ANASAYFA Forum EN ÇOK SORULANLAR YÜZ SORU – YÜZ YANIT (SABİT BÖLÜM) Hrıstıyanlık ve İslamiyet Öğretişleri

  • Dieses Thema hat 5 Teilnehmer und 7 Antworten.
Ansicht von 8 Beiträgen - 1 bis 8 (von insgesamt 8)
  • Autor
    Beiträge
  • #27511
    Anonym
    Inaktiv

    Hristiyanlık ve İslamiyet Öğretişleri

    Hristiyanlık ve İslamiyet öğretişlerini karşılaştıma.

    —Hrıstıyanlıkta ;
    Yaşam Sonrası
    Hristiyanlar dirilmiş bedenlerinde (1. Kor. 15:50-58) Cennette Rab ile birlikte olacaklar (Filipililer 1:21-24), Hristiyan olmayanlar Cehenneme sonsuza dek atılacaklar (Matta25:46).

    —İslamiyet’te:
    Yaşam sonrası:
    Ölüm sonrası yaşam vardır (75:12), Cennet sadık Müslümanlar için ideal yaşam yeri olacaktır (29:64), diğerleri ise Cehenneme gidecekler.

    —Hrıstiyanlıkta:
    Melekler.
    Yaratılmış varlıklardır, insan değildirler, bazıları günaha düştü ve kötülükle doldular. Çok güçlüdürler. Günaha düşmemiş melekler Tanrı’nın isteğini yerine getirirler. (İbraniler 1:14)

    —İslamiyette:
    Melekler.
    Özgür iradeye sahip olmayan, Tanrı’ya hizmet etmek için yaratılmış varlıklardır. Melekler ışıktan yaratıldılar.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Kefaret
    Günahkar Mesih’in çarmıhtaki işine iman ettiğinde (Rom. 5:1),, Mesih’in çarmıhta Kendini kurban vermesi (1. Pet.2:24), Kendi kanını bizim günahlarımız için dökmesi, Tanrı’nın gazabını (1 Yuhanna 2:2) {Cehennemle sonuçlanacak olan} (Yuhanna 1:12), bizden uzaklaştırmasına neden oldu.

    —İslamiyette:
    Kefaret.
    Günahkarın içten tövbesi ve günahın itirafının dışında İslamiyette kefaret yoktur.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Kutsal Kıtap.
    Orijinal el yazmalarında Tanrı Sözü esinlenmiştir ve hatasızdır.
    (2. Tim.3:16).

    —İslamiyette:
    Kutsal Kıtap.
    Peygamberlerin sözleri önemlidir fakat Kutsal Kitap yüzyıllar içinde bozulmuştur ve şu ana dek tek doğru olan Kuran’dır.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Çarmıh.
    İsa dünyanın günahları için kefaret ödedi. Kişiyi Tanrı’nın gazabından kurtaracak tek şey, Mesih’in o kişinin yerine çarmıhta kurban olarak ölmesidir (1. Pet. 2:24).

    —İslamiyette:
    Çarmih.
    İsa çarmıhta ölmedi. Tersine, Tanrı Yahuda’yı İsa gibi görünmesini sağladı ve İsa’nın yerine o çarmıha gerildi.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Şeytan
    Tanrı’ya her yolla karşı gelen günaha düşmüş bir melektir. İnsanlığı da yok etmeyi amaçlar (Yeşaya 14:12-15; Hezek. 28:13-15).

    —İslamiyette:
    Şeytan
    İblis, günaha düşmüş bir cin. Cinler melekler veya insanlar değildir. Özgür iradeleri olan yaratılmış varlıklardır. Cinler ateşten yaratılmışlardır, (2:268; 114:1-6).

    —Hrıstıyanlıkta:
    Tanrı
    Üç kişilikten oluşan tek Tanrı: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh. Üçlübirlik üç tanrıdan oluşan tek Tanrı veya tek kişinin üç şekilde görünmesi değildir. Üçlübirlikçilik, tek Tanrıcıdır (monoteisttir). Varolmuş tek Tanrı dışında hiçbir Tanrı yoktur ve herşeyin hakimidir.

    —İslamiyette:
    Tanrı.
    Tanrı Allah olarak bilinir. Allah’ın tek kişiliği vardır. Varolan başka Tanrı yoktur. Evrenin yaratıcısı (3:191) ve herşeye hakimdir (6:61-62).

    —Hrıstıyanlıkta:
    Cennet
    Tanrı’nın bulunduğu yer. Tanrı’nın lütfuyla kurtulmuş olan Hristiyanların sonuçta gidecekleri yerdir. Cennet Tanrı’nın olduğu yer olduğu için Cennettir ve sonsuza dek Tanrı’yla ilişkilerinde sevinç duyacaklardır.

    —İslamiyette:
    Cennet.
    Müslümanlar için Cennet hayaledilemeyecek derecede mutluluk yeri (32:17), yemeklerin ve ağaçların olduğu (13:35;15:45-48), sadık Müslümanların arzularının karşılandığı yerdir (3:133; 9:38; 13:35; 39:34; 43:71; 53:13-15).

    —Hrıstıyanlıkta:
    Cehennem.
    Tanrı’nın huzurunun bulunmadığı, ateşle işkence edilen bir yerdir. Cehennem’den kaçış yoktur (Matta25:46).

    —İslamiyette:
    Cehennem.
    Cehennem sonsuza dek imanlarının ve işlerinin yetersiz kaldığı kişiler (14:17; 25:65; 104:6-7) ile Müslüman olmayanların (3:131), ateşte (104:6-7), cezanın ve işkencenin çekildiği bir yerdir.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Kutsal Ruh.
    Üçlübirliğin üçüncü kişisidir. Kutsal Ruh tamamen Tanrı’dır.

    —İslamiyette:
    Kutsal Ruh.
    Muhammed’e Kuran’ın sözlerini ulaştıran başmelek Cebrail’dir.

    —Hrıstıyanlıkta:
    İsa Mesih.
    Üçlübirliğin ikinci kişisidir.Tanrı’nın beden almış Söz’üdür.
    (Yuhanna 1:1, 14).
    Hem Tanrı hem İnsan’dır (Kol. 2:9).

