ANASAYFA Forum SEKÜLER KONULAR… Milliyetçilik, Ulusalcilik Kutsal Kitap ve Ulusalcılık

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25245
    Anonim
    Pasif

    Kutsal Kitap ve ulusalcılık

    ‘Ulusların sürelerini ve yerleşecekleri bölgelerin sınırlarını önceden saptadı. Bunu, kendisini arasınlar ve el yordamıyla da olsa bulabilsinler diye yaptı. Aslında tanrı hiçbirimizden uzak değildir. Nitekim, ‘ O’nda yaşıyor ve hareket ediyoruz; O’nda varız ‘ Bazı ozanlarınızın belirttiği gibi, ‘ Biz de O’nun soyundanız ‘ ” ( Elç. İş. 17:26-28 )

    Şu bir gerçek ki; bütün insan soyu, bir insandan gelmektedir. Kutsal Kitap; ilk insan olarak Adem’in yaratılışını anlatır. Kutsal Kitap’a baktığımız zaman; kültürler arasında farkları görmekle beraber ırklar arasında farklar göremeyiz. Tanrı önünde; bütün insanlar eşittir.

    İnsanlar; başka başka ülkelerde de doğsa, yaratılış kökeni olarak aynı kökleri paylaşmaktadır. Bu nedenle; milliyetçiliği ( Ya da ulusculuğu ) , ırkçılığa varan bir konuma getirmemek gerekir. Zira; her insan Tanrı’nın benzeyişinde yaratılmıştır. İnsan; Tanrı’nın ırasını ve yüceliğini yansıttığı için, insanlar eşitliği söz konusudur.

    Müjde, asla ulusal duyguların zayıflatılmasını ya da yok edilmesini öğretmez.Üstelik Müjde’de her ulusun kendi özel ve önemli bir yeri vardır. Örneğin : Cennette, Tanrı’nın tahtı önünde “her ulustan, her oymaktan, her halktan, her dilden oluşan ” yazılıdır ( Vahiy 7:9 ).Cennette, Tanrı katında bulunan kişiler, kendi uluslarını tanımlayabilecek durumda bulunuyorlar.

    Tanrı tahtı önünde duran, her milletten oluşan kalabalık arasında artık milletle millet, renkle renk, dille dil arasındaki tüm duvarlar yıkılımış, uçurumlar kaldırılmış, düşmanlıklar yok edilmiş, ayrılıklar birleştirilmiş durumdadır. Kilise, sadece, bir ulusa, bir dile, bir renge ait değildir. Kilise, tüm ulusların kardeşliğini isteyen ve kapsayan evrensel olandır.

    Sadece bir ulusa ait milli bir kilise kavramı, Müjde’de bulunmuyor. Birbirinden kopuk uluslar, Mesih’e gerçekten iman ederse; birbiriyle kaynaşır, bir beden olurlar ( 1. Ko. 12:12, 13; Gal. 3:26, 28; Kol. 3:11 ; Ef. 2:13-19 ).

    Çünkü Mesih İsa’ya iman ettiğiniz için hepiniz tanrı’nın oğullarısınız. ( Gal. 3:26 ).

    “Siz” zamiri hem kurtulmuş Yahudileri hem de kurtulmuş diğer ulusları kapsar. Bu insanların hepsi, Mesih İsa’ya iman ettiği için Tanrı’nın oğullarıdır.

    Vaftizde Mesih’le birleşenlerinizin hepsi Mesih’i giyindi. ( Gal. 3:27 )

    İman ettiğimizde gerçekleşenMesih’le birleşme, suyla vaftizde ikrar edilir. Bu vaftiz kişiyi, Mesih’in bir üyesi ya da Tanrı’nın krallığının bir mirasçısı yapmaz. Bu Pavlus’un ” Mesih’i giyinmek diye söz ettiği Mesih’le başkalarının önünde özdeşleşmektir. Nasıl bir asker üniformasını ” giyerek ” ordusunun bir üyesi olduğunu beyan ediyorsa, imanlı da suyla vaftiz olarak Mesih’e ait biri olduğunu belirtir. Bu vaftiz eylemiyle Mesih’in önderlik ve yetkisine boyun eğdiğini herkesin önünde açıklar. Tanrı’nın bir oğlu olduğunu gözler önüne serer. Elçinin suyla vaftizin bir insanı Mesih’le birleştirdiğini öne sürmediği kesindir.. Bu, kurtuluşun yalnızca İmanla olduğu şeklindeki temel iddiasını açıkca reddetmesi anlamına gelirdi.


    Pavlus, Kutsal Ruh’un vaftizinden de söz etmektedir ( 1. Ko. 12:13 ). Kutsal Ruh’un vaftizi gözle görülmez. Herkesin önünde ” Mesih’in giyinildiği ” suyla vaftize benzeyen yanı yoktur. Bu, Mesih’e olan bir vaftizdir. İmanlı, vaftizle benliği ve benliğin doğruluk elde etme çabalarını gömdüğünü de ifade eder. Eski yaşam biçiminin sona erip yenisinin başladığını belirtir. Mesih’in ölümüyle Yahudiler ve uluslar arasındaki ayrımı ortadan kaldırması gibi, onlar da bu tür ulusal farklılıklara öldüler. Şimdi tümüyle yeni bir yaşamı, yani Mesih’in yaşamını giyindiler.

