• Dieses Thema hat 1 Teilnehmer und 0 Antworten.
Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Autor
    Beiträge
  • #25991
    Anonym
    Inaktiv

    Hanok Peygamber

    Size esenlik olsun.

    Tanrı’ya inanan Şit’in aile soyundan gelen bir Tanrı adamını inceleyelim.
    Bu adam Hanok’tur..Tanrı’nın peygamberi olan Hanok.
    Yaratılış’ın beşinci bölümünde, Hanok’un soyunu görürüz. Kutsal Yazılar şöyle der: Adem, Şit’in babası oldu; Şit Enoş’un babası oldu; Enoş Kenan’ın babası oldu; Kenan Mahalalel’in babası oldu; Mahalalael, Yeret’in babası oldu; Yeret, Hanok’un babası oldu. Böylece, Hanok Şit’in aile soyunda Adem’den sonra yedinci kuşak oluyordu.

    Tüm insanlar gibi Hanok da doğuştan günahkardı. Ama altmış beş yaşına geldiğinde, Hanok günahlarından tövbe etti, Tanrı’ya döndü ve Tanrı’nın, günahı ortadan kaldıracak olan Mükemmel Kurban olarak ölmek üzere dünyaya gelecek olan Kurtarıcı ile ilgili verdiği vaade güvendi.
    Hanok, imanını Tanrı’ya, günahı örten bir kurban olarak bir hayvanın kanını sunmakla gösterdi.
    Bunun sonucu olarak Tanrı, Hanok’un imanını ona doğruluk saydı, onun günahlarını bağışladı ve yüreğini temizledi. Kutsal Yazılar bu konu hakkında şöyle yazarlar:”Hanok, üç yüz yıl Tanrı yolunda yürüdü” (Yaratılış 5:22)

    Her şeye rağmen Hanok’un gününde Tanrı ile yürümek kolay bir iş değildi, çünkü aynı günümüzdeki gibi ahlaksızlık ve kötülük her yanı sarmış durumdaydı.
    Hanok’un zamanında yaşayan kişilerin çoğu, yalnızca eğlence peşindeydiler ve günahlı yaşamlar sürdürüyorlardı. Hanok ise, Tanrı’nın, insanı günah içinde değil, kutsallık içinde yaşaması için yaratmış olduğunu biliyordu.
    Hanok bu nedenle, Tanrı’yı tanımayan komşularının yaptıkları gibi yapmadı ve açgözlülüğün kendisini kontrol etmesine izin vermedi.
    Hanok, Tanrı’nın Kendisi gibi, doğruluğu sevdi ve günahtan nefret etti. İnsanlar, Hanok’un sürdüğü doğru yaşam biçimi nedeni ile ona hakaret ve zulüm ettiler, ama Hanok onların bu davranışlarının kendisini rahatsız etmesine izin vermedi, çünkü Tanrı ile barışmış olmaktan daha önemli hiç bir şeyin olamayacağını biliyordu.

    Tanrı, bu kötü dönem sırasında Hanok’u Hizmetkarı ve Peygamberi olarak seçti.
    Tüm peygamberler gibi Hanok da gelecek olan Kurtarıcı hakkında tanıklık etti. Aynı zamanda Kurtarıcının bir gün tövbe etmeyi ve O’na inanmayı reddeden tüm bu insanları cezalandırmak için geri döneceğini de duyurdu.
    Hanok’un insanlara söylediklerine kulak verelim: “İşte Rab herkesi yargılamak üzere on binlerce kutsalı ile geliyor. Tanrı yoluna aykırı, tanrısızca yapılan bütün işlerden ve tanrısız günahkarların kendisine karşı söylediği bütün ağır sözlerden ötürü Rab insanlara suçluluklarını gösterecektir.” (Yahuda 1:14:15)

    Peygamber Hanok hakkında bilmemiz gereken bir başka şaşırtıcı nokta, onun ölmediğidir. Evet, doğru.
    Tanrı Sözü bize Hanok’un ölmediğini söyler! Şöyle der: “Hanok üç yüz yıl Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu, çünkü Tanrı onu yanına almıştı.” (Yaratılış 5:24) Güçlü Tanrı, planladığı şekilde Hanok’u ölüm kapısından geçirmeden doğrudan cennete kabul etti.

