• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #25831
    Anonim
    Pasif

    Haklıyla Haksız

    (Tomas Cosmades)

    Tarihin korkutucu, yürek burkucu görünümü giderek kötüleşen haksızlıklar zinciriyle daha da çok uzuyor. Bir adaletsizlik, bir öncekini bastırıyor. Akla doğal bir soru gelebilir: Parlak denebilecek bir sayfayı oluşturamayan tarihin en sarsıcı ve acı haksızlık olgusu acaba nedir, kime olmuştur? Bu konuda çeşitli düşünceler var. Ama kötü insanın iyi insana uyguladığı o üzücü adaletsizlik eylemi, hiç kimsenin dikkatinden kaçamaz. Tanrı Sözü şu açıklamada bulunur:

    ‘Ama biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize öldü. Tanrı bize olan sevgisini bununla kanıtlıyor’ (Romalılar 5:8).

    Tanrı sevgisinin somut ve köklü kanıtı budur: Hakka adalete hiç saygısı olmayan din bağnazı insanların yargılamasıyla ölüme gönderilen Mesih, şu haksızlık dünyasında Tanrı sevgisinin etkin belgesi ve göstergesidir. İsa Mesih insanların günahları için ölürken altı saat süreyle çarmıhta ruh ve beden işkenceleri çekti. Tüm çağlarda, tüm insanların günahını taşımak ne demektir? Haç üstünden yedi kez konuştu. Bunların ilki şudur:

    ‘Ey Baba, onları bağışla çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar’ (Luka 23:24).

    Tarihin en belirgin haksızlığını bilgisi – egemenliği tartışma kaldırmayan Tanrı hak ve adalaet yöntemine dönüştürdü. Budur aklı sarsan Tanrı eylemi! Kurtarıcı İsa düşünceyi sarsan insan kötülüğünü Baba’ya yükselttiği bu duygulandırıcı dilekle karşıladı. Bununla Tanrı sevgisini, affetme gücünü sergiledi. İdam yargılısı iki eşkiyanın ortasında asılmıştı O, bu da onlar gibidir dercesine! Ne yazık! Asılı haydutlardan biri haçta adalete uyanırken, öbürü gözlerini yumdu, yüreğini sertleştirdi, adaletsizliğinde öldü.

    İki haydut yaşam boyu haksızlık hamuruyla yoğrulmuştu. Bireyin hak ve adalet ölçüsünü yitirmesi çok acıklı bir düşüştür. Her ikisi de haçın üstünden lanet yağdırıyordu. Bütün bunlara karşı sevgi örneği olan Mesih ne direndi ne de kimseyi lanetledi. İki yargılı çarmıhta birer barut fıçısı kesilmiş. Biri, ‘Mesih değil misin?’ dedi. ‘Haydi, kendini de bizi de kurtar!’ Beden ve ruh işkencelerinin yanı sıra alay ve hakaret saldırıları… İşte budur günahlı insan! Kötülüğün her çeşidini işle, sıkışınca kolay bir çıkış yolu arar. Tövbesiz ve ikrarsız kurtuluş olabilir mi? Yitirilmiş değerlerin ön sırasında adalet ölçüsünden sapmak belirir. Adalete saygıyı hiçe sayan günahlı insan, Tanrı adaletini nasıl zorladığını düşünebilseydi tir tir titrerdi.

    Tam bu sırada iki eşkiyanın birinde şaşırtıcı bir aydınlanma oldu. Yüreğinde tanrısal ışık parladı, hak ve adalet ilkesini kavradı. Ölümün kapkaranlık sonsuza götüren dikenli yol değil, sonsuz ışığa götüren kayrasal bir geçiş olabileceğini imanla kabul etti. Mesih’in, gelecek parlak hükümranlığına sığındı. Sığınmacılığı arayan herkesin o görkemli Hükümran’ın kanatları altına sığınması ne iyi olurdu. Şu adaletsiz ve güvensiz dünyada kendine sığınabilecek bir ülke özleyen herkese o şanlı ülkeden bir çağrı geliyor. İsa Mesih, ‘Ey bütün yorgunlar ve ağır yük altında yıprananlar’ diye her suçluya sesleniyor. ‘Bana gelin ve ben sizleri dinlendiririm’ (Matta 11:28).

