ANASAYFA Forum HRİSTİYAN YAŞAMI VE UYGULAMALARI Kurban Kurban Kesmek Nedir?

  • Bu konu 4 izleyen ve 3 yanıt içeriyor.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24136
    Anonim
    Pasif

    KURBAN KESMEK NEDİR? ( Yazar: Sarkis Paşaoğlu)

    Kurban kesme ilkesi hemen hemen tüm ilkel ve modern dinlerde mevcut olan çok eski ve çok yaygın bir uygulamadır. Kurbanın anlamı ve amacı konusunda en doğru açıklamayı yine Kutsal Kitap’ta Tanrı’ya ilk kurban sunma olayını Adem’in ilk oğulları Kain ve Habil olayında görüyoruz. Habil’în imanla Tanrı’ya sunduğu kuzu kabul edilmiş, diğerininkiyse kansız ve imandan yoksun olduğundan reddedilmiştir.

    ‘Adem karısı Havva ile yattı. Havva hamile kaldı ve Kayin`i doğurdu. “RAB`bin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim” dedi.

    Daha sonra Kayin`in kardeşi Habil`i doğurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi.

    Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RAB`be sunu getirdi.

    Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. RAB Habil`i ve sunusunu kabul etti.

    Kayin`le sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı.

    RAB Kayin`e, “Niçin öfkelendin?” diye sordu, “Niçin surat astın?

    Doğru olanı yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doğru olanı yapmazsan, günah kapıda pusuya yatmış, seni bekliyor. Ona egemen olmalısın.”

    Kayin kardeşi Habil`e, “Haydi, tarlaya gidelim*fe*” dedi. Tarlada birlikteyken kardeşine saldırıp onu öldürdü’ (Yaratılış 4:1-8).

    Neden acaba, ta ilkel zamanlardan bu yana insanlar kurban sunma gereğini hissetmişlerdir? Çünkü insanın vicdanı kendi suçluluğunun ve Yaratıcı’sıyla kendi arasında büyük bir uçurumun bulunduğunun bilincindedir ve bunun içindir ki, kendi günahına karşılık bir kurban sunarak kendisini temize çıkarmak ve Yaratıcısı’nın beğenisini kazanarak O’nunla ilişki kurma gereksinimini hissetmiştir. Kutsal Kitap’a göre Tanrı çok kutsal ve aynı zamanda çok da adildir. Fakat insan son derece günahlı ve suçludur.

    ‘Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı`nın yüceliğinden yoksun kaldı’ (Romalılar 3:23).

    Günahlı insanın kutsal Tanrı önündeki cezası ise ölüm ve yargıdır.
    ‘Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı`nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa`da sonsuz yaşamdır’ (Romalılar 6:23).

    ‘İnsanlara bir kez ölmek ve ondan sonra yargılanmak saptanmıştır’ (İbr. 9:27).

    İnsan bu yargıdan kurtulabilmek için ya kendisi ölmelidir ya da onu temsil eden biri.

    ‘Nitekim Kutsal Yasa uyarınca hemen her şey kanla temiz kılınır, kan dökülmeden bağışlama olmaz’ (İbraniler 9:22).

    İşte, bağışlanmak ve Tanrı’yla ilişkiye geçebilmek için suçsuz ve kusursuz bir varlığın, suçlunun yerini alarak ölmesi veya öldürülmesi olayına kurban diyoruz. Bu şekilde kurban edilen suçsuz varlık, suçlunun yerini alıp suçlunun cezasını yükleniyor, kurban sunan kişi de böylece özgür oluyordu. Kurban aynı zamanda fidye vermek düşüncesini de içerir.

    Eski Antlaşma döneminde sunulan bütün bu kurbanlar aslında gelecek olan son ve en büyük kurban İsa Mesih’in birer simgesiydi. Hayvan sunuları gerçekte insan günahını kaldıramaz.

    ‘Kutsal Yasa`da gelecek iyi şeylerin aslı yoktur, sadece gölgesi vardır. Bu nedenle Yasa, her yıl sürekli aynı kurbanları sunarak Tanrı`ya yaklaşanları asla yetkinliğe erdiremez. Erdirebilseydi, kurban sunmaya son verilmez miydi? Çünkü tapınanlar bir kez günahlarından arındıktan sonra artık günahlılık duygusu kalmaz

    Ancak o kurbanlar insanlara yıldan yıla günahlarını anımsatıyor.

    Çünkü boğalarla tekelerin kanı günahları ortadan kaldıramaz.

    Bunun için Mesih dünyaya gelirken şöyle diyor: “Kurban ve sunu istemedin, Ama bana bir beden hazırladın.

    Yakmalık sunudan ve günah sunusundan Hoşnut olmadın.