    —İslamiyette:
    İsa Mesih.
    Muhammed’ten önceki, peygamberdir. İsa Tanrı’nın oğlu değildir (9:30) ve kesinlikle Tanrısallığı yoktur (5:17, 75) ve çarmıha gerilmedi (4:157).

    —-Hrıstıyanlıkta
    Yargı Günü (Mahşer)
    Tanrı’nın herkesi yargılayışı, Diriliş gününde olacaktır
    (Yuhanna 12;48).Günah işlemeyen,İsa Mesih’e İman etmiş Hristiyanlar Cennete gidecektir. Geri kalan herkes Cehenneme gidecektir
    (Matta 25:46).

    —İslamiyette:
    Yargı Günü.
    Tanrı’nın herkesi yargılayacağı diriliş gününde olacaktır. Müslümanlar Cennete gidecekler. Geri kalan herkes Cehenneme gidecektir (10:26; 34:37).
    Yargı kişinin iyi işlerine göre yapılacaktır (14:47-52; 45:21-22).

    —Hrıstıyanlıkta:
    Kuran
    Kutsal KItap en son esinlenmiş kıtap’tır.Kuran Esinlenmemiştir veya Kutsal Yazı değildir. Orijinallerinden bugüne doğru geldiği kanıtlayacak deliller yoktur.

    —İslamiyette:
    Kuran.
    Muhammed’e 23 yıl boyunca Tanrı tüm insanlık için son esinini, Cebrail aracılığıyla verdi. Hatasızdır ve Allah tarafından hatalardan korunmuştur.

    —Hrıstıyanlıkta:
    İnsan
    Tanrı’nın benzerliğinde yaratıldı. (Yar. 1:26). Bu Tanrı’nın bedeni olduğu anlamına gelmez, fakat bu insanın Tanrı’nın yeteneklerine sahip olduğu anlamına gelir (neden arama, iman, sevgi, vs.)

    —İslamiyette:
    İnsan.
    Tanrı’nın benzerliğinde yaratılmadı (42:11).
    Dünyanın toprağından yaratıldı (23:12)
    Allah insana yaşam üfledi (32:9; 15:29).

    —Hrıstıyanlıkta:
    Muhammed.
    İslamiyet dinini başlatan, Tanrı’dan esin almayan, Mekke’de 570 yılında doğdu.
    Allah’ın en son ve en büyük peygamberidir. Kuran da bütün esinlenmiş kitapların en büyüğüdür.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Orijinal Günah
    Bu terim, Adem’in günahının soyuna geçişini anlatmak için kullanılır (Rom. 5:12-23). Özellikle, günahlı bir doğaya sahip olmamızın nedeni, onu Adem’den miras almamızdır. Günahlı doğa Adem’den kaynaklandı ve aileden çocuklarına geçmeye başladı. Bizler doğal olarak Tanrı’nın gazabının çocuklarıyız (Efes.. 2:3).

    —İslamiyette:
    Orjinal Günah.
    Orijinal günah yoktur. Tanrı’ya isyan edene dek herkes günahsızdır. İnsanların günahkar doğası yoktur.

    __Hrıstıyanlıkta:
    Diriliş
    Hristiyan olmayanlar yıkım {ölüme}, Hristiyanlarda sonsuz yaşam için herkes bedensel olarak dirilecektir. (1. Kor. 15:50-58).
    Bazıları Cennete, bazıları da Cehenneme gitmek üzere bedensel diriliş vardır. (3:77; 15:25;75:36-40; 22:6).

    __Hrıstıyanlıkta:
    Kurtuluş
    Mesih’e ve O’nun çarmıhtaki kurban oluşuna güvenen herkese Tanrı’nın karşılıksız bir armağanıdır (Efes. 2:8-9)
    O bizim aracımızdır (1. Tim. 2:5).
    Kurtuluşu kazanmak için iyi işlerimiz yetersizdir ve Tanrı’nın huzurunda kabul edilmez (Yeşaya 64:6).

    İslamiyette:
    Kurtuluş.
    Günahların bağışlanması, herhangi bir aracı olmaksızın Allah’ın lütfuyla alınır. Müslüman Allah’ın varlığına, İslamiyetin temel öğretişlerine, Muhammed’in Allah’ın peygamberi olduğuna ve Allah’ın Kuran’daki emirlerine inanmalıdır.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Tanrı’nın Oğlu.
    Bu terim İsa’nın fiziksel anlamdaki Tanrı’nın Oğlu değil ruhsal anlamda İsa’nın Tanrısallığını anlatmak için kullanılır (Yuhanna 5:18).


    İslamiyette:
    Tanrı’nın Oğlu.
    Allah’nın Oğlu terimi İsa’nın fiziksel oğlu olduğu anlamına gelir. Bundan dolayı, İsa Allah’ın Oğlu olamaz.

    —Hrıstıyanlıkta:
    Söz.
    „Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı…ve Söz insan olup aramızda yaşadı…“ (Yuhanna 1:1, 14).

    —-İslamiyette:
    Söz.
    Allah varetme emri, İsa’nın Meryem’in rahminde şekil alması ve yaratılmasına neden oldu.

    RAB’bin ışığı,O’nu arayanları aydınlatsın.
    Esenlikle.

    #36535
    Anonym
    Inaktiv

    güzel paylaşım teşekkürler…

    Bu Üyemiz Forum Üyelik kurallarını ihlal ederek, kendileri için ruhsal gerçekleri araştıran diğer üyelerimize özel mesajlar ve tehditler yoluyla İslamı telkin ettiği için yasaklanmıştır!
    hrturk

    #36750
    Anonym
    Inaktiv

    Bir eksiklik var Kur’an’da Müslüman olmayan herkesin cehenneme gideceği söylenmez, (müşrik, münafık ve kafirlerin) cehenneme gideceği söylenir, bunlarda Allah’a inanmayan, Allah’a ortak koşan, putlara tapan, ve şirk koşan (ona düşman olan)’ların cehenneme gideceğinden bahsedilir.

    Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri/mükâfatları Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.“ (Bakara, 2/62)

    Rabbimizin sevgisi üzerinize olsun.

    #36753
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Tasavvuf.

