• Bu konu 1 izleyen ve 0 yanıt içeriyor.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #24808
    Anonim
    Pasif

    Ergnekon patrikhanesine bir bakış


    Ergenekon Operasyonu ile gündeme gelen ve basın sözcüsü Sevgi Erenerol`un tutuklandığı “Türk Ortodoks Patrikhanesinin, Ergenekon üyeleri tarafından bir nevi karargâh olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Hıristiyanlara özgü olan “patrikhane” gibi bir kurumun, başındaki “Türk Ortodoks” kelimeleri kafaları karıştırdı.

    Ortodoks Türkler de mi vardı? Bu “Türk Ortodoks Patrikhanesi” ne zaman kurulmuştu, amaçları neydi, faaliyetleri nelerdi, cemaati hangi etnik ve dini özellikler taşıyordu? Atatürk`ün kurduğu söylenen patrikhane ile ilgili merak etiğiniz soruların cevabını bu yazıda bulacaksınız.

    Mübadele yıllarına kadar Anadolu`da yaşayan Rumların önemli bir bölümü Türkçe konuşuyordu ve bu grup “Karamanlılar” olarak adlandırılıyordu. Robert Anhegger, Türkçe konuşan Ortodoksların Anadolu ve İstanbul`da, hatta Tesalya, Makedonya ve Güney Rusya`da yaşadıklarının bilindiğini, ancak daha dar tanımıyla Anadolu ve İstanbul`da yaşayan Ortodoksların Karamanlı olarak adlandırıldığını belirtir. Anhegger, Evangelinos Misailidis`e dayanarak Karamanlıların kendilerine “Karamanlı” denilmesine karşı çıktıklarını belirtir. Karamanlılar kendilerinden “Anadolu Yunanlıları” ya da “Anadolu Hıristiyanı” olarak söz ediyormuş.
    Anhegger Karamanlıların iki kökenden geldiklerini öne sürer. Bunlardan ilki Bizans döneminde Hıristiyanlaşmış Türkler oldukları, ikincisi zamanla Yunancanın yerine Türkçe`yi benimsemiş Yunanlıların soyundan olduklarıdır. Bizans döneminde Anadolu`ya yerleşmiş Türklerin bulunduğu ve Peçenek, Uz ve Kumanlar gibi Bizans hizmetine girmiş Türk boylarının olduğu bilinir. Hatta n.yy`ın sonundan başlayarak Bizans ordusunda Türkopol olarak adlandırılan bir topluluğun anıldığı bilinir. (Yonca Anzerlioğlu, Karamanlı s.79) Türkopoller, Hıristiyanlaşan ve paralı asker olarak Bizans ordusunda savaşan Türklere verilen bir addı. Selçuklu ya da Türkmen kökenli Türkopollerin içinden Aksukhos ve Tatikios gibi ünlü Bizans komutanları da çıkmıştı. (Yonca Anzerlioğlu, Karamanlı s.84-85) Bütün bunlardan Hı-ristiyanlaşarak Ortodoks mezhebini kabul etmiş Türklerin varlığı ortaya çıkıyor.

    DİLLERİ YASAKLANDIĞI İÇİN

    Sofokles Hüdaverdioğlu gibi Yunan araştırmacılar Karamanoğlu Mehmet Bey`in 1277 yılında Türkçe`den başka dili yasakladığı fermana gönderme yaparak, Karamanlıların dillerinin (Yunanca) yasaklandığını için Türkçe konuştuklarını öne sürer.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde onlarca dil konuşulurken, Rumların Türkçe konuşmasının baskı ya da başka bir nedenle açıklanır tarafı yoktur. Örneğin Kapadokya`daki Sinasos`ta yaşayan Rumların ana dili Rumca, çevredeki diğer Rum köylerinin Türkçe olmasının yasakla açıklanır tarafı yoktur.

    Karamanlıların, Yunanca`yı anlamasalar da Yunanca`ya yabancı olmadıkları bilinir. En azından Yunanca ibadet ediyorlardı ve Yunan ay isimlerini kullanıyordu, kullandıkları lehçede bir çok Yunanca kelime vardı. İlk kez 1437 tarihli Latince bir belgede Anadolu`da Türkçe konuşan Hıristiyanların bulunduğunu, vaazların Türkçe verildiğini ve din adamlarının da Türkçe konuştuğu anlatılmaktadır. Rum Ortodoks Kilisesince kiliselerde Yunanca`dan başka bir dille ibadet yapılmasına izin vermiyordu, çünkü kendisini yalnızca Yunan dilini tanıyan Yunan kilisesi olarak görüyordu. Ancak 1870 yılında Kum-kapı ile Langa arasında yaşayan Karamanlıların bu duruma tepki göstererek, başlarında din adamları olduğu halde patrikhaneye giderek kilisedeki ayinlerin Türkçe yapılmasını ve Kayseri`ye Türkçe konuşan bir metropolitin atanmasını istedikleri bilinir. Bunun üzerine bu semtlerdeki kiliselerde Türkçe dini yayınlar bulunan okuma odaları açılmış.

