ANASAYFA Forum İNCİL’den Bugünkü İnciler… (Devotionals) Kutsal Sözler ve Kutsal Davranışlar!

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #26633
    Anonim
    Pasif

    Allah’ın sözlerinin ve işlerinin yazılı olduğu Kitabı Mukaddes’i ve özellikle İNCİL’i okudukça seviyorum! Okudukllarımda bana kendilerini banimseten gizemli şeyler var ki, Kurtarıcı Rab İsa Mesih’in söylediği gibi söyleyememem ve sergilediği yaşam biçimini sergileyemememdir!
    Yani şunu itiraf ediyorum: İsa’nın sözlerini çalabiliyorum ve onları hoşlandığım şekilde kendi irademle söylüyorum; ama O’nun kutsal hareketlerini sergileyemiyorum! Daha da tuhafı, kendi çirkin isteklerimi ve insanların nefretini çeken kendi hareketlerimi hep sergiledim! İNCİL’de yazılı sözleri seviyorum ve çalıp çalıp insanlara söylüyorum; ama İsa’nın o mukaddes davranış biçimlerini, yani hayatını çalamıyorum! Gençlik yıllarımı hep yanlış anlamalarla ve beden arzularımın ardınca yürümekle heder ettim! Şimdi ise, O’nun söylediği gibi neden söyleyemediğimi ve O’nun yaşadığı gibi neden yaşayamadığımı, O’nun görünmez varlığı karşısında boynum bükük olarak düşünüyorum! Sevdiğim ve imrendiğim İsa’ma neden erişemedim? O Kutsal Sözler ve o Kutsal Hareketler, kendi irademle asla erişemediğim şeyler oldular bana! Bunları düşünürken, İsa’mın şu sözü geldi hatırıma: “Buğday tanesi yere düşüp ölmezse, o yalnız kalır; fakat ölürse, çok ürün verir.” (Yuhanna 12:24). Günahlarım uğruna İsa’nın ölmesi, ürünlerinin, yani hayatının bizde görünmesi için olmuş! Yani, onda Baba’yı hoşnut eden o “İYİ, BENİMSENİR ve KUSURSUZ” iradenin bizde de, görünmesi için olmuş! Kendi irademin tutuklusu olarak, istediğim gibi yaşamağa alışkın olan bana, onun ne için öldüğünü şu müjde haberi, umut ışığım oldu: ” Zira eğer düşman iken, Oğlu’nun ölümü vasıtası ile Allah ile barıştıksa, barışmış olarak onun yaşamı ile daha ziyade kurtulacağız”(Rom.5:10). Beni hayretler içinde düşündüren bu müjdeyi kavradım sanırım! Çünkü, beden arzularıma tutkunluğumda bu müjde haberi, içimde parladı! Ve Allah’tan beklentim oldu! “Çünkü eski zamandan beri kimse işitmedi, ve kulak duymadı, ve göz senden başka bir Allah görmedi, bir Allah ki, kendisini bekleyen için işler” (Yeşaya 64:4). Ve Kurtarıcı İsa Mesih gelmiş! Çünkü O’nun gelişinin maksatlarından biri de, algıladığım şu sözü ile umut ışığım olmuştur: “Yol ve hakikat ve yaşam benim; ben vasıta olmadıkça, Baba’ya kimse gelmez” (Yuhanna 14:6). Neden İsa Mesih, aracımız olmadan Baba’ya gitmeyiz? İşte kritik sorunun cevabı,
    bu sözde açıklanıyor! Çünkü bütün insanlar, beden arzularının tutuklusudurlar ve Allah’a asla yaklaşmazlar! Kendi arzuları ile kendi egemenliklerini kuran ve kendi seçimlerini yapan insanları, ancak Allah’tan çıkan arzu kurtarabilir ve onları Baba’ya döndürür! O arzu, İsa Mesih’den başkası değildir! Arzu ettikleri gibi yaşayan ve arzu ettikleri eşlerle evlenen peygamberler de var! Ama onların hiçbiri, İsa Mesih gibi olamamışlardır ve asla olamazlar! Çünkü biz insanlar, beden arzularımızın tutsaklarıyız! Beden arzularımıza o kadar tutulmuşuz ki, Allah’ın arzusunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyoruz! İşte bu halimize acıyah Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, insan benzerliğinde bizimle beraber olmak için dünyamıza girmiş ve bizi Baba’ya taşıyan irade olmuştur! İsa Mesih’in söylediği şu söz ne kadar çok dikkatimi ve ilgimi çekiyor : ” Benim yiyecek bir yiyeceğim var ki, siz onu bilmezsiniz” (Yuhanna 4:32). İnsanı şaşırtan ve meraklandıran bu yiyeceği, hiçbir insan bilmez! Kendi isteklerinin büyüleyici etkisi altında yaşayan bütün insanlara İsa’nın söylediği yiyecek, gizem dolu bir yiyecektir! Öğrencilerinin sormalarına İsa’nın verdiği yanıt, şu olmuş: “Benim yemeğim beni gönderenin iradesini yapmak, ve onun işini başarmaktır”(Yuhanna 4:34). İsa Mesih, Baba’dan doğan ve bizi Baba’ya döndüren o yüce ve gücü sonsuz iradedir! İradelerimizin tutsakları olmamızdan dolayı Allah’a asla yaklaşmayan biz insanlar uğruna, İsa Mesih, o yüce irade ile Baba’ya sunu olmuş! Hem de, beden arzularımızın büyüleyici tesiri altında istediğimiz gibi yaşayan, hatta aynı iradelerimizin aldatısının farkında olmadan kendimizi dindar zanneden bizler için..! Evet, dünyada o kadar çok dindarlar ve peygamberler türemiş ki, hepsinin de, beden arzularına ortaklıkları var! İşte bu engelden dolayı hiçbirimiz, Allah’ın istediği gibi yaşayamadık! Ama Kurtarıcımız Mesih İsa, o kutsal ve güçlü yiyeceği olan Allah iradesi ile sergilediği kusursuz yaşamı, bizim için oluyor! Şu sözü, o yüce ve güçlü iradenin bize vaadıdır: “Mademki ben yaşıyorum, siz de yaşayacaksınız”(Yuhanna 14:19).