    Tanrı Hanok’u neden bu şekilde yukarı aldı?
    Tanrı, Hanok’un yaşamı aracılığı ile bize, O’na gerçekten inananlar ve O’nu her konuda hoşnut etmek isteyenler hakkında ne düşündüğünü öğretmek istiyor.
    Kutsal Yazılar şöyle der: “İman sayesinde Hanok ölümü tatmamak üzere yukarı alındı. Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce, Tanrı’yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi. Ve iman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır. Çünkü Tanrı’ya yaklaşan O’nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.” (İbraniler 11:5,6)

    Hanok, üç yüz yıl süre ile Tanrı’yı hoşnut etti, çünkü O’na inandı, O’nu sevdi ve insanların çoğunun Tanrı’nın ne istediğine aldırış etmedikleri bir zamanda O’na itaat etti.
    Böylece, bir gün Tanrı onun adını seslendi; Hanok kendisini aniden sonsuza kadar Cennette, Tanrı’nın evinin görkemi içinde buldu.
    Bu konu ile ilgili olarak Tanrı bize çok önemli bir şey göstermek istiyor.
    Eğer Hanok’un imanı gibi bir imana sahip değilseniz, Tanrı’yı hiç bir zaman hoşnut edemeyeceksiniz! Ama eğer Hanok’un imanı gibi bir imana sahipseniz, Tanrı sizi doğru sayacak ve artık ölümden korkmanız gerekmeyecek. Tanrı’nın, ölümü sizin için yenmiş olduğunu bilebilirsiniz, çünkü eğer Tanrı’nın Sözü’nü dinlerseniz ve ona itaat ederseniz, yeryüzündeki yaşamınız sona erdiğinde, aynı Hanok gibi siz de sonsuza kadar Rab’bin huzurunda yaşamaya gideceksiniz! Ama yine de, O’nun günahkarlar için sağlamış olduğu doğru kurtuluş yolu ile ilgili söylediklerini anlamanız ve bunlara inanmanız gerekir.

    Adem’in iki soyu Lemek ve Hanok arasında birkaç kıyaslama yapmak isteriz.
    Hem Lemek hem de Hanok Adem’den sonraki yedinci kuşakta yer alıyorlardı.
    Lemek, Kayin’in aile soyundan, Hanok ise Şit’in aile soyundan geliyordu.
    Lemek ve Hanok, aynı kuşakta (dönemde) yer aldılar, ama aynı ilgi alanlarını paylaşmadılar. Onların yaşam biçimleri, gece ve gündüz kadar birbirlerinden farklıydı.

    Lemek Tanrı’ya ve O’nun Sözü’ne inanmadı, ama Hanok Tanrı’ya inandı ve O’nun sözünü sevdi.
    Lemek murdarlık içinde Şeytan ile yürüdü, oysa Hanok kutsallık içinde Tanrı ile yürüdü.
    Lemek, Tanrı tarafından buyrulan kurtuluş yolunu önemsemedi, ama Hanok bu kurtuluş yolunu bağrına baysı ve Tanrı’ya, günahlarını örtmesi için bir kuzunun kanını getirdi.
    Lemek, parayı, kadınları, yiyeceği, giysileri ve zevki şiddetle arzu etti, oysa Hanok kendisine yaşam vermiş Olan ile yakın paydaşlıktan oluşan bir yaşamı arzuladı.
    Lemek, günahlarının içinde öldü ve aşağıya cehenneme gitti, ama Tanrı Kendisi ile birlikte Cennette olması için Hanok’u yukarı aldı.

    Siz Lemek’e mi, yoksa Hanok’a mı benziyorsunuz?
    Kayin ve Lemek’in mi yoksa Şit ve Hanok’un soyuna mı aitsiniz?
    Yaşamınız Hanok’un imanını mı kapsıyor yoksa Lemek gibi kendi yolunuza dönerek mi yürüyorsunuz?

    Tanrı’nın Sözü şöyle der: “İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın”..çünkü “iman olmadan (Tanrı’ya ve Sözü’ne güvenmeden) Tanrı’yı hoşnut etmek imkansızdır.”(2.Korintliler 13:5; İbraniler 11:6)

    Siz, O’nun kutsal Sözü üzerindeki şu ayet üzerinde gayret ile düşünürken Tanrı sizi bereketlesin.“İman olmadan Tanrı’yı hoşnut etmek olanaksızdır. Tanrı’ya yaklaşan O’nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.” (İbraniler 11:6)

    Sevgiyleeee

Ansicht von 1 Beitrag (von insgesamt 1)
  • Du musst angemeldet sein, um auf dieses Thema antworten zu können.