan ve haksız bir suçlamadır dahası bu suçlayan kişiler en nihayetinde Tanrı’nın Kilisesine karşı gösterdikleri güvensizliğin hesabını vereceklerdir.

    10 EMİR VE AZİZLERİN BETİMLEMELERİ

    İkonalara karşı olanlar tarafından kullanılan yanlış değerlendirilen bir pasaja bakalım: Mιsιr’dan çιkιş 20:4 , 10 Buyruk’tan biridir.

    “Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın.

    İkonaları inkar edenler şöyle diyor :’ İşte bu resmetmeyi hatta yaradılanların bile resmedilmesini yasaklayan bir bölümdür.’

    Bizim buna cevabımız aşağıdaki gibidir.Bu pasaj bile yaradılanların tanrılar olarak betimlenmesine başvurur ve Yasa’nιn Tekrarι’ndan (4: 12-19) bunun doğruluğunu kanıtlayabiliriz:

    12 RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz. 13 RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruğu size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı. 14 Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede uymanız gereken kuralları, ilkeleri size öğretmemi buyurdu.” 15 “RAB Horev’de ateşin içinden size seslendiği gün hiçbir suret görmediniz. Bu nedenle kendinize çok dikkat edin. 16-18 Öyle ki, kendiniz için erkek ya da kadın, yerde yaşayan hayvan ya da gökte uçan kuş, küçük kara hayvanı ya da aşağıda suda yaşayan balık suretinde, heykel biçiminde put yaparak yoldan sapmayasınız. 19 Gözlerinizi göklere kaldırıp güneşi, ayı, yıldızları – bütün gök cisimlerini – görünce sakın aldanmayın; eğilip onlara tapmayın. Tanrınız RAB bunları göğün altındaki bütün halklara pay olarak vermiştir.

    Burada ‘ Tanrı’nın benzerleri’ olarak neyin betimlemesinin yasaklandığını analiz yoluyla görmekteyiz.

    Burada ayrıca Tanrı’nın resmedilmesinin yasaklanmasının sebebinin O’nun hiçbir benzerinin olmayışı’ olduğunu görmekteyiz.

    Şimdi soru sorma sırası bizde.: Süleyman’ın tapınağında nasıl öküzlerin benzerleri vardı! Antlaşma Sandιğ’ın üzerinde meleklerin benzerleri nasıl vardı? Taşınabilen tapınağın inziva yerinin iç kısmında nasıl meleklerin benzerleri vardı? (Μιsιr’dan Çιkιş,25:18 ve 36: 35 ve 2 Tarihler 4:3-4)

    Bu yüzden çağdaş ikona düşmanlarını sadece azizlerin benzerlerinin rahatsız ettiğini kabul edebilir miyiz?

    MESİH İSA’NIN PORTRESİ

    Şimdi başka bir şeye bakalım: Bugün,yıllar sonra,artık Musevilik konularının (Tevrat’ın) idaresinde olmayan biz Hristiyanlar Tanrı’yı resmetme hakkına sahip miyiz? Daha önce de belirttiğimiz gibi, 10 Buyruk’un bildirildiği zaman Tanrı hiçbir benzerini göndermemiştir.Bununla birlikte, Koloseliler 1:15 Görünmez Tanrı’nın görüntüsü, bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur ve ayrıca Yuhanna 14:9 İsa, «Filipus» dedi, «bunca zamandır sizinle birlikteyim. Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba’yı görmüştür. Sen nasıl, `Bize Baba’yı göster’ diyorsun? da belirtildiği gibi Tanrı zamanı geldiğinde görüntüsünü bize Mesih İsa’nın şahsında göstermiştir.

    jesus-orthodox.jpg

    Bu yüzden, bugün Tanrı’yı Mesih İsa olarak görebilir ve bu nedenle resmedebiliriz;Tanrı’yı ilahi özelliğiyle değil insan özelliğiyle betimleriz,çünkü ‘’ O’nun Tanrısallığını hiçbir zaman gözümüzle görmedik.’

    TANRI’NIN PORTRELERİ

    Tanrı’nın ilahisellikle teşvik edilmiş kilisesinin bize Tanrı’yı resmetmeye izin verdiği diğer örnekler,üç tane meleğimsi habercinin Tanrı’nın görüntüsü olarak değilde Kutsal Üçlü’nün sembolü olarak resmedildiği ‘İbrahim’in Konukseverliği’ ikonası ve ayrıca Kutsal Ruh’un bir güvercin görünümünde Gökyϋzϋnden inişinin betimlendiği İsa’nın vaftizi ikonasıdır.