    Burada İslam’ı, Budizm’i ya da Satanizm’i konuşmak uygun değildir, ancak Kuran’da şöyle bir ayet’te vardır.

    Her kim İslam’dan başka bir din ararsa asla kabul edilmez ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur. (Ali İmran 45 – Hamdi Yazır çevirisi).

    Yani kısacası, gayri Müslim olan herkes cehenneme gidecek anlamındadır.

    Ama gerçekte böyle değildir. Rabbimiz İsa Mesih şöyle buyurmuştur: İsa ona şu karşılığı verdi: «Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliğini göremez.» (Yuhanna 3:3)
    Herkesin yeniden doğması gerekir, çünkü doğarken bozuk bir şekilde doğduk. Çünkü günah bir hastalık gibi yayıldı. Herkese bulaştı, çünkü herkes günah işledi. Günahlı doğadan kurtulmak için, insanın Tanrı’dan doğması gerekiyor. Bedence değil, ruhça. İsa Mesih şöyle demişti: Bedenden doğan bedendir, Ruh’tan doğan ruhtur. (Yuhanna 3:6). İsa Mesih bu yüzden dünyamıza geldi. O’na iman edene Kutsal Ruh’u vermek için. Kutsal Ruh’u alan herkes yeniden doğar ve bambaşka biri olur. İncil’de ayet şöyle der: Bir kimse Mesih’te ise, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur. (2.Korintliler 5:17). Her şey yeni olmuştur, yeniden doğmuştur. İsa Mesih’in Rab ve Kurtarıcı olduğuna iman eden herkeste bu olur. Rab O’nu diriltir, ruhsal olarak diriltir. İman etmeyense zaten ölüdür. Sana tavsiyem değerli Tasavvuf, İncil’i oku ve ayetler üzerinde düşün. Tanrı sözünü koruyabilecek güçtedir, İncil ise Tanrı’nın korunmuş ve ebediyen kalacak sözüdür. Rab seni diriltebilecek güçtedir, O’nun gücü her şeye yeter.

    Sevgiler.

    #36755
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Tasavvuf.
    Diyorsunuz ki:


    Kur’an’da Müslüman olmayan herkesin cehenneme gideceği söylenmez, (müşrik, münafık ve kafirlerin) cehenneme gideceği söylenir, bunlarda Allah’a inanmayan, Allah’a ortak koşan, putlara tapan, ve şirk koşan (ona düşman olan)’ların cehenneme gideceğinden bahsedilir.

    Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri/mükâfatları Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.“ (Bakara, 2/62


    Sevgili Tasavvuf,İnancınıza saygı duyuyorum.Yanlız anlıyamadığım şu;
    Kuranda Tevbe Suresinde:

    „Hristiyanlar da Mesih (İsa) Allah´ın oğludur“ dediler…“Onlar Allah´ı bırakıp bilginlerini, rahiplerini, Meryem oğlu Mesih´i tanrı edindiler… Allah, koştukları eşlerden münezzehtir“ (Tevbe, 9/30-31)

    Diyor.
    Sizin örnek verdiğiniz Bakara Suresinde mükafatları Rab’bin katında, onlara korku yoktur diyor.

    Tevbe Suresinde de ,kitap ehlinin de açıkça şirk koştuklarını söylemektedir.Nisa Suresi 4/116 tıncı Surede de Allah’a şirk koşulmayacağından bunun bağışlanmıyacağından bahsedilir.

    Sevgili Tasavvuf bunu nasıl açıklıyorsunuz.?
    Çünkü ortada farklı iki Sure var.!

    #36756
    Anonym
    Inaktiv

    Şimdi benim dinim bana Hz İsa’nın bir peygamber olduğunu söyler, ama siz incilden bazı çıkarımlar bulunarak İsa’nın tanrı olduğunu söylersiniz. Doğrular görecelidir, ben ne kadar size dinimin gerçekliğini kanıtlamaya çalışsam sizde aynını yapacaksınız, çünkü hakikati biz farklı yollarda bulmuşuz ve öyle yaradılmışız. Eğerki hakikat islamiyette ise bunu siz nasıl bilebilisiniz ki? veya da incildeyse biz nasıl bilebiliriz, çünkü biz bize indirilene iman eder onu okur ve onunla yaşarız. Önemli olan Tanrı’ya yakın olmak değilmidir? ona inanıp onun adına güzel işler yapmak değilmidir önemli olan, ve Tanrı’nın indirdiklerine inanmak ve saygı göstermek değilmidir. Ben ne kadar kendi dinim gereğince İsa’nın tanrının oğlu veya tanrı olmadığını size ispatlayamam, çünkü sizler kendinizce Tanrıyı bizden farklı bir şekilde tanıdınız. Ve ona o şekilde iman ediyorsunuz bizde bu şekilde iman ediyoruz. Sonuçta bizi yaratan varlık tektir ve hepimiz ona farklı yollardan ulaşmaya çalışıyoruz.

    Sayın Tugrul,

    Her kim İslam’dan başka bir din ararsa asla kabul edilmez ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

    ben bu ayeti sadece müslümanlar için geçerli olduğunu düşünüyorum, sizler bir din arayışında değilsiniz. Zaten bir dininiz var, ama müslüman olarak doğmuş birisininin islamdan başka din aramaması gerekir (ayette de belirtildiği gibi) çünkü Rabbimiz ona kendisine daha yakın olabilecek bir yol göstermiştir ve ona di kültürü sunmuştur, onu terketmesibi istemez. Şimdi bizler acaba türklüğümüzü, türkiyemizi terkedip başka devletlere milletler olsak mı ki diye düşünemiyorsak bu da onun bir türevi gibidir.

    Teşekkür ederim sizlere :)

    #36760
    Anonym
    Inaktiv

    Sevgili Tasavvuf.
    İyi niyet ve hoşgörünüz,için size teşekkür ediyorum, bunu yazılarınızda belli ediyorsunuz,yüreğiniz çok temiz,sizin gibi naif olmayan çok insan var bunu hepimiz biliyoruz.
    Bu Site de bulunan inanlıların çoğu sonradan,İsa Mesih’e iman edenlerden oluşuyor.İmanımız anlamsız laflarla yada ani ve düzensiz duygulara,çıkışlara dayanmıyor.
    Biz Mesih inanlıları türk’üz,İyi niyetle ve gerçeğe yönelen insanlar olarak kendi önyargılarımız bir tarafa bırakıp,araştırarak,okuyarak,Tarihi kanıtlar olsun,diğer tüm kaynakların yardımı ile gerçeği bulma mücadelesi verdik.Tüm isteğimiz,Tanrı’nın var olan gerçeklerini yürekten öğrenme kavrama ve gerçeği bulmaydı.