    İnsan öğretişleri, Allah arzusunu içermedikleri için, insanları İsa Mesih’e asla yaklaştırmaz! İstedikleri gibi din bilgileri verenler, kendileri gibi dindarlar yetiştirirler. Ama hiçbirinin öğretilşinde Allah’ın arzusu yoktur.

    İNCİL’de gelecek için şu haber de yazılıdır: “”Fakat Ruh açıkça diyor ki sonraki vakitlerde bazıları imandan irtidat edip aldatıcı ruhları ve cinlerin öğretişlerini dinleyecekler” (I Timoteos 4:1). Allah’a asi olmuş ruhların öğretişleri ile dinler ve tarikatler ortaya çıkıyor! Bu insanların ortaklıkları, yine beden arzularıdır! Aldatıcı ruhların ve cinlerin de iradeleri var! Meselâ şehvet ve zina ruhları, öfke ve şiddet ruhları, katillik ruhları… Bunların hiçbiri, Allah arzusunu taşımıyorlar! İşte bu nedenle İsa Mesih, bizi kurtarmağa gelmiş! Ve günahlarımızdan özgür edilelim diye, beden arzularımızın zıddına, o haçta elem çekerek, Baba Allah’ın iradesini yerine getirerek, bizim şefaatçimiz olmuş! Onun bizim için ölümü, Baba Allah ile barışımızın yolu olmuş! Hem de, beden arzularımızın tutukluları, yani Allah’ın düşmanları olduğumuz halde! Böylece, İsa Mesih’in adı ile su vaftizi olanlar, İsa Mesih’i giyinmiş oluyorlar!(Rom.6:3-5; Galatya 3:27).

    İsa, ölüler arasından dirilmekle; içimize doğacak Allah’ın iyi, makbul ve kusur işletmez nitelikli iradesinin içimizde öncüsü olmuştur! Aldığımız Kutsal Ruh esinlerinin her biri, iradelerimize zıt irade ile içimize doğan Allah iradesi olduğu için, o esinlerle düşünürken içimizde yaşam yeniliği oluyor! İsa’nın yaşamı ile gün geçtikçe kurtuluyoruz!(Rom.3:10). Böylece başka şeylere kulluktan dönüp, ruh yeniliğine kulluk lütfuna kavuşuyoruz!(Rom.7:6).