    Çünkü Mesih İsa’ya iman ettiğiniz için hepiniz tanrı’nın oğullarısınız. ( Gal. 3:26 )

    “Siz” zamiri hem kurtulmuş Yahudileri hem de kurtulmuş diğer ulusları kapsar. Bu insanların hepsi, Mesih İsa’ya iman ettiği için Tanrı’nın oğullarıdır.

    Vaftizde Mesih’le birleşenlerinizin hepsi Mesih’i giyindi. ( Gal. 3:27 )

    İman ettiğimizde gerçekleşenMesih’le birleşme, suyla vaftizde ikrar edilir. Bu vaftiz kişiyi, Mesih’in bir üyesi ya da Tanrı’nın krallığının bir mirasçısı yapmaz. Bu Pavlus’un ” Mesih’i giyinmek diye söz ettiği Mesih’le başkalarının önünde özdeşleşmektir. Nasıl bir asker üniformasını ” giyerek ” ordusunun bir üyesi olduğunu beyan ediyorsa, imanlı da suyla vaftiz olarak Mesih’e ait biri olduğunu belirtir. Bu vaftiz eylemiyle Mesih’in önderlik ve yetkisine boyun eğdiğini herkesin önünde açıklar. Tanrı’nın bir oğlu olduğunu gözler önüne serer. Elçinin suyla vaftizin bir insanı Mesih’le birleştirdiğini öne sürmediği kesindir.. Bu, kurtuluşun yalnızca İmanla olduğu şeklindeki temel iddiasını açıkca reddetmesi anlamına gelirdi.


    Pavlus, Kutsal Ruh’un vaftizinden de söz etmektedir ( 1. Ko. 12:13 ). Kutsal Ruh’un vaftizi gözle görülmez. Herkesin önünde ” Mesih’in giyinildiği ” suyla vaftize benzeyen yanı yoktur. Bu, Mesih’e olan bir vaftizdir. İmanlı, vaftizle benliği ve benliğin doğruluk elde etme çabalarını gömdüğünü de ifade eder. Eski yaşam biçiminin sona erip yenisinin başladığını belirtir. Mesih’in ölümüyle Yahudiler ve uluslar arasındaki ayrımı ortadan kaldırması gibi, onlar da bu tür ulusal farklılıklara öldüler. Şimdi tümüyle yeni bir yaşamı, yani Mesih’in yaşamını giyindiler.

    Çünkü Mesih İsa’ya iman ettiğiniz için hepiniz tanrı’nın oğullarısınız. ( Gal. 3:26 )

    “Siz” zamiri hem kurtulmuş Yahudileri hem de kurtulmuş diğer ulusları kapsar. Bu insanların hepsi, Mesih İsa’ya iman ettiği için Tanrı’nın oğullarıdır.

    Vaftizde Mesih’le birleşenlerinizin hepsi Mesih’i giyindi. ( Gal. 3:27 )

    İman ettiğimizde gerçekleşenMesih’le birleşme, suyla vaftizde ikrar edilir. Bu vaftiz kişiyi, Mesih’in bir üyesi ya da Tanrı’nın krallığının bir mirasçısı yapmaz. Bu Pavlus’un ” Mesih’i giyinmek diye söz ettiği Mesih’le başkalarının önünde özdeşleşmektir. Nasıl bir asker üniformasını ” giyerek ” ordusunun bir üyesi olduğunu beyan ediyorsa, imanlı da suyla vaftiz olarak Mesih’e ait biri olduğunu belirtir. Bu vaftiz eylemiyle Mesih’in önderlik ve yetkisine boyun eğdiğini herkesin önünde açıklar. Tanrı’nın bir oğlu olduğunu gözler önüne serer. Elçinin suyla vaftizin bir insanı Mesih’le birleştirdiğini öne sürmediği kesindir.. Bu, kurtuluşun yalnızca İmanla olduğu şeklindeki temel iddiasını açıkca reddetmesi anlamına gelirdi.


    Pavlus, Kutsal Ruh’un vaftizinden de söz etmektedir ( 1. Ko. 12:13 ). Kutsal Ruh’un vaftizi gözle görülmez. Herkesin önünde ” Mesih’in giyinildiği ” suyla vaftize benzeyen yanı yoktur. Bu, Mesih’e olan bir vaftizdir. İmanlı, vaftizle benliği ve benliğin doğruluk elde etme çabalarını gömdüğünü de ifade eder. Eski yaşam biçiminin sona erip yenisinin başladığını belirtir. Mesih’in ölümüyle Yahudiler ve uluslar arasındaki ayrımı ortadan kaldırması gibi, onlar da bu tür ulusal farklılıklara öldüler. Şimdi tümüyle yeni bir yaşamı, yani Mesih’in yaşamını giyindiler.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.