    İsa Mesih derki:
    „Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak „Yuhanna 8’inci Bölüm 32’inci ayetinde.

    İnandığımız Kutsal Kıtap diyor ki:

    Öncelikle şunu bilin ki,Kutsal yazılarda bulunan hiç bir peyganberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir.Çünkü hiç bir peyganberlk sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı.“2 Petrus 1:20

    „Öyle yol var ki, insana düz gibi görünür,
    Ama sonu ölümdür.“
    Süleymanın özdeyişleri 14:12

    Bizler İman ettik ,Ruhlarımızın huzura kavuşması için,ruhsal özgürlük için,özentisiz,acılı,sancılı,dışlanak,ailelerimizde, toplumda bedel ödeyerek,ne için,bize dayatılanlara inanmadığımız için.
    Ne için daha önceden bildiğimizi sandığımız,ama gerçekte hiç bilmediğimiz çelişkiler için…Çelişkiler mi..?
    İşte Çelişkiler.
    Bir ayette söylenen başka bir ayette değiştirilyor, farklı ya da tersinin söylendiği tutarsızlıklar, ayetlerdeki akıldışı, mantıkdışı, bilimdışı yanlışlar, Tevrat ve İncil’e uymayan hatalı bilgiler.
    Bu çelişkilerin tümünü listelemek çok zor.
    O kadar çok çelişki ve çelişki iddiası var ki, sayfa sayfa listelere sığmaz.

    Nisa-82. “Hala Kur’an’ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.”

    Bazı islamcılar, 1-2 çelişkinin olabileceğini öne sürüyorlar. Çünkü Nisa-82′de “birçok çelişki” yazıyormuş. “Bir çelişki” ya da “birkaç çelişki” demiyor.
    “Allah kelamı” olduğuna inanılan bir kitapta tek bir çelişki dahi olmaması gerekir.
    Ama bir ya da birkaç değil, yüzlerce çelişki mevcut Kur’an’da.
    Bunlar izahı; yapılamayan, izahı; çarpıtılan ve ikna edici olmayan. Arapça’nın iyi bilinmemesine ve meallerin yanlışlığına bağlanan, izahı; Kur’an’a önyargı ile yaklaşılması olarak yapılabilen ve izahı; bilimsel olmayan, evrensel olmayan, insani olmayan çelişkiler.

    Bu çelişkiler, 1-2 mealciye değil, adı İslamcılar tarafından öne çıkartılmış 15-20 mealcinin mealleri ve Arapçası dikkate alınarak ortaya konmuştur.
    Madem ki bu kitap tüm insanlık için gelmiştir, öyleyse çevirilerinin kolayca yapılabileceği ve dünyanın her toplumundan insanların kolayca anlayabileceği bir şekilde yazılmış olması gerekmez miydi?
    İzah edilemeyen yanlarını Arapça’nın zorluğuna ve Kureyş Arapçasının bugün yeterince iyi bilinmemesine, içindeki Aramca ve Süryanice sözcüklerin başka anlamlar taşıyabileceğine bağlamak bile bir çelişki değil midir?
    Bu çelişkilerin birçoğu, inançlı müslümanların Kur’an’ı okumasıyla bulunmuştur.

    Gayrimüslimlerin de rastladığı çelişkiler vardır elbette. Ki bunun tarihi Muhammed dönemine, ayetlerin ilk okunduğu döneme kadar gider. Hatta Kur’an’a bile yansımıştır bu çelişki itirazları.

    Müteşabihliğe Mesela:
    ( açıklaması manâsı kapalı, bir çok anlama gelebilen, tefsirinde güçlük çekilen ayet veya kelimeler).
    Açıklamak istemediği, gizli bir konuda müteşabihlikten bahsedilebilir. Örneğin, ruh konusunu detaylı açıklamayabilir. Ya da “dabbet-ül arz” ile ilgili fazla bilgi vermeyebilir.
    İnsanların aklının ermeyeceği, bilgilerinin çok yetersiz kalacağı bir konuda bilimsel detaylara inmeyerek mecazi örnekler verilebilir.
    Hatta Mekke döneminde gelen ayetlerde, putperest baskısı nedeniyle açık açık putperest inancına aykırı söylemlerde bulunulamayacak olması da müteşabihliği gerektirebilir.

    Ama çelişkilerin birçoğuna “müteşabih” demek nerdeyse, çelişkilerden sıyrılmanın bir yöntemi olmuştur.

    A- Kendi İçindeki Dinî Çelişkiler:

    1- Hesap gününde Allah’tan başkası şefaat edebilir mi?

    Edemez / Bakara-48: Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.

    Edebilir/ Meryem-87: Rahman’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

    Edebilir diyen diğer Ayetler: Enam-51, İnfitar/ 18-19
    Edemez diyen diğer ayetler: Bakara-123, Zuhruf-86, Secde-4

    2- Kötülük Allah’tan mı gelir?

    Nisa -78. Nerede olursaniz olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir. Onlara bir iyilik gelirse: “Bu Allah’tandır” derler, bir kötülüğe uğrarlarsa “Bu, senin tarafındandır” derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır”. Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaya yanaşmıyorlar?

    Nisa-79. Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, şahid olarak Allah yeter.

    3- Müslüman olmayanlar cennete gidebilir mi?

    Gidebilir/ Bakara-62. Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku ve üzüntü yoktur. (Ayrıca Maide-69 )
    Gidemez/ Ali İmran-85. Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (Ayrıca tevbe-30)
    (Hatırlayın siz bu ayeti örnek vermiştiniz.)

    4- Cennetin genişliği ne kadardır?

    Göklerle yer kadar/ Ali İmran -133. Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.
    Gökle yer kadar/ Hadid-21. Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

    5- İlk müslüman kimdir?