    Ruh esinleri ile düşünürken gördüğüm bu ışıkta geçmişime baktığım zaman, İsa’nın sözlerini İNCİL’den çalıp çalıp konuşmalarımla, aslında beden arzularımı bir çeşit tatmin etmeğe çalışmış olduğumu farkettim! Hem de, İsa’nın hayatını taklit etmeğe çalışmışım! Yani, yalancı mesih rolünü oynamışım! Şimdi daha iyi anlıyorum ki, İsa Mesih’in hayatını canlandıran aktörler ve figüranlar gibi hareket etmişim! Bu insan etkinliklerinin hiçbiri İsa’nın hayatını yansıtamaz ve insanları İsa Mesih’e kazandıramaz. Ancak, bu filmleri ve dramaları seyredenlerin hayal alemlerinde canlandırdıkları başka İsa olur. Bizim kurtuluşumuz, insan taklitçiliğinde ve etkinliklerinde değil; bizzat İsa’nın hayatının fani bedenlerimizde görünmesi ile mümkün olmaktadır. Beden arzularımı farkettiğim zamanlarda, Rab İsa Mesih’i giyinmeğe ne kadar çok ihtiyacım olduğunu görüyorum. İNCİL’de şu söz boşuna değildir::”Fakat Rab İsa Mesih’i giyin, ve şehvetler için bedenin sağlayışını görmeyin”(Rom.13:14). Burada İsa Mesih’in fizik kimliğini aşan, fizik ötesi kimliği açıklanıyor! İnsan, insanı giyinemez; çünkü insan, insanın örtüsü olamaz. İsa Mesih, insan varlığını aşan varlığı ile insanların örtüsü olabiliyor! İsa Mesih’i giyinenlerde beden arzuları olmuyor! Bu harikuladeliği tam bu noktada düşünürken, Pavlus’un şu tanıklığı hatırıma geldi: “Mesih İsa’da olan düşünce sizde de olsun” (Filipi 2:5). Mesih İsa’da olan düşünce..! Beni korkutan, bana endişe veren, beni geren öyle düşünceler oluyor ki, onlarla düşünürken sanki olacaklarmış gibi korkuyorum, ama aslında hiçbiri olan düşünce değildir! Zihnimi olmayan düşüncelerle meşgul eden kim? Düşmanın bir hilesi! Ama Mesih İsa’nın doluluğundan Ruh esinleri ile gelen düşüncelerle düşünürken esenlik ovalarında geziniyor gibiyim! Mesih Ruhu düşüncelerinin hepsi de, olan düşüncelerdir! Halleluyah! Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’i giyinik olduğumuzun göstergeleridir Ruh esinleri! Bu fikirler, Allah’ın Mesih İsa’da bize bağışladığı sonsuz güçlü silâhlardır! Neye karşı? İblis’in hilelerine karşı! (Efes. 6:11).

    Bugün bu esinle düşünürken farkettim ki, İNCİL’de yazılı sözler, şeriat(yasacılık) yolu ile yapalım diye değil, İsa Mesih’e iman ile bakmayı öğrenelim ve “amin ya Rab İsa! Sen gel ve benim fani bedenimde görün ki, şeriatçılıktan kurtulmuş olduğumu bileyim.” diyebilecek görüşe ve uyanışa erelim diye, bize Müjde haberidir! O Kutsal Hareketlerin bizde görünmeleri, İsa Mesih’i giyinmemizle mümkündür! Bu noktada doğru düşündüpğümü onaylarcasına Mesih İsa’nın şu sözü hatırıma geldi: “Eğer benim ismimle bir şey dilerseniz, ben onu yapacağım”(Yuhanna 14:14). Yani Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Baba Allah’ın sözel ve eylemsel varlığıdır. Harflere hizmet etmekle hiçbirimiz İsa Mesih gibi aslâ olamayız. “Çünkü bensiz bir şey yapamazsınız” diyen Kurtarıcımız Rab İsa Mesih, Yazılı Yasa’nın bütün sözlerini yerine getirirken, Yahudi yasacıların karşısında Baba’sına şöyle demiş o haçta: “Tamam oldu” (Yuhanna 19:30). Ve orada ruhunu Baba’ya teslim etmiş!

    Daha önceki paylaşımlarımda, Kurtarıcımız Rab İsa Mesih’in “BEN OLANIM” diyen kimliğini irdelemiştik(Çıkış 3:14). Yazılı Yasayı hiçkimse yerine getiremiyor. Bütün çabalarımız, insan iradesi kaynaklı oldukları için olmadılar, olmuyorlar … Ancak İsa: “Tamam oldu” diyerek tamamladı!. İsa Mesih’siz Allah’ı memnun etmek mümkün değildir. Amin.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.