Bu konu 0 yanıt ve 1 izleyen içeriyor ve en son  Anonim tarafından 10 yıl 6 ay önce tarihinde güncellendi.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25668

    Anonim

    Hristiyan Inanci (Turgay Ucal)

    İnsanlar her geçen gün inandıkları ya da yürekten kabul ettikleri değerler üzerine belli düşünceleri, alışkanlıkları, gelenekleri ilave eder dururlar.Bazen politik görüşleri, manevi görüşleri ile karışır ya da menevi görüşleri maddi dünyanın bütün getirileri ile kucaklaşır. Dolayısı ile bütün bunlar inanılan, düşünülen, izlenilen, kabul edilen insan gerçeklerinde bir takım yozluklara neden olmaya başlar.

    Hristiyan inancı, tamamen Mesih İsa’nın Müjdesi üzerinde duran bir inançtır. Hristiyan inancına göre, Mesih İsa, Tanrı kelamı olarak bir insan bedeninde RAB’bin vahyidir. Yüce Tanrı’nın kendi kurtarışını mecaz olarak Oğlum dediği Mesih İsa’da açıklamasıdır.

    Bütün Kutsal Kitap ( Tevrat, Zebur ve İncil ) da Tevrat’ın ilk cümlelerinden itibaren sonu belli olan bir gerçek vardır. Bu gerçekte kadından doğanın gelip Tanrı halkına kurtuluş sunma gerçeğidir. Yaratılışın başında özgür iradesini kötüye kullanarak Tanrı’ya isyan eden insanını kurtarmak isteyen Tanrı, Mesih İsa’nın o muhteşem kurban kuzusu olma gerçeğinde, yani Tanrı kelamının günahlara bedel olarak kendisini sunması gerçeğinde insanına sonsuz yaşam armağanını; bir başka deyişle kurtuluşu sunmuştur. Böylelikle kendi isyanından ötürü yaratıcısı ve her şeyin sahibi olan yüce Tanrı’dan ayrı düşen insan yeniden ve yine RAB’binin lütfu sayesinde Tanrı’sına kavuşabilme özgürlüğünü yakalamıştır.

    Bütün bu gerçek, Tanrı’yla kişisel olarak ilişki kuran Hristiyan inanışı ve günlük yaşamında Görünmez Öz ( Baba ), görünür Söz ( Oğul ) ve Kutsal Ruh’ta tek bir yüce Tanrı’nın karşılıksız sevgisi ve bu gerçeklerde sunulmuş kurtuluş ve sonsuz hayatı ile yoğrulmasıdır.

    Hristiyanlık, tam kelime anlamı ile Mesih İsa’ya benzemektir. O’nun gibi, yani Tanrı Kelamı ( Logos ) gibi olmaktır.Mesih’le Mesih İsa’yı giyinip Mesihleşmektir. Bugün Mesih İsa hem Yahudi alemi, hem Hristiyan alemi, hem İslam alemi için oldukça saygın bir isimdir ve Mesih İsa’ya benzeme gerçeğinde milyonlarca insan bu benzeyişin nasıl olması gerektiğini ve ismen Hristiyan olmanın ya da göstermelik inanca sahip olmanın ya da politik ve çıkarcı anlamda bir dine mensup olma anlamında Hristiyan olmanın bu olmadığını çok rahat anlayabilir.

    Tekrar etmek gerekirse Hristiyanım diyen kişi eğer

    Samimi bir Hristiyansa ” Ben efendimiz Mesih İsa’ya benziyorum. ” gibi büyük bir iddiada bulunuyor demektir. Oysa tarihe baktığımızda bu gerçeği anlayan gerçek Kelamı Hristiyanların her zaman az sayıda kaldıklarını görürüz. Onlar İncil’de denildiği gibi ” Tuz ve Işık olma” görevini üstlenmişlerdir. Aslında bir tutam tuzun tadı yeterlidir. Ya da az bir ışık olsa ortalığı aydınlatabilir. Bu nedenle haçlıları ile, yozlukları ile, politik mücadeleri ile Hristiyanlığı kalkan yapıp kendi insan açgözlülüklerini, nefret ve kinlerini ortaya döken tarih içindeki bir çok din kullanıcıları ile samimi Mesih İsa’ya benzeyen ve Rab Müjdesinin o esenlik dolu yaşamını sürmeye çalışan sadık imanlıları hep ayrı tutmak hepimizin insanlık görevidir. Tarih her millet için, her din için, her inanç için acı ve tatlı anılarla doludur. Bu ne yazık ki, insanı günahlı hayatından sonsuz yaşam çıkarmak için gelen Mesih İsa’nın kurtuluş yolu içinde aynıdır.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.