• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25633
    Anonim
    Pasif

    Sevgili kardeşler

    Bizler bir zamanlar, israil halkının kaybolmuş koyunlarıydık.
    O’nun seçilmiş halkıydık, ama farkında degildik.
    Tanrı’yı tanımıyorduk.
    O’nun sözlerini bilmiyorduk.
    Ve Rab Tanrı, herbirimizin yaşamında planlarını uyguladı.
    Bizleri kendisiyle tanıştırdı ve barıştırdı.
    Bizlere lutfetti ve bizlere iman etme gücü verdi.
    Her birimizin Rab’be geliş tanıklığımız, bir diğerine uymaz.
    O nedenledir ki tanıklık dinlemeye bayılırız.
    Rab’bin nasıl mucizeler yaptığını işitmek bizlere güç verir.

    Kaybolan oğul ise,
    Tanrı’nın sözlerini işitmiştir.
    Göksel egemenliğin erişilmez gücüne tanık olmuştur.
    Kutsal ruhun denetiminde yaşamış,
    Baba Tanrı’yla bir birliktelik içerisindedir.
    Ama
    Dünyada yaşamaktadır.
    Dünya ise Şeytan’ın egemen olduğu bir yerdir.
    Bir inanlı için günahın içerisinde olupta,
    Günahsız yaşam sürmek elbette zordur.
    Bu gücü bizlere O sağlayacaktır.

    Öncelikle egemenimizi belirlemeliyiz.
    Biz dünyasal insanlarmıyız,
    Yoksa göksel yaratıklarıyız.

    Kaybolan oğul benzetmesinde, anlatılmak istenilen bizleriz.
    Rab’bin oğullarıdır, kızlarıdır söz konusu olan.
    Tanrı bizlere akıl, mantık ve beyin gücü verdi.
    Düşünebilen, yorum yapabilen, algılayabilen, uygulayabilen canlılarız.
    Tercihler yapabilmekteyiz yaşamlarımızda.
    Burada ki kaybolmuşluk, bizlerin tercihleridir.

    Karşımızda dünyasal egemenlik ve göksel egemenlik bulunmaktadır.
    Bizlerin tercihi hangi yöndedir.

    Kayboluşumuzu nasıl farkedebiliriz ?
    Aşağıdaki soruları kendinize sorunuz derim.

