• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24621
    Anonim
    Pasif

    Çarmıh , birbiri üzerine çapraz konmuş iki tahtadan oluşan darağacı.
    Farsça dört çivi anlamına gelir. Eskiçağ’da kurulu din ve düzene karşı suç işlediği için idamına karar verilenler çarmıha gerilerek öldürülürlerdi. Bunun için mahkumun vücudu ve ayakları çarmıhın dikey tahtasına bağlanır, kolları yana açılarak elleri yatay tahtaya mıhlanırdı. Günlerce açıkta, aç, susuz ve tahtaya çivili kalan mahkum, yavaş yavaş ve işkence çekerek ölürdü. Roma’lı vali Pontius Pilatus da İsa’yı böyle haca gerdirmişti.

    Çarmıha gerilme konusu utanç verici olarak nitelendiği için, uzun zaman Hıristiyanlarca ele alınamadı. 16. yüzyıl’dan sonra, pek çok ressam İsa’yı çarmıhta gösteren tablolar yaptı.

    Diofizit , Nestorius’un savunuculuğunu yaptığı görüş. Monofizit kavramının zıttı olan çift tabiatcı yani çift doğacı görüş. Bu görüşe göre:
    İsa’ya 30 yaşındayken Kelam’ın indiği, zamana kadar Meryem’den doğan İsa’nın saf ve günansız bir insan olduğu
    Tanrılık vasfının ancak Kelam geldikten sonra meydana geldiğini ve ancak o zamandan sonra hem insan hem de Tanrı karakterlerinin her ikisini de taşıdığı Meryem’in, Tanrı olan İsa’nın değil, insan olan İsa’nın annesi olduğu
    kabul edilir.

    Dolayısıyla, bu görüşe göre Meryem “Tanrı’nın annesi” (Theotokos) değil Mesih İsa’nın annesidir; Tanrı doğurulamaz dolayısıyla da İsa, Baba ile aynı özden olamaz. Ancak, Kelam’ın gelmesinden sonra İsa’da hem insansal, hem de tanrısal bir arada varolmuş, İsa hem tanrı hem de insan olmuştur. İsa kelamın gelmesinden sonra bu iki tabiatı da taşır (Diofizit).
    Bu görüşe göre çarmıha gerilirken tanrısal tabiat İsa’dan ayrılmış sadece insan olan İsa acı çekmiş, çektiği acılar Tanrı olan İsa’ya dokunmamıştır.

    Bu görüşleri Roma ve Yunan kiliseleri kabul etmemişler, 431 yılında toplanan I. Efes Konsili’nce reddedilmiş ancak Nestorius aforoz edilmemiş, sadece görevden alınmıştır. Faaliyetlerine devam eden Nestorius güçlenmeye başlayınca MS 449 yılında Efes’te toplanan II. Efes Konsili’inde alınan kararla Nestorius aforoz edilmiş ve sonuç olarak Nestorius’un görüşlerinin savunanlar kendi özel kiliselerini kurmuşlardır. Günümüzde Asuri (Nasturi) ve Keldani kiliseleri diofizit görüşe sahip olan kiliselerdir.

    Diriliş , İnsanların bedenleri, ölümden sonra toprağa döner, bozularak çürür: ancak canları, ki ne ölür ne de uyur, ölümsüz bir öze sahip olarak hemen kendilerini yaratan Tanrı?ya geri döner: doğru kişilerin canları, kutsallıkta mükemmel kılınmış olarak, en yüce göklere kabul edilir, öyle ki burada ışık ve görkem içersinde Tanrı?nın yüzünü görerek bedenlerinin kurtuluşunun tamamlanmasını beklerler. Kötülerin canları ise cehenneme atılır, ki orada işkence ve sonsuz karanlık içersinde kalarak büyük yargı gününü bekler. Kutsal Yazı, bedenlerinden ayrılan canlara ilişkin bu iki yerden başka bir yer tanımamaktadır.

    Son gün, diri olanlar ölmeyecek, fakat değiştirilecektir: bütün ölüler kendi (ancak bu sefer farklı niteliklere sahip olan) bedenleriyle diriltilecek ve kendi canlarıyla sonsuzluk boyunca ayrılmamak üzere birleştirilecektir.