    Rab İsa o anda yepyeni yaşama kavuşan tövbeliye şu güvenliği bildirdi: ‘Doğrusu ve doğrusu sana derim ki, bugün benimle birlikte cennette olacaksın’ (Luka 23:39-43). O haçtaki mahkum pırıl pırıl bir aşamaya geldi. Adaletsizlikten adalete götüren yol Tanrı sevgisinden kaynaklanan iman taşlarıyla döşeliydi. Toplumun dışladığı insanı İsa kabul etti, önünde esenlik yolunu açtı. Bunu seçen mahkum sonsuz mutluluğa kavuştu.

    Diğer mahkum kendisini haçtan indirebilecek bir kaçış yolu arıyordu. Belkide haçtan inip haksızlığına haksızlık katacaktı. Gerçek kurtuluşa katılan mahkum ötekini kınadı.

    ’Senin Tanrı’dan korkun yok mu? Kendin de aynı yargıyla ceza görmektesin. Bizimki hakedilmiş cezadır. Yaptıklarımıza yaraşan karşılığı alıyoruz. Ama O hiçbir yolsuz iş yapmadı! Ey İsa, hükümranlığına geldiğinde beni hatırla’ (Luka 23:33-43).

    Böyle bir ikrar peygamberlik bildirisini duymuş bir günahlının ağzından çıktı. Duyduklarına oracıkta iman etti; yaşam boyu işlediği günaha rest çekti, tüm haksızlıklarını Mesih’in sağladığı adaletle değiş tokuş etti. Budur günahlının dönüşü: İsa’yı Kurtarıcı olarak yaşamına almak, O’nun şimdiki ve gelecek hükümranlığına sığınmak.

    İncil’in temel mesajı ne olabilir? Hak İsa, haksızlar uğruna öldü. Tanrı sevgisinin sevindirici göstergesi budur. Bir yanda suçsuz İsa, diğer yanda idam yargılısı suçlu. Eşkiya ölürken günahlarına yaraşan sonsuz yargıyı kavrayarak titriyor. Günahsız Mesih’i Tanrı tarafından atanan Kurban’ı tanıyor, o anda kesinlikle O’na kurtarıcı olarak iman ediyor. İsa onu bağışlıyor, sonsuz cenneti veriyor. Sevginin özü olan göksel Baba bu özelliğini biricik Oğlu’nun ölümüyle mühürlüyor.

    Şimdiki yaşamda günah affına, sonsuz güvencesine kim kavuşabilir? Çok iyi olan mı? Çok dinsel olan mı? Bol bol hayır ve sevaplar işleyen mi? Serpuşa, libasa, saça sakala, tesbihe özel dikkatle eğilen mi? Ne var ki, sonsuz vaadini ve güvenliğini alan suçlu bunlardan hiçbirini yapmadı, yapamazdı ki zaten! Kapkaranlığın yolcusuyken haksızlıkların, adaletsizliklerin cezasına kurtulmalık olarak sunulan Kurtarıcı Mesih’in kayrasına, merhametine sığındı. Ne yazık ki diğer suçlu, Tanrı’nın sunusunu alay ederek tepti.

    İnsan çabucak şüphe ve inkar tepkisi gösterebilir, özgürdür. Ama insanın katı yürekliliğiyle imansızlığı Tanrı’nın eylemlerine sünger çekemez, gelecekteki o korkuç yargıdan kaçamaz. Evrenin yargıcı tüm haksızlıkları hak olan Kişi’ye yükledi, hak olanın kusursuz adaletini haksıza verdi. Kurtarıcı’ya iman edip günahından ayrılan suçluya verdi.

    Sevgili ziyaretçi, sen de Mesih’e imanla bu kişilerin arasına katılabilirsin. Evrendeki kalıcı tek sağlayış Tanrı armağanıdır. Kurtuluşun tatlılığı günahın acılığını bastırır. Bu insanın çabalarıyla değil, ancak Tanrı’nın karşılıksız armağanıdır, kayrasıdır.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.