    Ve tabiî ki,bu Kutsal Ruh’un gerçek bir kuş şekline sahip olduğu anlamına gelmez,Kutsal Ruh sadece o görüntüye bürünmüştür.

    Bu ikonaların ikisinde de, biz insanlar olarak sadece görebildiğimizi resmetmekteyiz. Tanrι’nın görünmeyen ve tanımlanmayan özelliklerini betimleme niyetinde değiliz.

    Bu noktada okuyucu büyük olasılıkla Ortodoks Kiliselerinde neden Kutsal Üçlü İkonası olduğunu merak edeceklerdir.Bu ikonanın varolmasıgerektiğinden ve kökeninin Katolik oluşundan dolayı okuyucu ile maalesef aynı fikirde olmak zorundayız.Yedinci Hristiyan Birlikçi Konseyi (Kilise Meclisi) bunu yasakladı ,sonradan bu ikonaya izin veren , kiliseden sorumlu kişiler çok büyük bir sorumluluk taşımaktadır,çünkü onlar putperestliğin sebebi olmuşlardır.(7. Hristiyan Birlikçi Kilise Meclisi’nin hareketleri) Ancak bu ,kilisenin tüm gruplarının suçlanması gerektiği anlamına gelmez,onlar sadece dine hiç saygı göstermeyen veya ihmalden dolayı dinin esasları konusunda bilgisiz olan ,bu kiliselerden sorumlu tutulan belli başlı kişilerdir.Kendi dinlerinin detaylarını öğrenme zahmetinde bulunmadıkları ve bir Ortodoks gibi davrandıklarını sanarak aslında Katolikler gibi hareket ettikleri için bu ikonları kutsal kabul edenlerde suçlanmalıdırlar.Belirli bir ikona bir put olmasının dışında ayrıca Kutsal Üçlü’nün kişilerinin betimlenmesinde sapkın bir dinsel inanca sahiptir ki,bu birçok yönden bizim inceleme konumuzdan ayrılmaktadır.(Yasak Portreler .George yasaklanmış Tasvirler E.Gavriil).

    BİR İNSANA HÜRMET ETMEK

    Kilisenin suçlandığı diğer bir konu;bizim açıkça bir tahta parçasına tapıyor olmamız.Bu tamamen yanlıştır! Gerçekte saygı duyulan resmedilen kişidir,tahta değildir,tıpkı tanıdığımızın fotoğrafında kağıda değil kağıt üzerinde resmi olan insana saygı göstermemiz gibi.

    Birisi “ Ama öyleyse,bazı ikonlar mucizevi de diğerleri niçin değil?diye sorabilir.

    Bu ikonun tahta malzemesinin hiçbir yol oynamadığı sadece Tanrı’nın istemesinin rolü olan bir durumdur.Sadece o belli bir ikonayı ne amaçla seçtiğini bilir.Bu resim yapan sanatçının dindarlığı yüzünden,ikonanın durduğu özel yer dolayısıyla;sadece O’nun bildiği pek çok başka nedenlerden olabilir.Ayrıca Kutsal İncil’den söz edecek olursak bütün İsrail Havuzları,Bethasda Havuzu gibi mucizevi değildir.(Yuhanna 5.2-4)

    Öyleyse bunca yüzyıl sonra azizlerin özelliklerinin nasıl olduğunu nasıl bilebiliriz?

    Hristiyanların bütün nesilleri Onlar’ın-çağdaş azizlerinin özelliklerinin korunmasını garanti etti.Ama Onları’n görüntülerinin korunmadığı durumlarda bile biz onlara adeta İsa’nın görüntüleri gibi olan,İsa’nın görüntüsüne benzeyen bir görünüm veririz.Önemli olan azizdir,onun tam portresi değil.Bu,bazı azizlerin değişen görüntülerini inceleme nedenlerimizdendir.Artık azizlerin dünyada yaşadıkları zamanlardaki gibi görünmediklerinden bahsetmeye bile gerek yok.

    Bu sebeptendir ki,resmedilen kişinin özelliklerinin azizin özelliklerinin tam bir benzeri değilde sadece azizin belli bazı özelliklerinin betimlendiği, sembolleri zengin Bizans İkonografisi tercih edilmektedir.