    Aklanmamış olanların bedenleri, Mesih?in gücüyle utanç görmek üzere: aklanmışların bedenleri ise, Ruh?uyla, yücelik görmek üzere diriltilecektir, ve O?nun görkemli bedenine uygun olacak bir yapıya dönüştürülecektir.

    Dua , Dua, arzularımızı Tanrı’ya Mesih’in adında, Kutsal Ruh’un yardımıyla, günahlarımızın itirafıyla ve O’nun merhametlerini bilerek şükranla sunulmasıdır. Yalnızca Tanrı’ya dua edilir. Tanrı’ya yücelik verecek herşey için sevgi ile, saygı ile, tövbe ile, şükran ile, iman ile ve açık yürekle alçakgönüllülük içinde Tanrı’ya dua etmeliyiz.

    Elias Riggs , 220px-Elias-Riggs.jpg
    1810-1901 Osmanlı Devleti’nde faaliyet göstermiş ABD’li Presbiteryen bir misyonerdir. Misyonerlikteki hizmet süresi 69 yıldır. Dört yaşında okumayı öğrenmiş, dokuz yaşında Grekçe’ye, 13 yaşında İbranice’ye başlamıştır. On dört yaşında Amherst College’e girmiş ve buradaki öğrenimi sırasında Keldanice öğrenmiş ve yirmi yaşında iken Keldani grameri üzerine bir kitap yayımlamıştır. , Süryanice, Arapça, Rumca, Ermenice, Bulgarca ve Türkçe, misyoner olduktan sonra öğrendiği dillerdir. Riggs’in Kutsal Kitap’i Bulgarca’ya tercume etmesi en onemli hizmetlerinden birisidir. Kutsal Kitap İlahiyat doktorası yapmış ve ömrününün tam elli yılını geçirdiği İstanbul’da ölmüştür.

    Ekümen , kavramı ‘dünya patrikliği’ anlamına gelmektedir. Ekümen kavramının ilk ortaya çıkışı 1517 yılında Yavuz Selim’in, Mısır’ı fethettiğinde, İskenderiye ve Antakya Patrikhanelerini de, İstanbul’daki Patrikhane’ye bağlaması ve patriği de ‘Milletbaşı’lıktan , ‘Ekümen’ yani ‘Cihan patriği’ ilan etmesiyle ortaya çıktı. Ekümenlik kavramı Fener Rum Patriği Bartholomeos’un dış ilişkilerinde “Yeni Roma’nın ve İstanbul’un Başpiskoposu ve Evrensel Patriği” unvanını kullanmasıyla Lozan Antlaşmasıyla hukuki ve siyasi konumu kaldırılan bu unvanı tanımayan Türkiye Cumhuriyetiyle sürtüşmelere yol açmaktadır.

    Ekümenik , Dini konularda yazılan kitaplarda ekümenik sözcüğü iki anlamda kullanılmaktadır. Birincisi, genel olarak Ortodoks, Protestan ve Katolik kiliselerin tek bir kilise haline gelmesidir. Bunu sağlamak için çalışmalar ve toplantılar yapılmaktadır. İyi niyetli açıklama ve bildirilere rağmen birleşme sağlanamamaktadır.

    Ekümenik sözcüğünün ikinci anlamı, Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin (Fener Rum Patrikhanesi) muhtar ve eşit Ortodoks kiliseleri arasında onursal önceliğidir. Ortodoks Rum Patrikhanesi bu unvanı ile Ortodoks kiliselerinin birliğini gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Geçmişte Ortodoks kiliseleri birbirlerinin üzerinde değil, yan yana ve ayrı ayrı örgütlenmişlerdi. Bu yüzden aralarında bir hiyerarşi yoktur. Fener Rum Patriğinin Atina Başpiskoposu veya Moskova Ortodoks Patriği üzerinde bir yetkisi yoktur. Ancak onların kabul ettikleri kapsamda bir birleşmeyi gerçekleştirebilir. Uygulamada güçlükler çıkmaktadır. Örneğin Amerika’daki Rum ve Rus Ortodoksların örgütlenmesinde İstanbul ve Moskova Patrikhaneleri aynı görüşte değildirler. Fransa’da benzer bir sorun vardır. Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin ekümenlik konusunda Atina Başpiskoposu, Türkiye Cumhuriyetinden daha fazla karşı çıkmaktadır. Geçmişte ekümenizm, Bizans ve Osmanlı İmparatorluklarının coğrafya ve siyasi birliğine dayanmıştır. Bugün böyle bir temel yoktur.