    O zaman şöyle dedim: `Kutsal Yazı tomarında Benim için yazıldığı gibi, Senin isteğini yapmak üzere, Ey Tanrı, işte geldim.`”

    Mesih ilkin, “Kurban, sunu, yakmalık sunu, günah sunusu istemedin ve bunlardan hoşnut olmadın” dedi. Oysa bunlar Yasa`nın bir gereği olarak sunulur.

    Sonra, “Senin isteğini yapmak üzere işte geldim” dedi. Yani ikinciyi geçerli kılmak için birinciyi ortadan kaldırıyor.

    Tanrı`nın bu isteği uyarınca, İsa Mesih`in bedeninin ilk ve son kez sunulmasıyla kutsal kılındık.

    Her kâhin* her gün ayakta durup görevini yapar ve günahları asla ortadan kaldıramayan aynı kurbanları tekrar tekrar sunar.

    Oysa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan sonra Tanrı`nın sağında oturdu.

    O zamandan beri düşmanlarının, kendi ayaklarının altına serilmesini bekliyor.

    Çünkü kutsal kılınanları tek bir sunuyla sonsuza dek yetkinliğe erdirmiştir.

    Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,

    Rab, `O günlerden sonra Onlarla yapacağım antlaşma şudur: Yasalarımı yüreklerine koyacağım, Zihinlerine yazacağım` diyor.

    Sonra şunu ekliyor: “Onların günahlarını ve suçlarını artık anmayacağım.”

    Bunların bağışlanması durumunda artık günah için sunuya gerek yoktur.

    “Bu nedenle, ey kardeşler, İsa`nın kanı sayesinde perdede*, yani kendi bedeninde bize açtığı yeni ve diri yoldan kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır.
    Tanrı`nın evinden sorumlu büyük bir kâhinimiz* bulunmaktadır’ (İbraniler 10:1-21).

    ‘İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.

    Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer* denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri* bulunurdu.

    İkinci perdenin arkasında En Kutsal Yer* denen bir bölme vardı.

    Altın buhur sunağıyla her yanı altınla kaplanmış Antlaşma Sandığı* buradaydı.

    Sandığın içinde altından yapılmış man* testisi, Harun`un filizlenmiş değneği ve antlaşma levhaları vardı.

    Sandığın üstünde Bağışlanma Kapağı`nı gölgeleyen yüce Keruvlar dururdu. Ama şimdi bunların ayrıntılarına giremeyiz.

    Her şey böyle düzenlendikten sonra kâhinler* her zaman çadırın ilk bölmesine girer, tapınma görevlerini yerine getirirler.,

    Ama iç bölmeye yılda bir kez yalnız başkâhin girebilir. Üstelik kendisi için ve halkın bilmeden işlediği suçlar için sunacağı kurban kanı olmaksızın giremez.

    Kutsal Ruh bununla çadırın ilk bölmesi durdukça, kutsal yere giden yolun henüz açıkça gösterilmediğini belirtiyor.

    Bu, şimdiki çağ için bir örnektir; sunulan kurbanlarla sunuların tapınan kişinin vicdanını yetkinleştiremediğini gösteriyor.

    Bunlar yalnız yiyecek, içecek, çeşitli dinsel yıkanmalarla ilgilidir; yeni düzenin başlangıcına kadar geçerli olan bedensel kurallardır.

    Ama Mesih, gelecek iyi şeylerin başkâhini olarak ortaya çıktı. İnsan eliyle yapılmamış, yani bu yaratılıştan olmayan daha büyük, daha yetkin çadırdan geçti.

    Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi.
    Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar* olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.
    Öyleyse sonsuz Ruh aracılığıyla kendini lekesiz olarak Tanrı`ya sunmuş olan Mesih`in kanının, diri Tanrı`ya kulluk edebilmemiz için vicdanımızı ölü işlerden temizleyeceği ne kadar daha kesindir!
    Bu nedenle, çağrılmış olanların vaat edilen sonsuz mirası almaları için Mesih yeni antlaşmanın aracısı oldu. Kendisi onları ilk antlaşma*fx1* zamanında işledikleri suçlardan kurtarmak için fidye olarak öldü’ (İbraniler 9: 9-15).

    ‘Mesih’in ilk ve son kez sunmuş olduğu bu tam ve eksiksiz kurbandan dolayı artık Mesih inanlıları hayvan kurbanları sunmaya gerek görmezler. Fakat bunun yerine ruhsal, minnettarlık kur banları sunarlar’ (İbraniler ):24-26).