    Enam-163′e göre Muhammed.
    Araf-143′e göre Musa.
    Ali İmran-67′ye göre İbrahim.

    6. Gaflar:

    Hud-2. Allah’dan başkasına kulluk etmeyin. Ben size O’nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim.

    Şura-10. Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah’a aittir. İşte bu, Rabbim Allah’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum.

    Tevbe-30. Yahudiler, “Uzeyir Allah’ın oğlu” dediler, Hıristiyanlar da “Mesih Allah’ın oğlu”, dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkara sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!

    Zariyat-51. Allah ile beraber başka bir tanrı edinmeyin. Zira ben size O’nun tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

    En’am-104. Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.

    En’am-114. Allah’tan başka bir hakem mi arayayım ki size, her muhtaç olduğunuz şeyi bildirip açıklayan kitabı, o indirmiştir. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki o, senin Rabbin tarafından gerçek olarak indirilmiş bir kitaptır; artık şüphe edenlerden olma.

    Bu ayetlerden Kur’an’ı yazan kim.? Hitap eden Allah değil, gaf yapılmışmış, “De ki” ekini unutulmuş.

    7- İblis melek midir, cin midir?

    Bakara-34′e göre melek, Kehf-50′ye göre ise cindir.

    Bakara-34. Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.

    Kehf-50. Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

    8- İslam’da Vasiyet geçerli midir?

    Bakara-180′de ölümü yaklaşanlar için vasiyet etmek şart koşulmuşken, Nisa/ 11-12 ayetleriyle vasiyetin bir hükmü
    kalmamış, miras taksimi zorunlu kılınmıştır.

    Bakara-180. Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.

    Ayete ilaveten, Peyganberin Veda Hutbesinde şöyle dediği yazılıdır:

    “Mirasçı için ayrıca vasiyet etmeye gerek yoktur.”

    9- Allah’ın katına olan mesafe-zaman çelişkisi:

    Secde 5. Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O’nun nezdine çıkar.

    Mearic 4. Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
    Bu çelişkiye bir de Allah katındaki zaman çelişkisini ekleyelim:

    Hac-47. Senden çabucak azabı getirmeni istiyorlar. Allah, asla vaadinden caymaz. Doğrusu Rabbının katında bir gün; saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

    10- Allah herşeyi bilir mi?

    Gaybı bilen yalnızca Allah’tır” ayetlerine rağmen Enfal/ 65-66 da Allah’ın bir müslümanın kaç düşmana bedel olduğunu ancak savaştan sonra bilebildiği anlaşılıyor.

    Enfal-65. Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kafirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.

    Enfal-66. Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah’ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

    11- Evlilikte Peygambere tanınan ayrıcalık:

    Ahzap-50. Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikah etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helal kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    12- Allah ve melekleri, Muhammed’e salat eder mi?

    Ahzap-56. “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin, selam edin.”
    ayetinde Allah’ın peygambere salat ettiği ifadesi büyük çelişkidir.

    Salat = Namaz, dua

    Bu ayetteki salat’ın namaz anlamına gelmediğini, destek anlamı taşıdığını öne sürenler de vardır. Bu da apaçık olduğu söylenen ayetler üzerinde bırakın sıradan insanları, İslam alimlerinin dahi anlaşamadığını gösterir.

    13- Allah gönderdiği kanunları, hükümleri değiştirir mi?

    Bakara-106. “Herhangi bir Ayet’in hükmünu yürürlükten kaldirir veya unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya benzerini getiririz. Allah’in herseye gücünün yettigini bilmezmisin? “

    Hac-52. Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Nahl-101. Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

    Rad-39. Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.

    Aşağıdaki ayetlerde ise farklı söylenir;

    Fatır-43. “… Hayır! sen Allah’ın kanununda değişiklik bulamazsın. Sen Allah’ın kanununda asla bir döneklik bulamazsın. “

    Feth-23. “… Allah kanununda hicbir degişiklik bulamazsınız. “

    14- Tanrı’nın kitabı düzensiz, karmaşık olabilir mi?

    Genelinde konu karmaşası ve uyumsuzluk vardır. Bir konudan bir başka konuya atlanır. Örneğin Bakara suresinde boşanma konusu işlenirken aniden namaz kılma ve usülleri anlatılmaya başlanır. Ardından tekrar hukuk konularına dönülür.
    (Bakara/ 237-238-239)

    Birçok surede aynı anlatımlar tekrarlanır. Bu durum Kur’an ayetlerinin karışık ve düzensiz toplandığını gösterir ki Allah’ın koruması altında olan bir kitabın böyle düzensiz olması bir çelişkidir.

    15- Edison, Einstein, Ebu Talip vb. ebedi cehennemlik mi?

    Ali İmran-115. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

    Bakara-217. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

    Tevbe-17. Allah’a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedi kalacaklardır.

    Müslümanların yaptığı zerre kadar işler karşılıksız kalmayacakken, inanmayanların bütün amelleri boşa gidecek ve sonsuza kadar cehennemde işkence görecekmiş. Tanrı böyle haksızlık yapar mı?

    16- Şüphesi, çelişkisi olanın soru sorması yasak!

    Maide-101. Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

    Maide-102. Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.

    Allah’ın soru sorma yasağı koyması kadar saçma bir hareket olabilir mi? Böyle bir saçmalığı, sorular karşısında kendine güvenemeyen insan yapar.

    17- Kur’an apaçık anlaşılır bir kitap mı?

    Şuara-195′te Muhammed, “uyarıcılardan olabilsin diye” Kur’an’ın “apaçık bir dille” indirildiği; Zuhruf/ 2-3 ‘te daha açık olarak, ” Apaçık Kitaba yemin olsun ki şüphesiz biz O’nun düşünüp anlayasınız diye ” indirildiği;
    Fussilet-44′te Kur’an ayetlerinin uzun açıklamalı olmadığı;
    Yusuf-12′de Kur’an’ın, herkesçe “okunup anlaşılması için” indirildiği; Duhan-58 ‘de, herkese öğüt alsınlar diye kolaylaştırıldığı söylenir.

