• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25825
    Anonim
    Pasif

    İSA TOPRAĞA NE YAZIYOR?

    Din bilginleri ve Ferisiler, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler. Kadını orta yere çıkararak İsa’ya, “Öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı” dediler.
    “Musa, Yasa’da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?”
    Bunları İsa’yı denemek amacıyla söylüyorlardı; O’nu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı.
    İsa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu.
    Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, “İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın!” dedi.
    Sonra yine eğildi, toprağa yazmaya başladı.
    Bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp İsa’yı yalnız bıraktılar. Kadın ise orta yerde duruyordu.
    İsa doğrulup ona, “Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?” diye sordu.
    Kadın, “Hiçbiri, Efendim” dedi.
    İsa, “Ben de seni yargılamıyorum” dedi. “Git, artık bundan sonra günah işleme!”

    (Yuh.8:3-11)

    Kutsal Yazıların nüshalarını yazan ve öğreten din bilğinleri, İsa’yı yalnışa sürüklemek,
    O’nu suçlayabilmek için kurnazca hilererle suçlamak için sebepler arıyorlardı.
    Oynanmak istenilen oyun belliydi.
    İsa’nın, Musa’nın yasasıyla çelişkiye düşmesi sağlanmak istenmekteydi.
    Bu başarılırsa, halk İsa’nın aleyhinde düşünecekti.
    Musa zinada yakalananın taşlanarak öldürülmesini buyurmuştu.
    Din bilginleri… Bu cezanın bir ibret teşkil ettiğini, dersler çıkarılması gerektiğini düşünmekteydiler.
    Hatta ve hatta, kendilerinden daha fazla günahlı birini buldukları için mutluydular.
    Bu mutluluk onların yüreklerini ferahlatmakta, kendi günahlarına hoşgörüyle bakmaktaydılar.
    Kadının işlediği büyük günah, kendi küçük günahlarını unutturmuş, onları sevince boğmuştur.
    Peki İsa ne diyecekti?
    Derseki… kadın serbest bırakılsın.
    Musa’nın yasasına karşı geleceğini ve O’nu adil olmamakla suçlayacaklarını biliyorlardı.
    Derseki… kadın ölüme mahkum edilsin ve taşlanarak ölsün.
    O zamanda, İsa’nın ne kadar merhametsiz olduğunu ve Roma hükümetinin bir düşmanı ilan edeceklerdi.
    Kadına yönelttikleri suçlama kesinlikle doğruydu.
    Günah işlerken yakalanmış olmasına karşın, günahı işleyen erkek ortalarda yoktu.
    Toplumda erkek eğemenliği o dönemdede üst safhadaydı.
    Kadın günahlıydı, suçlanmalı ve cezalandırılmalıydı.

    Kendilerince İsa’ya çözümsüz bir sual sormuşlardı.
    Söze Öğretmen diye başlamışlardı,
    Musa bize böyle öğretti. Sen ne dersin?
    İsa’nın yanıtı net ve açıktı; yasadaki ceza yerine getirilsin.
    Bunu cezayı hiç günah işlemeyen kişiler uygulasın demişti.
    Kadının, Yasanın cezasından kurtulduğunu söylemedi.
    Aksine, Musa’nın yasasını onayladı.
    İsa burada tüm insanları birden suçlamıştı. Yargılananıda, yargılayanlarıda.
    Suçlu olmak için illa yakalanmak gerekmez.
    Suçlu ve günahlılar, hiç yakalanmamış olsalar bile suçlu ve günahlıdırlar.

    Kadını suçlayanlar, şimdi kendi vicdanları tarafından suçlu bulundular.
    İlk taşı atma girişiminden kendilerini alıkoydular.
    Kendileriyle yüzleştiler ve günahı gördüler.
    Artık daha fazla söylenilecek birşey olmadığından dolayıda, birer birer oradan uzaklaştılar.

    Kadın doğru yürekle İsa’nın karşısındaydı.
    O’na Efendim diyordu. Boyun eğiyordu.
    İsa’nın adil olduğunu biliyor ve yargısını beklemeye devam ediyordu.
    İsa lütfunu gösterdi ve Ben de seni yargılamıyorum, git ve birdaha günah işleme dedi.
    İsa kadını ne yargıladı nede bağışladı. Günah işlemekten sakınmasını tembihledi.