    Tanrı’nın sözlerini, insanlara anlatıyormusunuz?
    Göksel egemenliğe yeni katılımlar sağlayabiliyormusun?
    Tanıklığını insanlara anlatıyormusun?
    Esenlikte bir yaşam sürebiliyormusunuz?
    Taze bir fidan gibi, kök salıp O’nunla yeniden dogabiliyormusunuz?
    Rab’de iyi bir tohum musunuz?
    İyi bir toprakmısınız? Ürün verebilecekmisiniz?
    Tuz misali, yaşamların tadını değiştirebiliyormusunuz?
    O’nu yaşamınızın her anında arıyormusunuz?
    Kutsal Ruhun üzerinizdeki gücünü hissediyormusunuz?
    Günahın içerisinde (dünyada), günahtan arındırılmış bir yaşam sürebilmektemisiniz?
    Size verilen en küçük işte dahi güvenilirmisiniz?
    Rab’den her an için gelebilecek bir göreve hazırmısınız?
    Bir koyun misali, çobanınızın sesini işitebiliyormusunuz?
    Rab’den gelen sesi tanıyabiliyormusunuz?
    Kendinizi bir hizmetkar gibi O’na adandınızmı?
    O’nunla olan birliktelikten hoşnutmusunuz?
    O’nun sözleriyle huzur bulabiliyormusunuz?
    Kimdir sizin ögretmeniniz?
    İnsana mı bakıyorsunuz yoksa, Rab’be mi?
    İnsana mı güveniyorsunuz, yoksa Rab’be mi?
    İnsanı mı izliyorsunuz, yoksa Rab’bimi?
    İmanınızdaki gücün bilincindemisiniz?
    Daha şimdiden dua ile alabilecekelrinizin farkındamısınız?
    Rab’de ürün veren işçilermisiniz?
    O’nun ışığını yaşamlarınızda yansıtabiliyormusunuz?
    O’nun ardından gidebiliyormusunuz?
    Kendinizi inkar edebiliyormusunuz?
    Asla ölmeyeceğini biliyormusun?
    Ne yiyecegim ne içeceğim diye kaygılanıyormusunuz?
    Yarını düşünüp tasalanıyormusunuz?
    Paylaşımlarınızda ne söyleyeceğim diye endişe ediyormusunuz?
    Korkuyormusunuz?
    Rab’bin sözlerinden ve paylaşmaktan utanıyormusunuz?
    Degerli olduğunuzun farkındamısınız?
    Ne kadar temiz olduğunuzun farkındamısınız?
    Diger kardeşlerinizle birlikteliğiniz varmı?
    Rab’den öğrendiklerinizi öğretebiliyormusunuz?
    Tanrı’nın sağladığı kurtuluşu görebiliyormusun?
    Canını O’nun uğruna yitirmeye hazırmısın?
    O dar kapıdan girip, boyunduruğu kuşandınmı?
    Kutsallık yolunda yürüyebiliyormusun?
    Gerçekgi görüp, özgür bir yaşam sürüyormusun?
    Tanrı tarafından kutsandığın halde, hala kötü yollardamısın?
    Yufka yürekli ve merhametlimisin?
    Yardımsevermisiniz?
    Tanrı’dan aldığın mirasın farkındamısın?
    Mirasını başkalarıyla paylaşabiliyormusun?
    Alçakgönüllümüsün?
    Ruhsal zenginliğin le mutlumuzun?
    Tanrı’nın sözlerine açmısın?
    O’nu görüp, işitebiliyormusun?
    O’nu dinleyip, uygulayabiliyormusun?
    O’nun sözlerinin uygulayıcısımısınız?
    O’nu bekliyormusun?
    Ayık ve uyanıkmısınız?
    Dua da ve oruç ta kalabiliyormusunuz?
    Geçmişini yok sayabiliyormusun?
    Çarmıhı yüklenebiliyor ve O’nu taşıyabiliyormusun?
    Rab’bin sözüne bağlı kalabiliyormusun?
    O’nun buyruklarını yerine getiriyormusunuz?
    Rab’den aldığınız sevgiyi, sizde başkalarına verebiliyormusunuz?
    Rab’bi bütün yüreğinle ve canınla seviyormusun?
    Kardeşlerini seviyormusun?
    Komşunu kendin gibi seviyormusun?
    Düşmanlarını seviyormusun?
    Sevgi dolu bir yaşam sürdürebiliyormusunuz?
    Sevgide kalabiliyormusunuz?
    Tanrı’nın sonsuz sevgisinin farkındamısınız?
    Adımızın göklerde yazıldığını biliyormusunuz?
    Sevincimizin ebedi olduğunun farkındamısınız?
    Dünyasal tutsaklıktan kurtuldunmu?
    Rab’bin adıyla mucizeler yapabiliyormusun?
    Sudan ve Ruh’tan doğduğunun farkındamısın?
    Ruh’ta ve gerçekte tapınabiliyormusun?
    Seçilmiş olduğunu bilmektemisin?
    Dileklerinin size verileceğini biliyormusunuz?
    Doğru yürekle Rab’den dileyebiliyormusunuz?
    Sizden nefret edenlere iyilik yapabiliyormusun?
    Başkaları için dua edebiliyormusun?
    Beklentisizce veriyormusun?
    Verdiğin ölçekte alabiliyormusun?
    Tanrı’yı övüyor ve yüceltiyormusunuz?
    Sonsuz yaşamın mirasçısımısınız?
    Sonsuz yaşama kavuştunuzmu?
    Ölümden, yeni bir yaşama geçtiğinizmi?
    Yaşama, bol yaşama sahipmisiniz?
    Asla mahva uyramayacagınızı biliyormusunuz?
    Rab’bin tanıklarımısınız?
    Rab’de yeni bir yaratıkmısınız?
    Tanrı’nın mısınız?
    Yeniden doğduğunuzun farkındamısınız?
    Tövbekarmısınız?
    Rab’deki yetkinliğinizi bilmektemisiniz?
    İmanda güçlümüzünüz?
    Hiçbir şeyin size zarar veremeyecegini biliyormusunuz?
    Bizlerin bir olduğumuzu bilmektemisiniz?

    Bu sorular gibi birçok soru sorulabilir aslında kendimize.
    Yaşamlarımız Tanrı merkezli olduğu zaman inanın tüm bu sorulara dogru ve olumlu yanıtlar verebileceğiz.
    Eğer bizler BEN merkezli bir yaşam sürüyorsak, yanıtlarımız olumsuz olacaktır.
    Bu durumda!!!!
    Rab’be yönelmeli ve O’ndan yardım istemeliyiz.
    Gözlerimiz korkmasın yukardaki sorulardan.
    Bilmeliyiz ki Rab bizlere altından kalkamayacağımız sorumluluklar vermez.
    O’nun egemenliğinde olupta başaramayacağımız hiçbirşey yoktur.
    Unutmayalım ki, O sonsuza dek bizimle, bizi asla terketmeyecek. AMİN

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.