    Ancak , anlaşılmaz bir yığın ayetle ve kavramla doludur. Anlaşılabilmesi için eski Kureyş Arapçasının, hadislerin, peygamberin ayrıntılı hayatının, dönem tarihinin iyi bilinmesi gerekir. Orucun kaç gün olduğu, namazın kaç vakit olduğu bile açıkça belirtilmemiştir.

    18- Kıble, İslam’ın ilk yıllarında neden Kudüs’tü?

    Müslümanlar kıble olarak önce Kudüs’ü sonra Kabeyi seçmişlerdir.
    Bu durum Bakara/ 142-145 ayetlerinde açıklanır.

    Bakara-142. İnsanlardan bazı beyinsizler; «Onları daha önce yöneldikleri kıbleden çeviren sebep nedir?» diyecekler. De ki; «Doğu da Batı da Allah’ındır. O dilediğini doğru yola iletir.»

    Kıble değişikliği bir çelişkidir ve Yahudilerle yaşanan çekişme neticesinde çıkmıştır.
    Halbuki madem önceki toplumların ve peygamberlerin de namaz kıldığı iddia edilir, öyleyse onların kıblesi neyse yine o olmalı ve hiçbir şartta değişmemeliydi.

    19- Ganimetlerin tamamı mı yoksa 1/5′i mi?

    Enfal-1.’de “ganimetler Allah’ın ve peygamberindir” denirken,
    Enfal-41′de “ganimetlerin beşte biri Allah’ın ve peygamberindir” denir.

    Enfal-1. (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler, Allah’a ve Resûlüne aittir. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”

    Enfal-41. Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. (…)

    20- Peygamberler eşit mi yoksa üstün olanı var mı?

    Bakara-285 ‘te Peygamberler arasında fark olmadığı söylenirken, aynı surenin 253. ayetinde; “İşte bu peygamberlerin bir kısmını diğerlerine üstün kıldık..” denir.

    Bakara-285. Peygamber de, iman edenler de O’na indirilene inandı. Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman etti. “O’nun peygamberlerinden hiçbirinin arasında fark görmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Affını dileriz ey Rabbimiz, Dönüş sana’dır” dediler.

    Bakara-253. İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. (…)

    21- Kur’an Mekke ve çevresine mi yoksa tüm insanlara mı?

    Enam-92. Bu da kendisinden öncekileri doğrulayan mübarek bir kitaptır ki, beldelerin anası (Mekke) ile onun çevresindekileri uyarman için indirdik. Âhirete inananlar, ona da inanırlar; onlar, namazlarına da dikkatle devam ederler.

    Kalem-52. Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.

    22- Cehennemde kapışma?!

    Alak/ 15-18. And olsun ki onu perçeminden, yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz. O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.

    Ayet, Ebu Cehil için söylenmiş. Güçsüz bir insanın “Allah benden yana” demesine benziyor. Yani insan sözü.

    23- Hitap çelişkisi: ( Ben, Biz, O, Allah)

    Kur’an’da ayetlerin çoğunda Allah 3. şahıs, bazılarında 1.şahıstır. Kimi ayetlerde çoğul “biz” ifadesi, kimilerinde ise tekil ifade mevcuttur. Örneğin Hac/ 34-35 de şahıs zamirinde tam 6 kez değişiklik yapılır. Allah’tan hitap bir kitapta hep aynı zamir kullanılmalıydı.

    24- Bu ayette melekler mi konuşuyor?

    Zuhruf-11′de de ilginç bir kurgu vardır:
    “O suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz”.
    Suyu indiren Allahsa, ölü memleketi dirilten kim?
    Kur’an’ı Allah gönderdiyse bu “biz” diyen kimler?

    79 ayetlik Rahman suresinin 31 ayeti aynıdır. ” Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz” ayeti sürekli tekrarlanmıştır. Benzer tekrarlara başka surelerde de rastlanır.

    25- Allah kimin neye taptığını bilmiyor mu?

    Sebe-40. O gün Allah, onların hepsini toplayacak; sonra meleklere: Size tapanlar bunlar mıydı? diyecek.
    41. (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”

    26- Allah insan gibi yemin eder mi?

    Naziat suresi de şöyle başlar: “(1) Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun, (2) Canları kolaylıkla alanlara and olsun, (3) Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun, (4-5) Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun “.

    Ayrıca Kur’an Allah’ın yeminleri ile doludur. Arapların çok yemin ettiği özelliği bilinir de Allah’ın bu kadar çok yemin etmesi anlaşılmaz.

    27- Allah küfreder mi?

    Enam-108′de “Allah’tan başkasına tapanlara sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah’a söverler.” denmesine rağmen;

    Bakara-171, Araf-179, Furkan-44, Tevbe-28, Bakara-65, Maide-60, Cuma-5, Araf-176 da farklı inançlardakilere hayvan, eşek, köpek, domuz, pislik, maymun diye sövülmüştür.

    28- Büyüyünce hayırsız evlat olacağı sanılan çocuğun öldürülmesi:

    Kehf-80. ” Oğlana gelince, onun ana-babası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkara sürüklemesinden korktuk.”

    Hiçbir suçu olmayan bir çocuğu, ilerde anne-babasına karşı kötü davranma ihtimali nedeniyle öldürmek ne derece haklı bir gerekçedir?
    Sanki bütün hayırlı anne-babaların hayırsız çocukları öldürülüyormuş gibi aktarılan bu maval doğru mudur?

    29- Muhammed’in onca eşine ilaveten evlatlığının eşiyle evlenmesi:

    Ahzap-37′ de hoşlandığı evlatlığının karısı Zeynep’le evlenebilmesi için, ahlaki bir adet olan evlatlığın öz evlat gibi görülmesi kuralının kaldırılması etik açıdan yanlış değil midir?

    30- Allah’ın velisi var mı yok mu?

    İsra-111. Ve de ki: “Övgü, allah’adır. O çocuk edinmemiştir, yönetimde ortağı ve zillettten ötürü de bir veliside yoktur.” O’nu alabildiğine Yücelt.
    Yunus-62. Uyan! Allah velilerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar!

    31- Yaratan mı? Yaratanlar mı?

    İhlas-1. De ki; O Allah bir tektir.

    Saffat-125. Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba’l’e mi taparsınız?

    Yaratanların en iyisi Allah’sa diğer yaratanlar kim?