    Bu açıklamaları yapmadan geçemedim asıl konuya.
    İsa kadına karşı olan suçlamalar yapıldığında,
    Parmağıyla toprağa yazı yazmaktaydı.

    İsa toprağa ne yazıyordu?
    Toprağa yazılmış, oradaki kalabalık halk kitlesi tarafından görülmüş ve günümüze erişememişti.
    Tabiat o yazıları koruyamamış ve silinmişti.
    Ama…
    İsa’dan yüzyıllar öncesinde yaşamış olan Yeremya peygamber bizlere bunu çok net bir şekilde açıklamıştı.
    Yer.17: 13 Ey İsrail’in umudu RAB, Seni bırakanların hepsi Utanılacak duruma düşecek. Sana sırtını dönenler toprağa yazılacak, Çünkü RAB’bi, diri su pınarını bıraktılar.
    Tanrı, yargılama eğilimi içerisinde olan bu insanları yargılıyordu.
    Onları, diri su pınarı bırakanlar diye nitelemişti.
    Adlarının toprağa yazılacağını bildirmişti.
    Günahlı kadını taşlamak isteyen din bilginleri ve Ferisililer birden bire kendilerini Tanrı’nın yargısıyla karşı karşıya bulmuşlardı.
    Büyük bir utanç içerisindeydiler. Uzaklaşmışlardı oradan.
    Günahlarıyla başbaşa kalmışlardı.
    Rab’be sırtlarını dönmüşlerdi.
    Öte yandan o günahlı kadın, Kurtarıcı tarafından yargılanmadı.
    Doğrulukla donatıldı. Utancı kaldırıldı. Yeni bir yaşama kavuştu. Esenlik buldu.
    Mesih’in önünde kendini alçaltan o günahkar kadın yargılanmadı.

    Rab’be sırtını dönenler, O’nu kutarıcı olarak göremeyenler, O’na iman edemeyenlerin adları ne üzücüdür ki toprağa yazılacaktır.
    Bizlerde öldüğümüzde bedenlerimiz toprağa verilecek ve çürüyecektir.
    Adlarımız dünyada hatırlanmaz olacaktır.
    Flp.4: 4 Rab’de her zaman sevinin; yine söylüyorum, sevinin!
    Bilmeliyiz ki; İsa Mesih’te sevincimiz tamdır.
    O’nun lütfuyla aklandık ve günahlarımız yok sayıldı.
    Luk.10: 20b Adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.
    Adlarımız toprakta değil göklerde yazılmaktadır.
    İbr.12: 24 Adları göklerde yazılmış ilk doğanların topluluğuna yaklaştınız.
    Rab’be ilk iman edenlerdir ilk doğmuş olanlar.
    Onlar şimdi Rab’bin huzurunda olmaktan sevinç duymaktadırlar.
    Dünyada bedenlerimiz geçici bir süre için varolmuştur.
    Asıl yaşamımız Rab’de sonsuzluklar boyunca devam edecektir.
    O gün yakındır. O güne yaklaşmaktayız.
    Göklere alınacağımız günü şimdiden sabırsızlıkla beklemekteyiz.

    Kuralcı din adamları kendi adlarını tertemiz sayarken,
    Gördülerki İsa adlarını toprağa yazmaktaydı.
    Şaşkına dönmüşlerdi. Utanca boğulmuşlardı. Kaçacak delik aramışlardı.
    Va.20: 15 Adı yaşam kitabına yazılmamış olanlar ateş gölüne atıldı.
    Adlarımız yaşam kitabında bulunmakta ve sevincimiz tamamlanmaktadır.

    İsa insanların yüreklerini bilmektedir.
    Onların ne kadar dinci, şekilci, kuralcı, gösterişçi kişiler olduklarını iyi bildiği içindir ki, adlarını toprağa yazmıştır.
    Tüm yaptıkları sadece birbirlerini pohpohlamak, birbirleri için övgüler yağdırmak, birbirlerini yüceltmek ve onurlandırmadan ibarettir.
    Ruhtan, merhametten, sevgiden yoksundurlar.
    Böyle kişilerin adları toprağa yazılacaktır.
    Tek kurtuluş İsa Mesih’tedir.
    O’na iman etmek sonsuz yaşamın tek yoludur.

    Sevgiyleeeee

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.