ANASAYFA Forum EN ÇOK SORULANLAR En Çok Sorulan Sorular Hayatın anlamı nedir?

  • Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25476
    Armagan
    Anahtar yönetici

    Soru: Hayatın anlamı nedir?

    Yanıt: Hayatın anlamı nedir? Hayatımda nasıl bir amaç olabilir, onu nasıl gerçekleştirebilir, hayatımdan nasıl tatmin olabilirim? Kalıçı birşeyi elde etmek için potansyelim olaçak mı? Hayatın anlamını sürekli düşünen insanların sayısı çoktur. Yıllar geçtikçe arkalarına bakarak onlar neye bazı kişilerle ilişkileri bozuk haline geldiğine şaşırıyor, amaçlarını yerine getirdiklerine rağmen neye kendilerini boş hisediyorlar? En parlak döneminde olan bir beysbolcuya kariyerin tam başlangıcında neyi duymak istediğini sormuşlar. “Biri bana zirveye yetişince, orada hiçbir sey olmadığını söylemesini isterdim”, diye cevabını vermiş. Birçok amaçların anlamsızlığı, yıllar geçince meydana çıkmaktadır.

    Hümanist toplumumuzda insanlar farklı ve anlamlı amaçlar olduğunu düşünerek onların peşinde koşmaktadırlar. İnsanların şiddetle arzulayan bazı şeyler: çalıştıkları işte başarılı olmak, zenginlik, diğer insanlarla iyi ilişki kurmak, seks, eğlence, iyi işler yapmak v.s. Fakat insanlar, bu amaçları yerine getirdikten sonra bile içleri boşluk dolu olduğuna şahitlik etmektedirler.

    Kutsal Yazılarda Vaiz kitabında yazar: “Boşların boşu, boşların boşu, her şey boşların boşu”, diyererek tam bu düşünceyi dile getirmektedir. Herkesin kıskançlığını uyandıran seçkin yemek ve şaraplar, eğlenceler, inanılmaz büyük zenginliği, yüzlerce eşi, cariyesi, sarayları ve bahçeleri olan kral ve diğer insanlardan çok daha fazla hikmetli olmasına rağmen, bir anda: “Güneş altında çektiği bütün emeğinden insanın kazancı nedir?”, diye soruyor. Yalnız gözle görülen, duyularla hisedilen bir yaşamın anlamsız olduğu neticesini çıkartmaktadır. Niye içimizde böyle bir boşluk meydana gelmektedir? Çünkü Tanrı bizleri bu dünyanın dışarısında, burada ve şu anda yaşamamız mümkün olmayan bir şey için yaratmıştır. Süleyman, Tanrı’nın hakkında: “Onların yüreğine de ebediyeti koydu…” Kalplerimiz, hayat yalnız burada ve şu an olmadığı bilgisine sahip oluyorlar.

    Kutsal Yazıların ilk kitabı olan Tekvın’de: Tanrı insanı Kendi suretine ve benzeyişine göre yarattığını okuyoruz. (Tekvin 1:26). Bu, bizim başka bir şeyden (her hangi bir hayat şeklinden) fazla, daha çok Tanrı’ya benzediğimizi anlatmaktadır. İnsanoğlunun günah işlemeden, yeryüzerine lanet gelmeden önce, şu gerçekler ver olduklarını anlamaktayız: (1) Tanrı insanı sosyal bir yaratık olarak yaratmıştır (Tekvin 2:18-25); (2) Tanrı insana iş vermiştir (Tekvin 2:15); (3) Tanrı, insanla ilişki kurmuştur (Tekvin 3:8) ve (4) Tanrı insanı bütün yeryüzünde hakim olmasını vermiştir. Bütün bunların anlamı nedir? Ben, Tanrı yükarıda saydığımız her bir şeyin bizleri tatmin etmek için vermediğini inanmaktayım. İnsanın günaha düşmesi ve bunun sonucu dünyaya gelen lanet (Tekvin 3), bütün bunların üzerine olumsuz (özellikle insan ve Tanrı’nın arasındaki olan ilişkiler) bir tesir getirmiştir.

    Kutsal Yazılar’ın son kitabı olan Esinleme’de gelecek olayların sonunda Tanrı şimdiki yeri ve göğü yok edecek, yeni bir yer ve gök yaradıp bizleri sonsuzluğa götürecektir. O zaman Tanrı, arınmış beşeriyetiyle kopmuş halde olan ilişkisini yeniliyecektir. İnsanların bazıları mahküm edilip ateş gölüne atılacaktır (Esinleme 20:11-15). Böylece günahın getirdiği lanet yok edilecek, bundan sonra ise günah, keder, hastalık, ölüm ve acı hiç olmayacak. İmanlılar tüm bunları miras alacaklar, Tanrı onlarla ve onlar Tanrı oğulları olacaklar (Esinleme 21:7). Bu şekilde Tanrı insanla kopuk olan ilişkiyi yenileyecek, layık bulduğu tüm kişilere sonsuz hayat verecek. Hayatında herşeyi kazanıp fakat sonunda Tanrı’dan ayrı kalmak, anlamsız bir hayat sürdürmekten çok daha kötüdür. Fakat Tanrı yalnız sonsuz saadeti (Luka 23:43) değil bu dünyada da tatmin olmak için bir yol düşünmüştür. Nasıl hem sonsuz mutluluğu hem “dünyamızda cenneti” bulabiliriz?