    32- Allah yardıma muhtaç mıdır?

    İhlas-2. Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O’na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir )

    Muhammed-7. Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.

    33- Yer ve gök kaç günde yaratılmıştır?

    6 günde : (Araf-54) (Yunus-3) (Hud-7) (Furkan-59)
    8 günde : (Füssilet/ 9-12)

    34- Kölelik evrensel mi?

    Nahl-75. Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

    Kur’an’daki ayetler evrensel ise; İnsanlar arasında ayrım, köleliğin kaldırılmamış olması yanlış değil midir? Bu durumda kölelik kıyamete kadar meşrulaştırılmış olmuyor mu?

    35- Kur’an’da neden sadece İsrail’e gönderilen peygamberler var?

    Kur’an’da bildirilen peygamberlerin nerdeyse tamamının Yahudi olması, her kavme peygamber gönderildiği belirtilmesine rağmen başka milletlerden tek örneğin olmaması nasıl açıklanabilir?

    36- Musevilere “Yahudi” denmesi:

    Enam-146. Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık.

    Kur’an’da Musevilerden Yahudi diye bahsediliyor. Halbuki o dönemde Yahudi olduğu halde Hristiyan olanlar çok. Madem ki “Hristiyan” yani “İsacı” diyor, “Musevi” yani “Musacı” da denebilirdi. Bu genelleme yanlıştır. Günümüzde de Yahudi olanlar içinde ateisti, dinsizi, Hristiyanı, müslümanı, Budisti vardır.

    Ayrıca bir millete bir gıdanın yasaklanıp, diğer milletlere serbest bırakılmasının mantığı olabilir mi?

    37. İnananlar Muhammed’in kulu mu?

    Zümer-10. Kul ya ıbadillezıne amenütteku rabbeküm lillezıne ahsenu fı hazihid dünya haseneh ve erdullahi vasiah innema yüveffes sabirune ecrahüm bi ğayri hısab

    Ayet, “De ki ey inanan kullarım” ile başlıyor.

    De ki: ‘Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah’ın arz’ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.’

    Muhammed, inananlara “kullarım” diye sesleniyor. Bazı meal tahrifatçıları bu hatayı kamufle edebilmek için mealin başın “Bizim adımıza de ki” ya da “tarafımdan söyle” gibi ilaveler yapmışlar. Halbuki Arapçasında bunlar yok. Bazıları da “Kullarım” değil, “kullar” olarak çevirmiş.

    Eğer Kur’an’ı Allah gönderseydi ayette Allah’ın “de ki” demeyip direk kendisinin söylemesi gerekirdi. Ya da “İnanan kullarıma de ki” şeklinde olmalıydı.

    Aynı ifadeyi Zümer-53′de de görmekteyiz:

    Zümer-53. De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

    38- “Günah Çıkarma” Kur’an’da da var!

    Tevbe-102. Onlardan (Münafıklardan) bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
    103. Onların mallarından, onları günahlarından arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlara huzur verecektir. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    39- Meleklerden peygamber olur mu?

    Muhammed’e inanmayanlar ” Elçi olarak bize bir melek gelmelsi gerekmez miydi” derler. Buna şu yanıt verilir:

    İsra-95. De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine), yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”

    Mantıklı. Dünyada insanlar yaşadığına göre melekten peygamber olmaz.
    Gelgelelim meğer öyle değilmiş. İsra-95′de melekten peygamber olamayacağı söylenirken;
    Bakın aşağıdaki ayette ne diyor:

    Hac-75. Allah, meleklerden ve insanlardan peygamberler seçmiştir; şüphe yok ki Allah, duyar, görür.

    40- Cehennemde sadece ne yenir? Zakkum mu? Darı dikeni mi?

    Duhan/ 42-43-44. Doğrusu (cehennemde) günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

    Gasiye suresi 6. ayeti öyle demez.

    Leyse lehüm ta’amün illa min dariy’ın.

    Onlar için darı dikeninden başka bir yiyecek yoktur.

    Zakkum ağacı ile darı dikeni çok farklı bitkiler olduğuna göre ayetler arasında çelişki mevcuttur.

    B- KUR’AN’DAKİ BİLİMSEL ÇELİŞKİLER

    1- Tarık Suresi 7. ayet:

    (Bu su- meni) Bel kemiği ile kaburgalar arasından çıkar.

    Tıp, testislerden diyor.

    2- Cennetin genişliği göklerle yer kadar mı?

    Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır. (Âli İmran Suresi-133)

    Yer’den kastedilen dünya gezegeni olduğuna göre, dünya da uzayda diğer gök cisimlerinden bir olduğuna göre “gök ile yer kadar” demek anlamsız bir ifadedir. Hatta bu ifadeden yerin altta, uzayın ise üstte algılandığı anlaşılmaktadır.

    3- Dünyanın 4 günde, göklerin ise 2 günde yaratılmış olması: (Füssilet/11-12)

    De ki: “Siz gerçekten yeri iki günde yaratanı inkar edip duracak mısınız? Birde O’na eşler mi koşuyorsunuz? O, bütün alemlerin Rabbidir.

    Hem ona üstünden ağır baskılar (dağlar) yaptı, onda bereketler meydana getirdi ve onda azıklarını dört gün içinde araştıranlar için bir düzeyde takdir buyurdu.

    Sonra göğe doğruldu da o bir duman iken ona ve yere: “İkiniz de ister istemez gelin!” dedi. İkisi de: “isteye isteye geldik.” dediler.

    Böylece onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu ve her gökte (bulunan meleklere) işlerine ait emrini vahyetti. Dünya gökyüzünü kandillerle donattık ve koruduk, işte bu, hep o çok güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.

    4- Yerin göklerden önce yaratılmış-düzenlenmiş olması: Füssilet/10-12

    5- Miras dağıtımındaki avl yöntemi gerektiren matematik hatası. (Nisa/10-12)

    6- Güneşin kara çamurlu bir suya batması.

    Sonunda güneşin battığı (mağrib) yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta (Garabe) buldu, yanında bir kavim gördü. (Kehf Suresi-86)

    Ayetten; dünyayı göğün altında uçsuz bucaksız bir yer olarak gören ve göz yanılmasından dolayı güneşin dünyanın batısında bir çamur gözesine battığını sanan bir yanlış bilgiye sahip olunduğu anlaşılmaktadır.