    KARAMANLILAR SAMATYA`YA YERLEŞTİRİLDİ

    Eremya Çelebi Kömürciyan, i7.yy`da İstanbul Samatya semti çevresinde yaşayan Karamanlıların Rum oldukları halde Rumca bilmediklerini, Türkçe konuşan Karamanlıların fetihten sonra Fatih tarafından İstanbul`a yerleştirildiklerini anlatır.

    1930 yılında Atina`da kurulan Küçük Asya Araştırma Merkezi`nin raporuna göre Anadolu`da 2163 Rum yerleşimi bulunmaktaydı. Kapadokya bölgesindeki 81 Rum yerleşiminden 51`inde anadil olarak Türkçe (Türkofon), 30`unda da Rumca`nın yerel bir ağzı konuşuluyordu. Karadeniz bölgesinde de 336 yerleşim biriminde yaşayan 120 bin Rum`dan 80 bininin ana dili Türkçe`ydi. Anadolu`nun daha bir çok yerinden Yunanistan`a giden Rumların yalnızca Türkçe konuştuklarını bilinen bir olgudur. Georgi-os Nakracas Anadolu ve Rum Göçmenlerin Kökeni adlı çalışmasında bu konuyla ilgili geniş bilgiler verir. Anadilleri Türkçe olmasına ve Türk tarihçilerin-ce Türk Ortodoks olarak kabul edilmelerine rağmen 200 bin civarında Karamanlı Rum mübadeleyle Yunanistan`a gönderilmiştir. Yunanistan`a gönderilen Karamanlıların ana dilinin Türkçe olması nedeniyle “Turko Sporos(Türk Tohumu)” denilerek dışlandığı bilinir. Türk tarafı ise onları göndermekle hata yaptığını kabul eder. Karamanlılardan geriye Yunan alfabesiyle Türkçe yazılmış kitaplar, yazıtlar, mezartaşları ve İstanbul`a mübadele öncesinde yerleşmiş bir grup Karamanlı kalmıştır. Karamanlıların İstanbul Rumlarınca “Karamanlides” denilerek hor görüldüğünü duymuştum. Buna karşılık Nevşehirli dostum rahmetli Yorgi Adosoğlu aile büyüklerinin eskiden Türkçe bilmeyen gelin bile istemediklerini söylemişti.

    KURTULUŞ SAVAŞINI DESTEKLEDİLER

    Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkçe konuşan Ortodoksların bir bölümü yoğun dil ve kültür propagandasının bir sonucu olarak Yunanistan`ı, önemli bir bölümü de Türk Ulusal Kurtuluş Savaşını desteklemiş ya da çekimser kalmıştır. İşte bu nedenle Türk Ulusal Kurtuluş savaşının yanında yer alan Türk Ortodoks Patrikliği, Karamanlılar ile birlikte anılmaktadır. 1918 yılında Keskin Rum Metropolit Vekili Pavlos Karahisaridis(Papa Eftim) Yunanistan`dan yana tavır koyan ve Osmanlı devletini artık tanımayacağını açıklayan İstanbul Rum Ortodoks Patrikliğine karşı bir hareket başlatır. Türkçe konuşan Anadolu Ortodokslarının Rum değil Türk olduklarını savunan Eftim, Türk Ulusal Kurtuluş Savaşını da desteklemiştir.

    PAPA EFTİM ASLEN YOZGATLI!

    Asıl adı Pavli Karahisarlıoğlu olan Papa Eftim Erenerol Yozgat`ın Akdağmadeni kasabasında doğar. 1915 yılında papaz olarak takdis edilir ve 1918 yılında da Keskin metropolit vekili olur. Kurtuluş Savaşı yıllarında Fener (İstanbul) Rum Ortodoks Patrikliğinin Yunanistan yanlısı politikalarına karşı çıkarak Ankara Hükümetinin yanında yer alır. Papa Eftim, Fener Patrikhanesinden ayrılma gerekçesini İstanbul Rum Patrikliğinin Osmanlı devletinin kararlarını tanımamasını isteyen genelgesine dayandırır. Eftim, ana dili Türkçe olan Karamanlıların Türk kökenli olduklarını savunuyordu ve Türk devletinin yanında olmaları gerektiğini savunuyordu. İstanbul Patrikliği 1918 yılının sonlarında Keskin Metropoliti Ef-tim`e bir genelge yollayarak, Türk hükümetinin kararlarına uymamasını ister. Bunun üzerine Papa Eftim, patrikhanece tutuklanmak dahi istenir.
    Papa Eftim, İstanbul Rum Patrikliğinin engellemelerine karşın bağımsız bir Türk Ortodoks Patrikliği kurmak için çalışmalara başlar. 16 Temmuz 1922 günü henüz Anadolu`da bulunan Konya, Gümüşhane ve Antalya metropolitlerinin katılımıyla Kayseri`deki Zincidere Hagios Ioannes Prodromos manastırında kongrenin hazırlıklarına başlar. 21 Eylül 1922 günü 72 delegenin katılımıyla toplanan kongrede Bağımsız Türk Ortodoks Patrikliği kurulur, patrikliğe de Papa Eftim getirilir.

    (Ersoy Soydan)

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.