    İSA MESİH ARACILIĞIYLA HAYAT ANLAMINI YENİLEMEK

    Daha önce bahsettiğimiz gibi, şimdiki zamanda ve sonsuzlukta, hayatın gerçek anlamı yalnız günahtan sonra, Tanrı’yla kopmuş olan ilişkilerinin yenilenmesinde bulunabilir. Bugün bu ilişkiler yalnız O’nun Oğlu İsa Mesih’in aracılıyla yenilenebilir (Elçilerin İşleri 4:12; Yuhanna 14:6; 1:12). İnsan günahlarını tövbe ettikten sonra sonsuz hayata kavuşabilir (daha fazla günah içinde yaşamam yerine, İsa Mesih onu yeni bir insan yetiştirmek seçimesiyle) ve İsa Mesih’i Kurtarıcı olarak kabul etmesiyle. (bu konuda daha ayrıntılı bilgi için “Kurtuluş planı nedir?” bakınız).

    Fakat hayatın gerçek anlamı yalnız İsa Mesih’i Kurtarıcı olarak kabul etmek değildir. Hayatın gereçek anlamını ancak Misih’i öğrenci olarak izlemekte, O’nunla daha çok vakit geçirmek, Kutsal Kitab’ı okumak, O’na dua edip, istedikleri yeririne getirmekle bulabilirsin. İman etmemiş isen (veya yeni iman ettiysen) kendi kendine: “Bu bana yeterince heyecanlı veya tatmin edici gelmiyor”, diye düşünebilirsin. Lürfen okumaya biraz daha gayret et. İsa şunu söyledi:

    “Ey bütün yorgunlar ve yükleri ağır olanlar! Bana gelin, ben sizi rahatlatırım. Ben yumuşak huylu ve alçakgönüllüyüm. Boyunduruğumu takının ve benden öğrenin, böylece canlarınız rahatlık bulur. Boyunduruğum kolay taşınır ve yüküm hafiftir” (Matta 11:28-30”. “Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim” (Yuhanna 10:10 b). “Ardımdan gelmek isteyen, kendisini inkar etsin, çarmıhını yükleyip beni izlesin. Canını kurtarmak isteyen, onu yitirecek, canını benim uğruma yitiren ise onu kurtaracaktır.” (Matta 16: 24-25). “Rab’den lezzet al, O da sana yüreğinin dileklerini verecektir.” (Mezmur 37:4).

    Bütün bu ayetler bize seçme fırsatı verdiğini anlatmaktadır. Hatatımızı kendimiz yönetmeye devam edebiliriz (sonucu boş ve anlamsız hayat olacaktır) veya Tanrı’yı tüm kalbimizle aramak, O’nun istediklerini yerine getirmeyi seçebiliriz (sonucu yüreğimizin dilekleri gerçekleşmesi olacaktır). Bu böyledir çünkü Tanrı bizi seviyor, bizim için en iyisini istiyor (bu en kolay hayat olmayabilir).

    Sonuçta bir vaiz arkadaşımın benimle paylaştığı benzetmeyi anlatmak isrerim. Spor düşkünü isen profesyonel bir maça gitmek için bir kaç dolar harcayıp stadyumun son sıralarına yerleşebilirsin. Bunun sonucu kırık bir burun olabilir. Senin başka seçeneneğin ise maçı yakından seyretmek için 200-400 dolar harcamak olabilir. Mesih imanlın hayatı da aynıdır. Tanrı’nın işlerini YAKINDAN görmek Pazar günü imanlılara benzemez. Onlar fiyatın tamını ödemediler. Tanrı’nın işlerini YAKINDAN seyretmek için kendilerini tamamen Tanrı’ya veren, kendi isteklerini değil fakat Tanrı’nın amaçlarını yerini getirmek isteyen Mesih öğrenciler içindir. ONLAR fiyatı ödediler (kendilerini tamamen İsa Mesih’e verip O’nun istediklerini yerine getirmektedirler). Onlar hayatlarını bol bir şekilde sürmekle,arkadaşları ve Tanrı’nın önünde hiç pişmanlık duymadan durabilirler! Siz fiyatı ödediniz mi? Bunu yapmaya hazır mısınız? Fiyatı ödemeye hazırsanız, bilin ki bundan böyle hayatınız anlamsız ve amaçsız olmayacaktır.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.