    GÖLGELER, İMGELER VE “ ŞEYLER”

    Son olarak,bizim konumuz ile ilgili olan Eski ve yeni Ahitler arasındaki belli bir farkı ele alacağız.

    İbraniler’e mektupta 10:1 Kutsal İncil şundan bahseder: Kutsal Yasa’da gelecekteki iyi şeylerin aslı yoktur, sadece gölgesi vardır.

    Bu sözcüklere göre Yeni Ahit (İncil) gelecek olan şeylerin simgesiyken,Eski Ahit(Tevrat)’ın sadece gölge olduğunu görebiliriz.

    Eski Ahit Tanrı’dan gizemli ve açık seçik olmayan bir biçimde bahsetmektedir ve dolasıyla şekillerden faydalanamamıştır.Bununla birlikte Yeni Ahit tanrısal şeylerin şekillerini tam olarak,diğer bir deyişle daha net bir açıdan göstermiştir.

    Madem ki biz Mesih İsa’da Tanrı’nın görüntüsünü ve İsa’nın görüntüsününde diğer kutsananları tam anlamıyla gördük,onlarla yüz yüze geleceğimiz ana ve kendimizi gelecekte olacakların içinde bulduğumuz ana kadar betimleyebiliriz.

    img_0205web-blog.jpg

    saygılarımla

    natan

    kaynak : http://www.oodegr.com/tourkika/index.htm

    #34956

    Anonim

    Sevgili Natan kardeşim, foruma hoş gelmişsin… Göndermiş olduğun mesaj çok aydınlatıcı. Ortodoksluğun ikonlarla ilgili öğretisi hakkında çok isabetli bir giriş malümatı sunuyor.

    Ortodoksluk geleneği tarihinde, Bizans’ın bir devrindeki ikon karşıtılığı (ikonomahi) hareketi nedeniyle konu ile ilgili çok ilgilenilmiş olduğundan günümüze kadar ulaşmış epey büyük bir kaynakça vardır. Yani bu konu derinden incelenmiş bir konudur. Dolayısıyla, sadece tamamen malumatsız olanlar ‘ikonlara tapılıyor’ şeklinde yanlış anlaşılmalara kapılabilir.

    Hristiyanlık sanatlarındaki görsellik, tümüyle aşkın olan Tanrı’nın Hz. İsa Mesih’te vücut alıp görülebilmesi ve hatta dokunulabilmesi gerçeğine dayalı bir İllahiyat anlayışından çağlar ve meşruiyetini bu anlayıştan alır. Yani Hristiyanlığın en merkezi öğretisi olan Yaradılmamış olanın yaradılmış olanı düşkünlüğünden kurtarabilsin diye yaradılmış olana bürünmesi esasına dayalıdır.

    Ama bu derin İllahiyat öğretisinin ötesinde ikon bahsini anlamak iseyenler şunu düşünsün: uzaklarda bulunan bir akrabasının, sevdiğinin fotoğrafını öpen, o fotoğrafı başında yaş döken kişi fotoğrafın kağıdına mı ifade ediyor sevgisini… tabi ki hayır. İşte ikonlara gösterilen saygı ve sevgi de ikonun malzemelerine değil, ikonda resmedilen şahsa karşıdır.

    Üstelik… Ortodoksluk, Gregoryenlik, Kıptilik gibi geleneklerde ikonlar tasviri değil imgeseldir. Dikkat edildiğinde bu geleneklerin görsellik sanatı tarihi bir şahsın veya olayın fotoğrafını çekermişçesine işlemez kesinlikle. Katoliklik’te de bir devreye kadar öyleydi ama Rönesans devrindeki ‘insanmerkezci’ (hümanist) dünya anlayışının güç kazanmasının getirdiği dünyevileşme ile kilise sanatları tasviri olmaya yöneldi. Yani, mesela, Yeni Ahit’teki tarihi bir vakanın kozmolojik anlamını değil tarihi tasvirini vermeye çalışır oldu ve… neticede Katolik kiliselerin kiliseden çok müzeye benzemesine varacak kadar ilerlenildi.

    Aslında iyi niyet olduğunda hemen anlaşılabilecek konular bunlar ama işte… hepimizin bildiği gibi, yerme maksadı olan en saçma düşünceyi bile kendine silah edinmeye kalkışır. Sonucu da ‘us’luluk sayesinde sağlıklı muhafaza edilebilen kendi insani haysiyetini yaralamasıdır, elbette…

    Esenlikler, sevgiler…

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.