    Tanrı’nın razı olup onayladığı tek şey en büyük kurban İsa Mesih’in kurbanlığıdır. Yahya peygamber İsa Mesih’i görünce, ‘ İşte dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzu’su’ diye ilan etti. Mesih’in ilk ve son kez sunmuş olduğu bu tam ve eksiksiz kurbandan dolayı artık Mesih İnanlıları hayvan kurbanları sunmaya gerek görmezler. Fakat bunun yerine ruhsal, minnettarlık kurbanları sunarlar.

    İbraniler 9.24-26 / 10:11-14 / 13.16

    1.Petrus 2:5

    Romalılar 12: 1.-2

    #36662
    Armagan
    Anahtar yönetici

    Yahya peygamber İsa’yı görünce şöyle dedi: ‘İşte dünyanın günahını kaldıran Tanrı Kuzusu (budur).’ (Yuhanna 1:29).

    Zavallı hayvanların din adına katledilerek öldürülmelerine artık hiç gerek kalmadı. Mükemmel Kurbanı Tanrı’nın Kendisi sagladı. Bir kez ve tüm çağlar kapsamında İsa Mesih, kusursuz ve lekesiz hayatını günahlılar uğrunda ölüme teslim etti. Öldü, üçüncü gün ölümden dirilerek ölümün ve günahın üzerinde kesin zafer sağladı.

    Örneğin 700 liralık bir koyun sana kefaret edemez. Senin yerine kefaret edecek kurban en az senin değerinde veya senden cok daha değerli olmalı ki senin günahların bağışlanabilsin. İşte İsa Mesih’in paha biçilemez değeri, kusursuzluğu ve kutsallığı nedeniyle bütün insanlığın kurtuluşunun yolu açıldı.

    SONSUZA DEK GEÇERLİ TEK BİR KURBAN: Her kâhin her gün ayakta durup görevini yapar ve günahları asla ortadan kaldıramayan aynı kurbanları tekrar tekrar sunar. Oysa Mesih günahlar için sonsuza dek geçerli tek bir kurban sunduktan sonra Tanrı’nın sağında oturdu (İbraniler 10:11-12).
    Bir kez ölmek, sonra da yargılanmak nasıl insanların kaderiyse, Mesih de birçoklarının günahlarını yüklenmek için bir kez kurban edildi. İkinci kez, günah yüklenmek için değil, kurtuluş getirmek için kendisini bekleyenlere görünecektir (İbraniler 9:27).

    ‘İman ve lütuf yoluyla kurtuldunuz. Bu sizin bir başarınız değil ama Tanrı’nın armağanıdır. Hiçkimse övünmesin diye iyi işlerin (sevapların, dinsel işlerin) sonucu değildir.’ (Efesliler 2:8-9).

    #36663
    Anonim
    Pasif

    Anlamadığım şey,Kayinin sunusu neden reddedildi? Kayinin suçu neydi?

    #36664
    Anonim
    Pasif

    Sevgili happychristmas.

    Sorunun cevabı İncil’de var. İncil’in İbraniler bölümünde şöyle yazar: Habil’in Tanrı’ya Kabil’den daha iyi bir kurban sunması iman sayesinde oldu. İmanıyla doğru bir insan olarak Tanrı’nın beğenisini kazandı. Çünkü Tanrı onun sunduğu adakları kabul etti. Nitekim Habil ölmüş olduğu halde, iman sayesinde hâlâ konuşuyor. (İbraniler 11:4)

    Kayin iman etmeden sunmuştu sunusunu, Habil ise imanla sunduğu için sunusu kabul edildi. Başka bir ayet ise şöyle diyor: Şeytan’a ait olup kardeşini öldüren Kabil gibi olmayalım. Kabil kardeşini neden öldürdü? Kendi yaptıkları kötü, kardeşinin yaptıkları doğru olduğu için onu öldürdü. (1.Yuhanna 3:12)

    Kayin kardeşini kıskandı! Peki, Tanrı Kayin’in ne yaptığını dikkatlice okuyalım: Kayin’i ve sunusunu ise reddetti. Kayin çok öfkelendi, suratını astı. RAB Kayin’e, “Niçin öfkelendin?” diye sordu, “Niçin surat astın? Doğru olanı yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doğru olanı yapmazsan, günah kapıda pusuya yatmış, seni bekliyor. Ona egemen olmalısın.” Kayin kardeşi Habil’e, “Haydi, tarlaya gidelim” dedi. Tarlada birlikteyken Kayin kardeşine saldırıp onu öldürdü. (Yaratılış 4:5-8)

    Tanrı Kayin’e bir yol gösterdi, doğruyu yaparsan seni kabul etmezmiyim dedi. Etmez miydim demedi, şans verdi, Tanrı merhametlidir. Ama daha sonra okuduğumuz gibi Kayih kardeşini öldürmeyi tercih etti ve ilk katil oldu.
    Sevgiler

4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.