    7- Ortadoğuda yetişen Hurma, üzüm gibi meyvalardan bahsedilip batıda yetişenlerden hiç bahsedilmemesi.

    8- Kalbin beyin fonksiyonlarına sahip gösterilmesi.

    Duygular, düşünceler, inançlar kalbin mi beynin mi fonksiyonları? Bakara/97-260-283, Kehf-28, Şuara-195

    9- Ay’ın yarılması:

    Kamer-1. Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.

    10- Gök gürültüsü, şimşek ve yıldırımın Allah’ın insanları korkutma ve cezalandırma aracı olduğu:

    Rad/12-13. O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.
    Gök gürlemesi O’na hamd ederek tespih eder. Melekler de O’nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

    11- Her canlının çift yaratıldığı:

    Zariyat-49. Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

    Her canlı çift değildir. Bakteriler, virüsler bölünerek çoğalırlar.

    12- Rahman-14. Allah insanı, pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı:

    Halbuki benzer bir hayvanın dna’sı üzerinde yapacağı değişiklikle insanı yaratması daha bilimsel olmaz mıydı?

    13- Kısasa Kısas:

    Bakara-178. Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir.

    Kısas’ın çağdaş hukukta geçerliliği olabilir mi?
    Bu ayetle Kur’an’ın evrenselliğinden bahsedilebilir mi?

    14- Denizin yarılması, ölünün diriltilmesi gibi bilim dışı sözde mucizeler.

    15- Hayvanların 8 çift olması:

    Zümer-6. Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah’tır. Hükümranlık O’nundur, O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O’nu bırakıp başkasına yönelirsiniz?

    Sekiz çift hayvan az değil mi? Hangileri acaba? At, eşek, deve, koyun, keçi, öküz-inek, tavuk-horoz, hindi, ördek, tavşan, kuş, balık, kedi, köpek, balarısı…
    Aşağıdaki ayetlerde açıklanıyor hangileri olduğu:

    Enam-143. Sekiz çift yarattı: Bir çift koyun, bir çift keçi. (…)
    Enam-144. Deveden bir çift sığırdan da. (…)

    16- Yıldızların şeytanlar için atış tanesi olduğu:

    Mülk-5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Kandille kastedilen yıldız. Ama sanki yıldızın ne olduğu bilinmiyor. Boyutları küçük sanılıyor. Hatta göktaşı ile karıştırılıyor. Güneş ile yıldızlar farklı düşünülüyor. Koca yıldız, belki de dünyanın yüzlerce misli büyüklüğünde, ama ayette şeytanlara atış tanesi olarak yapıldığını söylüyor.

    17- Savaşçı Melekler:

    Al’i İmran/124-125. İnananlara: “Rabbinizin size gönderilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?” diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle yardım edecektir.

    Savaşta müslümanlara melek ordusuyla destek veriliyormuş. Bugünlerde çok ihtiyaç var bu melek ordusuna ama Allah’tan tık yok, umursamıyor sanki..
    Melek ordusu bilimdışı değil mi? Allah onun yerine müslümanları güçlü kılmış olsa daha doğru olmaz mı?
    165. (Bedir de) iki katını (düşmanınızın) başına getirdiğiniz bir musibet, (Uhud’da) kendi başınıza geldiği için mi “Bu nasıl oluyor!” dediniz? De ki: O, kendi kusurunuzdandır. Şüphesiz Allah’ın her şeye gücü yeter.

    Galip gelinen savaşta melekler var, mağlup olunanda neden yardımcı olmamışlar acaba?
    Galibiyet meleklerden, mağlubiyet insanların hatasından mı?

    18- Ay’ın nur olduğu:

    Yunus-5. O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı. Ay’ı da bir nûr kılıp, ona birtakım konaklar tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz.

    Ay’ın bir nur olmadığı sadece geceleri güneşten aldığı ışığı yansıttığı biliniyor.

    19- Bir gecenin bir ömre bedel olması:

    Kadir-3. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır!

    Sadece bir gece, bin aydan yani yaklaşık bir ömürden nasıl daha hayırlı olabilir?

    20- Tatlı suda inci ve mercan yetiştiği:

    Rahman suresi 19-22 ayetleri ile Furkan suresi 53. ayetinde geçen iki denizin birbirine salındığı-karıştırıldığı ama aralarında bir engel olduğunu yazan ayetlerde denizlerden birinin suyunun içilebilen tatlı su olduğu, diğerinin acı ve tuzlu su olduğu yazılıdır. Rahman-22′de her ikisinde de inci ve mercan yetiştirildiğini yazar. Halbuki tatlı suda inci ve mercan yetişmez. Suni olarak inci yetiştirilse bile mercan hiç yetişmez.

    D- KUR’AN İLE İNCİL ARASINDAKİ ÇELİŞKİLER

    1- İsa bebekken, İncil’e göre mucize göstermemiş, Kur’an’a göre göstermiştir. Konuşmuş ve peygamber olduğunu söylemiştir.

    2- İsa, İncil’e göre çarmıha gerilmiştir. Kur’an’a göre çarmıha gerilen İsa değil, İsa’ya benzeyen başka biridir.

    3- Kur’an’a göre İncil’de Ahmet’den bahseder, İncil’de Ahmet ismi geçmez.

    4- Şeytan, İncil’e göre düşmüş melektir., Kur’an’a göre cindir.

    5- Şeytan, İncil’e göre Tanrı ile aynı mertebeye ulaşmak istediği için, Kur’an’a göre ise Adem’e secde etmediği için lanetlenmiştir.

    6- İncil’e göre iyilikler Tanrıdan kötülük şeytandan, Kur’an’a göre hayır da şer de Allah’tandır.

    Sevgili Tasavvuf Rab’bim İsa Mesih,O güzel yüreğini aydınlatsın.

    #36761
    Anonym
    Inaktiv

    Elinize saglik modum cok guzel bir yazi olmus insanlara gerekli cevap verilmistir diye umuyorum cok cok tesekkur ederim …

Ansicht von 8 Beiträgen - 1 bis 8 (von insgesamt 8)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.