    Evanjelizm , Kutsal Kitap’a dönmek veya yönelmek anlamına gelmektedir. Genel anlamıyla İncil’ler hakkında vaaz vermektir. İsa üzerinde yoğunlaşan bu vaazların amacı Hristiyan olmayanları bu dine davet etmektir.
    Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazılmış dört kanonik İncil’in her birine “Evanjel” denir. Yunanca “iyi haber” ya da “genel olarak kabul edilen gerçek” anlamına gelen evangelion dan gelmektedir. Bu kelimeden türetilerek, İncil yazarlarına “Dört Evanjelist” denmiştir.

    Evanjelist ve Evanjelik kelimeleri farklı anlamlara gelmektedir. Evanjelist kelimesi en basit anlamıyla “Hristiyanlık bildirisini vaaz eden, yayan kişi” anlamına gelir. Evanjelik kelimesi ise daha çok Protestan Kilisesi’nin muhafazakar kesimini nitelemek için kullanılır. Evanjelikler, ABD’yi kuran ve tutuculuğuyla bilinen Protestan mezhebi Puritenler’in devamıdır. Evanjelizm merkezli bu akımın mensuplarına ve zamanla liberal Protestanlar haricindeki tüm Protestanlara Evanjelik denmeye başlanmıştır (20. yy’ın sonları, 21. yy’ın başı). Ayrıca Martin Luther, reformları esnasında kurduğu kilise hareketi için bu ismi kullanmıştır. Bu nedenle Kıta Avrupası’nda Evanjelik kelimesi, Protestan veya Lutherci olarak algılanır.

    Evanjelizmin temelleri İngiliz George Whitefield (1715-1770), Methodizm’in kurucusu John Wesley (1703-1791) ve Amerikalı filozof ve teolog Jonathan Edwards (1703-1785) tarafından atılmıştır. Bu üç kişi Amerika’nın en büyük Protestan mezhebi olan Baptistlerin ve Metodistlerin oluşumunun temel taşlarıdırlar.

    ABD’de 1820’lerde genelde Hristiyanlık inancı için kullanılan Evanjelizm 19. yüzyıldan itibaren iki ayrı koldan ilerlemeye başlamıştır. Charles G. Finney ile Amerikan halkının dönüşümünün sağlanması ile devrimcilik anlamı kazanmış diğer taraftan Playmouth Kardeşliği hareketinin kurucusu John Nelson Darby’nin öncülüğünde radikal bir dini yorumu temsil etmeye başlamıştır. Bugünkü Evanjelizm Amerika’daki Hristiyan toplumunun tutucu kanadını temsil etmektedir.[1]
    Darby’nin Muafiyetçilik akımı İncil ve Dünya tarihini yedi çağa ve veya Tanrı’nın insanlık hakkındaki takdirini gösteren yedi bölüme ayırmaktadır.

    C. I. Scofield tarafından yazılan Scofield Referans İncil’i ile 1880 ve 1890’lı yıllarda Darby’nin Tanrı, Tanrı’nın Krallığı’nı temsil eden insanlara imtiyaz vermiştir ve İsrail İncil’in Kıyamet zamanında önemli rol oynayacaktır öğretisi geniş kitlelerce benimsenmiştir.

    Lutherci Protestanlık ile başlayan; Püritenizmle olgunlaşan; Jimmy Carter, Ronald Reagan ve Baba Bush’un başkanlıkları döneminde adım adım gelişen Evanjelizm, 11 Eylül’den sonra Oğul Bush esas güç haline gelmiştir.

    Evanjelistler Eski Ahit’te bahsedilen Yahudiler’in Tanrı’nın seçilmiş halkı olduğu dogmasını onaylamaktadırlar. Buna göre Kutsal Topraklar’ın Yahudilere ait olduğuna, Mesih Isa’nın Kudüs’te tezahür bulacağına, buna bağlı olarak daha ileri bir tarihte bütün Yahudilerin Hristiyanlığa geçeceğine inanmaktadırlar. Evanjelistler ayrıca Katolik ve Ortodoks dogmalarını da reddetmektedirler.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.